Vizyonunu “10 yılda 10 dünya markası yaratmak” olarak belirleyen Turquality ile dünyada “Türk Malı” imajının ve Türkiye’nin ticari itibarının güçlendirilmesi amaçlanıyor.

Günümüzde gittikçe ağırlaşan rekabet koşulları ve değişen tüketim kalıpları uluslararası arenada yer almak isteyen şirketleri güçlü markalar yaratmaya teşvik ediyor. Tekstil ve hazır giyim, otomotiv, elektronik, gıda gibi rekabetçi sektörlerimiz açısından ihracatta markalaşmanın önemi gün geçtikçe  daha da artıyor. Turquality Türkiye’nin rekabet avantajını elinde bulundurduğu ve markalaşma potansiyeli olan ürün gruplarına sahip firmaların; üretimlerinden pazarlamalarına, satışlarından satış sonrası hizmetlere kadar bütün süreçleri kapsayacak şekilde yönetsel bilgi birikimi, kurumsallaşma ve gelişimlerini sağlamak suretiyle uluslararası pazarlarda kendi markalarıyla global bir oyuncu olabilmeleri amacıyla oluşturulmuş destek platformudur. Vizyonunu “10 yılda 10 dünya markası  yaratmak” olarak belirleyen Turquality, potansiyeli olan firmaları belirleyerek bu firmalara oluşturulan “destek platformu” çerçevesinde katkı sağlamayı hedefliyor. Turquality’nin misyonunu ise, güçlü Türk markaları yaratarak “Türk Malı” imajını ve Türkiye’nin itibarını güçlendirmek oluşturuyor. Turquality Programı 23 Kasım 2004 tarihinde ortaya konan yapıya paralel bir şekilde gelişip, stratejik bir değişim sürecinden geçerek bulunduğu noktaya ulaştı. Turquality bugün; firmaları kurumsal, finansal ve operasyonel anlamda destekleyen bir markalaşma destek platformu olarak konumlandırılıyor. Uygulamaya konulduğu 23 Kasım 2004 tarihine kadar, projenin alt yapısının oluşturulmasına yönelik olarak çeşitli çalışmalar gerçekleştirildi. Bu aşamada projenin hukuki alt yapısı hazırlandı. Projeyle ilgili teknik çalışmaları yürütmek üzere Ekonomi Bakanlığı, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birlikleri ile özel sektör temsilcilerinden oluşan Turquality Çalışma Grubu ile Turquality Sekretaryası oluşturuldu. Turquality Çalışma Grubu tarafından proje kapsamında izlenecek strateji belirlendi. Oluşturulan strateji doğrultusunda, tekstil ve hazır giyim alanı programın pilot sektörü olarak belirlendi. Turquality Sertifikası verilecek markaların seçilmesi ve bu markaların sağlanabilmesi amacıyla uluslararası bir şirketten danışmanlık hizmeti alınması kararlaştırıldı. Bu kapsamda Werner International Danışmanlık Firması ile işbirliğine gidildi. Turquality kapsamında olan 15 firmanın inceleme çalışmaları üretim ve pazarlama olmak üzere iki kısımda gerçekleştirildi ve kıyaslama (Benchmarking) çalışması tamamlandı.

MARKALAŞMA YOL HARİTASI
Turquality projesinin “Uluslararası Tanıtım, Pazarlama ve Markalaşma Stratejisi”nin geliştirilmesi ve proje çerçevesinde gerçekleştirilen faaliyetlerin gözden geçirilmesi amacıyla 30 Haziran-1 Temmuz 2005 tarihlerinde Stratejik Planlama toplantısı yapıldı. Toplantıya “Konumlandırma” (Positioning) olarak tanımlanan pazarlama yaklaşımının geliştirilmesinde önemli rol alan ve pazarlama konusunda yaratıcı fikirler geliştiren Jack Trout, Werner International firmasından Gian Mario Borney, Jan Urlings ve uluslararası markalaşma ve pazarlama uzmanları Armando Branchini, Carlo Giordanetti ile Turquality Çalışma Grubu Üyeleri’nden oluşan Yönlendirme Komitesi katıldı. Stratejik Planlama toplantısına katılan ekip, ikinci toplantısını ise 28-29 Temmuz 2005 tarihleri arasında gerçekleştirdi. Bu çalışmalar sonucunda Turquality Programı’nın uygulaması için “Turquality Stratejik Planı” ve “Markalaşma Yol Haritası” dokümanı oluşturuldu.

