Hayrettin Kumbasar ve Aydın Kaya tarafından 1989 yılında İstanbul’da küçük bir atölyede, fason makine parçaları imal ederek üretim hayatına başlayan Kumkaya Makina; bugün 20 bin metrekarelik alan üzerine kurulu tesisinde, ekmek üretiminde kullanılan 136 farklı çeşitte fırın ve hamur makineleri imal ediyor.

Üretiminizi nerede ve nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

Üretim faaliyetlerimizi İstanbul Beylikdüzü’nde 20 bin metrekare kapalı alana sahip fabrikamızda gerçekleştiriyoruz. Üretim tesisimizde kullandığımız tezgahların büyük kısmı CNC kontrollüdür. Sac işleme hattımızda CNC punch, robotlu laser kesim, abkantlar, oksijen plazma ve makaslar bulunuyor. Talaşlı imalat bölümünde ise yine CNC tornalar, işleme merkezleri, frezeler, matkaplar ve borverk tezgahlar yer alıyor. Kaynak aşamasında klasik kaynak makinelerinin yanında kaynak robotları da kullanıyoruz. Ayrıca fabrikamızda, üretilen tüm parçaların kalite kontrolünün 3 boyutlu CNC ölçme cihazı ile yapıldığı kalite kontrol birimimiz ve imal ettiğimiz bütün parçaların stoklandığı CNC çok katlı depomuz da bulunuyor. Birimlerimizin koordinasyonunu sağlamak için de SAP MRP Programı kullanıyoruz.

Ürün çeşitleriniz ve bunların özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

Kumkaya Makina olarak ekmek üretiminde kullanılan her türlü fırın ve hamur makinelerinin imalatını gerçekleştiriyoruz. Müşterilerimiz unlu mamul üreticileri, pastaneler, fırınlar, endüstriyel ekmek üreten firmalar, belediyelerin halk ekmek fabrikaları ile askeri birlikler gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan oluşuyor. Dünya ölçeğinde değerlendirildiğinde firmamızın ürettiği sayıda çeşitli özelliklere sahip makineyi tek bir fabrikada üretebilen firma sayısının oldukça az olduğunu söyleyebilirim. Kendi içlerinde farklı kapasitelere ve tiplerde sahip olmakla birlikte, ürettiğimiz makineleri şu şekilde sıralayabilirim: Pasta fırınları, modüler katlı fırınlar, siclotermik katlı fırınlar, borulu katlı fırınlar, yağ ısıtmalı borulu katlı fırınlar, döner arabalı fırınlar, tünel tipi endüstriyel fırınlar, katlı tip mayalama odaları, step tip mayalama odaları, oluklu tip mayalama odaları, un eleme makineleri, spiral hamur yoğurma makineleri, ara dinlendirme makineleri, hamur kesme tartma makineleri, konik çevirme makineleri, uzun şekil verme makineleri, ekmek otomatları, ürün soğutma kuleleri, katlı tip fırınların otomatik yükleme boşaltma sistemleri ve mayalama odası klima cihazı.

“Ekmek Vending Makinesi Geliştirdik”

İçecek otomatlarının ekmek versiyonu olarak tanımlanabilecek, ekmek vending makinesinin geliştirdiklerini belirten Kumkaya Makina Firma Yöneticisi Hayrettin Kumbasar, “İmalat aşamasında olan bu makinemiz madeni-kağıt para ve kredi kartı gibi ödeme seçenekleriyle unlu mamulleri otomattan 24 saat satın alma imkanı sağlıyor. Ayrıca bu makine ile birlikte çalışabilen ve +4 derecede saklanması gereken süt, peynir, yumurta gibi ürünlerin satıldığı bir modül de ürettik” dedi.

Ulusal ya da uluslararası fuarlara katılıyor musunuz? Fuarların firmanız açısından önemi nedir?

