Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) ile makine sektörünün markalaşması, Ar-Ge ve ortak tanıtım çalışmalarının organize edilmesi amacıyla 2007’den bu yana faaliyet gösteren Makine Tanıtım Grubu (MTG), Uluslararası Tekstil ve Konfeksiyon Makineleri Fuarında (ITMA) yeni dönem hedeflerini paylaştı ve yenilenen logosuyla basının karşısına çıktı.

Tekstil makineleri sektörünün olimpiyatları olarak nitelendirilen ITMA Fuarı, 12-19 Kasım tarihleri arasında Milano’da düzenlendi. Dört yılda bir farklı şehirlerde gerçekleştirilen dünyanın en büyük entegre tekstil ve giyim üretim teknolojileri organizasyonunda kapsamlı bir tanıtım etkinliğine imza atan MTG, yeni isminin ve logosunun lansmanını da yaptı. Çok sayıda basın mensubunun takip ettiği toplantıda MAİB ve MTG’nin yönetim kurulu üyeleri, Türk makine sektörünü temsilde izlenecek yeni stratejileri paylaştı.

Toplantıya Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Kutlu Karavelioğlu ile Necmettin Öztürk ve Yönetim Kurulu Üyeleri Zeynep Erkunt Armağan, Ferdi Murat Gül, Menderes Akar ve Mehmet Ağrikli katıldı.

MİLANO’DAN “TÜRKİYE’NİN MAKİNECİLERİ” GEÇTİ

Türkiye, Uluslararası Tekstil ve Konfeksiyon Makineleri Fuarı ITMA’ya bu yıl 135 firmayla katılarak çıkartma yaptı. Sektöre yönelik tanıtım çalışmaları kapsamında yeni logo ve ismin kullanıldığı ilanlar, fuar alanı ve şehrin farklı noktalarını süsledi. Fuarda gerçekleştirilen basın toplantısında açıklamalarda bunulan MAİB ve MTG Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, sektörün gelecek hedeflerini ve yeni logosunun ardındaki felsefeyi anlattı. MTG olarak, sektörün gelişimine yönelik stratejilere katkı sağlamak üzere katıldıkları uluslararası organizasyonlarda, makineciliğin tüm dünyada ne kadar hızlı bir gelişme içinde olduğunu gözlemlediklerini belirten Adnan Dalgakıran, “Makine sektörü katma değerini artırırken, katma değerli üretim konusunda tüm imalat sanayisini peşinden sürüklüyor. Dünya mal ihracatı tablosunda petrol ve doğalgazdan sonra 2.910 milyar dolar ile ikinci sırada bulunan ve Türkiye imalat sanayisinde 1 birim üretimle 0,26 birim katma değer yaratma gücüyle üçüncü sırada yer alan makine sektörünü, Türkiye ekonomisi için de vasatlıktan çıkışın adresi olarak görüyoruz. Sektörün, ekonominin geneline yayılan çarpan etkisiyle kendisine atfedilen bu önemi fazlasıyla hak ettiğini hep birlikte göreceğiz. Gelecek döneme ilişkin hedeflerimizi, kararlılığımızı ve çalışma felsefemizi somutlaştırmak için de sembolik bir adım atmak istedik. Bu nedenle Birliğimizin logosunu felsefemizi yansıtır bir hale getirdik. Yeni logomuz; cesareti, açık sözlülüğü, adanmışlığı ve saygıyı temel değerleri olarak benimsemiş olan Türkiye’nin Makinecileri’ni bu ülkeden yükselen ve dünyaya ışık veren bir yıldız olarak simgelemektedir” dedi.

“SANAYİLEŞMENİN ANAHTARI MAKİNE SEKTÖRÜNDEDİR”

MAİB’in, faaliyete başladığı günden beri pozitif bir gelişme çizgisine sahip olduğunu belirten Adnan Dalgakıran, Türk makine imalat sanayisinin 200’den fazla ülkeye ihracat yaptığına dikkat çekti. Türk makine sektörünün yüksek katma değer, mühendislik becerileri ve rekabetçi fiyatlarla uluslararası pazarda saygın bir oyuncu olduğuna belirten Adnan Dalgakıran şunları söyledi: “İhracat artışında sektörlerin beş yıllık performansı incelendiğinde, makine sektörünün ardından, 2014 yılı itibarıyla ikinci sırada bulunan en yakın sektörde yüzde 48 seviyesinde artış görülürken, bu oran makine sektöründe yüzde 68 seviyesinde oldu. Türk makine sektöründe ihracatın ithalatı karşılama oranının da son 12 yılda iki katına çıktığını görüyoruz. Yurt içinde pek çok sektöre yatırım malı sağlayan makine sektörü, dışa bağımlılığı ve dış ticaret açığını azaltmasının yanı sıra bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de sanayileşmenin itici gücüdür.”

“MAKİNE SEKTÖRÜ TÜRKİYE’YE SINIF ATLATACAK”

Yeni hükümetin sanayiye daha fazla ilgi göstermesi gerektiğinin altını çizen Adnan Dalgakıran, “Türkiye kaynaklarını iyi kullanırsa, her koşulda ileri gidecek bir ülke, ancak biz makine sektörünün ülkemizi sadece ileri götüreceğini değil, ona sınıf atlatacağını da iddia ediyoruz. Bunun için yeni dönemde sadece üretime değil, Türkiye’deki üretim kültürünü dönüştürmeye de odaklanacağız. Bu çerçevede işe, eleştirel aklın yerleşmesi için hayata geçirdiğimiz projelerle başladık. Gelişmiş ülkelerde yaptığımız incelemeler, üretimin ardında sağlam bir üretim felsefesi ve kültürü yattığını açıkça ortaya koydu. Yeni dönemde sadece üretime değil Türkiye’nin üretim kültürünü dönüştürmeye de odaklanacağız. Biliyoruz ki, Türkiye’nin sanayileşmesinin anahtarı makine sektöründedir” diyerek sözlerini sürdürdü.