Makine İhracatçıları Birliğinin (MAİB) ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda Türk Eximbank yöneticileri, makine üreticileriyle İstanbul’da bir araya geldi. Marka satın alımlarına yönelik kredi destekleriyle ilgili de bilgi veren Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan, “Türk Eximbank olarak öncelikli hedeflerimizden biri, firmalarımızın yurt dışı marka satın alımlarını desteklemektir.” dedi.

Makine İhracatçıları Birliği, makine sektöründen profesyonellerle Türk Eximbank’ın üst düzey yöneticilerini 13 Şubat’ta İstanbul Çırağan Sarayı’nda düzenlenen toplantıda bir araya getirdi. MAİB ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve makine sektöründe faaliyet gösteren 30’a yakın firma yöneticisinin davetli olduğu etkinliğe; MAİB Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serol Acarkan, Yönetim Kurulu Üyeleri Hasan Büyüdede, Hüseyin Durmaz, Ali Eren, Sevda Kayhan Yılmaz, Ferdi Murat Gül, Tamer Güven ve Türk Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan ile kredilerden sorumlu iki genel müdür yardımcısı katıldı. Genel olarak Türk makine üretiminin ve ihracatının finansmanı ile ilgili konuların masaya yatırıldığı toplantıda üreticiler, sorunlarını ve Türk Eximbank’tan beklentilerini aktarma fırsatı buldu. Türk makine ihracatının hedeflenen noktaya taşınması için izlenmesi gereken yol konusunda fikir alışverişinde bulunulan etkinlikte, Türk Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan ihracatçıyı destekleme yönünde sundukları yeni kredi olanaklarıyla ilgili bilgi verdi.

“Mevcut ekonomik modelin değişmesi konusunda hemfikiriz”

Toplantıda davetliler ile sektördeki son gelişmeleri paylaşan MAİB Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, Ekonomi Bakanlığı yetkilileriyle sık sık bir araya geldik - lerini hatırlatarak, Türkiye ihracatının mevcut ekonomi modeliyle 200 milyar dolara dahi ulaşmasının mümkün görünmediği konusunda hemfikir olduklarını aktardı. Türkiye açısından stratejik bir alan olarak nitelendirilen makine sektörüne özel olduğunu hissettirecek somut adımların atılamadığına değinen Adnan Dalgakıran, sektörün gerek teşvik gerekse de finansal destek açısından diğer sektörlerden hiçbir farkı olmadığının altını çizdi. Eximbank’ın son dönemde en verimli çalışan kamu kurumlarının başında geldiğini ifade eden Adnan Dalgakıran,”Sektörümüzün ihracatının artması için ellerinden gelen gayreti gösteriyor, imkanlarını zorluyor. Diğer sektörlerden farklı şekilde desteklenmemiz gerektiğinin bilincindeler. Makine ihracatçıları için devlete bağlı farklı kurum - larında bu anlayışı benimsemesi gerekiyor” dedi. Adnan Dalgakıran sözlerini şöyle sürdürdü: “Sorunlarımızın çözüme yönelik ortak hareket etmeyi öğrenmeliyiz. Devlet bürokrasisini daha hızlı işletmemiz gerekiyor. Hedeflere ulaşma doğrultusunda alınan kararları daha kısa sürede uygulamaya geçirmeliyiz. Gerek Ekonomi, gerekse de Bilim, Sanayi ve Teknoloji hatta Maliye Bakanlığı ile çalışmalar yapmalıyız. Eximbank’ın sınırlarını mevcut yasalar belirlese de bazı noktalarda makine ihracatçılarına pozitif ayrımcılık yapabilmelidir. Çünkü makine sektörü ihracat hedeflerini yakalayamazsa ülkemizin de 500 milyar dolara ulaşması mümkün değildir.”

“İhracat ve yatırım desteklerimiz artacak”

İhracatçılardan gelen önerileri dikkate alarak, karşılıklı diyalog halinde sektörel desteklerini büyük oranda artırdıklarını belirten Türk Eximbank Genel Müdürü Hayrettin Kaplan ise 2010 yılında 8,5 milyar dolar seviyesindeki Eximbank’ın ihracat desteklerini 2013 sonu itibariyle 28 milyar dolara çıkardıklarını söyledi. “Türkiye’nin genel ihracatına yönelik destek oranımız yüzde 7’lerden yüzde 18’lere yükseldi. Son üç yıl içinde desteğimizi üç kat artırdık. 2010 yılında ihracatçılara yönelik sunduğumuz 4 milyar dolarlık kredi tutarını 2013 yılında 20 milyar dolara çıkardık” diyen Hayrettin Kaplan, özellikle reeskont kredilerinde ciddi bir artış sağladıklarını aktardı. İhracatçılar için en uygun kaynak olarak nitelendirilen reeskont kredilerinin 2010 yılında 1 milyar dolar olan tutarını 15 milyar dolara yükselten Eximbank, krediler dışında da ülke ihracatını artıracak çalışmalar yapıyor. Sigorta konusunda önemli adımlar attıklarını ifade eden Hayrettin Kaplan, yurt içi kısa vadeli sigorta konusunda geç limit veren banka yapılarında düzenlemeye gittiklerini söyledi. “Süreci hızlandırmaya çalıştık. Yeni dönemde ihracatçılarımız hazırladığımız web sayfası üzerinden başvuruda bulunabilecek. Uzun yıllardır kısa vadeli sigorta yapan yapımızı değiştirdik. Artık orta ve uzun vadeli sigortalar da yapabiliyoruz. Türkiye’nin ihracat yapısı değiştikçe orta ve uzun vadeli sigortanın önemi artacaktır” diyen Hayrettin Kaplan, Almanya, Japonya, Güney Kore gibi ülkelerde orta ve uzun vadeli sigortaların ciddi bir pay aldığını aktardı. Bu zamana kadar ülke kredilerinin sadece devlet garantisi ile verildiğine dikkat çeken Hayrettin Kaplan, son 10 yıldır ise dünyadaki eğilimin değişmeye başladığını, artık kredi kuruluşlarının devlet garantisinden ziyade banka ve orta ile uzun vadeli sigortalama yönünde önemli yol kat ettiğini iletti. “Türk Eximbank olarak banka garantisiyle ticaretin orta ve uzun vadeli finansmanına odaklanan bir yol izlemeye başladık” diyen Hayrettin Kaplan, Poliçe İskontosu Programı ile ilgili davetlileri bilgilendirdi: “Gelişmiş ülkelerdekine benzer şekilde sigortaya dayalı kredilendirme tarzında yeni ürünler geliştirdik. Poliçe İskontosu Programı olarak isimlendirdiğimiz çalışmayı hazırlarken Norveç ‘teki benzer uygulamadan esinlendik. Bu program ile ihracatçımızın alıcısına yedi yıla kadar kredi açıyoruz. Normal sigortadan farklı olarak alıcı ödeme güçlüğü yaşadığında borcun tahsil edilmesi poliçe iskontosu ile çok daha kolay sonuçlandırılabiliyor.”

