Makine Sanayii Sektör Platformu’na (MSS P) üye dernek, birlik ve odalar ile akademisyenve firma temsilcilerini bir araya getirdiğimiz MSS P Focus başlıklı sayfalarımızda;üyelerimizi tanıtarak yönetim kurulu başkanları ağzından yaptıklarıfaaliyetleri dinlemeye devam ediyoruz. Bu sayımızda sayfalarımıza AmbalajMakinecileri Derneği (AMD) Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Ayla’yı konuk ettik.

Ambalaj, sektör olarak çok genişbir skalaya sahip. Ambalajen kısa tanımıyla ‘için dışı’dır.Ambalaj makinesi ise iç ile dışı buluşturan operasyonları gerçekleştirir.

Bir endüstri ürünü olan ambalaj,yatırım ve ara malların; dayanıklı,dayanıksız tüketim mallarının üretimden kullanıma her aşamada hayatımıza girmesinin temel aracı oldu.

Tarih boyunca ekonominin, uluslararası ticaretin, ülke içinde mal hareketlerinin,şehirleşmenin, marketleşmenin,alışverişin gelişiminde odak noktası olarak görüldü. Özellikle dayanıksız tüketim mallarının üretimi, satışı vedağıtımındaki gelişmelerin her aşamasında ambalaj devreye giriyor. Ambalaj hayatın her noktasında bulunuyor. Üreticiden üretime, toptandan dağıtıma,dağıtımdan perakende ve nihai tüketiciye kadar hep ürünler ambalajlı olarak seyrediyor.

Ancak ambalaj makinelerini üreticilerini önemli bir soru bekliyor:Nitelik mi, nicelik mi?Ambalaj makinesi herhangi bir ürünü tüketici veya ara kullanıcı için hazırambalaj veya ambalaj malzemelerinden imal edilmiş, şekillendirilmiş kap içine dolduran, yerleştiren, koruyucuherhangi bir ambalaj malzemesi ilesaran, kapağını kapatan, etiketleyen,koliye yerleştiren, koruyucu filmile saran benzer birincil veya ikincil ambalajlama operasyonu gerçekleştiren makinelerdir. Ambalajlama işlemisırasında uygulanan işleme göre ürüngruplanır, porsiyonlanır.

Ürünün depolanabilmesi,taşınabilmesi için gerekli operasyonlar uygulanır. Gerçekleştirilen işlemle ambalajlanan ürün tümkimyasal veya fiziksel dış etkenlerdenkorunur, raf ömrü uzatılır, üretim/sontüketim tarihi, içeriği, kaynağı, üreticisigibi bilgilerin kullanıcıya gösterilmesinisağlar.

Söz konusu ürünün içeriği,üreticisi hakkında bilgileri vererektüketiciye güven duyacağı formatıyaratmak ambalaj makinesinin işidir.Perakende piyasasında ürünlerin farklı ambalaj materyallerinin kullanılarak al beni içinde sergilenebilmesini, tüketicilerde marka bilincinin yaratılmasını sağlayacak işlemleri yapmak ambalaj makinesinin gerçekleştirdiği görevlerden bazılarıdır.Ambalajın Türkiye’deki tarihine bakarsak;gayri safi milli hasıla arttıkça ambalaja verilen önemin arttığını görüyoruz.

Çalışan nüfusun fazlalaşması ve tüketim toplumuna geçişle beraberambalajın kullanılması yaygınlaşıyor.Kayıt dışının azalması ambalaj sektörünün ürünlerinin çeşitlilik kazanmasınaneden oluyor.

Son yıllarda ambalajkullanımının yaygınlaştığı büyük perakendeşirketleriyle beraber marketler,süpermarketler ve hipermarketlerle ambalaj sektörünün çeşitlilik ve makineleşme seviyesinin çok daha yukarı taşınması bekleniyor.

AMD’nin kuruluşu nasıl gerçekleşti?

Ambalaj makineleri sektörünü yurt içive yurt dışı platformlarda temsil edebilen,sektörümüzün sorunlarına yönelik çözüm önerileri geliştirebilen ve Türkiye’deki önemli ambalaj makinecilerini bünyesinde bir araya getiren, ambalajve ambalajlama makineleri ile bunlarla birlikte çalışan tamamlayıcı makineleri üreten firmaların 2006 yılında kurmuş olduğu bir sektör derneğidir. BugünAMD aynı zamanda, Ambalaj Dernekleri Federasyonu’nu (ADF) oluşturankurucu sektörel sekiz alt dernekten biridir.

