Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), ihracatın finansmanını 23 Haziran’da İstanbul’da düzenlediği ve Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin de katıldığı panelle tartışmaya açtı.

Makine ihracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Necmettin Öztürk ile Yönetim Kurulu Üyeleri Sevda Kayhan Yılmaz, Mehmet Ağrikli ve Ferdi Murat Gül’ün de takip ettiği panelin açılışında konuşma yapan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, finansman konusunun ihracatçılar için tam bir darboğaz teşkil ettiğini söyledi. Büyükekşi; ihracatçılar, bankacılar, sigortacılar ve Eximbank yetkililerinin düzenlenen panelle konunun çözüm yollarını tartıştığını vurgulayarak, “Rekorlar kırıyoruz ancak ihracatçılarımız dış ticaretin finansmanı konusunda sıkıntı yaşıyor. İhracatta yaşanan olumlu tempo, ihracatçılarımızın yaşadığı sorunların üstünü örtmemelidir. Bu konuda Merkez Bankasından ihracatçı dostu politikalar bekliyoruz” diye konuştu. Finansmanın maliyetinin düşürülmesi noktasında Merkez Bankasının aktif bir tutum sergilemesini isteyen Büyükekşi, sözlerini şöyle sürdürdü: “Son dönemde Merkez Bankasının sadece faiz kararları ile gündeme geldiğini görüyoruz. Biz bu noktada ihracatçıyı destekleyen ve yatırımı cazip kılan faiz seviyesi talebimizi yineliyoruz. Çünkü yüksek faizler yüksek enflasyona neden oluyor. Yüksek enflasyon da ihracatçılarımızın TL bazlı maliyetlerini artırıyor. Yüksek faizler yatırım fizibilitelerine girdi teşkil ediyor, karlılık ve getiri beklentilerini, değerlemeleri negatif etkiliyor”. Büyükekşi, Eximbank’ın ihracatın finansmanı konusunda verdiği desteklere de değinerek, “2013 yılında Türk Eximbank, nakdi kredi ve sigorta imkanı ile ihracata 28 milyar dolar destek sağladı. Böylece Türk Eximbank, 2013 yılında ihracatın yüzde 19’unu finanse etti. 2014 yılında da bu oranı yüzde 20 artışla 33,8 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor” dedi.

“Etken ekonomiye geçmeliyiz”

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci de yaptığı konuşmada, ihracatın finansmanı kavramının aslında dolaylı yoldan ekonomi, sanayi, kalkınma ve büyüme gibi kavramları da etkilediğini söyledi. “2023 hedeflerine eldeki malzeme ile ulaşmamız çok zor. Bu noktada Türkiye yeni bir hikaye yazmalı ve edilgen ekonomiden, etken ekonomiye geçmeliyiz” diye konuşan Zeybekci, Türkiye’nin sanayici ve ihracatçısı için dünyada kullanılan tüm enstrümanları kullanmasını, hatta kendi şartları ve yapısına göre yeni enstrümanları hayata geçirmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Nihat Zeybekci, Türkiye’nin devasa projeleri finanse edebilir hale gelmesinin gerekliliğine de işaret ederek, dünyada artık ihracatın finansmanı konusunda izlenen yol hakkında katılımcılara bilgi verdi. Dünyanın çeşitli ülkelerinde ekonomik durgunluk yaşanırken, Türkiye’nin bütün beklentileri tersine çevirdiğini dile getiren Zeybekci, “Son 10 yılda gerek uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının en ünlüleri, gerekse IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar Türkiye’nin büyümesi ile ilgili tahminlerinde hep hata yaptı ve hiç bir zaman hedeflerini tutturamadı. Tutturamamaya da devam edecekler” diye konuştu. Türkiye’nin artık yeni boyutlara geçmesi gerektiğini dile getiren Zeybekci, başka ülkelerin yatırımların finansmanı ile ilgili kullandıkları havuz sisteminin Türkiye’de de kurulmak üzere olduğunu söyledi. Zeybekci, “Klasik Eximbank anlayışından çok daha farklı. Artık üçüncü ülkelerde ihtiyaç duyulan bir altyapı yatırımını, çok uzun vadede, sürdürülebilir bir şekilde, vahşi kapitalizm yaklaşımıyla değil; bizim kültür coğrafyamıza yakışır şekilde yeni enstrümanlarla gerçekleştireceğiz. Türkiye böyle bir kaynağı yaratabilir. Orada yarattığımız 10 birimlik bir finansmanla yaklaşık olarak 30 birimlik bir hacim sağlayabiliyoruz. Bu bizim için dünyada inşaat sektöründe, müteahhitlik sektöründe Çin’den öne geçme imkanı sağlar” dedi. İhracatın finansmanı konusunun sadece mal olarak anlaşılmaması gerektiğini, yüksek teknolojinin ihracat içindeki payının az olduğunu ifade eden Zeybekci, “Türkiye’nin cari açık problemi yoktur, Türkiye’nin Ar-Ge ve inovasyon problemi vardır. Bu bilinçle ihracat finansmanımızı öncelikle Ar- Ge’de, tasarımda, Türkiye’nin marka haline getirilmesinde, dünyada tanıtılmasında ve pazarlamasında görüyoruz. O yüzden bu alanda da çok önemli çalışmalarımız var” diye konuştu.

“İhracatçılar bankalarla görüşme yapmalı”

Panel öncesinde konuşan, Fifth Third Bank Başkan Yardımcısı, Uluslararası Ticaret Finansmanı Uzmanı ve ICFT Yönetim Kurulu Üyesi Walter Buddy Baker, katılımcılarla deneyimlerini paylaştı. Baker, Türk ihracatçılarına satışlarını yapılandırmadan önce bankalarıyla biraraya gelmelerini önerdi. Bankaların, pazarlık yapılabilecek finansman olanaklarında daha ayrıntılı bilgiye sahip olduklarının altını çizen Baker, “İhracatçılar, şirket hedeflerine ve nakit akışlarına uygun olmak şartıyla bankalarla görüşme yapmalı. Banka garantisiyle işlem yapmak, tedarik finansmanı ya da alacakların sigortalanması sağlamak bu şekilde mümkün” dedi. Özellikle ABD’ye ihracat yapmak isteyen şirketlere önerilerde de bulunan Baker, şunları söyledi: “Özellikle ABD ve Batı Avrupa’da tedarik finansmanı önemli bir trend. ABD’ye satış yaparken şaşırmayın. ABD’li alıcılar, bilanço ve stoklarını düşünerek ihracatçılardan daha uzun vade istiyor. Finansmanı bankalardan değil, tedarikçilerden sağlıyor.”

En iyi finansman örnekleri ve trendler tartışıldı

Açılış konuşmalarının ardından, Nişantaşı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kerem Alkin moderatörlüğünde, “İhracatın Finansmanı En İyi Örnekler ve Trendler” konulu panele geçildi. TEB Holding Yönetim Kurulu Üyesi Varol Civil, Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı Levent Çakıroğlu, COFACE Türkiye Genel Müdürü Belkıs Alpergun ve Türk Eximbank Genel Müdür Yardımcısı Necati Yeniaras’ın konuşmacı olduğu panelde, finansmanın yöntemleri ve örnekleri katılımcılarla paylaşıldı.