Akhisar’da 1966 yılında ortağı ile birlikte kiraladığı kiremit-tuğla fabrikasında 1973 yılında bir set makine ile cıvata üretimine başlayan Nedim Uysal, Norm Cıvata’nın temellerini atan isim oldu. Firma Akhisar’daki tuğla fabrikasından sonra sırasıyla 1973 yılında İzmir 1. Sanayi Sitesinde, 1994 yılında da AOSB’de cıvata üretimine başladı.

Norm Cıvata şirket yapılanması hakkında bilgi verir misiniz?

Firmamız bir aile şirketi olmasına karşın bugünkü başarısını uzman kadro ve vizyoner insan kaynakları yapısına borçludur. Şirket yönetim kurulunda aile dışında profesyonellerin de bulunuyor olması ve icra kurulunun ayrıca şirket operasyonlarında bilfiil yer alması, şirketimizin sürekli gelişmesi ve başarılı bir şekilde ilerlemesinin başlıca nedenleri arasındadır. Hali hazırda Norm Cıvata olarak Atatürk Organize Sanayi Bölgesinde beş, Salihli Organize Sanayi Bölgesinde dört fabrikada üretim; Türkiye ve Avrupa’da beş farklı pazarlama şirketiyle ise 35 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Salihli’de 2014 yılında 55 milyon TL yatırımla kurduğumuz dört fabrikamızda 2015 yılında istihdam sayımız grup genelinde 2 bin kişiye ulaşmış olacak. Ürünlerimizi ağırlıklı olarak Brezilya, Meksika, Rusya Ukrayna ve Çin ihraç ediyoruz.

Ürün çeşitleriniz ve bunların özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

Norm Cıvata olarak yıllık 90 bin ton toplam üretim kapasitesine sahibiz. Ürün portföyümüz cıvata, somun, rotbaşı aşık cıvataları, burç ve vidalardan oluşuyor. Otomotiv, otomotiv yan sanayisi, beyaz eşya gibi ana sanayi kolları dışında; çelik, ziraat aletleri, makine sanayisi ve inşaat sektörü ile de çalışıyoruz. Ayrıca bütün büyük otomotiv firmaları için üretim gerçekleştiriyoruz. Almanya’nın otomobil sektöründeki en büyük firmasının Meksika, Brezilya Çin dahil olmak üzere dünya genelindeki 26 fabrikasına Norm Cıvata olarak üretim yapıyoruz. Bunun yanında yine dünya çapında tanınmış birçok otomobil firmasına ürünlerimizi gönderiyoruz. Hemen hemen bütün beyaz eşya üreticisi firmalarla çalışıyoruz. Üretimin tüm aşamalarını bünyemizdeki firmalarla gerçekleştiriyor olmamız bizim için büyük bir avantaj. Ürünlerimiz orijinal ekipman olarak üretildiği için aranan kalite şartlarını yerine getirmek zorundadır. Ayrıca otomotiv sanayi özel parçaları, müşteriye özel parçalar, farklı tiplerde mafsal aşığı, bijon, saplama, burç, perçin, pim, perçin somunları, kaynak cıvata ve somunları, trifon cıvatalar, rondelalı cıvatalar, kesmeli ve yuvarlak tip kaynak somunları, fren rakorları da ürün gruplarımız içinde yer alıyor.

“Ar-Ge Merkezimizde Katma Değeri Yüksek Ürünler Geliştiriyoruz ”

İlk patentli ürünlerini “Norm_EST“ adıyla 2012 yılında ürettiklerini belirten Norm Civata Yönetim Kurulu Başkanı Nedim Uysal, “Kendinden diş açma özelliği olan bu ürünümüzü belli müşterilerimizle montaj çalışmaları halen devam ediyor” dedi. Norm Cıvata olarak Ar-Ge faaliyetlerine 90’lı yıllarından sonundan itibaren başladıklarını vurgulayan Uysal sözlerini şöyle sürdürdü: “11 Mayıs 2011 tarihi itibariyle Ar-Ge merkezi ünvanı almaya hak kazandıktan sonra başta patent veya faydalı model potansiyeli içeren katma değeri yüksek ürünler olmak üzere; Ar- Ge faaliyetlerimizi yeni makine tasarım ve imalatı, süreç geliştirme, maliyet odaklı geliştirme, bağlantı elemanlarının üretim benzetimleri, bağlantı elemanlarının dinamik davranışları, özel ürün geliştirme ve prototip üretim projeleri gibi daha geniş bir yelpazede artan bir ivme ile sürdürüyoruz. Ar-Ge merkezimizde yedi farklı üniversitenin uzman bilim insanları işbirliğinde, TÜBİTAK TEYDEB destekli 11, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın SAN-TEZ destek programı çerçevesinde de iki Ar-Ge projesi yürütüyoruz.

Çalışanlarınızın gelişimi konusunda ne tür faaliyetler gerçekleştiriyorsunuz?