Sektörümüz diğer tüm sektörler gibiküreselleşen rekabet ile giderek büyüyor. Hepimizin iyi bildiği gibi bu rekabet ve ülkemizin koşulları, henüz alt yapısıtamamlanmamış firmalarımıza yenisorunlar ve üretim maliyetleri getiriyor.Bütün bunlarla beraber çözüm getirmeyen,birbirinden kopuk arayışlarınbir merkezden yürütülmesi ve güçlerinbirleştirilmesi, kamuoyunda ses getirmesinin giderek önem kazanması,küreselleşen dünyada firmaların ferdiolarak sorunlarını dile getirmesi ve çözüm yolları bulması, ulusal firmaların aleyhine olan kararlara, yaptırımlarakarşı tüm faaliyetleri tek başına sürdürmesi mümkün değildir. Yine merkezi yönetimde erk sahibi mercilerise çoğunluğun sesini dinliyor.

Buradan yola çıkarak ambalaj makineleri sektörünüyurt içi ve yurt dışı platformlardatemsil edebilecek ve sektörümüzünsorunlarına yönelik çözüm önerilerigeliştirebilecek bir kuruluş olmaklaberaber Türkiye’deki önemli ambalajmakinecilerini bünyesinde bir arayagetirmek istedik. Birinci hedefimiz ambalajmakineleri sanayisinin gelişmesine katkıda bulunmak, sektöre kimlikkazandırmak, ulusal ve uluslararası platformda yerini alarak sektörün temsiledilmesini sağlamaktır. Ambalaj sanayi alanında çalışan her türlü kuruluşve bu sanayi kolunda faaliyet gösteren gerçek kişilerden oluşacak üyeleriarasında; bilimsel, teknolojik, sosyalyönden birlik beraberlik ve dayanışmayısağlamak, bunu güçlendirmek vesürekli kılmaya çalışıyoruz.

Bu nedenleberaber hareket etmek zorundayız.Türk insanının yapısında meslektaşolup aynı hedefe ulaşmak için işbirliğiyapma, dayanışma içinde olma dürtüsü maalesef zayıf. Biz bunu kırmak için‘Rakipler değil, meslektaşlar olarak bir masa etrafında toplanmaya başlayalım’diyerek yola çıktık. Bugüne dekbire bir aynı işi yapıp aynı sorunlarıyaşayan, birbirini tanımayan; ancakfuarlarda mecburen bir araya gelen firmaları ‘kazan-kazan’ mantığı ile biraraya getirmeyi hedefledik. Bu hem bireysel bazda firmalar, hem de sektöriçin çok önemli bir adımdı. Gelecekhedefleri olan ve sosyal sorumluluk olarak sektörüne katkıda bulunmaya çalışan, bu amaçla yatırımlar yapan iş adamlarının bir araya gelerek meydana getirdikleri bu oluşum, ülke ekonomisinegün geçtikçe daha fazla katkısağlayan ambalaj makineleri sektörüneyeni bir vizyon, meslektaşlar arası bilinçve işbirliği getirdi. Çok şükür bugün bunu görebiliyoruz.

Bunu da düşük ivme ile deolsa başardık sanıyorum; ancak yurt dışıemsalleri ile kıyaslayınca halen alınacakçok yolumuzun olduğu aşikar. Yine de‘En uzun yolculuklar ilk adımla başlar’özdeyişinden yola çıkarak bu oluşumdaberaber olduğumuz tüm meslektaşlarımızasektör adına teşekkür borçluyuz.Benim kendime iyi bir örnek olarakaldığım, sevdiğim bir hikaye var. Bu hikayeyi AMD üyeleri ile ‘Neden bir arada olmalıyız?’ sorusunda örnek olarak paylaştım. Sizlerle paylaşmak istiyorum:Her yıl yapılan ‘En iyi buğday’yarışmasını yine aynı çiftçi kazanmışve çiftçiye bu işin sırrı sorulmuş.