Yurt içinde düzenlenen büyük ve önemli ekmekçilik fuarına sürekli katılıyoruz. Bu yıl düzenlenen fuara 1150 metrekarelik bir alanda katıldık. Özellikle yurt içinden birçok müşterimizi ağırladık ve yeni ürünlerimizi hem yerli, hem de yabancı misafirlerimizin beğenisine sunduk. Ayrıca bu fuar kapsamında ürettiğimiz tüm makineleri standımızda sergiledik. Yurt dışındaki fuarlara daha küçük alanlarda katılıyoruz. Özellikle yurt dışı fuarlarda yabancı müşterilere ürünlerimizi tanıtma ve yeni satış kanalları bulma imkanına sahip oluyoruz. Yılda ortalama sekiz fuara katılıyoruz. Fuarlar sayesinde rakiplerimizin durumunu da gözlemleme fırsatı yakalıyoruz.

Firmanızın ihracat potansiyeli hakkında bilgi verir misiniz?

Kumkaya markasıyla 136 çeşit makine üretiyor ve her ürün tipinde ihracat gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar en küçük kapasiteli fırından, tam otomatik yüksek kapasiteli endüstriyel hatlara kadar çok sayıda makine ihraç ettik. Avrupalı üreticilere göre fiyat avantajına sahip olduğumuzu ifade edebilirim. Ancak son yıllarda bazı makinelerde, özellikle İtalyan üreticilerin bizden daha düşük fiyatlar verdiğini gördük. Çinli üreticilerin makine fiyatları çok uygun olmasına karşın Afrika pazarı hariç, ürünleri diğer ülkelerde ilgi görmüyor. Uzakdoğu’da ekmek kültürü olmadığı için makinelerin özellikleri bilinmeden üretim gerçekleştiriyor ve bu durum da son kullanıcı için büyük sorunlar yaratabiliyor. Aralarında; ABD, Avustralya ve Avrupa ülkelerinin de yer aldığı dünyanın 90 ülkesine ürünlerimizi gönderiyoruz. Firmamızı kurduktan üç yıl sonra ilk ihracatımızı gerçekleştirdik. Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku ülkeleri dağıldıktan sonra Rusya, Ukrayna, Romanya, Bulgaristan’da; ilerleyen yıllar içinde de Özbekistan ve Kazakistan’da şirket ve ofislerimizi açtık. Bu şirketleri daha sonra çalışanlara devrettik ve verimsiz olanları da kapattık. O dönemde gerçekleştirdiğimiz atılımlar şirketimizin hızlı büyümesine büyük katkı sağladı. İhracat konusunda yaşadığınız sorunlar var mı? Mevcut sorunlar sizce nasıl çözülebilir? Bugüne kadar ihracat konusunda yaşadığımız ciddi bir problem olmadı. Yalnızca geçtiğimiz ay İran’a gönderdiğimiz endüstriyel tip fırın sevkiyatımız gümrükte “kırmızı hat” olarak tabir edilen bölgede alıkondu. Tüm soruları görsel açıklamalarıyla da yanıtlamamıza rağmen sorunu çözümleyemedik. Bu durum doğal olarak bizi müşterimiz karşısında zor durumda bıraktı. Sevkiyatın tümü olan toplam sekiz adet tır için müşterimiz bekleme ücretini ödemek zorunda kaldı. Genel anlamda ihracatta bir sorun yaşamasak da, böyle bir olay da karşılaşmış olduk.

“Türkiye, Sektördeki Pazar Payını Her Yıl Artırıyor”

Türkiye’nin ekmek makineleri üretimi alanında Avrupalı üreticilerin düzeyini yakaladığını vurgulayan Kumbasar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bazı ufak farklılıklar olmakla birlikte ülkemizde çoğu makine üretilebiliyor. Türkiye artık kendi ihtiyacını karşılayabildiği gibi ihraç imkanına da sahip. Firmamız da, yıllara göre değişmekle birlikte imalatının yüzde 70-80’ini ihraç ediyor. Faaliyet gösterdiğimiz sektörde Türkiye’de irili ufaklı 100 civarında üretici firma mevcut. Bu firmaların içinde ihracat yapmamış olan ise yok denecek kadar azdır. Dolayısıyla ülkemiz, sektördeki pazar payını her yıl artırıyor. Komşu ülkelerdeki iç karışıklılıklar sona erdiğinde ihracatımızın daha da artacağına inanıyorum.”

Makine sektörünün size göre en büyük problem nedir?

