DBC Makina, TÜBİTAK’tan 1501 Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı kapsamında aldığı teşvik desteğiyle Türkiye’deki sondaj şartlarına uygun, otomatik olarak çalışabilen sondaj makinesi üretti. “Otomatik Karotlu Sondaj Makinesi” üretimiyle DBC Makina, karotlu sondaj teknolojisinin tamamını en üst kalitede sunabilen dünyadaki sayılı firmalar arasına da girdi.

Kocaeli’de 1991 yılında kurulan DBC Makina, Dilovası’nda bulunan 7 bin metrekarelik kapalı alana sahip tesislerinde sondaj teknolojilerine yönelik üretim faaliyetlerini sürdürüyor. Tasarım çalışmalarının tamamını kendi bünyesinde gerçekleştiren DBC Makina, bilgisayar destekli yazılımlarıyla üretimde son teknolojiyi başarıyla kullanıyor. 28 çalışanı bulunan firma, ürettiği sondaj makinelerinin tamamına yakını yurt dışına ihraç ediyor. DBC Makina bünyesinde yer alan malzeme laboratuvarında her türlü malzemenin kimyasal ve mekanik testleri yapılıyor ve hassas ölçüm cihazları ile boyutsal kontrol gerçekleştiriliyor. Sondaj matkaplarınıysa FASTDRILL markasıyla pazara sunan firmanın ürünleri, dünyanın 30’dan fazla ülkesinde hizmet veriyor. Firma yetkilileri, makina tasarımlarında kendi tecrübe birikimini, müşterilerden gelen talep ve istekleri kullanarak son derece gelişmiş, arazi şartlarına uygun, arıza çıkarmayan, ergonomik, gerekli emniyet önlemlerini fazlasıyla karşılayan ve kolaylıkla bakımı yapılabilen sondaj makine modelleri sunduklarının altını çiziyor.

TÜBİTAK DESTEĞİYLE GELİŞTİRİLEN TEKNOLOJİ

Projeyle ilgili bilgi veren DBC Makina Ar-Ge Yetkilisi Cihan Akış, sekiz personelin görev aldığı projenin 10 ay içinde tamamlandığını söyledi. 470 bin TL’lik proje maliyetinin 259 bin TL’sinin TÜBİTAK desteğiyle karşılandığını aktaran Cihan Akış, geliştirilen ürünle ilgili patent başvurusu yaptıklarını ve sürecin işlediğini belirtti. Daha önce tamamladıkları Ar- Ge projelerinde de TÜBİTAK desteklerinden faydalandıklarını ifade eden Cihan Akış, “Metal madenciliği sektörü için geliştirilen ve yer üstünde sondaj uygulamalarında kullanılacak olan ‘Otomatik Karotlu Sondaj Makinesi’, otomatik çalışmaya imkan veren, hidrolik çene tutma sistemli ve üç hızlı bir dişli grubu tasarlanarak, yüke duyarlı hidrolik sistemle çalışıyor. Manevra ve sondaj esnasında rotasyon ünitesiyle tij freni arasında senkronizasyon sağlandı. Tij manevra sisteminin otomasyonu gerçekleştirilerek, sondaj esnasındaki tüm tij sökme-takma işlemleri operatörlerin ellerini tijlere değdirmeden yapılıyor. Geliştirilen ürünlerle hızlı ve düşük maliyetli sondaj yapma imkanı da sunmuş olduk. Sondaj kazalarının en fazla meydana geldiği takım manevrası sırasında işlemin otomatik olarak yapılabilmesi, iş güvenliğini de önemli oranda artıracaktır” dedi. DBC Makina Ar-Ge Yetkilisi Cihan Akış, “Otomatik Karotlu Sondaj Makinesi Projesi”nin ticari kazanımları ve DBC Makina’nın Ar-Ge faaliyetleriyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

DBC Makina olarak tamamlanan ya da çalışmaları süren farklı makine projeleri var mı? Ar-Ge’ye yönelik yatırımlarınız sürecek mi?