Salihli’de yeni devreye giren üretim merkezlerimiz ve yurt dışı çalışanlarımız da dahil toplamda yaklaşık 2 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Dolayısıyla ailemiz gün geçtikçe kalabalıklaşıyor. Bu durum da bizi, yönetimsel anlamda kendimizi yenilemeye ve güncellemeye itiyor. İş gücü devir oranımız oldukça düşük. Şirket aidiyeti oldukça yüksek olsa da işe yeni başlayan eleman sayısı da oldukça fazla. O nedenle şirket kültürümüzü ve kimliğimizi tanıtmak adına, birbirimizle kaynaşmamızı sağlayacak aktiviteler planlıyoruz. İnsan kaynakları departmanımızı yeniden yapılandırarak özellikle eğitim saatlerimizin artırdık ve oryantasyon konusundaki çalışmalarımıza hız verdik.

Ulusal ya da uluslararası fuarlara katılıyor musunuz?

Fuarların firmanız için öneminden bahseder misiniz? Pazarımızı tanıma, iş geliştirme ve kapasitemizi artırma bakımından fuarlardan bugüne değin oldukça verimli biçimde faydalandık. 2014 yılında, alanında en kapsamlı bağlantı elemanları fuarı olan; İstanbul’da ve 2015 yılının Mart ayında da Almanya’da gerçekleşen Stuttgart Fastaner Fair’de yer aldık. Otomotiv devlerine hizmet eden bir yan sanayi firması olarak da İstanbul’da düzenlenen Automechanika Fuarına da katıldık.

Firmanızın ihracat potansiyeli hakkında bilgi verir misiniz?

Türkiye’nin en büyük cıvata üreticilerinden olan firmamız, toplam üretiminin yüzde 40’ını Meksika, ABD, Almanya, Hollanda, Belçika, İsviçre, Macaristan, Polonya, ve Fransa olmak üzere sanayileşmiş birçok ülkeye ihraç ediyor. Üretime yeni katılan altı istasyonlu teknolojisi yenilenmiş ve gelişmiş makineler ile müşterilerimize özel ürün yelpazemizi oldukça genişlettik. Ayrıca zorlu rekabet koşullarında daha hızlı, esnek ve kaliteli ürün tedarik etmek için yeni kalıp fabrikamızı kurduk. Türkiye ve Avrupa’daki büyük otomotiv firmalarının birçoğuna, doğrudan üretim bantlarında kullanılmak üzere orijinal ekipman olarak malzeme gönderiyoruz.

İhracat konusunda yaşadığınız problemler var mı?

Mevcut problemlerin çözüm yolu sizce nedir? İhracatta en büyük sorun dövizdeki dalgalanma ve belirsizlik, bunun akabinde de yüksek navlun fiyatları olarak öne çıkıyor. Bu, ihracatçıların belini büken bir durum. Tabi yakıt fiyatlarının yüksek olması da başka bir sorun. Ayrıca dönemsel olarak araç sıkıntısı da yaşıyoruz. Bu sorunlar sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının, nakliyeci-ihracatçı birliklerinin ortak çalışmalarıyla aşılabilir.

Türkiye makine üreticiliği bakımından sizce ne durumda?

Türkiye’de bu alanda bir açık var. Norm Grup olarak, 2014 yılında bu alanda da harekete geçtik. Grubumuzun en genç üyesi NRM Mühendislik; Norm Grup müşteri taleplerinin, mühendislik açısından teknik ve teknolojik yatırım gerektiren ihtiyaçlarını karşılamak, aynı zamanda üretim verimliliği, hız ve otomasyon sağlayan robotik sistemlerin geliştirilmesi ve üretilmesi için kuruldu. Üretim sektöründe arzu edilen; üretimlerinin verimli, zamanında, hızlı ve ileri teknoloji ile yapılmasını sağlamaktır. Norm Grup üretim firmalarının sektördeki rakipleri karşısında her zaman bir adım önde ve öncü olmasını destekleyen NRM Mühendislik olarak bu amaca hizmet edecek mühendislik bilgisinin sektörde çözüm ortağı olacağını düşünüyoruz.

Sektöre bakıldığında size göre en büyük problem nedir?

Özellikle iç piyasada Uzakdoğu’dan gelen ithal ürünlerle rekabet etme zorunluluğu, üreticiyi düşük fiyatlarda malzeme almaya itiyor, bu durum da kalitesiz bağlantı elemanlarının üretilmesine ve pazarlanmasına neden oluyordu. Ancak son yıllarda uygulamaya koyulan gözetim vergisi, ithalatın önünü kesmekle beraber Türkiye’de yatırım yapan firma sayısının ve arzın artmasına sebep oldu.

Norm Grup olarak ileriye yönelik projeleriniz ve gelecek hedeflerinizden bahseder misiniz?

Bugün 100 bin metrekarenin üzerinde kapalı alana sahip İzmir ve Manisa/Salihli’deki dokuz ayrı üretim tesisi, beş farklı pazarlama şirketi ve 2 bin kişiye yakın çalışanıyla, Norm Grup çatısı altında Türkiye’nin ilk 500 sanayi şirketi arasında yer alıyoruz. Ülkemizin en büyük bağlantı elemanları üreticisi olarak üretimimizin yüzde 40’ını ihraç ediyoruz. Yeni pazarlarda daha aktif olarak varlığımızı daha uzun yıllar sürdürmek en önemli hedefimiz. Ar- Ge yatırımlarımıza/çalışmalarımıza hız vererek Türkiye’deki pazar liderliğimizi korumak ve Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika pazarlarında tercih edilen bir üretici olmak da, diğer önemli hedeflerimiz arasında bulunuyor.

