Türkiye’nin en modern mesleki eğitim kurumlarından biri olan Erkunt Mesleki Eğitim Merkezi, Türk sanayisi için nitelikli eleman yetiştirmek amacıyla Mümin Erkunt’un çabalarıyla kuruldu. Mili Eğitim Bakanlığı bünyesinden faaliyetlerini sürdüren merkez, pek çok kurum ve kuruluşla ortak çalışmalar yürütüyor.

Almanya ve İsviçre’deki yapılara benzer, sanayiye ara eleman yetiştirecek bir okul açmak isteyen Mümin Erkunt’un çabalarıyla 1986 yılında kurulan merkez, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Erkunt Döküm Sanayi arasında 1995 yılında imzalanan protokol ile Erkunt Mesleki Eğitim Merkezi olarak projelendirildi. İki kat üzerine 4 bin 700 metrekare kullanım alanına sahip olan Erkunt Mesleki Eğitim Merkezinde; çeşitli idari odalar, kütüphane ve seminer salonları bulunuyor. Erkunt Eğitim Merkezinin yapısı ve faaliyetleriyle ilgili bilgi veren Müdür Yardımcısı Gürler Soylu sanayiyle yürütülen ortak projeleri aktardı. Merkezin kuruluş amaçlarını ve kurulduğu dönem yaşanan sıkıntıları paylaşan Erkunt Sanayi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Zeynep Erkunt Armağan ise merkezi, sanayide fark yaratacak beyinlerin yetişmesini sağlayacak okullar projesinin ilk adımı olarak nitelendiriyor.

Erkunt Mesleki Eğitim Merkezinin yapısı, tarihçesi ve çalışmalarıyla ilgilibilgi verir misiniz? 
Gürler Soylu: Merkezimiz 1986 yılında Sincan Endüstri Meslek Lisesi bünyesinde açıldı. 1989-1993 yılları arasında bağımsız olarak Sincan Küçük Sanayi Sitesinde baraka bir binada faaliyetlerine devam etti. 1993 yılındaki girişimler sonucunda, ASO tarafından 1. Organize Sanayi Bölgesinde Eğitim Merkezi yapılmak üzere sosyal hizmetler alanı içinde 11 bin 120 metrekarelik yer okul yapımı için tahsis edildi. Türkiye’nin önemli sanayi kuruluşlarından olan Erkunt Döküm tarafından yaptırılan binada faaliyetlerimize başladık. Eğitim Merkezi, MEB, ASO ve Erkunt Döküm Sanayi arasında 1995 yılında imzalanan protokol ile Erkunt Mesleki Eğitim Merkezi olarak projelendirildi. MEB bünyesinde çalışmalarını sürdürecek olan Eğitim Merkezi 1996 yılında 9’uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından hizmete açıldı. İki kat üzerine 4 bin 700 metrekare kullanım alanına sahip olan Eğitim Merkezinde; çeşitli idari odalar, kütüphane ve seminer salonları bulunuyor. Merkezimizde ASO, çeşitli sektörel dernekler ve üniversiteler ile işbirliği içinde birçok proje yapıldı. ASO ve çeşitli sanayi kuruluşlarının katkılarıyla otomasyon, otomotiv, ağaç işleri, metal işleri, tesviye, elektrik, elektronik meslek dallarındaki atölyelerimiz; ihtiyaç duyulan makine ve ekipmanlar ile donatıldı.


Erkunt Mesleki Eğitim Merkezinde hangi alanlarda eğitim veriliyor? Kurumun öncelikli hedefleri nelerdir?