Çiftçi;“Benim sırrımın cevabı, kendi buğdaytohumlarımı komşularımla paylaşmakta yatıyor” der. “Elinizdeki kaliteli tohumları rakiplerinizle mi paylaşıyorsunuz?Ama neden böyle bir şeye ihtiyaç duyuyorsunuz?” diye sorulduğunda ise“Neden olmasın?” der çiftçi. “Bilmediğiniz bir şey var; rüzgar olgunlaşmaktaolan buğdaydan poleni alır ve tarladan tarlaya taşır. Bu nedenle komşularımın kötü buğday yetiştirmesi demek,benim ürünümün kalitesinin de düşük olması demektir. Eğer en iyi buğdayı yetiştirmek istiyorsam komşularımında iyi buğdaylar yetiştirmesine yardımcı olmam gerekiyor” der.

Bu hikayeden hareketle meslektaşlar arasında paylaşımhepimize yarar olarak döner. Günümüzün teknolojik şartlarında, birlikberaberlik ve paylaşım bizleri küçülteceğine pastamızı büyütecek, meslektaşlar olarak dış dünyaya karşı daha rekabetçi ürünler yapmamıza yardımcı olacak. En önemlisi Türk ambalajmakinelerinin ulusal ve uluslararası piyasalardaki kimliğinin olumlu yöndeartırılması ve bu makinelerin üretiminin uluslararası normlarda, tercihedilen ürünler seviyesine çıkarılması‘Türk malı ambalaj makinesi kalitelidir’hedefini yakalamamızı sağlayacak.Bunun da yolu gerçekten inanarak beraber olmaktan geçiyor.

AMD’nin üye profili hakkında bilgi verirmisiniz?

AMD, bu sektörde faaliyet gösteren KOBİ ölçekli firmalar tarafından kurulmuşbir sektör derneği, sivil toplumkuruluşu olarak hizmet veriyor. Biz ambalaj makineleri üreten firmalar olarak KOSGEB tanımı ile mikro ve küçük ölçekli KOBİ düzeyinde firmalarız.İçimizde ilk bine giren firma yok; ama200 kişiye varan ciddi sayıda elemanistihdam eden, 100 metrekareden 20bin metrekareye kadar kapalı alandaüretim yapan farklı büyüklükte firmalar var.

Tüm ambalaj makinesi üreticileridiye baktığımızda İstanbul ağırlıklı olmak üzere İzmir, Konya ve Ankara illeri öne çıkıyor. Sektörümüzdeki firmaların bir kısmı maalesef birbirlerindenayrılarak ve birbirini kopya ederek makine yapan firmalardan oluşuyor.AMD burada seçici olarak sektörün iyi firmalarının bir araya geldiği bir kuruluş olmaya çalışıyor.

Türkiye’de yerli üretim yapan ortalama kaç firma bulunuyor?

Ambalaj makineleri sektörünü kayıtiçine alarak bir data bank oluşturmamakbizim en büyük problemimiz.Geçmişte Makine ve Aksamlarıİhracatçıları Birliği’nin desteği ileTürkiye’den ihracat yapan firmaların listesini çıkarttık. 660 firmayı listeledik;ancak listeye baktığımızda 270 tanearacı dış ticaretçi firmanın olduğunu gördük. Yani piyasadan makineyi alıyor, etiketini söküyor, kendi etiketiniyapıştırıyor. Makineyi ciddi veya merdiven altı firmadan alıp ihraç ediyor. Genelde çalışma sistemi ve dışticaretçi iş anlayışına göre aracı olduğu makinenin performansına, kalitesine bakıyor veya bakmıyor. Bu firmalar genelde fiyatı baz aldıkları için kaliteler tartışılır oluyor.

Yaklaşık 200 firma daTürkiye’deki işletmelerinde üretimdebu makineleri kullanan firmalar. Sözkonusu makineyi kullanıp ve sonrasındabu makineyi başka bir ülkedeki yatırımına ihraç eden kullanıcılar. 8422G TİP numarasına göre makineyi ihraç ediyor; ama ihraç ettiği makine aynı zamanda yurt dışından ithal ettiği makine.Geri kalan 190 firma ise imalatçıgörünüyor. Bu nedenle bilgiler maalesefTürkiye’nin ambalaj makineleri ihracatını gerçekten yansıtmıyor.

