“Geçtiğimiz yıl olumsuz hava koşullarının bazı bölgelerde yarattığı tahribata rağmen sektör dinamiklerinde önemli bir gerileme yaşanmadı. Bahar döneminde sezonu olan ekipmanlarda, bir önceki yıla göre artış yaşanmakla birlikte, hasat sezonuna yönelik ekipmanların satışlarında genel olarak bir gerileme söz konusuydu. Diğer yandan bu sene kırsal kalkınma destekleri kapsamında tarım işletmelerine 180 milyon TL’lik bir hibe verildi. Bu da yaklaşık 400 milyon TL’lik bir pazara vesile oldu. Bunun yanı sıra IPARD kapsamında traktör ve diğer mekanizasyon araçlarının alımının desteklenmesi sektör dinamiklerini olumlu etkiledi. Türkiye traktör endüstrisinde ise imalat ve İhracatta tüm yılların en yüksek değerine ulaşıldı. Sektörde faaliyet gösteren imalatçı firmalar Başak, Erkunt, Hattat, Tümosan ve Türk Traktör tarafından açıklanan rakamlara göre; 2014 yılında, 64 bin 342 adet traktör üretildi. 2013 yılına göre yüzde 14’lük artış sağlandı. İhracatta da çok iyi bir yıl geçiren sektör, 2013 yılına göre yüzde 27’lik bir artışla toplam 17 bin 555 adet traktör ihracatı gerçekleştirdi. Traktör trafik tescilinde ise TÜİK tarafından açıklanan güncel bilgiler henüz 2014 yılının tamamını kapsamıyor. Açıklanan son değerlere göre, 2014’ün ilk on ayında, 52 bin 35 adet traktörün trafik tescili yapıldı. Bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14,6 artış gözlendi. 2014 yılında, tarım makineleri ihracatımız 2013 yılına göre 22 arttı ve 732 milyon dolara yükseldi. Bu değere, traktör parçaları dahil değildir. İthalatımız 2013 yılı seviyesine göre yüzde 13 düştü ve 583 milyon dolar oldu. Kilogram başına düşen ihracat değeri yüzde 7,8 yükseldi. Yani katma değeri daha yüksek tarım makineleri ihracatı gerçekleştirildi. Bu dönemde, ihracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 114 oldu. Yani sektör, dış ticaret fazlası vermeye başladı. ABD, İtalya, Irak, Cezayir, Azerbaycan, Fransa, Rusya, Bulgaristan, İran ve Sudan en önemli ihracat pazarımız olmayı sürdürdü. Bu 10 ülkenin ihracatımızdan aldığı pay yüzde 63’dür. Türkiye makine imalat sektörü, ambalaj makinelerinden takım tezgahına, iş makinelerinden tekstil makinelerine kadar 22 ayrı kategoride üretim ve ihracat yapıyor. Türk tarım makineleri sanayisi bu alt kategoriler içinde ihracat büyüklüğü ve dış ticaret dengesi bakımından 6’ncı sırada, değer artışı bakımından 2’nci sırada yer alıyor. Genel kabul gördüğü üzere, iç piyasa, büyük ölçüde çiftçi gelirine yani piyasa fiyatlarına, zirai kredilere, devlet desteklerine ve iklimsel şartlara bağlıdır. Gübre, akaryakıt, tohum gibi girdi fiyatları ile ürün fiyatlarının dengesi her zamanki gibi çiftçi gelirlerindeki belirleyici etmendir.

Buna göre 2015 için pazar büyüklüğünü belirleyecek en önemli kıstaslardan birisi yine tarımsal ürünlerin değerlerinde yaşanacak değişim olacaktır. Çünkü traktör ve ekipman satışı, ürün fiyatlarıyla çok yakından ilgilidir. Bu yüzden çok net tahminlerde bulunmak sektörümüz için pek kolay değildir. Bununla birlikte ekipman piyasasında özellikle devlet desteklerinin formatı ve bütçesi belirleyici bir etmen olacaktır. Bu dönemde Ziraat Bankası’nın yüzde 50 sübvansiyonlu ekipman kredilerinde bazı iyileştirmeler söz konusu olduğu takdirde, bu kanal vasıtasıyla yapılacak satışlarda önemli bir artış söz konusu olabilir. Halen Ziraat Bankası tarafından verilen sübvansiyonlu kredilerin sadece yüzde 4’ü ekipman alımı için kullanılıyor.”