Hatay’da 1940 yılında Ahmet Bakır tarafından kurulan Pres Makina, sektördeki 75 yıllık imalat tecrübesiyle beton parke ve briket tesisleri, beton santralleri, beton kalıpları üretimi gerçekleştiriyor. İmalatının tamamını başta Afrika ve Ortadoğu olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerine ihraç eden firma, hizmete girecek yeni fabrikasıyla da üretim kapasitesini artırmayı planlıyor.

Pres Makina şirket yapılanması hakkında bilgi verir misiniz?

Faaliyetlerimizi, bireylerin kişisel yöntemlerine bağımlı olmadan sürdürüp geliştirilebilmek için ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemini uyguluyoruz. Bu sistemle organizasyon, iş süreç ve akışları, bilişim sistemleri, mali yapı ve kurumsal risk analizi gibi çeşitli analiz ve teşhis çalışmaları yürütüyoruz. Bu sayede kurumsal riskleri bertaraf etme, insan kaynaklarının yapılandırılması ve pazarlama stratejileriyle kurumsal yapımızı güçlendirerek, verimlilik ve rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlıyoruz. Firmamızı, kaliteli üretim ve hizmetin son teknoloji makine ve ekipman ile donatılmış, eğitilmiş, şirketle bütünleşmiş, sürekliliği olan bir iş gücünün varlığı ile mümkün olabileceğine inanmış bir sistem anlayışı ile yönetiyoruz.

Üretiminizi nerede ve nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

Üretim faaliyetlerimizi Antakya Organize Sanayi Bölgesinde dünya standartlarına uygun, 7 bin 564 metrekarelik alan üzerine kurulu tesisimizde sürdürüyoruz. 23 bin metrekarelik alanda hizmet verecek yeni fabrikamızın hayata geçirilmesi yönünde de çalışmalarımıza başladık. Bu çerçevede, yeni fabrikamızın 2016 yılında 11 bin 500 metrekarelik kapalı alanının tamamlanmasını hedefliyoruz. Teknolojik imkan ve olanakları yüksek olan tesisimizde; bilgisayar destekli 3D CAD/ CAM programları, CNC torna ve CNC dik işleme merkezleri, CNC kontrollü büküm ve kesim makineleri, üniversal tezgahlar ve çeşitli kapasitelerdeki hidrolik ve eksantrik presler aracılığıyla üretim yapıyoruz. Ürünlerimizde özel modellere ve farklı ekipmanlara yoğunlaşarak, sürekli gelişip yenilenen bir yelpazede faaliyet gösteriyoruz. İmal ettiğimiz makinelerin tasarımı firmamız bünyesinde çalışan Ar-Ge ekibimiz, imalatı ise makine mühendislerimizin kontrolünde uzman kadromuz tarafından gerçekleştiriliyor.

Ürün çeşitleriniz ve bunların özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

Pres Makina olarak müşteri ihtiyaçlarına yönelik özelleştirilmiş beton parke, beton blok makineleri ve ekipmanları (kalıplar, beton santrali, toplama robotu, v.b) ile anahtar teslimi komple üretim hatları imal ediyoruz. Sunduğumuz ürünlerin üretiminden kurulum ve eğitimine kadar tüm hizmetlerin ana sağlayıcısı olarak işimizi, müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlamak ve beklentilerini aşmak vaadi ile değer zincirindeki tüm faaliyetlerde en yüksek değeri yaratacak şekilde yapıyoruz. Köklü geçmişimiz üzerine yapılanmış olan, mühendislik ve operasyonel becerilerimizle kendimizi betona şekil veren makine, ekipman ve tesisleri mükemmel biçimde üretmeye adadık.

“GELİŞTİRDİĞİMİZ SİSTEM ÇEŞİTLİ AVANTAJLAR SAĞLIYOR”

Beton briket ve parke taşı makinelerinde en kompleks bölümün vibrasyon sistemlerini oluşturan elemanlar olduğunu söyleyen Pres Makina Yönetim Kurulu Üyesi Onur Bakır, “Bu tür makinelerde, makinenin kalbi olarak tabir ettiğimiz bu bölüm ürünün kalitesini ve makinenin ömrünü belirliyor. Vibrasyon sitemi yüksek gürültü ve yıpranmaya sebep olan parçalardan oluşur. Bu sebeple vibrasyonu, gürültü kirliliğine sebep olmasını ve yaptığı titreşimlerin makineye zarar vermesini engelleyecek biçimde izole etmek gerekiyor. Firmamız tam otomatik makinelerinde patenti bize ait olan özel bir vibrasyon sistemi kullanıyor. Geliştirdiğimiz bu sistem: Harç karışımının kalıba homojen olarak dağılması, azaltılmış su emilimi, ürün yükseklik hassasiyeti, daha uzun kalıp dayanımı, daha yüksek gerilme dayanımı, daha düşük gürültü seviyesi, enerji tasarrufu ve yüksek ürün mukavemeti ve kalitesi konusunda çeşitli avantajlar sağlıyor. Bu özellikler otomasyonlu seri üretim yapan firmaların dikkatini çekiyor. Sürekli gelişen teknolojiye ayak uydurmak ve pazar payını artırmak isteyen tüm briket ve parke taşı üreticileri, geliştirdiğimiz bu sistemden faydalanmak istiyor” dedi.

