Dünyanın en büyük ithalatçı ülkesi olan ABD, Türkiye dahil birçok ülkeyle kurduğu ikili ilişkiler ve yatırımı teşvik etmek amacıyla imzaladığı anlaşmalarla ticarete yön veriyor. 2012 yılında bir önceki yıla oranla makine ihracatını yüzde 31 artıran Türkiye, hedef pazar olarak belirlediği ABD ile çeşitli sektörlerdeki ticaretini geliştiriyor. 

ABD, 315 milyonun üzerindeki nüfusu ve 15,7 trilyon doları aşan GSYİH’si ile dünyanın en önemli pazarlarından biridir. Ülke, dünyanın en büyük ithalatçısı olma özelliğinin dışında, dünyanın en büyük doğrudan yabancı sermaye kaynağı olmasıyla da, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin yöneldiği hedef pazardır. ABD ekonomisi, dünya ekonomisini birebir etkileme gücüne
sahip, önemli ve belirleyici bir ekonomidir. GSYİH’nin büyük kısmının özel tüketim harcamalarına ayrıldığı ve özel sektör sabit sermaye yatırımlarının tüketime oranla daha düşük kaldığı ABD’de, kişi başına GSYİH 2012 yılı için 50 bin doların üzerinde hesaplandı. Diğer taraftan, 2012 yılında kişi başına düşen harcanabilir gelir, bir önceki yıla göre yüzde 2,5 aratarak 38 bin dolar rakamına ulaştı. ABD’nin sahip olduğu başlıca doğal kaynaklar; kömür, bakır, kurşun, molibden, fosfat, uranyum, boksit, altın, demir, civa, nikel, gümüş, tungsten, çinko, petrol ve doğal gazdır. Doğayı koruma konusunda bilincin oluşması sonucu hava ve su kirliliğine karşı ve nesli tehlikeye giren hayvanlar için çevre korumacı düzenlemelerin ve önlemlerin alınmasıyla ABD’de su ve havanın kalitesi giderek arttı. Havada bulunan karbon-monoksit gazı ve sülfür-dioksit gazları 1970’lerdeki düzeyine kıyasla ciddi oranında azaldı. Dünya nüfusunun yüzde 5’ine bile sahip olmayan ABD, dünyadaki toplam karbondioksit kirliliğinin yüzde 25’ini üretiyor. ABD, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında 1997 yılında imzalanan ve sanayileşmiş/gelişmiş ülkelerin sera gazı salınımlarının 2008-2012 yılları arasında 1990 düzeyinin yüzde 5,2 altına çekilmesini hedefleyen Kyoto Protokolu’nu daha önce imzalamış olmasına rağmen uygulamayı reddediyor. ABD tarafı daha az maliyetli, Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkeleri de kapsayan ve gaz salınımlarına ilişkin daha etkin bir programın uygulanmasını talep ediyor. ABD’nin Türkiye dahil birçok ülkeyle, ikili ilişkileri ve ticareti teşvik etmek amacıyla imzaladığı yatırım anlaşmaları yürürlüktedir. Bu anlaşmalar genellikle ithalat ve ihracatı olumlu etkilemekle beraber “en çok tercih edilen” ülke statüsünü de güçlendiriyor. Bu anlaşmaların diğer faydalarının arasında; iş atılımlarının, uluslararası kadro transferlerinin, uluslararası finansal para ve bankacılık işlemlerinin kolaylaştırılması ile patent, marka ve telif haklarının korunması da sayılabilir.

