Mekaturn modeli CNC tezgahının prototipini, TÜ BİTAK ’tan Ar-Ge desteği alarak tamamladıklarını ifade eden Mekay Makina Firma Yöneticisi Burak Küçükay, yeni model CNC torna tezgahı üretimi konusunda da çalışmalarının sürdüğü bilgisini verdi. Küçükay, “Markanın en önemli değer olduğunun bilincindeyiz ve tüm bilgi, birikim ve enerjimizi Mekay’ın sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada bilinen bir marka olması için harcıyoruz” dedi.

Mehmet Ali Küçükay tarafından 1965 yılında o zamanlar Türkiye’nin tek sanayi merkezi olan Karaköy Perşembe Pazarı’nda kurulan Mekay Makina, ürettiği ilk mekanik revolver torna tezgahını yine aynı yıl piyasaya sürdü. Firmanın kurulduğu o yılları, Türkiye’nin sanayide neredeyse hiçbir varlık gösteremediği ve ekonominin tamamen dışa kapalı olduğu, imkansızlıklar arasında bir var olma mücadelesi olarak tanımlayan firmanın üçüncü kuşak yöneticilerinden Burak Küçükay, “80’li yılların başında büyük bir değişim ve gelişim gösteren Türkiye’de, firmamız, İrfan Küçükay ve Gökhan Küçükay’ın emekleriyle hızlı bir büyüme trendi yakaladı. 1985 yılının yaz aylarında, yeni kurulan İmes Sanayi Sitesine taşınmamızla birlikte daha yüksek kapasite üretmeye başladık. Teknolojik gelişmelere ayak uydurmak ve dünya pazarına açılmak için CNC torna tezgahı üretimi yapma kararı almamızdan bugüne dek çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. 50 yıla yakın makine imalat tecrübesi olan Mekay Makina, İrfan Küçükay’ın da kurucuları arasında yer aldığı, Dilovası’ndaki İmes Organize Sanayi Bölgesinde 3 bin metrekarelik fabrika binasının da inşaatını tamamlayarak 2014 yılı içinde üretimine bu yeni fabrikada devam etmeyi planlıyor” dedi.

Mekay Makina şirket yapılanması hakkında bilgi verir misiniz?

Firmamız tasarım-üretim, satış, satın alma ve servis departmanlarından oluşuyor. Kurumsallaşma çalışmalarına devam eden firmamızın bugün itibariyle üretimde standardizasyonu sağladığını, kalite kontrol sistemini oturttuğunu ve servis konusunda kusursuz hizmet verdiğini rahatlıkla ifade edebilirim.

Üretiminizi nerede ve nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

İmes Sanayi Sitesindeki fabrikamızda devam eden üretim faaliyetimiz; talaşlı imalat, elektrik, montaj ve kalite kontrol olmak üzere dört bölümden oluşur. İşlenen hammaddeler ölçüm ve kontrolleri yapıldıktan sonra parça depomuzda toplanır, montaj hattına giren makine gövdelerinin üzerine, tüm parçalar monte edildikten sonra her bir makinenin kalibrasyonu yapılır ve mekanik hassasiyet kontrol edilir. Daha sonra kabin giydirmesi ve elektrik montajı tamamlanan makineler devreye alınır. Son olarak test prosedürlerimiz uygulanır ve kalite kontrolden geçen makineler ambalajlanarak son kullanıcılara teslim edilir.

Ürün çeşitleriniz ve bunların özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

Mekamat ve Mekaturn serisi adıyla iki modelde CNC torna tezgahı üretimi gerçekleştiriyoruz. Ayrıca prototip olarak ürettiğimiz T-800 modelimizin seri üretimi için de çalışmalarımız devam ediyor. Pazarda ağırlıklı olarak talep gören Mekamat serisi Mekamat-5 ve Mekamat-6 model tezgahlarımız gang tipi CNC otomat torna tezgahlarıdır. Ayrıca Y ve C eksenli 4 eksen modeli ve Y eksensiz 2 eksenli modellerimiz de mevcut. 4 eksenli modellerde Y eksen üzerinde standart olarak hem eksenel hem radyal 8 adet canlı takım mevcut. Mekaturn serisi ise çift kanallı yani iç ve dış çapı aynı anda işleyebilen makinelerdir. Eksenel ve radyal canlı takımlara sahip 5 eksenli modelimiz ve taretli canlı takımsız 4 eksenli modelde de üretim gerçekleştiriyoruz. Çoğunlukla aksesuar, otomotiv, beyaz eşya, kontrol elemanları, medikal gibi sektörlerde seri parça imalatında kullanılan bu makineler hızlı, otomatik ve hassas makinelerdir. Talaşlı imalat sektöründe yoğun olarak kullanılan makinelerimizde pirinçten titanyuma, bakırdan paslanmaz çeliğe kadar her türlü malzeme işlenilebilir. Son derece rijit, güçlü, ekonomik ve kullanıcı dostu olarak tasarlanan Mekamat serisi tezgahlarımız bu yılın başlarında piyasaya sürdüğümüz yeni tasarımları ile de oldukça şık ve kompakt bir görünüme sahiptir.

