TİM Akademi 2023 platformu kapsamında; “makine, iklimlendirme ve savunma sanayisi”ne yönelik seminer programı 29 Mayıs’ta gerçekleştirildi.

TİM Akademi çalışmasıyla;Türk ihracatçısının dünyadaki ekonomik gelişmelerden haberdar edilmesi, firmaların global pazarlardaki payları artırması için gerekli bilgi ve deneyimin uygun yöntemlerle aktarılması amaçlanıyor. Seminerin açılışında; Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ali Eren, İklimlendirme Sanayii İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Poyraz ile Savunma ve Havacılık Sanayii İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Şahin Yurtdaş birer konuşma yaptı. Makine, İklimlendirme ve Savunma Sanayisi hakkında dünyadaki genel yapının ortaya konduğu toplantıda;“2023 Türkiye İhracat Stratejisi ve Eylem Planı ile Uygulamaları” ayrı bir başlık halinde tartışıldı. Seminerde ihracata yönelik devlet teşviklerinin efektif kullanımıyla ilgili bir de sunum gerçekleştirildi.

2023 Hedeflerinde Makine Sanayisinin Rolü
TİM Akademi 2023 etkinliğinde Türk makine sektörünün yapısıyla ilgili bilgi veren Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Ali Eren, sektörün Türkiye ekonomisi için önemine vurgu yaptı. Makine sektörünü; bir ülkenin gelişebilmesi, imalat sektörü içerisinde büyük katma değer yaratması, yüksek istihdam sağlayarak, cari açığın kapatılması açısından vazgeçilmez bir alan olarak nitelendiren Ali Eren, güçlü ekonomilere sahip ülkelerin aynı zamanda makine imalat ve ihracatında zirvedeki ülkeler olduğuna dikkat çekti. Türkiye’nin makine ihracatındaki payın, genel ihracat içinde yüzde 20 seviyelerine çıkarılması gerektiğini belirten Ali Eren, sektör olarak 2012 yılı itibariyle mevcut ihracat içinde yüzde 9’luk paya sahip olduklarını söyledi. 2001 yılında 1,7 milyar dolar olarak gerçekleşen makine ihracatının,yıllık ortalama yüzde 22,8 artışla 2012 yılında 13 milyar dolara ulaştığını ifade eden Ali Eren, makine sektörün ihracatındaki büyüme rakamının Türkiye’nin genel ihracat artışından fazla olduğunu vurguladı.

Ali Eren konuşmasında özetle şu bilgileri paylaştı: “İhracatın ithalatı karşılama oranı, 10 yılda yüzde 27’lerden yüzde 46 seviyesine çıktı. Bu rakamlar dikkate alındığında; 2010 ve 2023 yıllarında gerçekleşecek yıllık ortalama ihracat artışı yüzde 19,4 seviyelerinde gerçekleşirse 2023 yılında 100 milyar dolar makine ihracatına ulaşılabilir.2012 yılında 2,1 trilyon dolarlık dünya ithalatının 2023 yılında yüzde 6 ortalama artış ile 3,8 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. 2012 yılında, 13 milyar dolar ile dünya pazarında yüzde 0,61 paya sahip olan Türkiye, 2023 yılında 100 milyar dolar ile dünya pazarından yüzde 2,62’lik pay alabilir.Türkiye makine ihracatının 100 milyar dolara çıkmaması durumunda, genel ihracat hedefi olan 500 milyar dolara ulaşması da mümkün olmayacaktır.Hedeflere ulaşabilmek için kendi teknolojimizi üretmekten başka seçenek bulunmuyor. Bununla beraber, çok istikrarlı bir artış gerçekleştirmemiz gerekiyor. Her ne kadar ithalatla da ilgili olumlu gelişmeler yaşansa da genelde ithalatın ihracattan daha hızla arttığı ortadadır.

100 milyar dolar ihracat hedefi için, tümevarım yolu ile makine alt sektörlerinin de kendi içlerinde koyduğu hedeflere ulaşması şarttır. 2023 hedefi çerçevesinde;inşaat ve madencilik makinelerinin 7,3 milyar dolara, tarım ve ormancılık makinelerinin 4,6 milyar dolara, takım tezgahları alanının 4,8 milyar dolara, endüstriyel klima ve soğutma makinelerinin 12 milyar dolara,pompa ve kompresör ihracatının ise 6 milyar dolara çıkması gerekiyor. Makine İhracatçıları Birliği olarak bunu sağlamak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Teknolojiyi üreten ve satan bir ülke haline gelmeliyiz. Firma sayısının artırılması, yüksek katma değer üretmemiz, kamudan yeterince destek almamız ve nasıl pazarlayacağımız konusunda donanımlı olmamız şart.”