ABD’NİN EKONOMİK GÖRÜNÜMÜ
ABD’de 2007 yılında başlayan kriz, 1929 büyük buhranından bu yana görülen en ağır ve en derin kriz olarak tanımlanıyor. Ülke 2009 yılında bir taraftan ekonomik durgunluk bir taraftan da artan işsizlik ile mücadele ederken 2010 yılında krizden çıkış eğilimleri göstermeye başladı. Reel GSYİH 2008 yılında yüzde 0,3 ve 2009 yılında yüzde 3,1 oranında geriledi. 2010 yılında ise ekonomide yüzde 2,4’lük bir toparlanma gerçekleşti. 2011 yılında Avrupa’daki borç krizi ve bütçe üzerindeki baskılardan etkilenen ABD ekonomisi yüzde 1,8 büyüdü. 2012 yılında yüzde 2,2 büyüyen BD ekonomisinin, 2013 yılında yüzde 2,1 ve 2014-2017 döneminde ise orta lama yüzde 2,4 büyüyeceği tahmin ediliyor. 2010 yılında yüzde 9,6 olarak gerçekleşen işsizlik oranının 2011 yılında yüzde 9’a düştüğü tahmin ediliyor. 2012 yılında ise işsizlik yüzde 8,1 olarak gerçekleşti. ABD’de endüstriyel üretimin 2011 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,2 ve 2012 yılında da yüzde 3 olarak gerçekleştiği belirtilirken bu artışın 2013-2016 döneminde yıllık ortalama yüzde 2,4 olarak gerçekleşeceği öngörülüyor. 2012 yılında hükümet harcamaları yüzde 1,7 düşerken; bu düşüşün 2013, 2014 ve 2015 yıllarında da devam edeceği tahmin ediliyor. Hükümet harcamalarındaki düşüşün aksine ABD’de özel tüketim harcamaları 2012 yılında yüzde 1,9 artış gösterdi. Söz konusu artış eğiliminin 2013-2015 döneminde e devam edeceği ve yıllık ortalama artış ivmesinin yüzde 2 olacağı tahmin ediliyor. Özel tüketim harcamaları ve sabit yatırımların düzenli olarak artış  beklentisi; hükümet harcamalarındaki azalışın ve vergi artışının ekonomi üzerindeki olumsuz etkileri konusundaki endişeleri

azaltıyor. 2012 yılında yüzde 2,1 olarak gerçekleşen tüketici fiyat enflasyonunun 2013 yılında yüzde 1,9 olarak gerçekleşmesi bekleniyor. 2013 yılında istihdamdaki olumlu gelişmeler, perakende satışların genişlemesi ve tüketici güvenindeki istikrarlı artış; mali disiplin nedeniyle ABD ekonomisinin olumsuz etkilenmeyeceği izlenimini oluşturuyor. Ancak, otomotiv satışlarındaki istikrarsızlık ve petrol fiyatlarındaki değişikliklerin; perakende satışlarda tüketici güveni üzerindeki etkisinin, olumsuz olabileceği uzmanlarca  dile getiriliyor. Ekonomideki diğer önemli bir gelişme ise borsadaki tırmanışın özellikle üst gelir düzeyindeki tüketim ve tüketici güveni üzerindeki olumlu etkisidir. En iyi iş ortamı sıralamasında 2008-2012 döneminde dokuzuncu sırada yer alan ABD’nin, 2013-2017 döneminde sekizinci sırada yer alacağı tahmin ediliyor.

 

SEKTÖRLER BAZINDA EKONOMİK PERFORMANS
Yeni ekonomi kavramı çerçevesinde bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT), ABD’de hizmet sektörünü ekonominin en önemli bileşeni haline getirdi. Ekonomiye yön veren başlıca sektörler; motorlu taşıtlar, uzay ve havacılık, iletişim, kimyasallar, elektronik ve bilişim(IT) sektörleri olarak öne çıkıyor. 1990’lı  yıllarda yaşanan teknolojik dönüşüm ile birlikte geleneksel imalat sanayinin bir bölümü yüksek teknoloji ve iş gücü verimliliğine uyum sağladı. Ancak ithal girdi düzeyi yüksek mamul mallar üreten sektörler, ciddi zorluklarla karşılaştı ve üretimlerini daha düşük maliyetli ülkelerde sürdürme yoluna yöneldi. Tarım ve hayvancılık GSYİH’ninyüzde olarak küçük bir oranına sahip görünmekle birlikte oldukça verimlidir.ABD, gıda maddeleri ve işlenmiş gıda ürünleri ihracatında önde gelen ülkeler arasında yer alıyor. ABD’nin 2011 yılında 143,5 milyar doların üzerinde tarım ürünleri ihracatı gerçekleştiği tahmin ediliyor. 2012 yılında yüzde 3,7 küçülen tarım sektörünün 2013-2016 döneminde yıllık ortalama yüzde 2,3 büyüyeceği öngörülüyor. İmalat sektörünün, 2012 yılı reel GSYİH’sine katkısı 2,7 trilyonun üzerinde olup toplam istihdamın yaklaşık yüzde 9’una iş imkanı sunuyor. İş dünyası harcamalarındaki artışa bağlı olarak, imalat sanayisi, ABD’nin ekonomik toparlanma sürecinde en önde gelen sektör oldu. GSYİH’ye katkısı açısından 2008 ve 2009 yıllarında düşüş gösteren sektör, 2010 yılında yüzde 4,4 genişledi ve bu genişleme 2011 yılında da yüzde 1,5 artış ile devam etti.