“TÜBİTAK AR-GE DESTEĞİ SAĞLADI”

Mekaturn modeli CNC tezgahının prototipini, TÜBİTAK’tan Ar-Ge desteği alarak tamamladıklarını ifade eden Mekay Makine Firma Yöneticisi Burak Küçükay, T-800 modeli CNC torna tezgahı üretimi konusunda da Ar-Ge çalışmalarının sürdüğü bilgisini verdi. Küçükay sözlerini şöyle sürdürdü: “Bahsettiğim bu model, 2 eksenli, taretli ve puntalı 8’lik standart bir CNC torna tezgahıdır. T-800’ün prototipini işlerimizde kullanmak, aynı zamanda test edip problemlerini görmek, daha sonra da seri üretime geçmek için ürettik. Şu an talaşlı imalat bölümümüzde diğer modellerimizin fener mili, mil yatağı gibi parçalarını hassas bir biçimde bu prototip makinede işliyoruz. Yaklaşık bir yıldır devam eden bu test çalışmalarından oldukça iyi sonuçlar aldık. Bunun haricinde farklı modeller üretme düşüncemiz her zaman mevcut fakat firma olarak emin adımlarla ilerlemeyi benimsedik. Çok fazla model içinde boğulmadan, mevcut modelleri geliştirerek ve iyileştirerek en iyi sonucu almak istiyoruz. Bunu gerçekleştirene kadar başka bir model üretme taraftarı değiliz. Aksi durumda bugüne kadar onlarca modelimiz ve belki de bununla beraber yüzlerce sorunumuz olurdu. Bu durum isteyeceğimiz en son şeydir çünkü firmamız için önemli olan müşteri memnuniyetidir” dedi. Çalışanlarınızın gelişimi konusunda ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz? Mekay Makina çalışanlarımız için bir okul gibidir. Firmamızda her zaman yeni mezun mühendisler istihdam edip onların mesleki anlamda yetişmesine katkı sağlıyoruz. Fabrika içi standart eğitim programlarımızın yanında tasarım ekibimize yönelik çeşitli çizim programı eğitimleri ile yazılım ekibimize yönelik bazı programlama eğitimleri, dışarıdan aldığımız hizmetler arasında yer alıyor.

Ulusal ya da uluslararası fuarlara katılıyor musunuz? Fuarların firmanız açısından önemi nedir?

CNC imalatına ilk başladığımızda yurt içinde düzenlenen neredeyse tüm makine fuarlarına katılıyorduk. Fakat bu yıl aldığımız karar neticesinde yurt içinde düzenli olarak sadece iki şehirde fuara katılacağız. Çünkü maalesef ülkemizde CNC takım tezgahı üreticisi sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor ve dolayısıyla yurt içi fuarlar da deyim yerindeyse Uzakdoğu panayırı gibi oluyor. Mevcut durumdan duyduğumuz rahatsızlık ve üzüntü sebebiyle de bu kararı aldık. Geçen yıl ilk defa Almanya’da düzenlenen ve dünyanın en büyük makine fuarı olan EMO’ya katıldık ve bundan sonra da düzenli olarak EMO Fuarında yer almayı arzu ediyoruz. Daha önce Suriye, İran gibi ülkelerde fuarlara da katılmıştık ama şu an ağırlıklı olarak Avrupa pazarına yoğunlaştığımız için Ortadoğu ülkelerinde fuarlara katılmayı düşünmüyoruz.

Firmanızın ihracat potansiyeli hakkında bilgi verir misiniz?

Almanya’da ürünlerimizin satışı ve servis hizmeti konusunda bir temsilcilik anlaşması yaptık ve ilk Mekamat- 6 model makinemizi Nisan ayı sonunda teslim edeceğiz. Bununla birlikte Avrupa’nın diğer ülkeleri için de temsilcilik görüşmelerimiz hızla devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda Suriye’ye de ihracat gerçekleştiriyorduk fakat şimdi oradaki müşterilerimizin hayatta olup olmadığını bile bilmiyoruz. İran’a yaptığımız ihracatın önü ise, bu ülkeye uygulanan ambargo nedeniyle kesilmiş vaziyette.