Norm Cıvata olarak sektörün geleceği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Üretimimizin lokomotifinin otomotiv sanayisi olduğunu hesaba katarak; yan sanayinin gelişmesinin, ana sanayinin Türkiye’yi tercih etmesine de neden olduğunu söylemek isterim. Ana sanayinin Türkiye’yi tercih etmesi ise yan sanayiyi geliştiriyor. Dolayısıyla burada birbirini tetikleyen bir durum söz konusu. Tüm dünyadaki gelişmeleri paralel olarak uygulayan ve takip eden sektörümüz, emniyet faktörünü daima önde tutuyor. Tüm ana sanayinin yan sanayiyi sıklıkla denetlemesi ve yeni is- 42 sektörden teklerde bulunması, yan sanayiyi daha da ileriye gidecek şekilde olumlu yönde geliştiriyor. Ancak ana otomotiv sanayisinin fiyat indirim baskısı, daima yan sanayiyi tehdit eden bir unsur olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki yıllarda maliyet yönetimi ve/veya buna bağlı olarak gelişen karsızlık, sektörün en büyük problemlerinden biri olmaya devam edecek. O nedenle şirketler gelecek yatırımlarında tüm bu öngörüleri değerlendirerek aksiyon planı hazırlamalı.

Norm Grubu’nun eğitim alanında gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projelerinden bahseder misiniz ?

Norm Mesleki Eğitim Şubesi 2007 yılında, üç yıllık eğitim sonucu kalfalık belgesine hak kazanılan tesviye bölümü olarak, 20 öğrenciyle eğitim-öğretime başladı. Öğrencilerimiz, Norm Cıvata, Norm Somun, Ne Du Kalıp Fabrikası, NRM Mühendislik, Löher Asansör, ZF Lemförder, Senkromenç Sanayi, Arcan Makine ve Üstün İş Pompa’da beceri eğitimlerini sürdürerek eğitimlerine devam ediyor. Öğrencilerimizin Norm bünyesindeki mesleki eğitim şubesinde öğrenimlerini sürdürmeleri; onların çalışanlarla birlikte hareket etme, doğru iş üretme, kalite bilinci oluşturma yeteneklerini geliştirmelerini ve müşteri memnuniyetinin önemini kavramalarını sağlıyor. Ayrıca aidiyet duygusu da, işyerini sahiplenmelerini ve kendilerinin de işyerinin bir ferdi olduğunu hissetmeleri için oldukça önemli. Mesleki eğitim öğrencilerimiz; el becerilerini geliştirip, hatasız iş üretme yeteneğini, problem çözme tekniklerini ve verimliliği kalite mantığı içinde gerçek üretim alanında deneyimliyor. Ustalarını örnek alarak kendilerini geliştirip okul-sanayici işbirliği içinde nitelikli birer birey olma yolunda adım atıyor. Ayrıca mesleki eğitim öğrencilerimizin hayata tutunmalarını da sağlayarak çare oluyor. Verilen eğitim hedef odaklıdır. Mezun olur olmaz teknik eleman olarak aynı işyerlerinde çalışmaya kadrolu olarak devam etmeleri, onların başarılı birer çalışan olduklarının da göstergesidir. Bu durum hem sanayicilerimizi, hem de eğitimcilerimizi oldukça mutlu ediyor. 2014- 2015 eğitim ve öğretim yılı itibarı ile Norm Grup Yönetim Kurulumuzun desteğiyle sekizinci yılımızda eğitime; gelişen teknolojiyle birlikte bölüm adımız değişerek bilgisayarlı imalat işlemleri/CNC bölümü olarak üç sınıf ve 70 öğrenci ile devam ediyor.

Firmanız tarafından eğitime kazandırılan Özel İAOSB Nedim Uysal Teknik Lisesinin faaliyetlerinden bahseder misiniz?

Özel İAOSB Nedim Uysal Anadolu Teknik Lisesi, 2014 yılında eğitim-öğretime başladı. Halihazırda geçici bir binada eğitimini sürdüren öğrenciler, 2015 yılı sonunda tamamlanacak yeni binada eğitimlerine devam edecek. Mevcut tüm öğrencilerimiz; endüstriyel otomasyon teknolojileri ve makine teknoloji alanı olmak üzere mekatronik, bilgisayarlı makine imalatı (CMC) ve endüstriyel kalıp dallarında yüzde 100 burslu şekilde eğitim görüyor. Norm Grup Yönetim Kurulu Onursal Başkanı Nedim Uysal’ın “cansuyu” olarak nitelendirdiği öğrencilerin, yüksek nitelikli teknik insan gücünü temsil edecek şekilde eğitim ve öğretimlerine devam etmeleri için ülkemizdeki ilk tam burslu Teknik ve Anadolu Meslek Lisesini açmış olmanın gururunu yaşıyoruz.