Daha çok dayanıklı tüketim 
mallarından kaynaklandığı düşünülen sektör genişlemesi 2012 yılında yüzde 3,2 olarak hesaplandı. 2013-206 döneminde ise sanayi sektörünün yıllık ortalama yüzde 2,5 büyüyeceği öngörülüyor. İmalat sanayisinin öne çıkan alt sektörleri arasında havacılık ve uzay sanayi, telekomünikasyon, kimyasallar, elektronik ve bilgisayarlar yer alıyor. ABD, Uluslararası Motorlu Araç  Üreticileri Birliği (OICA) verilerine göre 2012 yılında dünya otomotiv üretiminde Çin, Almanya, Japonya ve Güney Kore’nin ardından beşinci sırada yer alıyor. 2008 ve 2009 yıllarında, sırasıyla 13,6 ve 10,7 milyon adet satışı bulunan otomotiv sektörünün (hafif ticari araç, otomobil, ağır ticari araç) 2010 yılında 12,9 milyon adet satış gerçekleştirdiği  belirtiliyor. 2011 yılında 13,1 milyon adet olarak gerçekleşen otomotiv satışları, 2012 yılında 14,9 milyon adete yükseldi. Hizmetler sektörü, 2011 ve 2012 yılı GSYİH’sinin yaklaşık yüzde 79,9’unu oluşturuyor. Sektörün, 2013 yılında yüzde 1,9 ve 2014-2017 döneminde yıllık ortalama yüzde 2,4 genişleyeceği hesaplanıyor. 2009 yılında, krizin etkileri ve potansiyel rakiplerin pazara girmesi gibi unsurlara rağmen, ABD dünyanın en büyük hizmetler ihracatçısı ve ithalatçısı olma unvanını koruyor. ABD Uluslararası Ticaret Komisyonu’nun Hizmetler Sektörü Raporu’na göre, ülkenin hizmetler sektöründeki rekabet gücü, profesyonel hizmetler sektöründeki başarısından kaynaklanıyor. ABD hizmet ticaretinde önemli olan diğer sektörler arasında; finans, sağlık, ulaşım ve emlak sektörlerini sayılabilir. Krizden sonra en çok gelişme gösteren sektörler arasında perakendecilik, bilişim, sanat ve eğlence sektörü öne çıkıyor. ABD Ekonomik Analiz Bürosu verilerine göre, kriz sonrası gelişimi olumsuz seyir izleyen sektörler arasında ise inşaat, finans ve sigortacılık sektörü ile eğitim hizmetleri bulunuyor. 