Öncelikli problem olarak “merdiven altı” diye adlandırılan kontrolsüz ve kalitesiz üretimin, Türk makinesinin imajını olumsuz etkilemenin yanı sıra haksız rekabete de sebep olduğunu ifade etmek isterim. Bunun haricinde, yurt içi piyasasındaki müşterilerimizin birbirleriyle giriştiği acımasız rekabet karlılıklarını düşürüyor ve makine yatırımı yapabilmelerini engelliyor. Ekmekçilik sektörünün gerek kullanılacak makineler, gerekse üretim modelleri açısından hala bir standarda oturmamış olması da başka bir sorun.

Kumkaya Makina olarak sektörün geleceği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Avrupalı rakiplerimizle aramızdaki teknolojik fark kapanmak üzere. Özellikle bazı Alman firmalarının üretim kalitesine ulaşmamıza çok az kaldı. Bahsettiğim firmalardan son olarak katıldığımız fuarda aldığımız işbirliği teklifleri de bu durumun en iyi göstergesidir. Sektörümüzde kalite, üretim çeşitliliği ve yeni makine dizaynı konularında önemli gelişmeler kaydedildi. Türk firmalarının ihracatı her gecen yıl daha da artıyor. Artık daha teknolojik ve katma değeri yüksek makineler üreterek ülkemizin zenginliğine daha çok katkı sağlıyoruz. Ayrıca ithalat da azaldığı için cari denge de ülkemiz lehine dönüyor. Yakın gelecekte özellikle Afrika pazarlarında daha etkin bir rol oynayacağımızı düşünüyorum. Güney Amerika sektörümüz açısından büyük imkanlar barındırıyor. Bu pazarlarda tanıtım faaliyetlerinin artırılması, ülkeler bazındaki ticari zorlukların devlet birimlerimizin de katkılarıyla ortadan kaldırılması gerekiyor. Bazı ülkelerle ülkemiz arasında gümrük oranları, rakip üreticiler olan İtalya, İspanya ve Portekiz’le farklılıklar gösteriyor. Özellikle Avrupalı üreticilerin Türkiye’yi imalat üssü yapma planları var. Üretim giderlerini düşürmek ve Asya ile Afrika pazarlarına İstanbul avantajını kullanarak ulaşmayı hedefliyorlar. Bunun için firma evlilikleri ve direkt satın almalar düşünülüyor. Dolayısıyla gelecek birkaç yıl bu anlamda ülkemiz açısından hareketli geçecek. İstanbul’da düzenlenen sektör fuarımız IBATECK, dünyanın bu alanda düzenlenen ikinci büyük fuarı olma yolunda başarıyla ilerliyor. Bahsettiğim tüm bu gelişmeler ışığında sektörümüzün geleceğinin oldukça parlak olduğunu düşünüyorum.

“Yeni Pazar Aray ışlarımızı sürdürüyoruz”

2013 yılını 2012’ye göre yüzde 15 büyümeyle kapattıklarını söyleyen Kumbasar, 2014 yılında henüz 2013 yılı rakamlarını yakalayamadıkları bilgisini verdi. Kumbasar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Komşu ülkelerdeki karışıklıkların bu durumu önemli derecede etkilediğini düşünüyorum. Sektörümüz ağırlıklı olarak komşu ülkeler ve Türk Cumhuriyetlerine ihracat gerçekleştiriyor. Bu bölgelerdeki istikrarsızlık da direkt olarak satış rakamlarını etkiliyor. Firmamız yeni pazar arayışlarını durmaksızın sürdürüyor. Afrika ülkelerinde bu noktada ciddi mesafe kat ettik. Ürünlerimizin kalitesi, fiyat avantajı ve Türk insanına duyulan yakınlık bu çerçevede oldukça etkili oluyor. Kumkaya Makina olarak ürün portföyümüzü çeşitlendirmeye ağırlıklı olarak tam otomatik ekmek, unlu mamul hatları ve butik unlu mamul makineleriyle devam edeceğiz. Bunun yanında hamurhane makinelerinin modernizasyonunu ele alıp, kullanılabilirliği artırılmış yeni makineler dizayn edeceğiz.”