Makine sektöründe daha fazla kadın çalışan ve yönetici görmek için öncelikle kadınların bu sektörde çalışmayı sevmesi ve tercih etmesi gerektiğinin altını çizen Sumak Pompa Dış Ticaret Müdürü Pelin Çoruk; kendisinin imalatla iç içe olmaktan mutluluk duyduğu için makine sektöründe çalışmayı seçtiğini ifade etti. 

Çalışma hayatı boyunca devamlı yoğun bir temponun içinde olduğunu söyleyen Sumak Pompa Dış Ticaret Müdürü Pelin Çoruk; yoğunluğun her zaman bir dinamizm getirdiğini ve bu enerjinin doğru kullanılıp sinerjiye dönüştü­rülmesi durumunda ise başarının da kendiliğinden geldiğine dikkat çekti.

Sizi daha yakından tanıyabilir miyiz?

Ben 1979 yılında İstanbul’da doğdum. Lise eğitimimin ardından, İTÜ Ma-den Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Daha sonra Gebze Yüksek Teknoloji Ensti­tüsü Deprem ve Yapı Bilimleri, Strateji Yönetimi Bölümleri ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Dep­rem Mühendisliği Bölümü’nde karma yüksek lisans eğitimi aldım. 

Çalışma hayatına başlama sürecinizle ilgili bilgi verir misiniz?

Yüksek lisansın tez aşaması devam eder­ken bilişim ve iletişim hizmetleri alanında faaliyet gösteren kendi şirketimi kurdum. Fikir kulübü teması altında yürüyen üç senelik bir maratonu tamamladıktan sonra TÜBİTAK-MAM Teknoloji Geliştir­me Bölgesi’nde yedi sene süren bir çalış­ma hayatım oldu. Burada da ilaç, makine, kimya, otomotiv, pompa gibi sektörlerin proje bazlı olarak üniversite sanayi işbir­liği çalışmaları içerisinde yer aldım. 

Makine sektöründe çalışmaya nasıl karar verdiniz?

Çalıştığım çoklu sektörlerin içinden kariyerimi pompa sektöründe devam ettirmek istedim. O tarihten bu yana geçen iki yıldır da Sumak Pompa’da Dış Ticaret Müdürlüğü görevini sür­dürüyorum. Firmamız 1992 yılında su pompaları imalatı yapmak üzere kuruldu. Bugün itibarıyla halen, su pompaları ve akuple olarak elekt­rik motorları ve elektrik panoları konusunda; tasarım, üretim, pazar­lama, satış ve satış sonrası destek faaliyetlerinde bulunuyor. Yüzde 100 Türk sermayeli bir şirket olan Sumak Pompa; alanında yetkin mühen­dis, tekniker, teknisyen kadrosu ve toplamda 105 çalışanı ile ürünlerinin tamamını özgün olarak kendi bünye­sinde üretiyor. 

Sumak Pompa’da bir iş gününüz nasıl geçiyor?

Tüm iş hayatım boyunca yoğun bir tempoyla çalıştım ve bundan da oldukça memnunum. Yoğunluk her zaman dina­mizm getirir ve bu enerjiyi doğru kullanıp sinerjiye dönüştürürseniz başarı da ken­diliğinden gelir. Firmamızda normal bir iş günüm; ağırlıklı olarak yurt dışı mail, telefon, yazışma ve görüşmeler yaparak ve idari işleri yürüterek geçiyor.

Yönetim ve karar mekanizmalarında daha çok erkeklerin görev aldığı bir sektörde çalışmanın zorlukları var mı?

Sektörümüzün erkek egemen olması zorluk yaratmıyor çünkü hem çalışma arkadaşlarıma hem de işbirliği yaptı­ğımız kişilere erkek ya da kadın olarak değil insan olarak bakıyorum. Profes­yonel iş hayatında ve özellikle kurum­sal yapıya sahip şirketlerde çalışırken zamanınızı doğru kullanıp çözüm odaklı kararlar vermek zorundasınız.

Bu açıdan bakıldığında erkeklerle çalışmak bilakis çözüm süreçlerinde daha hızlı yol almanızı sağlıyor. Özetle çalışma hayatım süresince kadın olmaktan dolayı doğrudan bir problem yaşamadım.

Fakat yüksek sorumlu­luk üstlenmeniz gereken benim işim gibi bir işte çalışırken, bu sorumluluk bilinciyle hareket etmenin yanında bir de kadın olarak daha detaylı ve hassas düşündüğünüz için, daha çok stres yaşıyorsunuz. 

Çalıştığınız firmanın yönetim kademesinde sizin gibi başka kadın çalışanlar var mı?

Firmamızda çalışan kadınların erkeklere oranı yüzde 8 civarında ve ben şu an tek kadın yönetici durumundayım. Kadınların iş hayatının her noktasında aktif roller üstlenmesi gerektiğine inanıyorum. Özellikle şirketlerin yönetim kademele­rinde görev alan kadın yöneticiler daha pozitif perspektif sahibi oluyor.

İşiniz ile ilgili gerçekleştirdiğiniz yurt dışı seyahatlerine dair gözlemleriniz nelerdir?

Sık sık yurt dışı seyahatleri gerçekleş­tiriyorum. Yabancı ülkelerde yaşanan sıkıntılar genelde kadın veya erkek olmaktan değil de, daha çok o ülkenin koşullarının zorluğundan kaynaklanıyor. Çünkü sadece Avrupa ülkelerinde değil Afrika ve Orta Doğu ülkelerinde de iş seyahatlerinde bulunuyorum. Özellikle bir kadın mühendis olarak fuarlarda kendi standınızın başında olmanızın fazla ilgi çektiği durumlarla karşılaştım. 

Profesyonel iş hayatında ve özellikle kurumsal yapıya sahip şirketlerde çalışırken zamanınızı doğru kullanıp çözüm odaklı kararlar vermek zorundasınız. Bu açıdan bakıldığında erkeklerle çalışmak bilakis çözüm süreçlerinde daha hızlı yol almanızı sağlıyor.

Makine sektöründe sizce sayıca neden daha az kadın çalışan bulunuyor?

Sektörde daha fazla kadın çalışan ve yönetici görmek için öncelikle kadınların bu sektörde çalışmayı sevmesi ve tercih etmesi gerekir. Sanırım genel olarak kadınlar imalat sektörü yerine; hizmet sektörü ya da ilaç, kozmetik, gıda gibi sektörlerde çalışmayı tercih ediyor. Ben ise kendi adıma imalatla iç içe olmaktan mut­luluk duyduğum için makine sektö­ründe çalışıyorum.

Sektörünüzle ilgili olarak dünya genelinde kadın çalışanların durumu nedir?

Afrika ve Orta Doğu ülkelerinde ülke­mizde olduğundan daha fazla sayıda erkek çalışan ve yönetici bulunuyor. Avrupa’da ise makine sektöründe çalışan kadınların sayısı hem yönetici, hem de ofis elemanı bazında oldukça fazla. Uzakdoğu ülkelerinde ise, fab­rikada çalışan işçilerin bile neredeyse yarısı kadın. 

Makine sektöründeki diğer kadın çalışan ve yöneticilere neler söylemek istersiniz?

Kendi adıma, imalatın içinde olma­yı sevdiğim için makine sektöründe çalışıyorum. Diğer yandan ülkemizin lokomotif sektörlerinden olan makine sektöründe emek sarf ederek mikro ve makro ölçekte gelişmeye katkı ve kat­ma değer sağlamaktan oldukça mutlu olduğumu da ifade etmek isterim.