PARA POLİTİKALARI
Dünya ekonomisinin motoru konumunda olan ABD’nin izlemekte olduğu ticaret ve yatırım politikaları gerek gelişmiş, gerekse de gelişmekte olan tüm ülkeler tarafından her zaman çok yakından ve dikkatle izleniyor. ABD’de başkan tarafından önerilen ve kongrede kabul edilen yıllık bütçe, uygulanacak maliye politikalarını da içerir.Mali yıl ekim ayında başlayıp, eylül ayında sonlanır. 1990’lı yıllarda çok sıkı mali politikalarla yönetilen ABD ekonomisine 11 Eylül olayları büyük bir darbe vurdu. Vergi kesintileri ve sağlık harcamalarındaki artış ülkenin maliye ve para politikaları içinde önemli gündem konuları haline geldi. 2006-2007  yıllarında yaşanan iyileşmenin ardından 2008 yılında derinleşen kriz ile özellikle sosyal güvenlik alanında yeni bir çıkmaza girildi. Ülkede para politikaları, hükümetten bağımsız olarak Merkez Bankası tarafından düzenlenir. Dünyanın ekonomik anlamda en güçlü parası olan basan ABD için cari açığın finansmanı sorunu; güçlü-doğrudan ve portföy yatırımı şeklinde gelen yabancı sermaye yatırımları nedeniyle uzun yıllar ciddi sorun teşkil etti. Ancak ABD dolarının mevcut etkinliğini yitirmesi, başka para birimlerinin (örneğin euro) piyasalarda geçerli ve belirleyici hale gelmesi; özellikle enerji (petrol, doğal gaz) ve emtia piyasalarında ABD doları yerine başka para birimlerinin kullanılmaya aşlanması, ABD ekonomisi için büyük bir sorun oluşturmaya başladı. 2010 döneminde GSYİH’nin yüzde 9’una denk gelen bütçe açığı, 2011 döneminde yüzde 8,7 oranında gerçekleşti.

Bütçe açığı 2012 yılında; ekonomik canlanma, istihdam vergisindeki kesintilerin bitişi ve Bush döneminde yürürlüğe giren vergi indirimlerin  geçerliliğini yitirmesi gibi nedenlerden dolayı azalarak yüzde 7 seviyesinde kaydedildi. ABD’nin ekonomi politikaları halen krize odaklı olup, iyileştirme amaçlıdır. Almanya ve Japonya gibi sanayileşmiş ülkelere göre kişisel vergi oranları düşük seyreden ABD’de kurumlar vergisi oranı yüksektir. Kurumlar vergisi sıralamasında Japonya’nın ardından ikinci sırada olan ABD’de en yüksek kurumlar gelir vergisine sahip eyaletler arasında; Pennsylvania, Minnesota, New Jersey ve Washington DC sayılabilir. Vergi politikası hükümet, eyalet yönetimi, belediye ve vilayet gibi yerel yönetim tarafından uygulanan ülkede, satış vergileri ise eyaletler arasında farklılık gösterir. Üretim maliyetleri dolayısıyla daha ucuz bölgelere kaçan yerli firmalara rağmen ABD, dünyanın en büyük imalat sanayisine sahiptir. 1992-2007 yılları arasında işgücü verimliliğindeki artış ile imalat sanayi yaklaşık yüzde 4 büyüdü. Üretimdeki verimlilik ise bu oranın iki katı olarak ekonomiye yansıdı. 2008-2012 döneminde büyüme kaydeden sanayi sektörünün GSYİH’ye katkısı 2012 yılında yüzde 19,2’ye yükseldi. Özellikle ilaç, havacılık ve uzay sanayi gibi ileri teknoloji gerektiren lider sektörler, imalat sanayisinde önemli yer tutuyor. ABD’li kimyasal madde üreticileri dünyadaki toplam üretimin yüzde 30’unu gerçekleştirir. Bilgisayar ekipmanı, yazılım ve yarı iletken maddelerin üretiminde 70’li ve 80’li yıllarda lider konumda olan ABD firmaları, son dönemlerde yoğun bir rekabet ile karşı karşıyadır. Tekstil gibi geleneksel sektörlerde yaşanan dönüşüm sonucunda yurt dışında daha düşük maliyetli üretim yapılabilecek merkezler tercih edilmeye başlandı.

