Endüstriyel kuruluşların ihtiyaçlarına cevap verecek yeterlilikte mühendisler yetiştirmenin öncelikli hedefleri arasında yer aldığını  ifade eden Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Uzman, makine sanayisinin teknolojik gelişiminde üniversitelere önemli görevler düştüğünü söyledi.” 

Kocaeli Devlet Mühendislik  Mimarlık Akademisi olarak 1976 yılında eğitime başlayan bölümlerinin, üniversitesinin çekirdeğini oluşturduğunu ifade eden Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Uzman; 1999 yılında yaşanan deprem sürecinden olumsuz etkilendiklerini belirtti. Makine Mühendisliği Bölümü olarak teorik tarafta ‘Makine Malzeme İmalat Teknolojisi’, ‘Konstrüksiyon’, ‘Termodinamik ve Isı Tekniği’, ‘Hidromekanik ve Hidrolik Makineler’, ‘Mekanik’, ‘Otomotiv’, ‘Makine Teorisi ve Sistem Dinamiği’ olmak üzere yedi ana bilim dalında eğitim verdiklerini aktaran İbrahim Uzman, pratik uygulamalarda ise sanayi ile koordinasyonu istenilen seviyede sağladıklarını söyledi. 

Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nde sunulan eğitim ve sanayiyle birlikte yürütülen ortak projelerle ilgili bilgi almak için bir araya geldiğimiz Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Uzman, Makine Mühendisliği Bölüm Başkan
Yardımcısı Doç. Dr. Sedat Karabay ve Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Sınmazçelik sorularımızı yanıtladı.

Makine Mühendisliği Bölümü ne zaman kuruldu? Eğitimde belirlediğiniz temel hedefler nelerdi?
Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İbrahim Uzman:
1976 yılında Kocaeli Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi olarak eğitime başlayan Makine Mühendisliği bölümümüz, Kocaeli Üniversitesi’nin çekirdeğini oluşturuyor. Başlangıçta çevresindeki sanayi kuruluşları tarafından pek tanınmayan Mühendislik Akademisi, klasik mühendislik eğitimi gereklerine göre faaliyetlerini sürdürürken; hem sivil toplum örgütleriyle kurduğu ilişkiler hem de öğrencilerinin yakaladığı başarılar ile adından söz ettirmeye başladı. Üniversitemiz bölgede tanınmışlığını artırdıkça sanayi kuruluşlarının taleplerini ve ihtiyaçlarını karşılamaya yöneldi. Sonuçta sanayi kentinde mühendislik eğitimi veriyoruz.

Modern Kocaeli Üniversitesi’nin çekirdeğini oluşturan bu yapılanma ve organizasyon ne yazık ki 1999 yılında yaşanan depremde birçok açıdan olumsuz etkilendi. Rahmetle andığımız Prof. Dr. Baki Komsuoğlu’nun o dönem başarılı ve fedakar çalışmalarıyla ise bu yıkımdan Umuttepe Yerleşkesi’ni ortaya çıkarmayı başardık. Türkiye sanayisinin kalbi olan Marmara Bölgesi’nde faaliyet gösteren endüstriyel kuruluşların ihtiyaçlarına cevap verecek yeterlilikte mühendisler yetiştirmek öncelikli hedef olsa da; ticaretin ve yaşamın globalleşmesi mühendislik eğitimini de yeni stratejilere yöneltti. Rektörümüz Prof. Dr. Sezer Şener Komsuoğlu’nun çabalarıyla üniversitemiz ‘Bologna’ sürecine dahil oldu. Bologna süreci, üniversite olarak eğitim faaliyetlerimizi dünya ölçeğine göre kalibre etmemize ve öğrencilerimizin çıkış belgeleri ile Avrupa’daki üniversitelerin çıkış belgeleri arasında  herhangi bir uyum sorunu olmaksızın eğitime devam edebilmelerine olanak tanıdı.

Ayrıca üniversitemizin mühendislik 
fakültesi bununla yetinmeyip ‘MÜDEK Programı’ çerçevesinde, makine mühendisliğini dış denetime açık, faaliyetlerini kamuoyuyla paylaşacak düzeye getirilmesi çalışmalarına başladı.

Kuruluşundan günümüze bölümünüzde gelişim ve değişim yaşandı mı? Daha iyiye ulaşma noktasında önceliği hangi konulara verdiniz?
Prof. Dr. İbrahim Uzman: Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği

Bölümü bugün itibariyle öğretimine; ‘Makine Malzeme İmalat Teknolojisi’, ‘Konstrüksiyon’, ‘Termodinamik ve Isı Tekniği’, ‘Hidromekanik ve Hidrolik Makineler’, ‘Mekanik’, ‘Otomotiv’, ‘Makine Teorisi ve Sistem Dinamiği’ olmak üzere 7 ana bilim dalında devam ediyor. Bu ana bilim dallarında çalışmalarını sürdüren 10 profesör, 8 doçent, 8 yardımcı doçent ve 12 araştırma görevlisi akademisyen kadromuzu oluşturuyor. Bölümümüzde yürütülen mühendislik teorik altyapı çalışmaları yanında 11 laboratuvarımız ile teorik faaliyetleri destekleyerek öğrencilerimize pratik imkanlar sunuyoruz.