Bu ülkemiz için gerçekten çok önemli birayıp. Sayı konusunda ise son dönemde gezdiğim fuarlar ve işletmeleri dikkate alırsam ayrıca AMD’ye gelen başvurulara bakarsam yurt içinde bine varan sayıda ambalaj makinesi üreten firma veya kişi var diyebilirim.

AMD’nin kuruluşundan bu yana yaptığıçalışmalar nelerdir?

Ülkemizde ambalaj makineleri adındabir sektör olduğunu müşterilerimize,merkezi otoriteye, sivil toplum örgütlerineanlatma çalışmaları yaptık. Yurtdışı fuar ve mesleki organizasyonlardaTürkiye’de ambalaj makineleri diye birsektörün var olduğunu ve bu konudateknolojiyi takip ettiğimizi, modern vekullanım sektörüne göre uygun standartlarda üretim yaptığımızı anlattık,tanıtıcı dokümanları dağıttık. Globalleşen dünyada, üyelerimizin rekabet güçleriniartırmak için gerekli standartlaraulaştırma çalışmalarında bulunmaya,üyelerimizi desteklemeye çalışıyoruz.

Türk ambalaj makineleri sektörününuluslararası imajını yükseltmek, uluslararasışirketlerle işbirliği için yollaraçmak; Türk malı ambalaj makinesikullanımının yaygınlaştırılması konusundasektörümüzde derneğimizüyesi makinecilerimizin, yurt içinde ve yurt dışında ticari bilgi ve iş bağlantısıkurmalarına yönelik temasları gerçekleştirebilmelerinisağlayıcı, fuar, sergi,gezi organizasyonlarda ve tanıtım çalışmalarında AMD’yi öne çıkartıyoruz.

Yine AMD olarak üyelerimizle AmbalajSanayicileri Derneği (ASD) ileyapmış olduğumuz sözleşmeyi yaptık.Bu sözleşme ile üyelerimizin ASD’ninTüyap Fuarcılık ile beraber düzenlediği Avrupa’nın 2. büyük fuarı olanAvrasya Ambalaj Fuarı’ndan önceliklive indirimli yer almasını sağladık. Yine AMD olarak yaptığımız çalışma ile bu işbirliği neticesinde ilk kez üç hol sadece ambalaj makinecilerine tahsis edildi. Yine gerçek anlamda kalite sertifikasyonu ile tüm meslektaşlarımızın birlikte belirli standartlarda, kalitede üretim yapmalarını sağlayacak bilinçlendirici ve eğitici çalışmalar altındayayınlar yapıyoruz.

Buna örneklerdenbir tanesi de Amerikan AmbalajMakinecileri Derneği’nden (PMMI)aldığımız izin ile Türkçeye çevirtip bastırdığımız ve derneğimiz üyesi olan/olmayan firmalara dağıttığımız ‘MakineKullanım Kılavuzu Hazırlama Rehberi’kitabıdır. İş hayatımızda karşılıklı güvenilkesinin yerleşmesi ve güçlenmesi için çalışmalar yaparak bu ilkenin önemine katkıda bulunmak, sektörümüzde buiyileştirmeyi yapmak ve bu mevcut seviyeyi yükseltmeye çalışıyoruz.

Sınıflandırılmış ambalaj makinesi imalatçılarıenvanteri ile ambalaj makinesi almakisteyen alıcıların kimlerle kontak kurmasını yönlendirecek, meslektaşlarımızın ve ambalaj makinesi kullanıcılarınel altında bulundurulacağı ‘Kim neyapıyor, ne üretiyor?’ sorusunun cevaplarınıbulabilecekleri bir çalışma yaptık.Yeni tanıtım kaynakları için çalışmalar yapıyoruz. Yurt dışında Almanya’da Interpack,Fransa’da Ambalage De Salon Paris, İtalya’da Ipack Ima fuarlarında,yurt içinde ise sektörel fuarlarda AMD tanıtım kitapçıklarını bastırıp dağıttık.