Çalışanlarınızın gelişimi konusunda ne tür çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?

Başarı için gereken en önemli sermayenin insana ve işbirliğine dayanarak takım çalışması yapan çalışanlarımız olduğuna inanıyoruz. Bu çerçevede eğitime önem veriyoruz. Müşterilere değer sunmanın yolunun bilgisel öz, hayal gücü, sürekli eğitim ve öğrenimden geçtiğini de biliyor ve eğitimlerimizde bu ölçütü dikkate alıyoruz. İşe yeni başlayan personele firmayı tanıtmak, işleyişi hakkında bilgi vermek, pozisyonlarının gerektirdiği görev ve yetkilerini açıklayarak uyumunu hızlandırmak ve kolaylaştırmak amacıyla oryantasyon eğitimi veriyoruz. Ayrıca her personelin iş sağlığı ve güvenliği eğitimi, ilk yardım eğitimi, temel afet bilinci eğitimi, yangın eğitimi gibi bulunduğu bölümlere uygun mesleki, yönetsel ve kişisel gelişime yönelik eğitimler almalarını sağlıyoruz. Bunun yanında personelin sektörle ilgili seminer ve fuarlara katılmalarını teşvik edip destekliyoruz. Çalışanlarımızın her birinin ayrı bir değer olduğunun benimsendiği bir insan kaynakları politikası uyguluyoruz. Dürüst, çalışkan, yardımlaşan gelişmeye ve değişime açık personelimizin başarısı, azmi ve yaratıcılığı bizim enerji kaynağımızdır.

Ulusal ya da uluslararası fuarlara katılıyor musunuz? Katılıyorsanız fuarların firmanız için öneminden bahseder misiniz?

Günümüzde tüm sektörlerde yaşadığımız gelişmeler ve pazarda yeni oluşumlar rekabetin yoğun şekilde yaşandığı bir ortam doğurdu. Bugün artık sadece kaliteli mal üretip pazara sürmek başarı elde etmek ve satış yapabilmek için yeterli olmuyor. Çünkü günümüz koşullarında tüketiciler aynı malın değişik fiyat, kalite ve biçim özelliklerini taşıyan ürünlerle karşılaşabiliyor. Bu sayede ihtiyacı olan mal ya da hizmeti değişik alternatifler arasından seçme şansına sahip oluyor. 21. yüzyılda tüm pazarlarda oldukça yoğun bir rekabet yaşanıyor ve bu rekabet ortamında üretimden gelen liderlik gücü, yerini pazarlama ve tanıtım çalışmalarının başarısından gelen liderliğe bırakıyor. Çünkü küreselleşme süreci, bilgi-iletişim teknolojilerinde yaşanan hızlı gelişmeler, üretim olanaklarının çok genişlemiş olması gibi sebeplerle, bir işletmenin ortaya çıkardığı en hızlı, kaliteli ve düşük maliyetli üretim yöntemi kısa bir süre içinde diğer işletmeler için de bir üretim standardı oluşturuyor. Böylece ürün-hizmet kalitesi açısından işletmeler arası farklar giderek yok oluyor. Bu tip gelişim ve değişimlerin yaşandığı bir dönemde artık tüketicilerin zihninde farklı bir konum ve değer yaratabilen işletmeler pazardaki paylarını koruyup ilerleme kaydediyor. İşte bu noktada firmaların yürüttüğü pazarlama ve tanıtım aktiviteleri çok önemli bir rol oynuyor. Böylesi bir pazar ortamında da ticari ihtisas fuarlarına katılım, firmalara oldukça önemli avantajlar sunarken hem pazarlama, hem de tanıtım aktivitelerini bir arada yürütmelerine olanak sağlıyor. Üreticiler giderek zorlaşan rekabet koşulları içinde bir yandan yeni ve kaliteli üretim teknolojileri geliştirmeye, bir yandan rakiplerini izlemeye bir yandan da mevcut ve potansiyel müşterilerine ulaşmaya, onların düşünce istek ve beklentilerini belirlemeye çalışıyor. Bu çalışmalar da aradaki mekansal ve zamansal uzaklık nedeniyle genellikle pazar analizleri, tüketici isteklerini belirleyen pazarlama araştırmaları, reklam etkinliğini ölçümleme araştırmaları gibi yöntemlerle gerçekleştirildiği için müşteriyle gerçek anlamda fiziksel bir ilişki kurulamıyor. İhtisas fuarları sayesinde katılımcı firmalar, iş yaptıkları müşterileri ile yüz yüze iletişim kurabiliyor. Firmaları ve ürünleri hakkında düşündüklerini ilk kaynaktan öğrenme şansına sahip oluyor. Ayrıca firma tanıtımlarını bizzat müşterilerin kendilerine, araya başka herhangi kişi ya da kitle iletişim aracını sokmadan gerçekleştirebiliyor.