Türkiye’de eğitim veren üniversitelerin sayısı 180 civarındadır. Bunlardan 153’ü uluslararası nitelikte kabul görüyor. Üniversitelerin performansını ölçen sekiz civarında etkin kurum bulunuyor.  Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin sıralama yetkili birimi olan ‘University Ranking by Acade ic Performance (URAP)’ye göre makale yayınlama performansı açısından üniversitemiz dünyadaki 20 bin üniversite içersinde ilk bin ile bin 500 arasındadır. Başka bir deyişle üniversitemiz çeşitli yetkili sıralama kurumlarınca (URAP, SCIMAGO, WEBO) üç kez dünyadaki 20 bin üniversite arasından bin 300’lerdeki yerini koruyor. Dünya üniversiteler arası sıralamada ilk bin içerisinde yer alabilmeyi amaçlıyoruz. Dünya ölçeğinde yerini kanıtlamış ve daha üst sıraları hedefleyen üniversitemizin Makine Mühendisliği Bölümü, gece ve gündüz lisans eğitimine ilaveten gündüz yüksek lisans ve gündüz doktora eğitimleri ile de planlanmış hedeflerine ulaşmaya çalışıyor.

‘ERASMUS’ öğrenci değişim programı çerçevesinde; İspanya, Almanya, Romanya, Avusturya’daki çeşitli üniversiteler ile karşılıklı anlaşmalarımız bulunuyor. Makine Mühendisliği Bölümü ayrıca Farabi ve Mevlana öğrenci değişim programı çerçevesinde Yükseköğretim Kurumu’na bağlı üniversitelerle de ortak çalışmalarını sürdürüyor.

Teorik ve pratik eğitim arasındaki 
dengeyi nasıl sağladınız? 
Makine Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Sedat Karabay: 
Bölümümüz temel Makine Mühendisliği eğitimi vermek yanında; bölüm içersinde organize edilen ve sanayi taleplerine göre oluşturulan seçmeli dersler vasıtasıyla da ihtiyaca cevap vermeye çalışıyor. Yapılan teorik bazlı eğitimler, makine mühendisliğinin kendi laboratuvar imkanları dahilinde pratik uygulamalarla destekleniyor. Laboratuarların yetersiz kaldığı durumlarda sanayi kuruluşları ile iletişime geçilerek eğitim takviye ediliyor. 10 yıl önce sadece pnömatik dersi verilirken, bilgisayar ve kontrol sistemleri geliştiği için pnömatik sistemler ile akıllı role ve PLC si sistemi birleştirilerek ‘Elektropnömatik’ dersi uygulamalı olarak pnömatik ve hidrolik laboratuvarında haftada 3 saat verilmeye başladı.

Teorik eğitimler haricinde araştırmageliştirme ve yenilikçiliğe önem veren bir eğitim kurumu olarak öğrencilerinize sunduğunuz teknik olanaklar nelerdir?
Doç. Dr. Sedat Karabay:
Bölümümüz 2013 yılı itibariyle bin 400 öğrenciye eğitim veriyor. Bu öğrenci sayısının diğer üniversitelerle mukayese edildiğinde çok yüksek olduğu kolaylıkla görülebilir. Dolayısıyla her isteyen meraklı öğrencimize pratik çalışmalar yaptırma olanaklarımız çok
kısıtlıdır. Ancak bazı derslerde örneğin ‘Akışkanlar Mekaniği-I’ dersinde, teorik konu anlatımı ile birlikte, aynı hafta içinde sorumlu öğrencilerin gözetiminde ve boş zamanlarında uygulamalar yapılıyor. Öğrenciye teori ile birlikte uygulama imkanı veriliyor. Bunun dışında başarılı öğrencilerimize bölüm öğretim üyelerimizce alınan dış projelerde (TÜBİTAK, SAN-TEZ) çalışma ve araştırma fırsatı sağlanıyor. Alanıyla ilgili önemli bilimsel çalışmalara imza atan Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü, uluslararası standartlarda lisans ve yüksek lisans eğitimi veriyor. Gençlere kılavuzluk eden ailelerin, mayıs ayından itibaren bölümümüzle irtibata geçmelerini ve genç kuşaklara sunduğumuz eğitim olanakları konusunda akademisyenlerimizden bilgi almalarını bekliyoruz.Çünkü genç nesillerin eğitiminde ailelere de önemli görevler düştüğü kanaatindeyiz.