ABD-TÜRKİYE TİCARİ İLİŞKİLERİ
2012-2013 döneminde Türkiye’nin hedef ülkelerden birisi olarak belirlediği ABD’nin, 2011 yılında ihracatımızdaki payı yüzde 3,4 olarak hesaplandı. Türkiye’nin önde gelen yedinci ihraç pazarı olan ABD’nin, 2012 yılında ihracatımızdaki payı ise yüzde 3,7’ye yükseldi. Dış ticaret açığı 2011 yılına kadar düzenli olarak artarken 2012 yılında yüzde 25,5 azaldı. 2011 yılında Türkiye’nin ABD’ye ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 21,8 artış göstererek 4,6 milyar dolar oldu. ABD’den ithalatımız da yüzde 30,1 artışla 16 milyar dolara yükseldi. 2011 yılında ABD ile olan dış ticaret hacmimiz de yüzde 28,2 artarak 20,6 milyar dolara çıktı. ABD ile dış ticaretimizde Türkiye aleyhine olan dış ticaret açığı, bir önceki yıla göre yüzde 30,8 artarak 11,4 milyar dolara yükseldi. 2012 yılında ise ABD’ye ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22,4 artarak 5,6 milyar dolar seviyesine yükseldi. Diğer taraftan aynı dönemde ABD’ye ithalatımız yüzde11,9 azalarak 14,1 milyar dolar oldu. Bu durum ülkemiz aleyhine olan dış ticaret açığının 2012 yılında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 25,5 daha düşük seyretmesini sağladı. 2013 yılı Ocak-Haziran dönemi ihracatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,5 artarak 2,8 milyar dolara yükseldi. Diğer taraftan, 2013 Ocak-Haziran dönemi ithalatımız bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,7 azalarak 6,9 milyar dolar seviyesine geriledi.

EN BÜYÜK MÜŞTERİ KOMŞU KANADA
ABD’nin 2012 yılında makine ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 59 artarak 215 milyar dolar seviyesine yükseldi. 211 yılında ABD’nin makine ihracatı 205 milyar dolar olarak kaydedilmişti.ABD 2012 yılında en fazla Kanada’ya makine ihracatı gerçekleştirdi. 2011 yılında Kanada’ya 44 milyar dolar değerinde makine ihraç edilirken bu rakam 2012 yılında yüzde 7 artışla 46,9 milyar dolar seviyesine yükseldi. ABD’nin en fazla ihracat gerçekleştirdiği ikinci ülke 36 milyar dolarla Meksika oldu.Meksika’ya 2012 yılında 36 milyar dolarlık makine ihraç edildi. 2011 yılında ABD’nin söz konusu ülkeye ihracatı 31,2 milyar dolar seviyesindeydi.ABD’nin Meksika’ya ihracatındaki artış yüzde 16 olarak kayda geçti. ABD’nin en fazla makine ihraç ettiği ülkeler listesinin üçüncü sırasında Çin yer alıyor. ABD’nin Çin’e gerçekleştirdiği makine ihracatında 2011 yılına oranla yüzde 5 düşüş yaşandı. 2011 yılında söz konusu ülkeye 12,2 milyar dolarlık makine ihraç edilirken bu rakam 2012 yılında 11,5 milyar dolar seviyesine geriledi. ABD’nin 2012 yılında bir önceki yıla göre makine ihracatını en fazla artırdığı ülke yüzde 21 ile Suudi Arabistan oldu. ABD’nin Türkiye’ye yönelik makine ihracatı 2011 yılında 1,2 milyar dolarken bu rakam 2012 yılında yüzde 14 azalarak, 1 milyar dolar seviyesine geriledi.

Türkiye, ABD’nin en fazla makine ihraç ettiği ülkeler listesinin 30. sırasında bulunuyor. ABD’nin 84.fasılda en fazla ihracat gerçekleştirdiği ilk üç ürün grubu: Otomatik bilgi işlem makineleri, üniteleri; yazı, hesap, muhasebe, bilgi işlem, büro
için diğer makine ve cihazların aksamı; ağır iş makine ve cihazlarının aksamı, parçaları şeklinde sıralandı. Listenin dördüncü sırasında bulunan turbojetler, turbo-propeller, diğer gaz türbinleri kaleminde 2012 yılında ABD’nin gerçekleştirdiği ihracatın değeri 10,7 milyar dolar olarak kaydedildi. Beşinci sıradaki muslukçu, borucu eşyası-basınç üşürücü, termostatik valf dahil ürün grubunda 2011 yılında 9,3 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirilirken bu rakam 2012 yılında 10,3 milyar dolar rakamına yükseldi. Söz konusu kalemdeki ihracat artış oranı yüzde 10 olarak kayda geçti. ABD’nin 2012 yılında, bir önceki yıla oranla yüzde 10 artışla en fazla ihraç ettiği iki ürün grubundan ilki muslukçu, borucu eşyası-basınç düşürücü, termostatik valf dahil iken ikincisi ise hava-vakum pompası, hava/gaz  kompresörü, vantilatör, aspiratör oldu.ABD 2011 yılında hava-vakum pompası, hava/gaz kompresörü, vantilatör, spiratör kaleminden 7,1 milyar dolar değerinde ihracat gerçekleştirirken bu rakam 2012 yılında 7,8 milyar dolar olarak kaydedildi.

