Son yıllarda Ar-Ge projelerine odaklanarak ürün gamlarını zenginleşt irdiklerini belirten Akarmak Genel Müdürü Muhittin Ak, “Ar-Ge, mühendislik ve otomasyon uygulamalarının ağırlıkta olduğu yüksek teknolojili makineler üretiyoruz” dedi.

Muhittin Ak tarafından 1990 yılında kurulan Akarmak, üretim faaliyetlerini 2003 yılından bu yana Eskişehir Organize Sanayi Bölgesindeki tesisinde sürdürüyor. Basınçlı kaplar, anahtar teslim lastik kaplama tesisleri ve proje bazlı ürün grupları imal eden firma, dünyanın çok sayıda ülkesine ihracat gerçekleştiriyor.

Akarmak şirket yapılanması hakkında bilgi verir misiniz? Firmamız üç ana grupta makine imalatı yapıyor. Bunları basınçlı kaplar (kompozit, cam, lastik/kauçuk, sterilizasyon, yapı malzemeleri sektörleri için üretilen otoklavlar), anahtar teslim lastik kaplama tesisleri (kamyon ve iş makinesi grubunda) ve proje bazlı ürün grupları olarak sıralayabiliriz. Ürünlerimizi dünya çapında, başta demir-çelik olmak üzere çeşitli sektörlerdeki müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz. Firmamız makine imalatında gerekli güçlü üretim alt yapısı ile tasarım, Ar- Ge, mühendislik ve otomasyon uygulamalarının yoğun olduğu yüksek teknolojili makineler üretiyor.

Üretiminizi nerede ve nasıl gerçekleştiriyorsunuz? Eskişehir Organize Sanayi Bölgesinde iki fabrika binamız bulunuyor ve toplamda 27 bin metrekarelik tesislerimizde üretim faaliyetlerimizi gerçekleştiriyoruz. Ana fabrikamız olan Akar 1 fabrikamızda talaşlı imalat ve montaj operasyonları yaparken, ikinci fabrikamız Akar 2’de de üst sınıf kaynaklı imalat operasyonlarını yürütüyoruz.

Ürün çeşitleriniz ve bunların özellikleri hakkında bilgi verir misiniz? Teknolojisi ve mühendisliği firmamıza ait olan üç farklı ürün grubumuz mevcut. Birinci grupta, Türkiye ve dünya çapında kamyon ve iş makinesi grubu lastiklerin kaplama teknolojisinde kullanılan tüm makineleri anahtar teslim olarak müşterilerimize sunduğumuz lastik kaplama ekipmanları bulunuyor. İkinci grupta, cam laminasyon, havacılık endüstrisinde kompozit otoklavları, lastik/kauçuk otoklavları, yapı endüstrisinde kullanılan otoklavlar, tıbbi atıkların sterilize edilmesinde kullanılan otoklavlarla birlikte farklı alanda kullanımı olan otoklav ve basınçlı kap ürünleri bulunuyor. Otoklav ürünlerimizin 5 metre çapa ve 50 metre boya kadar kritik kapak sistemleri de dahil üretimi firmamızca gerçekleştiriliyor. Otoklav ve basınçlı kap ürünlerimiz ASME, CE (PED 97/23EC), GOST-R standartlarına göre 10 yıl güvenli kullanım garantisi ile imal ediliyor. Ürünlerimiz dünyada bilinirliği olan TUV, Bureau Veritas, Lloyd, Hartford Steam Boilers gibi sertifikasyon kuruluşları tarafından da sertifikalandırılıyor. Üçüncü grupta ise, tıbbi atıkların sterilize edilmesini sağlayan önde ve sonda kırıcılı sterilizasyon tesislerinin kurulumu bulunuyor.

