Krea Teknik, TÜBİTAK’tan 1501 Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı kapsamında aldığı teşvikle ufak boyutlu ürünlerin ayrıştırılarak taşınmasını sağlayan makine geliştirdi. Standart ve karmaşık şekilli ürünlerin daha rahat ayrıştırılması için geliştirilen makine; doküman, kitap ve broşür gibi daha hafif ürünler için de hizmet sunabiliyor. Saatte 6 bin adet ayrıştırma yapabilen makinenin, modüler yapıya sahip olması sayesinde istasyon sayıları da değiştirilebiliyor.

PROJENİN TİCARİ KAZANIMLARI

İthal ikame sağlayan ürünün, öncelikle yurt içi kargo ve lojistik sektörlerinde yer edinmesi öngörülüyor. Ayrıştırma makinesi, transfer merkezlerinde ve depolarda verimliliği artırmanın yanında hata payını da önemli ölçüde düşürüyor. İhracat potansiyeli olan ürünün, yurt içi pazarların yanı sıra başta Rusya olmak üzere Asya pazarında rekabetçi bir ürün haline gelmesi bekleniyor. Seri üretime geçildiğinde, hassas parçaların firma içinde üretilecek olması nedeniyle istihdama da katkıda bulunulacağı düşünülüyor. Kargo sektöründe otomasyon çözümlerinin çok az kullanıldığını söyleyen Krea Teknik Ar-Ge Yetkilisi Dr. Mert Doğanlı, ihtiyaç duyulan makinelerin ithal edilerek yüksek maliyetlerle temin edildiğini vurguluyor. Ülkemizde kargo paketleme işlemlerinin standartlaştırılmamasının ithal edilen makinelerin verimli kullanılmasını engellediğinin de altını çizen Doğanlı, yeni ürettikleri makinenin avantajlarıyla ilgili bilgi verdi.

TÜBİTAK destekleri çerçevesinde gerçekleştirdiğiniz “Doküman Ayrıştırma Makinesi” hakkında teknik bilgileri paylaşır mısınız?

Doküman ayrıştırma veya diğer adıyla hafif kargo ayrıştırma makinesi, ürünlerin üzerindeki barkod bilgilerine istinaden otomatik dağıtım yapıyor. Besleme şekli manuel veya otomatik olabiliyor. Özellikle standart ürünlerde otomatik besleme kullanılarak, saatte 3-4 bin civarında ürün tek bir operatörle istenilen sayıda istasyona dağıtılabiliyor. Makine, özellikle kargo sektörüne yönelik olarak doküman veya poşet kargo dağıtımı için geliştirildiğinden, bu kargoların dik taşınabilmesi, şutlara atılırken daha kararlı olması ve yer tasarrufu sağlaması amaçlandı. Mekanik tasarımı, montajı ve yazılımı firmamız bünyesinde yapıldı. Bu nedenle farklı ürün tip ve boyutlarına göre özelleştirme imkanı bulunuyor. Ayrıca sistemde ayrıştırma kısmında bant kullanımı kaldırıldığı için aşınıp değiştirilmesi gereken parça sayısı azaltılıp, bant ayarı gibi zaman alacak ve tekrarlanan işlemler en aza indirildi. Proje kapsamında prototip olarak 12 şutlu imal edilen makine, müşterimizin talebi doğrultusunda 40 şuta genişletilebiliyor.

Projeyle ilgili çalışmalar ne zaman başladı? Kaç kişilik bir ekip Ar-Ge’ye odaklandı? Tamamlanması ne kadar sürdü?

Proje çalışmalarına firmanın kuruluşu ile 2012 yılında başlandı ve makinemiz 2013 sonunda tamamlandı. Proje kapsamında dört mühendis hem yazılım, hem de tasarım işlemlerini üstlendi. Bu nedenle dört kişinin iki yıla yakın süren emeğinin sonucunda üretildi.

Projeniz hangi alana hizmet vermeye yönelik? Patent süreci ve TÜBİTAK’ın sağladığı destekle ilgili bilgi alabilir miyiz?

TÜBİTAK destekleri olmasaydı, yeni kurulan bir firma olarak bu tip bir projeyi gerçekleştiremeyebilirdik. Projenin tamamlanmasıyla patent süreci de başladı. Başvurular yapıldı ve patentle ilgili onay işlemleri halen devam ediyor. Makinemiz, transfer merkezi ve depolarda kullanılmak üzere otomatik sevk yapmak amacıyla kargo, e-ticaret, tekstil sektörlerine hizmet verecek şekilde geliştirildi.

Krea Teknik olarak tamamlanan ya da çalışmaları süren farklı makine projeleriniz var mı? Desteklerden yararlanarak yeni dönemde planladığınız Ar-Ge projeleri bulunuyor mu?

Halen projenin ikinci adımı olarak KOSGEB destekleri kapsamında, seri üretime uygun bir endüstriyel ürün haline getirme çalışmaları devam ediyor. Mevcut ürün olgunlaştırıldıktan sonra geliştirilmesine yönelik yeni proje çalışmalarınaysa başladık. Ayrıca kargo ve lojistik sektörüne geniş kapsamlı destek verebilmek amacıyla yazılım ve donanım kapsamlı yeni projeler de geliştiriyoruz.

Firmalarımız açısından Ar-Ge’nin önemi nedir? Türkiye’de firmaların daha fazla Ar-Ge’ye yönelmesini sağlamak için hangi adımlar atılmalıdır?

Üretim yapan firmaların yenilikçi ve rekabetçi ürünler geliştirebilmesi için sürekli yerli ve yabancı rakipleriyle benchmark çalışmaları yapıp, ürünlerini bu hedefler doğrultusunda geliştirmesi gerekiyor. Ayrıca başta e-ticaretle beraber, kargo ve lojistik sektörleri ülkemizde hızlı bir şekilde büyüyor. Bu nedenle işlemlerin hızlanması için otomasyonun dahil edilmesi şart. Araştırma ve geliştirme artık süreklilik arz ediyor ve firmaların süreçlerine entegre ediliyor. Bu noktada Ar-Ge ekosistemi içinde müşterinin de Türkiye’de üretilen yeni ürünlere itibar edip bünyelerine katması önemlidir. Dolayısıyla olaya sadece üretici ve geliştirici açısından bakmak yerine, potansiyel müşterilerin de dahil olabileceği ve müşterilerin yenilikçi Ar- Ge süreçleri sonuçlarında ürünlerin kullanımını cesaretlendirebilecek bir model, üretici firmaları da cesaretlendirecektir. Ülkemizin dünyaya katma değeri yüksek ürünler satabilmesi için kendini düşük teknoloji seviyeli üretim markasından kurtarıp, dünyaya bu şekilde tanıtması gerekiyor. Sonuç olarak, ülkemizde bilgi ve insan kapasitesi orta ve yüksek katma değerli ürünler geliştirmek ve üretmek için yeterlidir. Bu kapasitenin doğru şekilde konumlandırılması ve potansiyel müşteriler gözünde bu algının yaratılması gerekiyor.