Namık Kemal Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünde sunulan eğitimin niteliği ve sağlanan teknik imkanlardan memnun olduklarını belirten mühendis adayları, üniversitenin bölgedeki sanayi kuruluşlarıyla sürdürdüğü çalışmaların bilgi ve birikimlerini artırdığını düşünüyor. Sanayinin beklentileri doğrultusunda planlanan dört yıllık zorlu bir eğitimin ardından farklı alanlara yönelmeyi planlayan öğrenciler başarılı olacaklarına inanıyor.

ORHAN GÖKÇE

MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ

4. SINIF ÖĞRENCİSİ

“TEORİK BİLGİ, ANALİTİK DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİREBİLMELİ”

“En geniş kapsamlı bilim dallarından birinin makine mühendisliği olduğunu düşünüyorum ve bu durum tercih yaparken karar vermemde etkili oldu. Bilim ve tekniğe gönül veren bir insana sadece mühendis olmanın yeteceğini düşünmüyorum. Farklı alanlardaki gelişmeleri ve teknolojik seviyeyi takip etme isteği ağır basıyor. Çünkü birçok mühendislik dalı birbiriyle bağlantılı ve uyum içinde ilerliyor. Bu uyumu en fazla makine mühendisliğinde bulabileceğimi düşündüğüm için tercih ettim. Namık Kemal Üniversitesini seçmemdeki temel neden sanayinin hızla yayıldığı bir bölge olan Çorlu’da bulunmasıydı. Sanayi kuruluşlarıyla üniversiteler arasında sürekliliğini koruyan, bilimsel ve teknik işbirliği sağlanmalı. Teorik bilgi, analitik düşünceyi geliştirebilecek nitelikte öğretilmeli. Bölümümün bu beklentilerimi karşılayacağını düşünüyorum. Ancak hedeflerimize ulaşmak için bakış açımızı geniş tutmalıyız. Yoksa yüzlerce ders, en iyi teknolojik imkanlarla verilse dahi onları nerede ne zaman kullanacağımızı bilemedikten sonra söz konusu bilginin bir kıymeti kalmıyor. Ekstra çabalarla hem mesleki, hem de kişisel anlamda kendimizi geliştirmeliyiz. Türk makine sanayisi hızlı bir şekilde gelişiyor. Özellikle yan sanayi açısından Türkiye, dünyanın önemli ülkeleri arasındadır. Ülkemizin yerli üretim, tasarım ve analizler ile daha da gelişeceğini umut ediyorum. Mezuniyet sonrasında akademisyen olarak görev yapmak ilk hedefim. Gelecekte kendi öğrencilerime, sahip olduğum bilgileri doğru bir yöntemle aktarmak istiyorum. Bilginin ancak kullanıldığı ve aktarıldığı zaman değer kazanacağına inanıyorum. Eğitimim süresince birçok projede görev aldım. Yeni projeler üzerinde çalışmalarımı sürdürüyorum. Çorlu’daki fabrikaları ziyaret ederek araştırdığımız konuyla ilgili teknik bilgiler edinme gayretindeyim. İnternet aracılığıyla Türkiye’de yapılan yüksek lisans ve doktora tezlerini proje alanıma göre inceliyorum. Bilimsel kaynakları rahatlıkla okuyabilmek için de İngilizce öğreniyorum.”

BATUHAN SARIBAŞ

MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ

2. SINIF ÖĞRENCİSİ

“MAKİNE, SÜREKLİ GELİŞEN BİR MÜHENDİSLİK ALANI”

“Makine mühendisliğini, çalışma alanının fazla olması ve imza yetkisine sahip bir mühendislik dalı olması nedeniyle seçtim. Namık Kemal Üniversitesinin konumu çok avantajlı. Sanayinin geliştiği bir bölgede kurulması ve İstanbul gibi bir metropole yakınlığıyla öğrenciler için oldukça cazip. Okurken iş tecrübesi kazanabileceğim bir ortam sağlaması, bireysel projelerle bilgi ve tecrübelerimin arttırılarak güvenimin bir üst seviyeye taşıması makine mühendisliği eğitimi verecek kurumdan en büyük beklentimdi. Bölümümün bu beklentileri karşılayacağını düşünüyorum. Türk Makine sektöründeki gelişmeleri takip etmeye çalışıyorum. Kamu ve özel sektör kuruluşlarımız dünya çapında önemli çalışmalara imza atıyor. Fakat ilerleyecek daha uzun bir yolumuz var. Özellikle benim gibi otomotiv sektöründe gelecek planlaması yapan bir birey için bu alanda sektörümüzün daha da gelişmesini bekliyorum. Mezuniyet sonrasında yurt dışında yüksek lisansıma devam etmek istiyorum. Makine, her gelişmenin yakından takip edilmesi gereken önemli bir alandır. Bunun nedenle Almanya gibi önemli bir sanayi ülkesinde eğitimimi sürdürerek tecrübelerimi geliştirmeyi çok önemsiyorum. Zaman içinde hocalarımla Ar-Ge projelerinde yer almak istiyorum. Bu doğrultuda çeşitli programlar da öğreniyorum.”