Gürler Soylu: Erkunt Mesleki Eğitim Merkezi, Türkiye’nin en modern mesleki eğitim kurumlarından biridir. Merkezimizde halen 443 çırak öğrenci ve 170 Okul Sanayi Eğitim Programları (OSEP) öğrencisine eğitim veriliyor. Ayrıca 215 usta adayı kalfa öğrenci ile OSEP projesi kapsamında değişik alanlarda meslek edindirme, meslek geliştirme ve uyum kurslarına devam ediliyor. Türkiye’de ilk kez Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir Mesleki Eğitim Merkezinde ASO üyesi firmalarda çalışan mühendis ve üst düzey yöneticilere (ODTÜ Sürekli Eğitim Merkezi, Milli Prodüktivite Merkezi, KOSGEB, KalDer, KALDEM, Bureau Veritas, Unicon gibi) çeşitli eğitim danışmanlık kurumları işbirliğinde kişisel gelişim ve toplam kalite eğitimleri verildi. Merkezimiz bünyesinde MEB, ASO ve Ankara Üniversitesi işbirliğinde hazırlanan otomasyon sistemleri projesi, Devlet Planlama Teşkilatına sunularak 200 bin dolar hibe desteği aldı. Otomasyon Teknolojileri Eğitim ve Uygulama Merkezi olarak faaliyetlerine halen devam eden proje kapsamında “Hidrolik- Pnömatik, Elektro Hidrolik, Elektro Pnömatik, Oransal Hidrolik ve Pnömatik, Temel ve İleri Seviye PLC (Programlanabilir Mantık Denetleyiciler), PIC Programlama, Otomatik Kumanda, Endüstriyel Kontrol” eğitimleri veriliyor. Otomasyon Teknolojileri Eğitim ve Uygulama Merkezi, alanında uygulamalı eğitim veren Türkiye’nin sayılı merkezlerinden biridir. Merkezimiz faaliyetlerini MEB ve ASO işbirliğiyle 2002 yılından bu yana sürdürüyor. Sağladığımız uygulamalı eğitimlerle Türkiye sanayisine bu yönde önemli katkılar sunuyoruz. Bakım onarım teknisyenleri, teknikerler, mühendisler, teknik öğretmenler ve konu ile ilgili üniversite öğrencileri eğitimlerimize katılabiliyor. Firmalara özel eğitimler de veriyoruz. Türkiye’nin önde gelen sanayi kuruluşları ile MKE, ASELSAN, TAİ, EÜAŞ, BOTAŞ gibi işletmeler eğitim verilen kuruluşlar arasındadır. Çeşitli üniversitelerde görev yapan öğretim görevlileri de merkezimizden otomasyon eğitimi alıyor. Ayakkabıcılık meslek dalında, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı işbirliğinde yürütülen sayacılık kursları ile eğitime alınan ihtiyaç sahibi kursiyerlerden 320 bayan, 17 bay kursiyer, kalifiye eleman ihtiyacı olan sektör işletmelerinde istihdam edildi. GAMA Endüstri için hazırlanan proje ile1996 yılından itibaren yurt içi ve yurt dışı tesislerindeki eleman ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik boru montaj kaynakçılığı ile inşaat konstrüksiyon kaynakçılığı alanlarında düzenlenen eğitim programlarında başarılı olan ihtiyaç sahibi bin 200 kişinin aynı kuruluşun şantiyelerinde istihdam edilmesi  sağlandı. Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon Merkezi ile işbirliği yaparak terör gazisi subay, astsubay, er ve erbaşlara bilgisayar, Auto – Cad ve ayakkabıcılık konularında çeşitli kurslar düzenlendi. 1.Organize Sanayi Bölgesinde, faaliyetlerini sürdüren değişik firmaların taleplerine bağlı olarak çeşitli meslek dallarında işe yeni başlayacak elemanlara yönelik eğitim programları açıyoruz. Bu çerçevede teknik resim, resim okuma, montajcılık teknik resmi, CNC programlama ve kullanımı,
kaynakçılık, ağaç işleri, mobilya döşemeciliği, dökümcülük, sekreterlik ve muhasebe konularında mesleki eğitimler, verimlilik, iş güvenliği, çalışma ve iş ahlakı, maliyet hesaplaması gibi genel oryantasyon eğitimleri gerçekleştiriyoruz. Ayrıca Erkunt Mesleki Eğitim Merkezinde İMMB, TES, YOL İŞ, AGSD, ME -SİS, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri ile yapılan iş birliği protokolleri doğrultusunda eğitim programları planlı bir şekilde sürdürülüyor.