 

“2013 yılında 1 milyar dolar yatırım kredisi kullandırdık”

Makine ihracatçılarıyla çok kez bir araya gelmelerine karşın başarılı çalışmalara imza atamadıklarını aktaran Hayrettin Kaplan, fakat başarılı olacak bir model geliştirme konusunda çalışmalarını kesintisiz sürdürdüklerini söyledi. Deneme yanılma yoluyla amaçladıkları noktaya ulaşmaya çalıştıklarını belirten Hayrettin Kaplan, özellikle Poliçe İskontosu Programından oldukça umutlu olduklarının altını çizdi. Hayrettin Kaplan sözlerini şöyle sürdürdü: “Programı kullandıkça aksaklarını daha iyi görme şansı elde edeceğiz. Böylece gerekli düzenlemeleri yapmak daha da kolaylaşacak. Program sayesinde teminat mektubu olmaksızın ihracatçılarımıza kredi sağlıyoruz. İhracatçıyı çok cazip fon maliyetiyle iskonto yapıyoruz. İhracatçılarımızla 2013 yılı içinde geçekleştirdiğimiz görüşmelerde Eximbank’tan yatırım kredisi talepleri aldık. Çalışmalarımız neticesinde 2013 yılı içinde 1 milyar dolara yaklaşan yatırım kredisi kullandırdık. Özellikle küçük parçalar halinde sunduğumuz için çok sayıda orta ölçekli firma bu kredi desteğimizden faydalandı. Yeni dönemde de bu yatırım kredisi uygulamalarımıza devam edeceğiz. Makine ihracatçılarımızla yaptığımız görüşmelerde yurt içine satılan makinelerin finansmanı konusu da gündeme getirildi. Eğer satın alan yatırımcıların ihracatı varsa finansal desteklerimizden faydalanabilirler. Merkez Bankası ile gerek sektör temsilcilerinin gerekse de bizlerin yaptığı görüşmeler neticesinde de reeskont kredilerinde vade süresi dört aydan sekiz aya çıkarıldı. Özellikle makine üreticileri için uzun vadeli reeskont kredilerinin artırılmasının ihracata çok önemli destek sağlayacağını düşünüyorum. Rekabet gücü konusundaki çalışmamızda Türkiye’nin 5-10 yıllık dönem içinde otomotiv, tekstil ve demir-çelik sektörlerindeki firmaların katma değeri daha yüksek üretimlere odaklandığını gözlemledik. Fakat makine üretiminde benzer bir durum yaşanmıyor. Hala ciddi anlamda bir ithalat söz konusu. Türkiye’nin makine üretiminde kendini geliştirmeden cari açık sorununu çözmesi de mümkün görünmüyor. Türk Eximbank olarak dünyadaki mevcut yapıya uygun olarak ürünlerimizi şekillendirdik. Artık spesifik olarak sizlere daha fazla nasıl destek olabiliriz konusunda çalışmalar yapmamız gerekiyor.”

Marka satın alımlarında 10 yıllık kredi desteği

Marka satın almalarına yönelik kredi destekleriyle ilgili de bilgi veren Hayrettin Kaplan, “Türk Eximbank olarak öncelikli hedeflerimizden biri, Türk markalarının geliştirilmesidir. Bu doğrultuda firmalarımızın yurt dışı marka satın almalarını destekliyoruz” dedi. Sektör açısından dünya ölçeğinde önemli bir saygınlığa sahip olmasına karşın kapanmak üzere olan yurt dışı firmaların satın alınmasına yönelik bankaya gelen talepleri, üç yılı ödemesiz 10 yıla kadar kredi olanağı sunarak desteklediklerini belirten Hayrettin Kaplan, “Sunduğumuz bu krediler faiz oranı açısından diğer programlarla karşılaştırıldığında en imtiyazlı olanıdır. Marka kredilerinde Genel Müdür yetkisi 10 milyon euro’ya kadar olsa da yönetim kurulu kararı ile bu limitler daha yukarılara rahatlıkla çıkarılabilmektedir. Marka kredileri açısından makine sektörüne öncelik vermeye hazırız. Yeter ki bankamızdan talepte bulunulsun” şeklinde konuştu.