“MAKİNE ÜRETİMİ ALANINDA OLDUKÇA FAYDALI PROJELER YÜRÜTÜLÜYOR”

Türkiye’nin makine üreticiliği alanında gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında küçümsenemeyecek bir konumda olduğunu söyleyen Küçükay, “Fakat ‘teknolojik bakımdan ne durumda?’ diye sorarsanız, ne yazık ki aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Yine de zaman içinde teknoloji noktasında da gelişim göstereceğimize inancım tamdır. Ülkemizde oldukça faydalı Ar-Ge destek projeleri, kümelenme projeleri, üniversite-sanayi işbirliği projeleri yürütülüyor ve bu projelerin kısa vadeli sonuçları gayet olumludur. Umuyorum ki makine imalatı konusunda da firmaları makine üretimine teşvik etmeye ve güçlerini birleştirmeye yönelik projeler ve düzenlemeler de kısa zaman içinde gerçekleştirilecektir” dedi.

Firmanız açısından 2013 yılı nasıl geçti ve 2014 yılına dair beklentileriniz nedir?

2013 yılı imalat tekniklerimizde ve ürün kalitemizde önemli gelişimler gösterdiğimiz verimli bir yıl oldu. Umuyorum 2014 yılı daha da iyi olacak. Özellikle Avrupa pazarına açılma noktasında çalışmalarımızı tamamladık ve ayrıca yeni pazar arayışlarına geçmek için de emin adımlarla ilerliyoruz. Bu yıl içinde yeni fabrika binamıza taşınıp kapasitemizi artırdığımızda, müşterilerimizden gelen taleplere daha iyi cevap verebilen bir firma haline geleceğiz.

Sektöre bakıldığında size göre en büyük problem nedir?

İç piyasada, yerli makine kullanımına dair bir güvensizlik söz konusu. Bunun sebebi de aslında yine makine kullanıcılarının, makine alımında tercih yaparken ilk olarak fiyat kriterini dikkate almalarıdır. “Bir makine Türkiye’de üretiliyorsa ucuz olmalı!” gibi bir düşünce ile yaklaşılıyor. Halbuki bana göre öncelikle makinenin kalitesi ve servis hizmetleri sorgulanmalı, daha sonra fiyat karşılaştırması yapılmalı. Unutulmamalı ki ucuz mal aslında en pahalı maldır. Bu yüzden iç pazarda Uzakdoğu ürünleriyle ilk etapta fiyat rekabeti yapmak zorunda kalıyoruz. Kalitemizi düşürmeden maliyetlerimizi düşürmenin yollarını arıyoruz ki bu da bizi teknolojiye yatırım yapmaktan biraz alıkoyuyor. Avrupa pazarına açılmamızın temel sebeplerinden biri de bu. Mevcut durum aynı zamanda Türkiye’de yeni makine üreticisi firmaların kurulmasını zorlaştıran ve makine imalatına yatırım yapmak isteyen firmaların motivasyonunu da düşürüyor. Bu negatif imajı tamamen ortadan kaldırmak için bize düşen görev, en kaliteli makineleri üretmek için çalışmak ve müşterilerimize en iyi servis hizmetini sağlamaktır.

“DÜNYA MARKASI OLMAK İSTİYORUZ”

Mekay Makina’nın takım tezgahı üretiminde dünya genelinde sayılı firmalardan biri olma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan Küçükay, “Markanın en önemli değer olduğunun bilincindeyiz ve tüm bilgi, birikim ve enerjimizi Mekay markasının sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada bilinen bir marka olması için harcıyoruz. Ayrıca şu an ürettiğimizden daha kompleks ve daha fonksiyonlu makineler imal etmeyi arzuluyoruz. Bu yolda biz ve bizim gibi firmalara devletimizin ve sanayicimizin destek olmasını bekliyoruz. Sektörün geleceğinin, bizim gibi firmaların sayısının artmasına ve büyümesine bağlı olduğunu düşünüyorum. Makine sektörü stratejik bir alandır. Kendi makinesini üretemeyen bir ülke dışa bağımlıdır. Her zaman söylediğim bir söz vardır: Önemli olan helikopter yapmak değil, helikopter yapan makineyi üretmektir. Sanayinin temeli makinedir ve bana göre makine imalat sektörü teşvik edilip desteklenmesi gereken en önemli sektördür” dedi.