Eylül ayının ekonomik rakamlarına baktığımızda, karşılıksız çek oranlarının geçen seneye oranla yüzde119 arttığını görüyoruz.Ambalaj makinesi üreticileri eleman,rekabet gibi sorunlarla uğraşırken bir de makine gibi önemli ve kolay etkilenen sektörü olumsuz etkileyen ekonomik şartların tesiri altında.

Cemal Ayla kimdir?

Mardin’de, 1963 yılında doğanCemal Ayla; İstanbul Fatih İlkokulu,Bozdoğan Ortaokulu sonrasında Maçka Teknik Lisesi’ni bitirdi. 1987 yılında Yıldız Teknik ÜniversitesiMakine Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 1970 yılında ŞişliBomonti’de tornacılık yapan babasıNezir Ayla’nın yanında çıraklıklamesleğe başlayan Ayla; o günden bugüne meslek içinde ve aralıksızkendi işyerlerinde çalıştı. Aile şirketi olan ve 1990 yılından günümüze çeşitli sektörlerin sadece ambalaj makinelerini üreten Aymaksan AylaMakine’de Genel Müdürlük görevini yürütüyor.

Cemal Ayla; son üç dönemdirASD Yönetim Kurulu Üyeliği ile beraber, Aralık 2006’da meslektaşlarıyla beraber kurucusu olduğu AMD Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı üçüncü ve son dönem olarak sürdürüyor.Cemal Ayla, aynı zamanda ADF’de AMD’yi temsilen Yönetim Kurulu Üyesi’dir.

Ambalaj makinesi terminolojisi çalışmanız ne durumda?

Web sayfamızı yeniledik ve önümüzdekigünlerde kullanıma hazır hale gelecek.Bu ara alt yapı çalışması için uzun süreden beri üzerinde çalıştığımız ve yurt dışında AMD’ye emsal derneklerin,önemli ambalaj fuarlarının çalışmalarını inceleyerek oluşturduğumuz‘Ambalaj Makineleri Terminolojisi’ ve‘Ambalaj Makineleri Sınıflandırması’projesini tamamlamaya çalışıyoruz.Bu çalışma yeni yapılan ve kısa süre sonra yayına girecek arama motorluweb sayfamızda yer alacak. Orada ambalaj makineleri terminolojisini yayınlayacağız. Bugüne kadar olmayan,herkesin farklı dillerle söylediği, farklı tanımlarla anlattığı ambalaj makineleri olabildiğince ortak kavramlar etrafında toplanacak.

Üniversite ve meslek örgütleriyle beraber yürüttüğünüz herhangi birproje var mı?

Gençliğe, mesleki eğitime sahip çıkmanın,ülkemizin ve çocuklarımızıngeleceğine sahip çıkmak olduğunu düşünerek, gençliğin üreten bir nesilolması için özellikle ve özellikle mesleki eğitimin önemini merkezi yönetime aktararak, yapılacak çalışmalar için işbirliği yapıyoruz. Bahçeşehir Üniversitesive Marmara Üniversitesi’nin mesleki eğitim çalıştaylarına katıldık.Bu ortamlarda fikirlerimizi ve görüşlerimizi beyan ettik.

Ambalaj makineleri sektöründe ne yönde sorunlar yaşanıyor?

‘Nicelik mi, nitelik mi?’ Maalesef çokçalışmamıza rağmen Türkiye’nin birkaderi olarak gördüğüm ortak çalışamamaveya bir merkez etrafında toplanıpgüç yaratamadığımızdan dolayı‘Küçük olsun, benim olsun’ zihniyetiyleortaya çıkmış ciddi sayıda küçük firmalar var.

Bu yüzden ihracat pastası çokbölünüyor ve küçük firmalar sebebiylerekabet tamamen fiyat bazlı yaşanıyor.Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği verilerine baktığımız zaman kimin,nereye, ne ihraç ettiğini görebileceğiniz çok sayıda firma var; buna karşılık ihracatrakamları çok küçük. Aynı alıcıyafarklı teklifler veriliyor ve bu durumda pazarın çıtasını aşağıya çekiyor.

Çok üretici olması ve bireysel çalışmademek; çok kazanmak değildir. Budurum sektörümüzün önemli sorunlarındanbiri. Bunun doğru olmadığınıcanımız yanmadan anlayabileceğimizisanmıyorum. Ama ambalaj makinecilerininde diğer tüm makinecilergibi üzerinde önemle durduğu ortakbir konu var ki teknik eleman sorunu.Vasıflı veya vasıfsız çalışacak elemanbulamama sıkıntısı yaşanıyor.