Okul Sanayi İşbirliği Eğitim Programları (OSEP) ne zaman hayata geçirildi? Bu programlarının sanayi kuruluşlarına katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Gürler Soylu: MEB ve ASO arasında 2006 yılında imzalanan protokol ile uygulamaya geçirilen OSEP (Okul Sanayi Eğitim Programları) projesiyle işletmelerin ihtiyacı olan nitelikli eleman sorununa sürekli ve kalıcı çözümler bulunması amaçlanıyor. 2006-2007 eğitim ve öğretim yılında elektroteknik alanında 19 öğrenci, metal teknik alanında 27 öğrenci, otomotiv alanında 12 öğrenci eğitim ve öğretime başladı. Bu öğrencilerden devamsızlık veya ailenin başka bir şehre taşınması nedeniyle eğitim öğretimden ayrılmak zorunda kalan sekiz öğrenci dışındakiler 2009 yılında kalfalık belgelerini alarak mezun oldu. Bu öğrencilerden bazıları yüksek öğrenim görmek üzere işletmesinden geçici bir süreyle ayrıldı. Yüksek öğrenim sürecinde eğitimleri, odamız ve sözleşme imzalayan işletmeler tarafından takip ediliyor. 2007-2008 eğitim öğretim yılında elektroteknik alanında ikisi kız öğrenci olmak üzere 26 öğrenci, metal teknik alanında 43 öğrenci, otomotiv alanında 11 öğrenci eğitim ve öğretime başladı. 13’ü çeşitli nedenlerle mezun olamazken diğerleri kalfalık bitirme sınavlarında başarı göstererek mezun oldu. 2008- 2009 eğitim öğretim yılında Modüler Eğitim Sistemine de geçilmesiyle birlikte elektrik elektronik teknolojisi alanında 14 öğrenci, makine teknolojileri alanında 24 öğrenci ve ahşap teknolojisi alanında 12 öğrenci eğitim ve öğretime başladı. Bu öğrenciler 2010-2011 eğitim ve öğretim yılı itibariyle halen OSEP projesi 3.sınıf (son sınıf) öğrencileri olarak eğitim ve öğretime devam ediyor. 2011-2012 eğitim öğretim yılında elektrik ve elektronik teknolojisi alanında 14 öğrenci, makine teknolojisi alanında 45 öğrenci, motorlu araçlar teknolojileri alanı iş makineleri dalında 15 öğrenci ve metal teknolojileri alanında 12 öğrenci eğitim ve öğretimi tamamladı. 2012-2013 eğitim öğretim yılında ise elektrik ve elektronik teknolojisi alanında 14 öğrenci, makine teknolojisi alanında 45 öğrenci, motorlu araçlar teknolojileri alanı iş makineleri dalında 12 öğrenci ve metal teknolojileri alanında 17 öğrenci eğitime başladı. 2013-2014 eğitim öğretim yılında MEB ve ASO arasındaki protokol bitmesine karşın, elektrik ve elektronik teknolojisi alanında 14 öğrenci, makine teknolojisi alanında 36 öğrenci, motorlu araçlar teknolojileri alanı iş makineleri dalında 15 öğrenci ve metal teknolojileri alanında 14 öğrenci eğitim görüyor. OSEP projesi, kendine güvenen, kendini doğru ifade edebilen, başarıyı hedef edinen bireylerin yetiştirilmesine öncülük ediyor. Öğrenciler teorik ve uygulamalı eğitimler yoluyla mesleği gerçek iş ortamında öğrenebiliyor. Eğitimleri başarıyla tamamlayanlara iş olanağı sağlayan proje, sanayi kuruluşlarının nitelikli iş gücüne duyduğu ihtiyacın karşılanmasını katkıda bulunuyor. OSEP projesi kapsamında eğitim faaliyetlerinde görev yapan öğretmen ve yönetici kadrosu, Almanya ve İngiltere’deki eğitim ve bilgilendirme programlarına katıldı. Yurt dışından gelen üst düzey öğretim elemanları tarafından yönetici ve öğretmenlerimize mesleki gelişim seminer programları uygulandı. 