“Ar-Ge Çalışmalarıyla Ürün Portf öyümüzü Zenginleştiriy oruz” Firmalarının son yıllarda yoğun biçimde Ar- Ge projeleri gerçekleştirerek, ürün portföyünü zenginleştirmeye yöneldiğini belirten Akarmak Genel Müdürü Muhittin Ak, “Birçok ürünümüz yurt içindeki müşterilerimiz tarafından daha önceden ithal edilen, yurt dışında da özellikle Avrupa ve Amerikalı firmalarınki ile rekabet eden ürünlerdir. Son dönemde Türk Hava Yolları için ürettiğimiz 4 bin 500 çap ve 15 bin uzunlukta kompozit otoklavı ve iş makinesi lastiklerinin kaplamasında kullanılan dokuz eksen kontrollü REX serisi CNC raspalarımız oldukça önemli ürünlerdir. Yeni geliştirilen ürünlerimizin tamamını başarılı bir şekilde ticarileştirerek yurt içi projelerimizin yanında, dünyanın dört bir tarafına da ihraç ediyoruz” dedi. Ürün portföylerinin ortaya çıkmasında TÜBİTAK tarafından desteklenen çalışmaların önemli yer tuttuğunu söyleyen Muhittin Ak, sözlerini şöyle sürdürdü: “TÜBİTAK tarafından desteklenenlerin yanında, KOSGEB ve bölgesel kalkınma ajansları tarafından da desteklenen projelerimiz var. Bu projeler kapsamında imal ettiğimiz ürünlerin yüzde 80’ini ihraç ettik. Bu sayede ülkemizde geleneksel olarak ithalatı yapılan ürünleri yurt içi müşterilerimize de sunma imkanımız oldu. Bu ürünlerimiz arasında lastik kaplama sektöründe kullanımı olan raspalar, otoklavlar; otoklav ürünlerimizde ise laminasyon, kompozit otoklavları, tıbbi atik sterilizasyon sistemleri önemli yer tutuyor. Temel hedeflerimiz arasında, dış ticaret açığına sebep olan ve yurt içinde de talep edilen ürünlerin geliştirilmesi bulunuyor. Bu doğrultuda öncelikle ithal edilen ürünleri, Ar-Ge çalışmalarımız sayesinde kendimiz yapmaya başladık. Bugün itibariyle firmamızın Ar- Ge faaliyetleri ile mevcut ürünlerin daha da geliştirilmesi yönünde çalışmalarına devam ediyor.”

Çalışanlarınızın gelişimi konusunda ne tür faaliyetler gerçekleştiriyorsunuz? Personelimizin gelişimi ile ilgili sene başında ihtiyaca göre çeşitli eğitimler planlıyoruz. Yıl içinde minimum dört-beş farklı eğitim faaliyeti gerçekleştirerek personellerin gelişmesine katkı sağlıyoruz. Bu çerçevede özellikle kaynak, CNC, teknik resim, hidrolik-pnömatik, yabancı dil, kalite ve diğer konularda uzman kurumlarca verilen eğitimlere katılım sağlıyorlar. Firmamızın tüm çalışanları için sürekli gelişim büyük önem taşıyor.

Ulusal ya da uluslararası fuarlara katılıyor musunuz? Fuarların firmanız için öneminden bahseder misiniz? Firmamız geniş bir yelpazede imalat gerçekleştirdiği için her yıl ortalama 10’dan fazla fuara katılıyoruz. Cam, lastik, medikal ve yapı sektörü çerçevesinde, yurt için fuarlara ek olarak; Avrupa, Amerika, Ortadoğu ve Afrika’daki fuarlarda da yer alıyoruz. Hedef pazarlarımıza fuarlar sayesinde gittiğimiz ve oradaki potansiyel müşterilere ulaşabildiğimiz için firmamız açısından bu fuarların önemi çok büyük. Böylece o ülkedeki ilgiyi ve ihtiyacı birebir görebiliyoruz. Fuarlar sayesinde son üç yılda ihracatta yüzde 40 oranında ciddi bir artış yakaladık. Sadece Avrupa bölgesinde yoğunlaştığımız fuarlara artık Asya, Uzakdoğu ve Afrika bölgelerini de ekledik. Fuarlar bizim gibi kapital yatırım ürünleri imal eden firmalar için oldukça önemli.