Ülkemizde çok büyük oranda mesleksiz insanvar. Ben işsizlik olduğuna inanmıyorum.Bugün bir firmaya çalışmakamacıyla başvuran mühendis, teknikerveya teknisyenin ‘Ben bu işi öğrenmek istiyorum’ dediğinde geri çevrileceğini sanmıyorum. Tabi bu, ‘Çaldığım kapıaçılınca bana hemen bir müdür masasıve müdür maaşı vermeye başlayacaklar,TV dizilerindeki gibi ortamlarda çalışacağım’ demek değil. Yılların tecrübesi ve birikimiyle kazanılan para ile yeni başlayan bir mühendis veya teknik elemanın maaşı aynı olmayacak.Bu eskiden İstanbul’da yaşanan bir sorunken artık Anadolu’da faaliyet gösteren ciddi büyüklükteki firmalarda aynı eleman bulamama sorununu yaşıyorlar.

AMD olarak ambalaj makinesi üreticilerini yaptıkları makineler bazında terminolojikbir sınıflandırmaya tabii tuttuk. Böylelikle benzer üretim alanlarında yığılıp birbirimizin ayağına basmak yerine,el atılmamış alanları görmek ve buralarda üretim yapılması için çalışmalara başladık.

Söz konusu sorunların aza indirgenmesi için neler yapılabilir?

Genel olarak mesleki eğitim, üretim aşamasında yaşanan sorunlar, teknoloji ve Ar-Ge sorunları, ihracatta işikotarma ve sonrasında yaşanan sorunlar gibi sektörün başlıca problemlerininacilen yeniden yapılandırılarakçözülmesi gerekiyor. Ülkemizin 2023hedefi için özellikle herkesin serbestçeihracat yapabildiği ortamda ihracat sonrası hizmetlerin getirdiği sorunlar,vurguladığım yetişmiş eleman, ara elemansorununun biran evvel devletin ve sivil toplum kuruluşlarının halledilmesi lazım.

Sadece firmalara 2023 hedefivermekle iş olmuyor. Alt yapıda yoldanbaşlayıp, limana, gümrüklemeye,finansal sistemden eleman eğitiminekadar alınacak yol çok. Ancak zaman gerçekten çok hızlı akıyor ve şartlar çok değişiyor. Geçenlerde KapıkuleGümrüğü’nde sistem arıza yapmış,Türkiye ve Bulgaristan’da karşılıklı TIR kuyruğu 13 kilometreyi bulmuş. 2023’tehedef bu günün en az dört katı. Peki,biz tüm etkenleri masaya yatırdığımızda10 senede alt yapıyı dört katına çıkartabilecek miyiz? Bunları iyi analizedip çok koşmalıyız.

Türkiye’nin hizmet sektöründe öne çıkması, yerli üreticileri nasıl etkiler?

Üretim, sanayi olmadan büyümekmümkün değil. Önümüzde hizmetle büyü diye sırtı sıvazlanan turizm odaklıYunanistan örneği var. Yine sanayi olmasına rağmen turizm de çok büyük kazançlar sağlayan İspanya örneği var.

Sonrasında ne oldu? Tüm ipleri ‘Hizmetsektörü ile büyü’ diye yönlendiren aynı kurumlarca verilen yüksek faizlikredilerle ele geçirildiler.

İspanya’nın,Yunanistan’ın turizmde bir numara olmasına rağmen bugün İspanya’nındevlet notu çöp olmak üzere. Keza Yunanistan öyle.

Her ters rüzgarda ülkemiz ekonomisinin tepetaklak olmamasıiçin sanayi olmazsa olmaz. Üretimden birikim olur, o nedenle üretim üretim üretim diyorum.

Türkiye’nin hizmet sektöründe öne çıkması, yerli üreticileri nasıl etkiler?

