Augusta Ada King, kısa yaşamına, kendisini bilgisayar ve matematik tarihine yazdıracak başarılar sığdırmıştı.

Bilgisayar programları, bu satırların yazılmasından ileri uzay simülasyonlarına kadar pek çok alanda yaşamın bir parçası haline gelmiş durumdalar. Yaşamın içinde, iş ya da eğlence amaçlı olarak haşır neşir olduğumuz bu programlarla etkileşim halindeyken, bir an aklımıza gelip de ‘ilk bilgisayar programını kim yapmıştı?’ diye düşünüp sorunun cevabının peşine düşersek kendimizi 19’uncu yüzyılın ilk yarısında, İngiltere’de buluruz. 

Programlanacak olan ‘bilgisayar’, Babbage’nin, dönemin teknik imkansızlıkları sebebiyle gerçekleştiremeyeceği, ancak çalışmalarının sonradan devam ettirilmesiyle bilgisayarların gelişiminde çok önemli bir rol oynayacak ‘Analitik Makine’dir (Analytical Engine). İşte, bu makineyi programlamak üzere yapılan çalışmalar bilgisayar programcılığının  olarak kabul edilir.

Odaktaki isim ise genç bir kadın; Augusta Ada King’dir. Ada, dönemin ünlü şairi Lord George Byron ile Anne Isabelle Milbanke’ın kızı olarak, Londra’da 10 Aralık 1815’te dünyaya gelir.

Anne ve babası, doğumundan kısa bir süre sonra, evliliklerinin üzerinden henüz bir yıl geçmiş olmasına rağmen, 16 Ocak 1816’da ayrılır. Ada, 15 Nisan 1816’da yurtdışına çıkan Lord Byron’u bir daha hiç göremez. Lord Byron, bir süre İsviçre ve İtalya’da bulunur ve Ada sekiz yaşında iken Yunanistan’da ölür. 1817 Nisan’ında, kızının vesayetini mahkeme kararı ile üzerine alan Lady Ada’nın Babbage ile tanışması 18 yaşında olduğu 1833 yılına rastlar.

Bir partide karşılaştığı Babbage’nin stüdyosunu daha sonra annesi ile birlikte ziyaret eder. Ada, bu stüdyoda Babbage’nin Diferansiyel Makinesi (Differential Engine) ile karşılaşır. Ada’nın özel öğretmenlerinden Sophia Frend, bu karşılaşma ile ilgili sonrada yazdıklarında Ada’nın o gün bu buluşun güzelliğini gördüğünü ve makinenin çalışma prensibini anladığını söyler. Ada, bir yıl sonra matematikçi Mary Somerville (1780 – 1872) ile tanışır. Somerville, Ada’ya matematik kitapları gönderir, ona çalışmasında yol gösterir ve ona çözmesi için problemler hazırlar. Ada, Somerville ile Babbage ve makineleri hakkında da konuşur. Babbage ve Somerville’nin aralarında, uzun yıllara dayanan bir arkadaşlık vardır ve düzenli olarak mektuplaşmaktadırlar.

Ada, 19 yaşında iken, William King ile evlenir. William King, daha sonra Lovelace Kontu olacaktır, dolayısıyla Ada da Lovelace Kontesi. Bu evlilikten ikisi erkek, biri kız olmak üzere, üst üste üç çocukları olur: Byron Noel (1836), Anne Isabella (1837), ve Ralph Gordon (1839). Augusta Ada King, çocukların ardından ara verdiği matematik çalışmalarına 1841 yılında geri döner. Babbage’nin makinesine olan ilgisi de devam etmektedir. 1843’te, İtalyan matematikçi ve mühendis Luigi Federico Menabrea’nın bir yıl önce yazdığı ‘Charles Babbage’nin Analitik Makinesi Üzerine Düşünceler’ isimli makalesini okur ve onu İngilizceye çevirmeye karar verir. Babbage, Ada’ya makaleye dipnot açıklamalar eklemesini tavsiye eder.