2010 yılı içinde MEB’e bağlı farklı genel müdürlüklerin talebi ile farklı illerden 540 meslek dersi öğretmenlerine Erkunt Mesleki Eğitim Merkezinde hizmet içi eğitim verildi. Türkiye’de ilk defa uygulanan beceri testlerinin hazırlığı aşamasında; hibe projeleri hazırlanarak, işbirliği yapılan okullarda görev yapan yönetici ve öğretmenler uygulamaları yerinde görmek ve eğitimini almak üzere Almanya’ya gönderildi. Alınan eğitimler sonunda 2006-2007 eğitim ve öğretim yılından itibaren ilk defa OSEP’e müracaat eden öğrenciler beceri testine alındı. Beceri testinin amacı, öğrencinin hangi alanda yeteneği olduğunu ve başarılı olabileceğini gözlemlemektir. Bu testten sonra başarılı olan öğrenciler, yapılan mülakat sonucu yeteneklerine uygun alanlarda faaliyet gösteren firmalarımızla eşleştirilip, okula kayıtları yapılmaktadır. Merkezi Finans ve İhale Birimi Aktif İstihdam Tedbirleri programları çerçevesinde hazırlanan proje ile Erkunt Mesleki Eğitim Merkezine ekipman desteği sağlandı.

Erkunt Mesleki Eğitim Merkezi gibi kurumlar Türk sanayisinde yaşanan ara eleman sorununa çözüm olabilir mi?
Gürler Soylu: Nitelikli ara eleman yetiştirmeye yönelik mesleki eğitim yapısı ancak kurumumuz türünde okulların yaygınlaştırılmasıyla mümkün olacaktır. Ancak OSB’lerde kurulacak bu tür okulların yönetiminin Milli Eğitim Bakanlığı yetkililerinden ziyade sanayici ve STK’lardan oluşması statükonun azaltılması ve etkin çözümler üretilmesi açısından çok önemlidir. 

Mümin Erkunt’un eğitim merkezini kurmaktaki amacı neydi? Ne gibi düşünceleri ve hayalleri vardı?
Zeynep Erkunt Armağan: Mümin Erkunt, dört yaşında babasını kaybetmiş, Kabataş Erkek Lisesini parasız yatılı olarak kazanınca doğup büyüdüğü Konya’dan 15 yaşında çıkmış ve İkinci Dünya Savaşı yıllarında, Almanya Dresden Üniversitesinde devlet bursu ile okuma cesaretini gösterebilmiş, azmi ve cesaretiyle herkesin takdirini kazanmış vizyoner bir insandı. Tahsil hayatını bizlere anlatırken savaş yıllarında okumak için çok sıkıntılarla baş etmek zorunda kaldığını, ekmeğin karneye bağlandığı o yıllarda, 23 yaşında, 45 kiloya kadar düşünce zaman zaman açlıktan bayıldığını dinlerdik. Ama o bütün bu sıkıntılara rağmen yılmayarak ve Türk öğrenciler savaş nedeniyle Almanya’dan sınır dışı edilene kadar ısrarla tahsiline devam etti. Eğitimini tamamlamak için gittiği İsviçre’de önemli projelere imza attıktan sonra, o günkü işvereninin kalması yönündeki ısrarına ve Türkiye’nin bir mühendise sunabileceği şartların olumsuzluklar ile dolu olmasına rağmen ülkesine dönerek mecburi hizmetini yerine getirdi. Gençlerde eğitim konusundaki azmini göremediği zaman üzülürdü. Türkiye’de eğitime gereken önemin verilmediğini, son derece basmakalıp sistemlerle eğitim verildiğini düşünürdü. Dolayısıyla aklında hep eğitim için bir şeyler yapmak vardı. Hem mesleki, hem de kişisel olarak kendini iyi eğitmiş bireylerin önemli farklar yaratabileceğine inanıyordu. Sanayide fark yaratacak bireyler yetişmesi için Almanya ve İsviçre’de gördüğü lise sonrası ara eğitim sistemini Türkiye’ye