ABD’NİN MAKİNE İTHALATI 2012’DE YÜZDE 7 ARTTI 
ABD’nin makine ithalatı 2012 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 7 artarak 314,5 milyar dolar oldu. ABD’nin 2011 yılında ithal ettiği makinelerin değeri 293,9 milyar dolardı. 2012 yılı verilerine göre ABD’nin en fazla makine ithal ettiği ülkeler listesinin ilk sırasında
yüzde 102,1 milyar dolarla Çin yer alıyor. ABD’nin Çin’den gerçekleştirdiği ithalat, bir önceki yıla oranla yüzde 4 arttı. Listenin ikinci sırasında bulunan Meksika’dan 2011 yılında 38,7 milyar dolarlık makine ithal edilirken bu rakam yüzde 10 artışla 2012 yılında 42,5 milyar dolar seviyesine yükseldi. ABD’nin en fazla ithalat gerçekleştirdiği ülkeler listesinin üçüncü sırasında ise Japonya yer alıyor. ABD 2012 yılında Japonya’dan, bir önceki yıla oranla yüzde 9 artışla, 34,9 milyar dolar değerinde ürün ithal etti. 2011 yılında bu  rakam 31,9 milyar dolar seviyesindeydi. ABD’nin 2012 yılında, 2011 yılına oranla makine ithalatını en fazla artırdığı ülke Tayland oldu. Tayland’dan, 2011 yılında 4,4 milyar dolarlık makine ithal edilirken bu rakam 2012 yılında yüzde 33 artışla 5,8 milyar dolar değerine yükseldi. ABD’nin makine ithalatında 30. sırada bulunan Türkiye, ABD’ye 2011 yılında 455 milyon dolarlık makine gönderirken bu rakam yüzde 31 artışla 2012 yılında 598 milyon dolar seviyesine yükseldi. ABD 84. fasılda 2012 yılı itibarıyla en fazla otomatik bilgi işlem makineleri, üniteleri ürün grubunda ithalat gerçekleştirdi. 2012 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 6 artışla, söz konusu ürün grubunda ABD’nin gerçekleştirdiği ithalatın değeri 85,7 milyar dolar olarak kaydedildi. Listenin ikinci sırasında bulunan turbojetler, turbo-propeller, diğer gaz türbinleri kaleminde ABD’nin 2012 yılı sıradaki matbaacılığa mahsus baskı makineleri, yardımcı makineler ürün grubunda ABD 2011 yılında 19,9 milyar dolar değerinde ürün ithal ederken bu rakam 2012 yılında yüzde 4 azalarak 19,1 milyar dolar seviyesine geriledi. Yazı, hesap, muhasebe, bilgi işlem, büro için diğer makine ve cihazların aksamı kalemi, 15,4 milyar dolarla ithalat listesinin dördüncü sırasında yer alırken; muslukçu, borucu eşyasıbasınç düşürücü, termostatik valf dahil ürün grubu 13,4 milyar dolarlık ithalat değeriyle beşinci sırada bulunuyor. ABD’nin makine ithalatında en fazla artış yüzde 15 ile turbojetler, turbopropeller, diğer gaz türbinleri mal grubunda yaşandı.