Bu tavsiyeyi tutan Ada, sonraki yüzyıl boyunca bu alanda tek olacak makaleyi tamamlar.Makale dipnotlarla birlikte Menabrea’nın yazdığı orijinal halinin iki katından fazla boyuta ulaşır. Makaledeki önemli bir nokta da Jacquard’ın delikli kartlarıyla Analitik Makine’nin programlanabilmesi konusudur. Ada, Analitik Makine’nin ayırt edici karakteristiğinin Jacquard’ın delikli kartlarına adapte edilebilmesi olduğunu düşünmektedir.

Buradan hareketle bazı problem sınıflarının Analitik Makine ile çözümü için bazı ardışık hesaplama yöntemleri geliştirir. İşte bu yöntemler, bugün pek çoklarına göre bilgisayar programcılığının başlangıcı olarak kabul edilir. Ada notlarını Bernoulli sayılarının hesaplanmasına yönelik bir program ile bitirir. 

İsviçreli matematikçi Jakop Bernoulli’nin ilk kez 1713 tarihli Ars conjectandi adlı kitabında yayımladığı bu sayılar uygulamalı matematiğin birçok alanında, özellikle de sayısal çözümlemede kullanılmaktadır. Bernoulli sayılarının aynı zamanda istatistik uygulamaları vardır. Ne var ki Augusta Ada King’in başarısı artarken sağlığı bozulmaya başlar. 

Kafasındaki projeleri gerçekleştirememesinden ötürü müdür bilinmez, aşırı derecede içki içer, düzensiz bir hayat yaşamaya başlar, at yarışında çokça para kaybeder. 1852 yılında, henüz 36 yaşında iken, kısa yaşamına kendisini bilgisayar ve matematik tarihine yazdıracak başarıları sığdırarak kanserden ölür.

 

CHARLES BABBAGE
(1792 - 1871)
İngiliz Matematikçi Charles Babbage’ın bilgisayarların gelişiminde önemli bir yeri vardır. Babbage önceleri, bir kumanda sistemiyle bir dizi işlemi insan müdahalesi olmaksızın gerçekleştirebilmeyi düşündüğü ‘Diferansiyel Makine’ adını verdiği bir cihaz yapmayı planlamaktadır. 1822’de, bu makinenin modeli ile birlikte bir makaleyi Royal Astronomical Society’ye sunar. Tasarımını geliştirmek için maddi kaynak da sağlayan Babbage, dönemin teknik imkânsızlıkları sebebiyle bunu başaramaz. Daha sonra, bugünkü bilgisayarların birçok temel öğesini barındıran ve ‘Analitik Makine’ olarak adlandırdığı tasarımı üzerinde çalışır. Ancak yine teknik imkânsızlıklar ona engel olur. Sonraki yıllarda tekniğin mühendislere daha fazla olanak sunmasıyla çalışmaları devam ettirilir.

DELİKLİ KARTLAR
Çeşitli amaçlarla programlanan makinelerin bilgisayar tarihinde önemli yerleri vardır. Zemberekli müzik kutuları bu tarz makinelere güzel bir örnektir. Bu tarz müzik kutularında üzerinde küçük çıkıntılar olan silindirler dönerken çıkıntılar metal levhalara çarparak ses çıkarırlar ve bu sesler keyifle dinlediğimiz o hoş müzikleri oluşturur.

Fransız dokumacı, tüccar ve mucit Joseph Marie Jacquard’ın geliştirdiği ve bilgisayarların gelişiminde önemli bir yeri olan dokuma tezgâhı da benzer bir çalışma prensibine dayanır. Bu dokuma tezgâhında hangi renk ipliğin nerede kullanılacağı kartların üzerindeki deliklerin pozisyonları ile belirlenmektedir. 

Jacquard, delikli kartlarla programlanan ve desenli kumaşların otomatik olarak üretilmesini sağlayan bu tezgâhına 1805 yılında patent alır. Bugün hâlâ kullandığımız “Jakar Kumaş” tabiri de yine bu tezgâha dayanır. 

Amerikalı istatistikçi Herman Hollerith’in Jaquard’ın kart sistemini takip ederek geliştirdiği Mark I ismindeki makine, ABD 1890 yılı nüfus sayımında kullanılır. Gelmekte olan yeni yüzyılda ise tüm bu işleri ve daha fazlasını artık elektronik bilgisayarlar yapacaktır.