“Sektörümüz 2014 yılında ilk olarak, 13-16 Mart 2014 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilen TUSAF Uluslararası Kongre ve Sergisinde bir araya geldi. Daha sonra 26 Nisan 2014 tarihinde TUSAF ve Un Sanayicileri Dernekleri Yönetim Kurulu Üyeleri ile TMO arasında Ankara’da bir toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantıda sektörümüzü temsilen, kuraklığın da etkisiyle buğdayda oluşacak fiyat dalgalanmaları ve tedarikine ilişkin sıkıntıları, çözüm önerilerimizle birlikte değerlendirdik. Son olarak Anadolu Un Sanayicileri Derneği olarak ev sahipliğimizde yaklaşık 250 katılımcı ile 12-14 Eylül 2014 tarihleri arasında Kapadokya’da gerçekleştirdiğimiz ‘2014/2015 Hasat Yılı Değerlendirme Toplantısı’ ile sektörümüzü bir araya getirerek 2014 ve 2015 hasat yıllarını ele aldık. 2014 yılını genel olarak değerlendirince, buğday üretiminin yıl boyu yaşanan kuraklık nedeni ile önemli ölçüde gerilediğini söylemek mümkün. Normalde 19-21 milyon ton arası seyreden üretim, geçtiğimiz yıl 17 milyon ton olarak gerçekleşti. Dünya genelinde ise bereketli bir yıl yaşandı. Dünya buğday üretimi tüm zamanların rekorunu kırarak toplam 727 milyon ton olarak gerçekleşti. TMO harman döneminde yaptığı uluslararası ihalelerle buğday ve arpa ithalatı gerçekleştirerek piyasadaki spekülatif hareketlerin önüne geçtiğinden, genel olarak yıl boyu stabil bir hububat piyasası oluştu. Geçtiğimiz yıl un ihracatında dünya birinciliğimizi koruduk. Toplam 2,2 milyon ton un ihracatına karşılık 935 milyon dolar gelir elde edildi. 2015 yılında sektörümüz ilk olarak TUSAF tarafından 17 Ocak 2015 tarihinde düzenlenen “Türkiye ve Dünyada 2015 Ekonomik-Politik Gündem ve Beklentiler” başlıklı toplantıda Ankara’da bir araya geldi. Daha sonra yine TUSAF tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen ve bu yıl 11’incisi 05-08 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilen ‘Buğday ve Sağlık’ konulu etkinlikte Antalya’da bir araya geldi. 2015 yılında şu ana kadar gerçekleşen yağışlar, ortalamanın oldukça üzerinde olduğundan mevcut yağışların nisan ve mayıs aylarında da sürmesi durumunda Türkiye’de rekorların kırıldığı bir hasadı göreceğiz. Ancak euronun değer kaybı ihracatımız açısından olumsuzluk bir durum yaratıyor. Ocak ve şubat ayı ihracatımız geçen senenin yüzde 20 gerisinde gerçekleşti. İhracatta en büyük rakibimiz AB ülkeleridir. Bereketli bir hasat ile yılın ikinci yarısında ihracatımızın artacağını düşünüyoruz.

Ayrıca değirmen makineleri sektörümüz de başarılı bir yıl geçirdi. Sektörümüzde ihracata yönelik yapılan yeni tesis yatırımları ve modernizasyon yatırımları, beraberinde makine sektörüne de bir ivme kazandırdı. Gıda makineleri konusunda teknolojik açıdan dünyada oldukça iyi bir konuma yerleşen makine imalatçıları 2014 yılında ihracatını artırdı. 2015 yılı beklentileri de oldukça yüksek. Bu duruma, dövizin değer kazanması da destek oldu. 2015 yılının başta sektörümüz olmak üzere tüm sanayicilere birlik, beraberlik, sağlık, huzur, mutluluk ve bereket getirmesini dilerim.”