TÜRKİYE’NİN MAKİNE İHRACATI 598 MİLYON DOLAR OLDU
Türkiye’nin 84. fasılda ABD’ye gerçekleştirdiği makine ihracatı, 2012 yılında bir önceki yıla oranla yüzde 31 artarak 598 milyon dolar oldu. 2011 yılında ABD’ye yönelik ihracatın değeri 455 milyon dolardı. Türkiye’nin ABD’ye yönelik makine ihracatının ilk sırasında turbojetler, turbo-propeller ve diğer gaz türbinleri ürün grubu yer alıyor. 2011 yılında söz konusu ürün grubunda ABD’ye 151 milyon dolar değerinde ürün ihraç edilirken bu rakam 2012 yılında, yüzde 38 artışla 208 milyon dolar seviyesine yükseldi. Listenin ikinci sırasında bulunan sadece veya esas itibariyle 84.07 veya 84.08 pozisyonlarındaki motorların aksam ve parçaları mal grubunda, 2012 yılında gerçekleştirilen ihracatın değeri 97 milyon dolar olarak kaydedildi. Türkiye’nin ABD’ye makine ihracatında ilk 10 ürün listesinin üçüncü sırasındaki buzdolapları, dondurucular ve diğer soğutucu ve dondurucu cihazlar ve ısı pompaları kaleminde 2011 yılında 38 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken bu rakam 2012 yılında yüzde 53 artışla 58 milyon dolar seviyesine yükseldi. Listenin dördüncü sırasında yer alan; özellikle 84.25 ila 84.30 pozisyonlarındaki makine ve cihazlar ile birlikte kullanılmaya elverişli aksam ve parçalar kaleminde Türkiye’nin ABD’ye ihraç ettiği ürünlerin değeri 34 milyon dolar oldu. Beşinci sıradaki sıvılar için pompalar (ölçü tertibatı olsun olmasın) ve sıvı elevatörleri kaleminde ABD’ye ihraç edilen ürünlerin değeri 25 milyon dolar olarak kaydedildi. 2012 yılında Türkiye’nin ABD’ye yönelik makine ihracatında en fazla artış yüzde 106 ile sıvılar için pompalar (ölçü tertibatı olsun olmasın) ve sıvı elevatörleri ürün grubunda gerçekleşti.

İTHALAT YÜZDE 14 AZALDI
84. fasıl itibariyle 2012 yılında Türkiye’nin ABD’den en fazla ithal ettiği ürün grubu turbojetler, turbopropeller ve diğer gaz türbinleri oldu.Söz konusu ürün grubunda 2011 yılında 206 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirilirken bu rakam yüzde 27 azalarak 2012 yılında 151 milyon dolar seviyesine geriledi. Listenin ikinci sırasında yer alan buldozerler, greyderler, toprak tesviye makineleri, skreyperler, mekanik küreyiciler, ekskavatörler kaleminde 2012 yılında 97 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi. 2011 yılında söz konusu ürün grubundaki ithalatın tutarı 50 milyon dolardı. Türkiye’nin ABD’den makine ithalatında ilk 10 ürün listesinin üçüncü sırasında yer alan otomatik bilgi işlem makineleri bunlara ait birimler; manyetik veya optik okuyucular, verileri koda dönüştüren ve işleyen makineler ürün grubunda 2012 yılında 66 milyon dolarlık ithalat yapıldı. Listenin dördüncü sırasındaki; özellikle 84.25 ila 84.30 pozisyonlarındaki makine ve cihazlar ile birlikte kullanılmaya elverişli aksam ve parçalar kaleminde 2011 yılında 115 milyon dolarlık ürün ithal edilirken bu rakam 2012 yılında yüzde 54 azalarak 53 milyon dolar oldu. Beşinci sıradaki santrifüjler; sıvıların veya gazların filtre edilmesine veya arıtılmasına mahsus makine ve cihazlar ürün grubu ithalatı 2012 yılında 52 milyon dolar olarak kaydedildi. Türkiye’nin 2012 yılında ABD’den ithalatındaki en fazla artış yüzde 93 ile buldozerler, greyderler, toprak tesviye makineleri, skreyperler, mekanik küreyiciler, ekskavatörler kaleminde gerçekleşti.Türkiye’nin ABD’den makine ithalatı  2011 yılında 1,2 milyar dolarken bu rakam, 2012 yılında yüzde 14 azalarak 1 milyar dolar olarak kaydedildi. 