DBC Makina tüm dünyada tanınan ve tercih edilen bir kuruluş olmayı hedefliyor ve bu amaç doğrultusunda birçok Ar-Ge projesini başarıyla tamamladık. Bu projelerimizden ikisi TÜBİTAK tarafından desteklendi. İlk projemiz, tam otomatik ve senkronize çalışan bir sondaj makinesinde tij ekleme-sökme için bir robot kolun geliştirilmesine yönelikti. Sondaj işleminde en fazla kaza tij ekleme-sökme esnasında meydana geliyor ve büyük madencilik şirketleri makine üreticilerini bu işlemi el değmeden yapabilecek bir sistem geliştirmeleri konusunda zorluyor. Uzun yıllardır üzerinde çalışılmasına karşın ticari olarak piyasaya sunulmuş bir ürün yoktu. DBC Makina tarafından üretilen “Robot Kol”, İstanbul’da düzenlenen Maden 2014 ile Toronto’da gerçekleştirilen PDAC 2015 fuarlarında tanıtıldı ve büyük ilgi gördü. İkinci projemizdeyse 2 bin 500 metre kapasiteli senkronize çalışabilen sondaj makinesi ürettik. Genelde bu kapasitedeki makinelerde senkronizasyon yoktur. Bu özelliğiyle ürettiğimiz makine bir ilktir. Sondaj çalışmalarında çok önemli yer tutan tijlerle ilgili olarak bilgisayar kontrollü çalışan bir ısıl işlem sistemi geliştirildi. Sondaj tijlerindeki diş kapmalarını önlemek üzere özel bir diş profili tasarlanmış ve ilave bir ısıl işlem prosesiyle son derece yüksek yüzey sertlikleri elde edilerek diş ömrü önemli ölçüde artırılmıştır. Elde edilen sonuçlar DBC Makina bünyesinde bulunan özel tij çekme ve burkma test cihazında doğrulandı. Dünyada başarılı bir şekilde wireline sondaj tijlerinde ısıl işlem uygulayabilen üç ya da dört şirket vardır. Erkek diş profili üzerinde ilave ısıl işlem uygulayarak çok ince bir tabakanın sertleştirilmesini sağlayabilense tek şirket vardır. DBC Makina bu konuda dünyadaki ikinci üretici oldu. Aynı zamanda dişi diş üzerinde de aynı işlemi sağlayabilen dünyadaki yegane şirketiz. İlgilenilen diğer bir konuysa mermer kesmede kullanılan kollu kesicilerdeki PCD kullanımıdır. Yaklaşık dört yıldır bu proje kapsamında sayısız arazi deneyi yaparak kesme maliyetini en az yarıya düşüren ürünler geliştirdik. Buluşlarımızla ilgili olarak sekiz patent başvurusu yaptık. Birçok faydalı model tescili aldık. Sondaj konusunda hedef pazarını dünya pazarı olarak seçen ve altyapısını bu hedefe ulaşmak için hazırlayan bir şirket olarak, müşterilerine her türlü desteği en üst düzeyde sunmak adına Ar-Ge çalışmalarına yatırım yapmayı sürdüreceğiz.

Sektörünüzde üretim yapan firmalar açısından Ar-Ge’nin önemi nedir? Sektörünüzdeki üreticilerin hangi alanlarda kendilerini geliştirmeleri gerekiyor?

Maden arama konusunda dünya genelinde bir kriz yaşanıyor. 2012 yılında 22 milyar dolar düzeyinde olan toplam arama harcamalarının gitgide azalarak 2015’te 10 milyar dolara inmesi bekleniyor. Maden arama konusunda en aktif olan küçük ölçekli şirketler finansman temininde büyük sıkıntılar çekerken, daha büyük ölçekli ve deneyimli firmalarsa masrafları kısmak için ilk önce arama bütçelerini azaltıyor. Sektöre makine ve malzeme temin eden uluslararası şirketlerin de bu durumda mali sıkıntı içine girdikleri ve bir bölümünün fabrika kapatıp eleman çıkardıkları biliniyor. Türkiye de küresel madencilik krizinden olumsuz olarak etkileniyor. Ayrıca ülkemizde sondaj izinlerinin alınmasındaki gecikmeler sektöre daha da olumsuz yansıyor. 2012 yılında iki milyon metreye ulaştığını tahmin ettiğimiz ülke genelindeki yıllık sondaj miktarının, 2015 yılında ancak 300-400 bin metre civarında gerçekleşeceği tahmin ediliyor. İletişimde olduğumuz firmaların çoğu ancak yüzde 20-25 kapasiteyle çalışıyor. Maden araması yapan firmaların faaliyetleri de Ar-Ge kapsamında değerlendirildiğinde, aramacı firmaların düşük kapasitede çalışmaları Türkiye’nin kaybınadır. Madencilikte ileri olan Kanada, Avustralya gibi ülkelerin arama faaliyetlerini desteklemek için ilave teşvikler sağladığını görüyoruz. Ülkemizde de devletin, madencilik konusunda çok şeffaf ve daha organize olması, kuralların sürekli olarak değişmemesi ve en önemlisi bürokrasiyi azaltması gerekiyor. Maden şirketleri ise sondaj esnasında çevreye zarar vermemek için azami dikkati göstermeli ve iş emniyeti konusunda gerekli önlemleri almaya çalışmalıdır. DBC Makina tüm karotlu sondaj teknolojilerini müşterilerine sunabiliyor. Böylece sadece sondaj matkabı, makinesi veya herhangi bir malzeme tedarikçisi olmanın ötesinde müşterinin gerçekleştirmeyi planladığı delgi işinde performanstan da sorumlu iş ortağı olarak yer alıyor. Daha kaliteli ürün geliştirme hedefleri doğrultusunda laboratuvar ortamındaki testlere ilave olarak arazide birçok test yapılıyor ve sonuçlar doğrulanıyor. Sondaj makinelerinde operasyonu daha verimli ve emniyetli kılmak için DBC Makina tarafından birçok yenilik yapıldı. Bunlar; iş emniyetini ve verimliliğini artırmak için özel tij kaldırma sistemi, teleskopik kule, çok daha sessiz ve verimli çalışan yana hidrolik olarak kayabilen rotasyon üniteleri, hassas kule kaydırma sistemi, senkronize olarak çalışabilen sondaj makineleri, tij ekleme- sökme için robot kollardır. İmalatçı olarak elimizde çok geniş malzeme ve yedek parça stokları var. Dolayısıyla müşterilerinin sondaj işlerinin malzeme veya yedek parça eksikliğinden durmayacağını garanti edebiliyoruz. Tüm hassas ve kritik parçalar fabrikamızda üretiliyor. Dolayısıyla kalite üzerinde tam bir kontrol vardır. Dünyayla rekabet etmek istiyorsak sektördeki tüm yerli üreticilerinde benzer şartları sağlaması gerekiyor.