Bu bakış açısı doğrultusunda Pres Makina olarak sadece yurt dışı fuarlarda yer alıyoruz. Katılacağımız fuarları belirlerken potansiyel alıcılara ulaşabileceğimiz, sektörümüzle ilgili fuarlar olmasına özellikle dikkat ediyoruz. Afrika ülkeleri başta olmak üzere, Ortadoğu’da düzenlenen fuarların çoğuna katıldık ve katılmaya da devam edeceğiz. Müşterilerimize ulaşmamızı ve kendimizi daha iyi tanıtmamızı sağlaması açısından fuarların şirketimizin geleceği için oldukça önemli olduğunu düşünüyoruz.

“ÜRETİMİMİZİN TAMAMINI İHRAÇ EDİYORUZ”

Pres Makina olarak üretimlerinin tamamını ihraç ettiklerini vurgulayan Bakır, “İhraç pazarlarımızı ağırlıklı olarak Libya, Liberya, Senegal, Sudan, Gana, Kongo, Tanzanya, Zambiya, Kenya, Uganda, Etiyopya, Mozambik, Nijerya, Fildişi Sahili, Yemen, Umman, Suudi Arabistan, Irak ve Afganistan gibi Afrika ve Ortadoğu ülkeleri oluşturuyor” dedi.

İhracat konusunda yaşadığınız sorunlar var mı? Mevcut sorunların çözüm yolu sizce nedir?

Türkiye’de enerji ve yatırım maliyetlerinin yüksekliği, yüksek banka faiz oranları ve ihracat gerçekleştirilen ülkelerdeki siyasi sorunlar; satışlarımıza ve ihracatımızı olumsuz biçimde yansıyor. Enerji maliyetlerinin yüksek olması, üretimin daha maliyetli biçimde yapılmasına neden olduğu için biz de ürün fiyatlarımızı artırmak zorunda kalıyoruz. Devletin, üreticiyi enerji maliyetlerini düşürerek desteklemesinin, üretim kapasitesinin artmasını sağlamanın yanında ülke kalkınması için bu durumun önemli olduğunu düşünüyorum. Tüm bunların yanında ihracat konusunda yaşadığımız sıkıntıların en önemlilerinden bir tanesinin kurlardaki aşırı dalgalanma olduğunu söyleyebilirim. Ürünlerimiz dolar üzerinden satıldığı için sürekli değişen kurlar ile beraber değişen fiyatlar, bize uzun vadede çok fazla sıkıntı yaşatıyor. Arap Baharı ile birlikte söz konusu ülkelerde yaşanan iç çatışmalar da satışlarımızı da olumsuz yönde etkiliyor. Bu ülkelerdeki belirsizlikler sebebiyle yaptığımız anlaşmalarda bazen sorun çıkabiliyor. Yine aynı sebeplerle gerçekleştirmemiz gereken ziyaretleri de ertelememiz söz konusu olabiliyor. Başta TRT payı olmak üzere; elektrik enerjisi üzerindeki her türlü fon ve kesintilerin kaldırılması, hafta sonu ve bayram tatillerinde gece tarifesinin uygulanması, yaz aylarında puant saatinin 20.00-22.00 saatleri arasına indirilmesi, bireysel tüketici ile sanayiciye uygulanan elektrik enerjisi fiyat farkının AB ülkeleri ile aynı seviyeye yükseltilinceye kadar, sanayinin kullandığı elektrik enerjisi fiyatlarına zam yapılmaması, sektörler içinde teknoloji dağılımına olanak sağlamak için üniversite-özel sektör işbirliğini artırmak için mesleki eğitim müfredatını Ar-Ge inovasyon yetileri doğrultusunda hazırlanması ve KOSGEB desteklerinin güncellenmesi sorunların çözümü için atılması gereken adımlar arasında yer alıyor.