PROGRAMIN KAPSAMI GENİŞLETİLDİ
Yapılan Stratejik Planlama çalışması doğrultusunda, Turquality Programı kapsamına alınması planlanan firma sayısının artırılarak, programın pilot sektörleri olarak seçilen tekstil ve hazır giyim ile beraber diğer sektörlerin de programa dahil edilmesi kararlaştırıldı. Bu sektörleri ise; hızlı tüketim ürünleri, dayanıklı tüketim ürünleri, kuyum/mücevherat, otomotiv, endüstriyel makine sektörlerini oluşturuyor. İlk aşamada Marka Destek Programı kapsamında bulunan firmalar, Turquality kapsamına dahil olmak amacıyla başvurdular. Programa dahil edilecek belirlenmesi ve bir metodoloji oluşturularak bu metodoloji doğrultusunda firmaların ön incelemeden geçirilmesi amacıyla global bir şirketten danışmanlık hizmeti alınması kararlaştırıldı. Bu metodolojinin oluşturulması ve firmaların ziyaret edilerek ön inceleme çalışmasının gerçekleştirilmesi için Deloitte Danışmanlık, programın yönetim danışmanı olarak seçildi. Deloitte, Turquality kapsamına alınmak üzere başvuran Marka Destek Programı kapsamındaki firmaları ziyaret ederek firmalarda ön inceleme çalışmasını gerçekleştirdi. Ön inceleme çalışmasında firmalar üç ana bölümde, 10 farklı performans alanı bazında incelendi. Deloitte, ön inceleme çalışmasına ilişkin raporunu Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğüne iletti. Müsteşarlık bu raporlar üzerinden Turquality Çalışma Grubunun oluşturmuş olduğu kriterler doğrultusunda firmaların hangi destek programına hak kazandığına ilişkin nihai kararı verdi.


“BÜROKRATİK ENGELLER AZALTILMALI”
ZEYNEP ERKUNT ARMAĞAN
ERKUNT TRAKTÖR
GENEL MÜDÜRÜ
Sektöründe birçok ilke imza atan firmamız, ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti ve Şikayet Yönetim Belgesine sahip ilk ve tek traktör markasıdır. Türkiye’de 165 satış ve 320 satış sonrası hizmet noktası ile yurt dışında üç kıtaya yayılan bayi ağımızla müşterilerimize sadece traktörlerimizi değil, tüm hizmetlerimizi ulaştırıyoruz. Traktör gibi bitmiş bir ürünün yanı sıra, dünyadaki çeşitli traktör firmaları için farklı ebatlarda hidrolik kaldırıcı parçalar da üretiyoruz. Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu arasında yer almasının yanı sıra, Türkiye’nin en hızlı büyüyen ilk 100 şirketinden biri olan Erkunt Traktör; Ar-Ge çalışmalarına en fazla kaynak ayıran ilk 100 firmadan biridir. Dünyada ise 85 traktör üreticisi arasında 56’ncı sıradayız. Erkunt Traktör, ihracat markası ArmaTrac ile Turquality programına 2013 yılında dahil oldu. İhracatımız ise 2007 yılında başladı. 2007 yılından bu yana 11 ülkedeki işletmelere distribütörlük ya da bayilik verdik. Ancak ihracatın belli bir düzene oturması ve istenen tempoya çıkması için çok zorlu süreçlerden geçmek gerekiyor. Türkiye’den ilk kez bir traktör markası çıkmak ve bu markayı 170 yıllık markalarla rekabet ederek dünya pazarlarına sunmak kolay bir iş değil. Büyük tanıtım faaliyetleri ve görünürlüğü artırmak adına önemli fuara katılmanın çalışmalarımıza destek olacağını düşündüğümüz için, Turquality Markalaşma Programına katıldık. Kurumsal yönetim ilkelerini benimsemiş ve kalite sistemlerini 2006 yılından bu yana uygulamakta olan bir firmayız. Turquality için yapılması gereken stratejik planlar ve iyileştirme çalışmaları da bizi bulunduğumuz yerden bir adım daha ileriye taşıdı. Bu bakımdan önemli katkılarının olduğunu düşünüyorum. Ancak Turquality, maddi katkısı gecikmeli yansıyan bir sistemdir. Aşılması geren çok fazla bürokratik engel olduğunu düşünüyoruz. Çok tekrar eden kontroller ve birbirini teyit etmekten öte, kargaşalığa yol açan belge talepleriyle karşılaştık. Turquality kapsamındaki firmaların doğru belgeyi doğru zamanda vermesi ne kadar önemliyse, kontrolü yapan kurumların da firmaların ciddiyetinden ve dürüstlüğünden şüphe etmeden çalışması gerekiyor. Turquality otomotiv sektörünün ihtiyaçlarını kapsamıyor. Yani otomotiv şirketlerinin ihracatı artırmaları için yapmaları gereken uygulamaların çoğu, ne yazık ki kapsam dışı. Mesela tekstil sektörünün kendini en rahat duyuracağı defile kapsam içinde ve rahatlıkla desteklenirken, otomotiv sektörünün defilesi sayılabilecek “Road Show”, ne yazık ki kapsam içine alınmıyor. Otomotiv grubu olarak, bayi olmadan başka bir ülkede satış yapamayan bir sistem içindeyiz ve eğer fuarlarda bayilerimizin de adı görülürse Turquality desteğinden yararlandırılmıyoruz. Çünkü onların da reklamını yaptığımız düşünülüyor. Fakat bayii ön çıkarmadan satış yapmak mümkün değildir. Ama sistemi değiştirmek ve otomotive uydurmak için de ne yazık ki bir çaba gösteren yok. Henüz istenilen düzeyde olmasa da önem verilir sektör ihtiyaçlarına adapte edilirse, zamanla sağladığı katkının artacağını düşünüyorum.