“İhracat Odaklı Bir Firmayız ” İhracat odaklı bir firma olarak ürünlerinin yaklaşık yüzde 50’sini ihraç ettiklerini vurgulayan Muhittin Ak, “Birçok sektörde kullanılan otoklavlar, lastik kaplama ekipmanları, sterilizasyon sistemleri ve proje bazlı tüm ürünlerimizi İtalya, İspanya, Almanya gibi Avrupa ülkeleriyle ABD, Tayland, Brezilya, Kolombiya, İran gibi birçok ülke ve bölgeye gönderiyoruz. 2014 yılını 2013’e göre yüzde 20 büyüyerek kapattık. Gelecek yıl ise yüzde 20-25 oranında bir büyüme hedefliyoruz. Önümüzdeki yıl satış ve pazarlama faaliyetlerinin geri dönüşlerinin yoğun olacağı düşüncesi ile kapasite artışı için de yeni yatırımlar planlıyoruz” dedi.


İhracat konusunda yaşadığınız sorunlar var mı? Mevcut sorunların çözüm yolu sizce nedir?

İhracatçı firmalara eskiye göre çok daha fazla önem verilip destekleniyor. Söz konusu desteklerden firmamız da yoğun bir şekilde yararlanıyor. Fuar desteklerinin daha da artmasının, ihracat gerçekleştirilen ülke ve pazarların yanında yeni potansiyel bölgelerdeki müşterilerimize de Türk Eximbank veya diğer finansal kuruluşlarca kredi desteklerinin sağlanmasının ve müşterilerimizin firmamızdan satın alacağı ürünleri finanse etmelerine yardımcı olacak çeşitli enstrümanların daha da geliştirilmesinin çok faydalı olacağını düşünüyorum. Söz konusu desteklerin rakip firmaların bulunduğu ülkelerce yoğun bir şekilde gerçekleştirildiğini biliyoruz.

Türkiye makine üreticiliği bakımından sizce ne durumda? Ülkemiz bu konuda ne yazık ki olması gereken düzeyde değil. Geçmişte yaşanan istikrarsızlıklar ve devletin sektörle alakalı teşvik edici herhangi bir adım atmaması sebebiyle gelişmeler istenen düzeyde olmadı. Firma olarak Türk makine sektörünün çok büyük potansiyeli olduğuna inanıyoruz. Türkiye’nin kendisine örnek alabileceği gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki makine sektörünün ekonomiden aldığı paya bakınca, söz konusu potansiyeli görmek hiç de zor olamayacaktır.

Sektöre bakıldığında size göre en büyük problem nedir? Her sektörde olduğu gibi makine sektöründe de esas problem haksız rekabet. Özellikle Uzakdoğu’dan ithal edilen ve standartları sağlamayan ürünler dolayısıyla sıkıntı yaşıyoruz. Ürünlerimiz, yüksek standartlarda ve güvenlik unsurları ekstra gözetilerek imal edilmesi gereken ürünler olduğu için, bu durum bizim için ekstra sıkıntıya yol açıyor. Kalifiye iş gücü eksikliği ve tedarik zincirinin daha etkin, fazla alternatifli olmaması da sektörümüzde problemli bulduğumuz hususlardır.

“Hedefimiz Katma Değeri Yüksek Ürünler Geliştirmek ” Akarmak’ın kendi markası ile piyasaya sürdüğü ürünlerin dünya çapında daha aktif pazarlamasını sağlamanın öncelikli hedefleri arasında olduğuna değinen Ak, “Üretim kapasitesini know how’u olan ürünlerle dolduracak seviyeye getirmek ve katma değeri yüksek ürünler geliştirmek de gelecek hedeflerimiz arasında yer alıyor. Ülkemize ve onun potansiyeline inanıyoruz. Kısa zamanda gelinen nokta da bu durumun bir göstergesi. Makine sektörünün etkisini ve volümünü hızla artıracağına, Türk ekonomisinden çok daha fazla pay alarak büyümesine devam edeceğine inanıyoruz” dedi.