Üretim, sanayi olmadan büyümek mümkün değil. Önümüzde hizmetlebüyü diye sırtı sıvazlanan turizm odaklı Yunanistan örneği var. Yine sanayi olmasına rağmen turizm de çok büyük kazançlar sağlayan İspanya örneği var.Sonrasında ne oldu? Tüm ipleri ‘Hizmetsektörü ile büyü’ diye yönlendirenaynı kurumlarca verilen yüksek faizli kredilerle ele geçirildiler. İspanya’nın,Yunanistan’ın turizmde bir numara olmasına rağmen bugün İspanya’nındevlet notu çöp olmak üzere. Keza Yunanistan öyle. Her ters rüzgarda ülkemize konomisinin tepetaklak olmaması için sanayi olmazsa olmaz. Üretimden birikim olur, o nedenle üretim üretim üretim diyorum.

Mesleki eğitimde sınıflandırma konusundaki düşünceleriniz nelerdir?

Bizim çok hızlı bir şekilde mesleki standartları belirlememiz gerekli kibu konuda ciddi çalışmalar yapılıyor,sertifikasyonlar verilmeye başlandı.Bu sınıflandırmayı daha yaymamız, iyi donanımlı eğitimcilerle toplumun kılcal damarlarına kadar inmeliyiz. Yurt dışındabu sınıflandırmaya küçük yaşlardanberi tabii tutulan kişiler bir konuyubiliyor; ama çok iyi biliyor, konununuzmanılar. Bu tür eğitim sisteminin ülkemizde mutlaka uygulanması gerekir.

Bizde çok çeşitli meslek kolları var; ancakbu kollarda çalışacak kişiyi hemenbulmamız mümkün değil. Bakın halen süregelen Avrupa krizinde Almanya’nın ayakta kalmasının en büyük sebebi nüfusununyüzde 55’i teknisyen ve teknik meslek yüksek okulu elemanlar sınıfında olmasıdır. Almanya’da bu oranyüzde 55 iken İspanya’da yüzde 19. Bunedenle İspanya rekabet edemedi, katmadeğerli mallar üretmeye, bunları geliştirmeye gücü yetmedi ve ülke notuçöp seviyesine yaklaştı, çöküş arifesinde.Almanya ise o sırtındaki yüzde55 ile bu dar geçitten geçti.

Almanyaile Türkiye’nin nüfusları birbirine çok benzer. İkisi de 70-80 milyon arası;fakat iki nüfusun eğitim düzeyinebaktığınız zaman nitelik mi, nicelik mibunu düşünmemiz gerekiyor. Nitelikolarak Almanya ile karşılaştırılmamız mümkün değil. İşin kötü yanı bu nite -liksiz nüfus çoğunluğu gelecekte bize çok daha sıkıntı yaratacak. Bugün yaşanan global krizde Avrupa’da ayakta kalan tek ülke Almanya. Almanya2011’de verimliliğini 2010’a göre yüzde 4,5 artırmış ve halen yüksek maliyetlerine rağmen pazar lideri.Almanya ambalaj makinelerinde15-16 milyar dolarlık pazarın yüzde 40’nı ürettiği hem de yüksek marjlı,teknolojik makinelerle bu alt yapısayesinde elde etti.

Bizde bu oran sorgulanıyor mu?

Maaş seviyesinindüşüklüğünden bahsediliyor, verimden bahsediliyor mu?Bu durumun önüne uzun vadeli ve tüm tafralarıyla mutabakatlı, ciddi bir devletpolitikasıyla önüne geçilebilir. Çok sık değişen milli eğitim politikaları busorunun çözümüne engel teşkil ediyor.Tüm sektörler için kırmızı alarm seviyesinde olan bu altyapının kurulmasıve sonuç vermesi en az 10-15 yıllık birprosestir. Bugün her şeyi halletsek bileancak 15 sene sonra meyvesini vermeye başlayacak. Eğer Anadolu dahi vasıfsız elemanda sıkıntı yaşıyorsa ‘Biz nerede hata yaptık’ sorusunun cevabı aranmalıdır.

Sektörün bugünkü durumunu değerlendirir misiniz?