“İSPANYA VE RUSYA’DA OFİS AÇTIK”
HALUK DİNGİLOĞLU
HİDROMEK TURQUALİTY PROJE MÜDÜRÜ
“Firmamız; kazıcı, yükleyici ve hidrolik ekskavatör ürün gamındaki makineleri kendi markası altında Ankara ve İzmir’deki tesislerinde üretiyor. Türkiye’nin iş makineleri sektöründe lider konumda olan Hidromek, ürünlerini 100’den fazla bayi dağıtım kanalı ile 5 kıtada 50’den fazla ülkeye ihraç ediyor. Yurt dışı operasyonlarına destek olarak İspanya ve Rusya’da firmamıza ait satış ile satış sonrası hizmet merkezimiz bulunuyor. Hidromek bin 400 çalışanı ile 2012 yılında 342 milyon dolarlık ciroya ulaştı. Türkiye de ilk 500 sanayi kuruluşu arasında 115. sırada bulunan Hidromek, dünyadaki en büyük 50 iş makinesi üreticisinden biridir. Hidromek bu prestijli listeye girmeyi başaran ilk ve tek Türk firmasıdır. Firmamız Turquality Programına 2006 yılında dahil oldu. Hidromek’in Turquality Programına katılmasındaki temel etken, dünya markası olma vizyonudur. Programa katılım ile birlikte pazar çeşitliliğimiz yüzde 39,5 oranında artış gösterdi. Bunun yanı sıra program mevcut pazarlarda büyümemizi olumlu etkiledi. İspanya’da açılan Hidromek West Ofisimizle İspanya’daki bayi kanalı genişletilerek 26 bayiye ulaşıldı. Bunun yanı sıra Fransa ve Portekiz pazarlarındaki bayi kanalı da Hidromek West Ofisi aracılığıyla genişletildi. Firmamız 2012 yılında Rusya’da ofis kurarak Rusya’daki bayi ağını da büyüttü. Program dahilinde şu ana kadar sadece İspanya ve Rusya’da ofis açtık ancak orta vadede İran, Polonya ve Fransa’da da ofislerimiz olacak. Türkiye 2023 yılı ihracat vizyonunda 100 milyar dolarlık makine satışına ulaşmak istiyor. İş makineleri sektörünün ise bu ihracat hedefinden alacağı payın yüzde 10-15 arasında olacağı tahmin ediliyor. 2023 yılında Türk iş makineleri sektör ihracatı 10 milyar dolara ulaştığı takdirde Hidromek olarak pazardan yüzde 10 pay alacağımızı düşünüyoruz.”

“İHRACATIMIZIN ARTMASINA KATKI SAĞLIYOR”
CENK BAYKARA
SANKO MAKİNA U. SATIŞ PAZARLAMA YÖNETİCİSİ
“Sanko İş ve Tarım Makinaları Sanayi, Sanko Holding bünyesinde çalışmalarını sürdüren, ürettiği iş makinelerinin yurt içi ve yurt dışında satış ile pazarlama faaliyetlerini üstlenen bir şirketidir. Turquality Programına 2010 yılında onay alarak katıldık. Firmamızı bir dünya markası yapmak ve çalışmalarımızda bilimsel yöntemleri kullanmak adına programa dahil olduk. Programın, yurt dışında şirketleşmek ve ihracatlarımızı artırabilmek noktasında şu ana kadar firmamıza katkı sağladığını düşünüyorum. İhracatımız her geçen yıl artıyor. Turquality çalışmalarında, sektörel talep ve ihtiyaçların daha verimli cevap verilebilmesi için sektör özelinde ihtiyaçları daha iyi analiz edebilecek çalışmaların yapılması gerekiyor.”