getirerek, üniversite tahsilini zorunluluk olmaktan çıkaracak bir alternatif meslek edindirme okulu kurmayı hayal etmişti. Türkiye’de işverenlerin personel sıkıntısı çekmeyi kabullenmek yerine bu tür okullar kurarak insan yetiştirmesi gerektiğini ve bunun ülkeye de büyük katkısı olacağını her fırsatta büyük bir heyecanla dile getirirdi. Özetle Mümin Erkunt, Türkiye’nin ancak iyi eğitilmiş insan gücü ile gelişeceğine inanır, onun için eğitimin üzerinde çok dururdu. Eğitim merkezi kurma amacı da, Almanya ve İsviçre’de gördüğü üniversiteye alternatif, meslek sahibi gençler yetiştirecek bir okul açmak, sanayiye ara eleman yetiştirebilmekti. Türk gençlerinin sürekli üniversite eğitimine yöneltilmesine karşı çıkıyordu. Dünyada çok farklı uygulamaların olduğunu, farklı sistemlerin uygulandığını düşünüyordu. Çocuğu sıfırdan alarak geleceğin ustaları, ustabaşlarını yetiştirecek bir okul kurulabileceğine inanıyordu. Bugün adı Erkunt Mesleki Eğitim Merkezi olan bu okul, Erkunt Çıraklık Eğitim Merkezi olarak kuruldu. O yıllardan hatırladığım en büyük hayali, Türkiye’de bu işin devamının geleceğine, pek çok işverenin “nitelikli ara eleman yok” diye yakınacağına bu yolu seçeceğine inanmış olmasıydı. Ankara Sanayi Odasındaki çalışma arkadaşlarına bu projeyi heyecanla anlattığını ve onların da gerek yalnız, gerekse bir araya gelerek bu gibi okullar kurmalarının Türkiye’ye ne büyük katkısının olacağını yorulmadan anlattığını hatırlıyorum.

Erkunt Mesleki Eğitim Merkezi’nin kuruluşunda Mümin Erkunt ne tür zorluklarla karşılaştı? O dönemlere ait sizinle paylaştığı anılar var mıdır?
Zeynep Erkunt Armağan: Öncülük ettiği bu yeni eğitim fikrinin o yıllarda destek bulamadığını ve bunun da babamı çok üzdüğünü biliyorum. Eğer vaktiyle anlaşılmış olsaydı, bugün Türkiye çapında pek çok Erkunt Mesleki Eğitim Merkezini hayata geçirmiş olabilirdik. Çırak-usta zincirine el atmış olması pek çok kişinin, alıştıkları bir sistemin daha iyisiyle revize edilecek olmasına rağmen yeni bir şeye direnç göstermesine ve birinin bir diğerinin itirazından aldığı cesaretle babamın anlattığı bu sisteme çok düşünmeden itiraz etmesine sebep olmuştu. Buna rağmen Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri başta olmak üzere birçok kişiyi uzun ve zorlu süreçler sonunda ikna etmeyi başaran babamın bu süreçte çok defa “Bu zihniyetle çok zor gelişiriz, Türkiye’ye yazık oluyor!” dediğini hatırlıyorum. Oysaki hem üniversitelerin kapısında uzun kuyruklar oluşturan, hem de bu üniversitelere giremeyen gençlerimizden oluşan büyük bir mutsuz kitle; elinde hiçbir uzmanlığı ve iş pratiği olmadan hayata atılmaya çalışıyor ve bu sistem sadece gençlerimize değil, ülkemize de zarar veriyor. Babamın, yine birçok zorluğa göğüs gererek hayata geçirdiği bu sistem de işte tam bu noktada üniversite eğitimi almayan gençlere meslek sahibi olmalarında yardımcı olan ve sanayide fark yaratacak beyinlerin yetişmesini sağlayacak bir okullar zinciri projesiydi. Belirttiğim gibi bu projenin yurt dışında pek çok örneği bulunmasına rağmen, yeterince anlaşılamamış ve desteklenmemiş olmasından ötürü babamın fazlasıyla üzdüğünü biliyorum.