Plastik boru sektörünün ihtiyaçlarına yönelik makine ve ekipman üreten Kuatro Makina, ürünlerinin yüzde 40’ını ihraç ediyor. Bölgesel acentelikler ile satış ağlarını genişleterek ihracat pazarlarının sayısını artırmak istediklerini ifade eden Kuatro Makina Pazarlama Müdürü Mustafa Orduluoğlu, firmalarını küresel marka haline getirmeyi amaçladıklarını söyledi. 

Yusuf Yavuz ve Kazım Öztoygar tarafından 2005 yılında İstanbul’da kurulan Kuatro Makina; ürünlerini, aralarında İtalya, Almanya, Finlandiya, Irak ve İran’ın da bulunduğu çok sayıda ülkeye ihraç ediyor. Firma gelecek hedefleri doğrultusunda çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.


Kuatro Makina şirket yapılanması hakkında bilgi verir misiniz?

Firmamız kuruluşundan bu güne kadar geçen süre zarfında gerek yönetim, gerek alt kadrolarında büyümenin getirmiş olduğu gereksinim ve sorumluluklara uygun olarak, devamlı kendini yenileyen bir yapıya sahip oldu. Üretimimizin sektörel standartlara uygunluğunu sağlamak amacıyla, konusunda yetkin mühendislerimiz, teknisyen kadromuz ve 40’a yakın personelimizle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Verimliliği en yüksek düzeyde tutarak müşteri ve çalışan memnuniyetinin esas alındığı bir ortamda, müşterilerimizin ihtiyaç ve taleplerine cevap veriyoruz.

Üretiminizi nerede ve nasıl gerçekleştiriyorsunuz?
Tüm ürünlerimizin tasarım, mühendislik, imalat ve test çalışmalarını İstanbul’daki fabrikamızda gerçekleştiriyoruz. Üretim sürecinde gereksinim duyduğumuz az sayıdaki ürün ve hizmetleri ise dışarıdan temin ediyoruz. 

Ürün çeşitleriniz ve bunların özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?
Kuatro Makina olarak henüz kuruluş aşamasında amacımızı, plastik boru imalat sektörünün ihtiyaç duyduğu tüm alanlarda makine, ürün ve hizmet üretmek olarak belirledik. Plastik boru sektöründe imalatı yapılan ürün çeşidi çok geniş olduğu için, firmamızın üretim çizgisinden çok uzak özellikler içermedikçe tüm ihtiyaçlara cevap verecek ürünler tasarlıyor ve üretiyoruz. Bu kapsamda tek ve çift vidalı ekstrüderler; tek ve çok katmanlı boru kafaları; vakum ve sprey tankları; çekiciler, sarıcılar, kesiciler, sabit ve ayarlı kalibreler ve diğer tüm hat elemanları pazarda öne çıkan ürünlerimiz arasında yer alıyor.

“YENİ ÜRÜNLERİMİZ İÇİN PATENT ALDIK”

Ar-Ge departmanının müşteri taleplerini de göz önünde bulundurarak ürün geliştirme konusunda ciddi adımlar attığını belirten Kuatro Makina Pazarlama Müdürü Mustafa Orduluoğlu,“Diğer firmaların yaptığı gibi sadece spesifik alanlarda üretim yapmayı değil, imalat sektöründeki müşterilerimizin farklı ihtiyaçlarına dönük geniş bir ürün seçeneğiyle hizmet sunmayı amaçlıyoruz. Bu nedenle Ar-Ge çalışmalarına çok önem veriyoruz. Son dönemde ağırlıklı olarak PE, PVC temiz ve atık su muf makineleri için yeni bazı özellikler geliştirdik ve bu çalışmalarımızın patentini de aldık” dedi.

Çalışanlarınızın gelişimi konusunda ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca çalışanlarımıza iş sağlığı güvenliği temel eğitimi ve çalışanlarımızın ihtisas alanlarına göre özel eğitimler veriyoruz. Bunun yanı sıra, yaptığımız periyodik toplantılarla çalışma ortamımızda prodüktivitenin en yüksek düzeyde tutulması için gerekli kararları alırken personelimizin düşüncelerine de başvuruyoruz. Ayrıca çalışanlarımızın kişisel sorunları noktasında ulaşılabilir olmak ve çözüm üretmek için de yönetim olarak maksimum gayreti gösteriyoruz.

Ulusal ya da uluslararası fuarlara katılıyor musunuz? Fuarların firmanız için önemi nedir?
Fuar organizasyonlarının firmamızın tanıtımına katkı sağladığının bilin cindeyiz ve sektörümüzü ilgilendiren nitelikli fuarlarda katılımcı olarak yer almaya özen gösteriyoruz. Firmaların, fuarlar sayesinde hem ulusal, hem de uluslararası pazarda kendilerini oldukça büyük bir kitleye tanıtma şansı var. Özellikle yurt dışı fuarları firmamızın uluslararası pazar payını artırmak için fırsat olarak görüyoruz.


Kuatro Makina’nın ihracat potansiyeli hakkında bilgi verir misiniz?