PINAR YURTSEVER

MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ

4. SINIF ÖĞRENCİSİ

“KADIN MÜHENDİSLERDEN TAVSİYELER ALDIM”

“Mühendislik eğitimi almaya lise döneminde karar verdim. Bilim ve teknik alanında yapılan araştırmalar ve günlük hayatta kullandığımız mekanizmaların çalışma şekilleri, oldukça ilgimi çekiyordu. Makine mühendisliği bölümündeyse kız öğrenci sayısının çok az olduğunu biliyordum. Kadın makine mühendisleriyle irtibat kurarak bölüm hakkında bilgi aldım. ‘Zor’ kelimesini hayatımdan çıkarırsam karşılaşacağım güçlüklerin üstesinden gelebileceğimi söylediler. Makine mühendisliği çok geniş bir üretim ve hizmet alanına hitap ediyor. Makine mühendisliği kapsamına giren alanlardan bir bölümü bugün, bağımsız birer mühendislik dalı durumundadır. Çalışma şartları zor olsa da İş imkanları fazla ve istikbali parlak bir bölüm. Bu sebeplerden makine mühendisliğinin bana uygun bir meslek olduğunu düşünerek tercihlerimi buna göre düzenledim. Bölümümün bu beklentileri karşılayacağını düşünüyorum. Fakat her meslekte olduğu gibi bireysel çaba ve akademisyenlerin desteği de son derece önemli. Öğrencinin ilgi, yetenek ve gereksinimlerini dikkate almayan bir yükseköğretim anlayışının yararlı olması, yani kalıcı öğrenmeler doğurması beklenemez. Bu nedenle öğretimde her şey öğrenciye yönelik olmak durumundadır. Türk makine sanayisinde, her türlü parça ve aksamın yüksek kalitede ve rekabet edebilir fiyatlarda üretimi yapılıyor. Bence bu gelişmeler Ar-Ge harcamalarına yapılan yatırımın artmasından kaynaklanıyor. Her üniversite öğrencisinde olduğu gibi ben de mezuniyet sonrası iş bulma süreciyle ilgili kaygılar taşıyorum. Sadece üniversite bitirmek maalesef ülkemizde iş bulmak için yeterli değil. Türkiye’deki neredeyse her üniversite bu bölümden binlerce mezun veriyor. Bu da rekabet ortamını beraberinde getiriyor. Bu rekabet ortamının farkında olarak üretim, tasarım ve Ar-Ge çalışmalarında bulunan kuruluşların nitelikli mühendis ihtiyaçlarına uygun hareket etmek gerekiyor. Şimdiye kadar yaptığım stajlar dışında üretime yönelik bir projede yer almadım. Fakat eğitimim esnasında kendimi mesleki açıdan rekabet koşullarına hazırlamak adına kurs, seminer, teknik gezi ve kulüp çalışmalarına katıldım. Okulda öğrendiğim teorik bilgilerin, pratik bilgi ve becerilere dönüşebilmesi için stajım esnasında, tasarımdan imalata kadar üretilen parçaları yakından takip ederek gözlemledim. Yaptığım stajlar beni mesleğime daha çok yakınlaştırdı. Yaşam boyu eğitimin önemine inanan biri olduğum için, kendimi sadece okul hayatında değil mesleğimin ilerleyen yıllarında da geliştirmeyi hedefliyorum.”

EZGİ KARADAŞ

MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ

4. SINIF ÖĞRENCİSİ

“TÜRK MAKİNE SEKTÖRÜ ÇAĞ ATLADI”

“Makine mühendisliği bölümünü ilgi duyup merak ettiğim için tercih ettim. Hareketli ve sahanın içinde çalışabileceğim bir mesleğim olsun istiyordum. Makine mühendisliği de en dinamik bölümlerden biri. Üniversitenin köklü bir bölümü olması, yerleşkesinin sanayi bölgesinde yer alması, staj ve iş imkanlarının, uygulama alanlarının geniş bir alana yayılması tercihimi etkileyen temel nedenlerdi. Tasarım ve analiz programlarını etkili kullanma, malzeme ve imal sistemlerinin tanınması, mekanik sistemleri açıklayabilme, hayal edebilme ve tasarlama konularında eğitimler verilmesini bekliyorum. Bölüm bu anlamda beklentilerimin çoğunu karşılayabildi. Türk makine sektörünün gün geçtikçe geliştiğini ve çağ atladığını düşünüyorum. Özellikle üniversite gençlerinin sanayiyle el ele vererek gerçekleştirdiği projeler ülkemize çok şey katıyor. Son zamanlarda Avrupa normlarına ve standartlarına uygun şekilde üretim yapmak firmaların ana hedefi haline geldi. Gelecekle ilgili kaygılarımın ana nedeni mezuniyet belgesinin iş bulmak için tek başına yeterli olmamasından kaynaklanıyor. Mühendislik, kendini geliştirmeyi zorunlu kılan mesleklerden. Sadece üniversitenin verdikleriyle yetinmemelisiniz. Mezuniyet sonrası yurt dışında dil eğitimi almak istiyorum. Hedefim otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir firmada çalışmak. Çalışırken yüksek lisansa devam etmek planlarım arasında.”