Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yukarı yönlü revize edilen yüzde 2,5 büyümesinin ardından yılın ikinci çeyreğinde beklentilerin üzerine çıkarak yüzde 3,8 büyüme gösterdi. Böylece yılın ilk yarısında büyüme oranı yüzde 3,1 olarak gerçekleşti. Ekonomik büyümenin makine sanayisine yönelik talep etkisini değerlendirmek için ana sektörlerin ve iktisadi faaliyetlerin gelişimi ile ekonomik büyümeye katkıları önemlidir. Sektörlerin ekonomik büyümeye katkıları değerlendirildiğinde makine sanayisi için önem taşıyan ana sektörler imalat, madencilik, enerji, inşaat ve tarımdır. İmalat sanayinin yılın ilk yarısında büyümeye katkısı 0,79 puan oldu. Madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün katkısı negatif seyir izledi. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme ile su temini alt sektörlerinin katkısı ise çok sınırlı kaldı. İnşaat sektörü de yılın ilk yarısında yüzde 0,3 küçülürken ekonomik büyümeyi negatif yönde etkiledi. Tarım sektöründe ise yılın ilk yarısında büyüme yüzde 5,2 oldu ve büyümeye 0,30 puan katkıda bulundu. Makine sanayisi için önemli beş ana sektörün büyümeye katkısı 1,09 puan oldu ve yeterli iç talebi sağlamaktan uzak kaldı. Hizmetler sektörünün büyümeye katkısı ise 2,44 puan olarak gerçekleşti.

İktisadi faaliyetlerin ekonomik büyümeye katkısı ise yatırımların konumu itibariyle makine sanayisi için belirleyici oldu. 2015 yılının ilk yarısında yüzde 3,10 olarak gerçekleşen büyümenin 3,88 puanı tüketim harcamalarından geldi. Toplam yatırım harcamalarının büyümeye katkısı 1,24 puan olarak belirlendi. Özel sektör yatırımları büyümeyi pozitif, kamu yatırımları ise negatif yönde etkiledi. Stok değişimi ile net mal ve hizmet ihracatı ise yılın ilk yarısında büyümeye 0,78 ve 1,24 puan negatif yönde yansıdı. Büyümenin yapısı değerlendirildiğinde ekonominin halen önemli ölçüde iç tüketime dayalı olarak büyümekte olduğu gözleniyor. Ekonomide yatırımların etkisi sınırlı kalırken, net ihracatın etkisi negatifte kaldı. Bu nedenle büyümenin kalitesi halen çok sağlıklı değildir. Bununla birlikte özel sektör yatırımlarında ikinci çeyrekte daha yüksek bir büyüme yaşandığı görülüyor. Özel sektör yatırımları 3,80 puanlık ikinci çeyrek büyümesine 2,33 puanlık katkı sağladı. Makine sanayi açısından ikinci çeyrekte özel sektör yatırımlarının büyümesi önemlidir.

Makine sanayi için özel sektör yatırımları içinde makine yatırımları daha önemli bir göstergedir. Nitekim özel sektör yatırımları makine ve ekipman harcamaları ile inşaat harcamalarından oluşmaktadır. Özel sektör makine yatırım harcamaları 2012 yılında yüzde 7 küçüldü, 2013 yılında yüzde 1,3 büyüdü, 2014 yılında ise yeniden yüzde 3,8 küçüldü. 2015 yılında ise özel sektör makine yatırım harcamaları daha hızlı büyüyor. Özellikle ikinci çeyrekte yüzde 15,5 büyüme dikkat çekiyor. Son üç senedir hiç büyümeyen özel sektör makine yatırım harcamalarının 2015 yılında daha çok yenileme ve modernizasyon amaçlı arttığı gözleniyor.

2015 yılının ilk yarısında makine sanayi iç talebine sektörlerden sınırlı, buna karşın yatırımlar tarafında ise özellikle ikinci çeyrekte özel makine yatırım harcamalarından önemli katkı sağlandı. Yılın ikinci yarısında ise küresel dalgalanmalar, siyasi belirsizlik ve özellikle döviz kurlarındaki artışın reel sektör şirketleri üzerinde yarattığı etkiler nedeniyle makine sanayisine yönelik iç talebin zayıflaması bekleniyor.

KÜRESEL EKONOMİK KOŞULLAR DIŞ TALEBİ SINIRLIYOR

2015 yılında dünya ekonomisinde yüzde 2,6 oranında bir büyüme bekleniyor. Gelişmiş ülkelerde büyüme toparlanırken, gelişen ülkelerde büyüme yavaşlıyor. Bu itibarla değerlendirildiğinde makine ihracat pazarlarımız içinde gelişmiş ülke pazarlarında ithalat artarken, gelişen ülke pazarlarında ithalat azalıyor. Gelişmiş ülkeler içinde ABD ekonomisinde büyüme hızlanıyor. Avrupa Birliği’nin de 2015 yılındaki küresel krizden sonraki en hızlı ekonomik büyümesini göstermesi bekleniyor. ABD ve AB ekonomilerindeki büyümenin diğer gelişmiş ülkeleri de olumlu etkileyeceği tahmin ediliyor. Gelişen ülkelerde ise ekonomik büyüme üç nedenden dolayı zayıflıyor. Bu nedenlerden ilki ABD Merkez Bankası FED’in para politikasındaki normalleşme ile ortaya çıkan yeni küresel mali koşulların yarattığı etkilerdir. Gelişen ülkelerden önemli sermaye çıkışı yaşanıyor ve gelişen ülkelerin para birimleri değer kaybediyor. İkinci neden düşen enerji ve emtia fiyatları nedeniyle bu ürünleri ihraç eden gelişen ülkelerin ihracat gelirlerinin azalmasıdır. Üçüncü neden işe Çin ekonomisindeki yavaşlamadır. Çin ile önemli ticaret bağları bulunan gelişen ülkelerde büyüme Çin etkisi ile yavaşlıyor. Gelişen ülkelerde gözlenen ekonomik yavaşlama, yatırımları ve makine talebini de olumsuz etkiliyor. Bu çerçevede değerlendirildiğinde 2015 yılının ilk yarısında küresel makine talebi gelişmiş ülkelerden artarken, gelişen ülkelerden azaldı. Yılın ikinci yarısında da benzer eğilim sürecektir. Türkiye’nin genel ihracatı ile birlikte makine ihracatı da küresel talep koşullarından olumsuz etkileniyor. Nitekim Türkiye’nin yılın ilk sekiz ayında toplam ihracatı yüzde 11,6 ve makine ihracatı ise yüzde 8,8 geriledi.

Makine sanayisine yönelik iç ve dış talep gelişmeleri makine sanayindeki üretimde belirleyici oluyor. Yılın ilk yarısında imalat sanayisi genelinde büyüme yüzde 3,1 oranında gerçekleşti. Makine sanayi üretimi ise yukarıda değerlendirilen iç ve dış talep koşuları nedeniyle sadece yüzde 0,1 büyüdü Yılın ikinci yarısında ise imalat sanayindeki büyümenin zayıflaması, makine sanayisinde üretimin ise zayıf kalması bekleniyor.