Makine mühendisliği öğrencileri 
sanayiyle koordineli çalışma yapma şansına sahip mi?
Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Tamer Sınmazçelik:
Bölgemizde faaliyet gösteren fabrikalar ihtiyaç duydukları mühendisleri kendi şirket kültürlerine göre eğitmek üzere bölümümüzden yarı zamanlı çalışabilecek öğrenciler talep ediyor. Bu öğrenciler bölüm tarafından duyuru yolu ile çağırılıp talep edilen şirketlerle bir araya getiriliyor. Mezuniyetlerine müteakip bu şirketlerde çalışmalarını sürdürebiliyorlar. Örnek vermek gerekirse, bölgemizde faaliyet gösteren lastik fabrikalarını ve fabrika kuran çelik konstrüksiyon firmalarını sayabiliriz.

Bölümünüz bünyesinde 
gerçekleştirdiğiniz projeler konusunda bilgi verir misiniz?
Prof. Dr. Tamer Sınmazçelik:
Bölümümüz TÜBİTAK, SAN-TEZ, KOSGEB gibi kurumların proje çalışmalarını üstleniyor. 2008-2012 yılları arasında ‘Kamak  projesi’ (organik atıklardan biyogaz üretimi projesi) tamamlandı. Bu projede TÜBİTAK MAM grubu ile birlikte Kocaeli, Ege, Akdeniz ve Süleyman Demirel üniversiteleri yer aldı. Proje kapsamında akademisyenler, doktora, yüksek lisans ve lisans öğrencileri çeşitli çalışmalarda bulundu. Projenin sonunda üniversitemiz öğretim üyeleri iki adet patent aldı. Ayrıca halen devam eden sanayiyle işbirliği içinde olduğumuz TEYDEB projeleri mevcuttur. Örneğin; Turkuaz şirketi ile birlikte yürütülen ‘Gezer Mekikli Nakkaş Projesi’ bunlardan biridir. Proje tamamlandığında tamamen yerli ‘Brode Makinesi’ yapılacak. Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nün en güçlü yanı, gerek Türkiye, gerekse de uluslararası ölçekte ciddi bir jeopolitik öneme ve güce sahip sanayi bölgelerine yakınlığıdır.

Bu durumu lisans öğretimi boyunca bir avantaja çevirmeye gayret ediyoruz. Özellikle öğrencilerimize spesifik alanlardaki makine ve aksamlarına yönelik üretimlerini göstermek için yıl içerisinde pek çok etkinlik düzenliyoruz. Aynı şekilde sektörde aktif çalışan mühendis ve yöneticileri olabildiğince sık üniversitemize konuşmacı olarak davet ediyoruz. Bu birliktelikler öğrencilerimize firma ziyaretleri, teknik geziler ve staj imkanları olarak yansıyor. Yüksek lisans ve doktora seviyesinde de üniversitesanayi işbirliklerimiz devam ediyor. Bu konuda en somut örnekler üniversitemizde yürütülen ‘SAN-TEZ’ projeleridir.Örneğin bu projelerden bölümümüzdeyürütülenlerden bir tanesi 10’uncu Teknoloji Ödülü’ne layık görüldü.

Sanayinin ihtiyacı olan altyapılar veya başka bir açıdan, öğretim üyelerimiz ile projelere destekler veriyoruz. Lisans ve yüksek lisans öğrencileri bu tür projelere somut katkılar sağlıyor. Pek çok öğrencimiz yine aynı şekilde proje ve bitirme çalışmalarını sanayi ile ilişkilendirerek yapabiliyor. Makine mühendisliği eğitimi almak isteyen gençler için Kocaeli Üniversitesi önemle göz önünde bulundurulması gereken bir alternatif konumunda. Öğretim üyesi sayısının fazlalığı, sanayi işbirliklerinin somut bir şekilde bulunuyor olması en başta gelen avantajlarımızdır. Mesleğini en iyi şekilde öğrenmek isteyen, vizyon sahibi, başarılı ve idealist gençleri bölümümüzde görmeyi arzu ediyoruz. Aynı şekilde gençlere öncülük eden ailelerin bilinçli hareket etmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Türkiye’deki sanayi kuruluşlarının üniversitelere bakışını nasıl yorumluyorsunuz? Avrupa ya da ABD ile kıyaslandığında nasıl bir algı farklılığı gözlemliyorsunuz?
Prof. Dr. İbrahim Uzman:
Sanayi kuruluşlarımızla üniversite-sanayi ilişkilerini artırmak için TÜBİTAK bünyesinde başlatılan proje faaliyetlerinden önce, sanayiyle ilişkiler son derece kopuktu. Ancak sanayimiz “know-how” yaratma becerisini üniversitelerle birlikte elde ettikçe üniversitelere duyulan güven ve ortak çalışma eğilimi giderek artıyor. Üniversite-sanayi işbirliği Avrupa ve Amerika’da çok daha önceleri tamamlandığı için gelişmiş ülkelerde üniversitelere duyulan güven üst seviyelerde. Ülkemizde ise ilişkiler yeni kurulmasına karşın çok hızlı bir şekilde yol alındığını görüyoruz.