Ambalaj makineleri sektörü gelişmeye müsait ve gelişmesi gereken birsektör. Dünyadaki ambalaj makineleriihracatı potansiyeli yaklaşık 15-16milyar dolar civarında ve bunun yüzde 47’si Almanya ve İtalya’nın elinde. Özellikle Almanya katma değeri çok yüksekmakineler yapıyor. Son dönemdeonların da kar marjları düştü. Özellikle İtalya’da krizden dolayı sektör ciddiküçüldü ve küçülmeyle beraber onlarda fiyatlarını indirdiler.

Şu an İtalya’dahem kendi üretimleri olan makineler,hem de İtalya’da monte edilmiş Çinmalı ucuz makinelerin arzı var. Budurum tabi dengeleri biraz değiştirdi.Eskiden pahalı olan, Almanya’nınfiyatlarının altında dahi olsa Türkiye’ye göre pahalı olan makinelerin fiyatları daha da düştü. Hele Çin menşeli makinelerin fiyatları çok daha düştü. Fakat onlar da bu durumun farkında ve fiyatbazlı rekabet yapıyor. Bu makinelerin servisinden ve yedek parça satışından para kazanmaya çalışıyorlar. Biz işimizi doğru yaparsak ve yukarıda anlattığım eleman sorununu aşabilirsek başarılı olacağımıza inanıyorum.

MTG’nin çalışmaları hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

MTG’nin sektörel anlamda çok güzel çalışmaları var. Yaz başında MTG heyetiyle beraber Almanya’da beş şehrikapsayan bir seyahatte bulunduk ve Alman meslektaşlarımızla görüştük.Oradaki muhataplarımız da kendileri içinTürkiye’nin çok önemli olduğunu, işbirliklerigeliştirme konusunda neler yapabilecekleriniaraştırdıklarını belirttiler.

Fakat bizden makine almaktan daha çokbize makine satmak yönünde bir eğilimlerivardı. Oysa biz onlara makine satmakiçin oradaydık. Neyse ki MTG heyetindenSevda Kayhan Yılmaz’ın başkanlığında orada çetin bir savaş verildi. Kendisineve bize bu imkanı sağlayan MTG yönetimine,personelline AMD adına teşekkürederim. Bu tür tabiri caizse ‘Road Show’tarzı çalışmalar daha nokta atışlı ve sektör bazlı olarak devam etmeli. Buradaönemli olan Türk malı makine imajının yukarı taşınması. Yoksa bir firmamız, bir sektör iyi olmuş ne olur?

AMD için 2012 yılı nasıl geçti ve 2013 yılı projeleri nelerdir?

2012 yılının başlangıcından itibarensektörde zaten bir belirsizlik mevcuttu.Senenin ikinci dönemi sektör açılır diyebeklerken birçok etken yüzünden işlerpek umulduğu gibi olmadı. Bizler yatırımmalı üretiyoruz.

Yatırım malı üretiminde müşteri bizim karşımıza geldiğinde‘Ürün ücretinin yüzde 50’sini avans,gerisini de malın tesliminde alırız’ diye belirtiyoruz.

Halbuki diğer ülkelerdeböyle bir şey kesinlikle yok. Buraya gelipsatış yapan İtalyan, İspanyol, Alman makinecilerkendi ülkelerinin Eximbank’larının küçük meblağlara bile uyguladığı kredilendirmeyi burada Türk alıcısına uyguluyor. Memleketine gidiyor, parayıoradan olduğu gibi alıyor ve Türkiye’deA şirketine verdiği makinenin kredisininödemesini unutuyor.

Biz bunu şahsi gayretimizle yapmaya çalışıyoruz, güvendiğimiz firmaya vadeli vermeye çalışıyoruz.Tabi bu da finansal bir güç istiyor.

Sektörde ciddi bir ayakta kalma savaşı var. Karlı olamıyoruz, verimli olamıyoruz.Bunun da en büyük sebebi alt yapımızıntamamlanmış olamaması, her açıdanyeteri kadar güçlü olamamamız.

Eleman aradığımızda da bulamıyoruz ki makineyikısa sürede üretelim. Makineyi yapıyorsun,satış sonrası hizmetlerin alt yapısıolan dokümanları hazırlamakta sıkıntıçekiyorsun. İhracatta, yerinde devreye almakta, arızada yedek parça yollamada ve serviste sıkıntı çekiyorsun. Yine de gelecekte çok güzel şeyler olacak. Yeterki bilinçli çalışalım.