Ürünlerimizin tamamı küresel ölçekte üreticilerin ihtiyaçlarına cevap verecek teknik yeterliliğe ve standart donanıma sahip olduğundan, dünyanın her ülkesinden talep ve sipariş alıyoruz. Aldığımız siparişler ürün gamımız içinde yer alan belli bir gruba değil, genelde tüm ürünlere yönelik oluyor. Rusya, İtalya, Almanya, Finlandiya, Irak, İran, Fas başta olmak üzere daha birçok ülkeye ih - racat gerçekleştiriyoruz. Yıllık genel satışımızın şu an için yüzde 40’ından fazlasını oluşturan uluslararası pazar payımızı artırmak üzere, yeni bir marketing yapılanması içindeyiz. Bu yapılanma dahilinde, bölgesel acentelikler ile pazarlama ve satış ağımızı genişletmek amacıyla çeşitli ülkelerde temaslarımız sürüyor.

İhracat konusunda karşılaştığınız problemler var mı? Varsa bu problemlerin çözüm yolu sizce nedir?
Ekonomi Bakanlığı’nın ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın ihracat konusuyla ilgili olarak yürüttüğü destek çalışmalarını oldukça memnuniyet verici bulmakla birlikte, ihracatın artırılmasına yönelik teşvik ödemeleri için müracaat prosedürlerinin çok sıkı tutulmasını, ihracatçılarımız açısından oldukça yorucu bulduğumuzu da söylemek isterim. Fuar katılımını veya bir seyahati birçok şekilde belgeleyebilmenize rağmen, oldukça sıkı ve gereksiz olduğunu düşündüğümüz prosedürlerle karşılaşıyoruz.

“TÜRKİYE ARTIK KNOW-HOW İHRAÇ EDEN BİR ÜLKE”
Türkiye’nin makine üreticiliği alanında 90’lı yılların başında gerçekleştirmeye başladığı atılımların meyvelerini bugün toplamaya başladığını belirten Orduluoğlu; Türkiye’nin 20 yıl öncesine kadar teknoloji ithal eden bir ülke iken, bugün teknoloji ve know-how ihraç etmeye başladığını söyledi. Orduluoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Küresel pazardaki rekabet şartlarında Türk ürünleri kalite olarak birçok Avrupalı ile eşit; Çin ve Uzakdoğu piyasasından gelenlerden ise daha iyi durumdadır. Bu avantajlara, Türk makinelerinin Avrupa menşeli makinelerden daha uygun fiyatlara sahip olması da eklenince, tercih edilirliğimizin arttığını rahatlıkla söyleyebilirim.”

2013 yılına nasıl başladınız ve şu andaki durumunuz hakkında bilgi verir misiniz?
Gerek iç pazardan gerek uluslararası pazardan aldığımız taleplerle bu yılın başından itibaren oldukça hareketli bir dönem geçirdik. Her zaman olduğu gibi yaz aylarında azalan küresel talep eğrisine paralel hareket etmekle birlikte, sonbahar döneminde sene başındaki yoğunluğa tekrar ulaşacağımıza inanıyorum.

Sektöre bakıldığında size göre en büyük problem nedir?
Plastik sektöründe, bence diğer bütün sektörlerde olduğu gibi temel sorun; isim yapmış birçok firmanın, sadece ticari kaygı ile büyümeye çalışması ve bunu yaparken de kurumsallıktan ve iş ahlakından uzaklaşmasıdır. Teknik yeterlilik taşımayan bazı firmaların çoğu zaman yanıltıcı davranıp “müşteri kapma” tavrıyla gayri ahlaki tutumlar benimsediği gözlemliyoruz. Firma olarak, bu sorunları aşmak için kurumsallaşırken aynı zamanda iş ahlakının zorlu prensiplerine sadık kalınması gerektiğine inanıyoruz.

“KÜRESEL BİR MARKA OLACAĞIZ”
Kuatro Makina’nın gelecek hedeflerinin başında uluslararası pazar payını ve büyüme hızını artırmanın yer aldığını vurgulayan Orduluoğlu; “Bu bilinç doğrultusunda ürün yelpazemizde yeni teknolojik gelişmelere ve müşteri taleplerine uygun değişikler yaparak, firmamızın küresel pazarda tanınan önemli firmalar arasında yer almasını sağlamayı amaçlıyoruz. Genel anlamda sektörün yakın geçmişteki gelişme eğilimini takip ederek, geleceğinin de ümit verici olduğunu ifade edebilirim. Nano teknoloji konusundaki bilimsel gelişmeler ve teknolojik atılımlar sayesinde, yakın gelecekte hammadde üretimi ile ilgili olarak da çok yeni yöntemlerle tanışacağımızı düşünüyorum. Bu duruma paralel olarak, gelişip çeşitlenen insan ihtiyaçlarına cevap verebilmek adına bence çok farklı ürün talepleriyle de karşılayacağız. Saydığım tüm bu gelişmelerin ışığında firmaların aldığı taleplerin de pazarı büyütüp çeşitlendireceğine inanıyorum” dedi.