“İHRACATTA SIKINTI YAŞAMIYORUZ”
YAHYA HÜR YILDIZ
MVD İNAN DIŞ TİCARET MÜDÜRÜ

Yaklaşık 10 senedir ABD’ye makinelerimizi ihraç ediyoruz. 2010 yılından itibaren ise ABD’ye ihracatımızı artırma çalışmalarımıza hız verdik. Bugün itibariyle belirlediğimiz hedefler doğrultusunda önemli yol kat ettik. ABD’nin çeşitli şehirlerinde hidrolik abkant presler, hidrolik giyotin makaslar, panç presler gibi MVD İnan makinelerinin çalışıyor olması bence bu başarımızın en önemli göstergesi. İhracat işlemleri konusunda hiçbir sıkıntımız yok. Fakat takdir edersiniz ki büyük projeleri üstlenen firmalar makinelere çok çabuk ihtiyaç duyuyor. Bu bağlamda bazen ihracatlarımızdaki 45 günü bulan transit süre,alıcılar için sorun teşkil edebiliyor. Direkt servis hizmetiyle bu süre ne kadar aşağıya çekilse de, teslimatta belirli bir sürenin altına inilemiyor.Firma olarak kalitemizle ve sorunsuz hizmetimizle bu açığı kapattığımıza inanıyoruz.

“NAKLİYE BEDELLERİ YÜKSEK”
OSMAN SARIKAYA
DENER MAKİNA DIŞ TİCARET MÜDÜRÜ
Kayseri’de 1974 yılında kurulan firmamız bugün itibariyle, Kayseri Organize Sanayi Bölgesi ve Kayseri Serbest Bölgesi’ndeki 25 bin metrekarelik tesislerinde üretimine devam ediyor. ABD’ye 2007 yılından bu yana ihracatımız devam ediyor. CNC abkant pres, CNC ve NC hidrolik makas ve CNC plazma kesim makinaları ihracat kalemlerimiz arasında yer alıyor. ABD ile ihracatta karşılaşılan ana sıkıntılarda biri nakliye bedellerinin yüksek olması. Bunun haricinde sac işleme makinelerinin vergiden muaf tutulmasını öneren dosyanın ABD Senatosu’ndan geçmemesi, ithalatçılara fiyatlandırma konusunda sorunlar çıkarıyor. ABD’de düzenlenen dünyaca önemli FABTECH Makine Fuarı’na milli katılım organizasyonları düzenlenerek Türk üreticilerinin ABD pazarına girişinin hızlandırılabileceğini düşünüyorum.Ayrıca MIB USA’nın ABD’ye ihracata başlamamış firmalar tarafında daha etkin kullanımı ile bölgeye ihracatımızın artabileceğine inanıyorum.

“ABD’YE 15 YILDIR İHRACAT YAPIYORUZ”
MURAT BAYAZIT
BAYKAL MAKİNA MARKA YÖNETMENİ
Baykal Makine olarak, 70 bin metrekare alan üzerine kurulu üç ana fabrikamızda toplamda yıllık 3 bin adet makine üretim kapasitesine sahibiz.Ağırlıklı olarak inşaat, otomotiv, havacılık,ağır sanayi, endüstriyel makine,savunma sanayi ve gemi inşaatı sektörlerinde kullanılan makinelerimizi Kanada’dan Yeni Zelanda’ya kadar 110 ülkeye ihraç ediyoruz. Ürün gamımızda metal ve sac malzemelerin kesim, büküm ve kaynak işlerinde kullanılan; abkant presler, giyotin makaslar, punch makineleri, lazer
kesim sistemleri, plazma kesme makineleri ve su jeti kesme makineleri yer alıyor. Üretimimizin yüzde 87’sini ihraç ediyoruz. 15 yıldan bu yana ABD firmaları için çeşitli referanslara sahip makineler üretiyoruz. ABD’nin en büyük doğalgaz boru tesisatı üreticisinin fabrikasında kullanılan 6100 mm x 6000 ton abkant pres firmamız tarafından üretildi. ABD’ye ihracatta herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz.