Türkiye’nin en hızlı büyüyen ve gelişen satın alma portföyüne sahip olan OSO, ortakları, üyeleri ve tedarikçileri arasında kurduğu kazan-kazan stratejisi ve geliştirdiği yeni projeleri ile sektöre hizmet veriyor. Makine İhracatçıları Birliğinin (MAİB) öncülüğünde kurulan OSO’nun 500 üyesi bulunuyor. Mayıs ayındaki Olağan Genel Kurulda Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Murat Akyüz, organizasyonun yapısı ve çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi. Akyüz, yeni döneme yönelik projelerini ve OSO’nun geleceğine ilişkin öngörülerini de paylaştı.

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz? OSO Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilme sürecinizden bahseder misiniz?

Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra aile şirketimiz olan Akyük Plastik’te iş hayatına atıldım. İstanbul Üniversitesinde Endüstri Mühendisliği Master Programı ve ABD’de National University’de İşletme Master Programını tamamladım. Dört yıl danışmanlık yaptığım ABD’den 2002 yılında Türkiye’ye döndüm. 2006 yılında Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçı Birliğinde Başkanlığa seçildim. Halen ortağı olduğum aile şirketimizde yönetici olarak çalışıyorum. Evli ve iki çocuk babasıyım. 2011 yılından bu yana OSO’da Yönetim Kurulu Üyesiyim. Mayıs ayında gerçekleştirdiğimiz Olağan Genel Kurul Toplantısında Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran’ın da destekleriyle OSO Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildim. Geçmiş yıllarda görev alan değerli yönetim kurulu üyelerimize çeşitli sivil toplum kuruluşlarında çalışan arkadaşlarımızı da dahil ederek yeni yönetimimizi oluşturduk. OSO’nun yapısı, hedefleri ve son dönem çalışmalarıyla ilgili bilgi verir misiniz? Yeni yönetim kurulunun bir yol haritası var mı? OSO, imalat sektöründe imalatçı-ihracatçı niteliğinde faaliyet gösteren firma ve temsilcilerin bir araya gelerek oluşturduğu geniş tabanlı bir satın alma organizasyonudur. Bu organizasyon, Türk makine sektörünü temsil eden, MAİB yönetim kurulunun desteği ve üyelerinin katılımıyla oluşturuldu. Türk imalat sektöründe girdi maliyetlerinin yüksekliği temel sorunlardan biridir. Küçük, orta ve mikro ölçekli çok sayıda firmanın oluşturduğu dağınık bir yapıya sahip olan imalat sektöründe uygulanamayan ölçek ekonomisi, yüksek seviyelerde seyreden girdi maliyetleri ile firmalarımızı karşı karşıya bıraktığından, üretici firmalar yurt dışı rekabette zorlanıyor. Oysa üreticilerin imalatlarını gerçekleştirmeleri için gerekli olan malzeme ve hizmetler ortak bir platformda değerlendirildiğinde ortaya çıkan miktarlar, tedarikçileri ve yan sanayiyi, anlamlı fiyat iskontoları sunabileceği bir seviyeye ulaştırıyor. OSO, üreticilerin alımlarını tek bir merkezde toplayarak elde ettiği pazarlık gücü ile girdi maliyetlerini minimize edecek bir mekanizma görevi üstleniyor. Organizasyon, imalatçıların kullandıkları malzemeleri, kalitelerinden ödün vermeden optimum fiyatlarla tedarik edebilmelerini hedefliyor. Aynı sektörde bulunan firmaların; ortak satınalma, ortak satış, ortak dağıtım, ortak tasarım ve servis hizmetleri gibi işbirliklerine girmiş olmaları, maliyetlerini düşürmek sureti ile yurt dışı rakiplerine karşı rekabette önemli bir üstünlük elde etmelerini sağlayacak. Firma, satın alma fonksiyonunu güvenilir bir organizasyona delege ettiğinde; zaman ve enerjisini ürünün kalite standartlarının yükseltilmesi, yeni ürünlerin tasarımı ve piyasaya sunulması için kullanacak. Yüksek teknolojiyi iş süreçlerine entegre ederek daha hızlı ve kolay iş yapabilmek, rekabet çağının gereği olan birlikte hareket etme anlayışını oluşturmak üretkenliğini ve verimliliği artıracaktır. Güçlerin birleştirilmesi ise global pazarda kalıcılığı da sağlayacaktır. OSO’nun ortaklık yapısında; 107 firma ve şahıs yer alıyor. İki ihracatçı birliği, 71 makine imalatçısı, makine imalatçılarına yönelik 11 tedarikçi, yedi dernek, bir vakıf ile 15 diğer iştigal konularından ortağımız bulunuyor. OSO ortaklarını makine imalatçısı ve ihracatçısı firmaların yanı sıra, ortak satınalmada stratejik güç kazandıracak firmalardan seçiyor. Üye sayımız 2015 yılında 500’e ulaştı. Yeni dönemde makine sektörü yanında tüm imalat sanayisi ve stratejik grupları da aynı çatı altında buluşturmaya odaklanacağız. Bu amaç doğrultusunda; İstanbul Maden ve Metalleri İhracatçı Birliği (İMMİB), İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçılar Birliği (İKMİB), İş ve İnşaat Makineleri Kümesi (OSTİM-İŞİM), Türk Tarım Alet ve Makineleri İmalatçıları Birliği (TARMAKBİR), İklimlendirme, Soğutma, Klima İmalatçıları Derneği( İSKİD), Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), Tekstil Makine ve Aksesuar Sanayicileri Derneği (TEMSAD), Ambalaj Makinecileri Derneği (AMD), Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) sistemimize ortak olarak dahil oldu. İmalat sektöründeki firmaların kurmuş olduğu diğer dernek, birlik ve kümelenmelerle ise görüşmelerimiz sürüyor.

OSO’nu güçlü yanlarını sıralar mısınız? Benzer satın alma kulüplerinden farklı olarak başarınızın sırrı nedir? Sektörün girdi maliyetlerini azalmak için kısa vadede hangi adımlar atılmalıdır?

OSO olarak girdi maliyetlerini ortalama yüzde 15-40 oranında azaltıyoruz. Alıcı-tedarikçi arasında (satın alma sürecinde) zamansal kayıpları minimuma indiriyoruz. Üyelerimiz için en iyi kalitede, en ucuz fiyata ve en kısa zamanda ürün tedarik ediyoruz. Fiyatlar ve indirim oranları anlaşma süresince sabitlendiği için alıcı firma maliyet hesaplamalarını kolayca yapabiliyor.

Yeni bir sanal pazar ve rekabet ortamı sunuyoruz. Kısa süreli kazanç değil, uzun süreli kalite ve kazanç elde edilmesini sağlıyoruz. Alıcının istenilen özellikte ve miktarda ürüne en kısa sürede ulaşmasını amaçlıyoruz. OSO sayesinde tedarikçi firma bilgilerine rahatlıkla ulaşılıyor ve tedarikçi portföyü genişliyor. Kısa vadede atılacak ilk adım düzenli ve beraber alım metotlarının geliştirilmesi ve daha yüksek avantajlı alım imkanı sağlanmasıdır.

OSO’nun çalışmalarını koordine ederken yaşanan temel sorun ve sıkıntılar neler?

Firmalarımızın birbirinden çeşitli verileri saklaması ve bunu OSO ile paylaşmaması ortak hareket imkanını bazen kısıtlıyor. Geçmiş satın alma alışkanlıkları ve satın alma departmanlarının uzun süreli hizmet alım ilişkileri de alım kabiliyetimizi sınırlayabiliyor.

Eklemek istedikleriniz?

Firmalarımız, ülkemizde halen eksikliğini hissettiği ortak hareket etme ve çıkar birlikteliği kurmanın sağlayacağı avantajları iyi kavramalı. Birlikten doğacak güç sadece makine sektöründeki örnek çalışmalarla sınırlı kalmamalı. Tüm sanayi sektörlerini bir araya getirilmesiyle organizasyonumuzun avantajlarını daha geniş bir ortama yaymak istiyoruz.