Yıkama ve kurutma makinelerinin üretim serüveni sanayi devrimine dayanıyor. 19. yüzyıllın ikinci yarısıyla birlikte seri üretime geçilen bu sistemlerde, kısa süre içinde endüstriyel açıdan da hizmet sunacak yapıya ulaşıldı. Teknolojik gelişmelere paralel olarak yeni özellikler kazanan endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri, kullanıldığı sektörlerin gereksinimlerine en iyi şekilde cevap verecek şekilde revize edildi. Zaman ve işgücü kaybını azaltan, kaynakların gereksiz kullanımının önüne geçen bu sistemler farklı sektörler tarafından tercih ediliyor.

ENDÜSTRİYEL YIKAMA VE KURUTMA TEKNOLOJİLERİN TARİHÇESİ

Kişisel kullanıma yönelik bulaşık makinesi için ilk patent başvurusunu 1885 yılında Josephine G. Cochran yaptı. Amerikalı bilim insanı Cochran 1889 yılında tarihin elektrikle çalışan ilk bulaşık makinesini üretmeyi başardı. Cochran’ın sisteminde, alt kısımda yer alan iki silindir ile pompalanan su ve sabun, makinenin içinde bulaşıkların dizildiği raflara ulaştırılıyordu. Daha sonra yeniden pompalamak üzere emici silindirler bu suyu çekiyordu. Evlerde kullanılmak üzere geliştirilen makineler yan taraflarında bulunan kol yardımı ile aktif hale geliyordu. Ev modellerinde pistonlu pompalar, makinenin yan tarafındaki bir kol ile otel ve restoranlar için tasarlanan daha büyük modeller de buhar enerjisiyle çalışıyordu. Daha büyük ihtiyaç görülen iş yerlerinde ise buhar gücünden faydalanılan endüstriyel tip bulaşık makineleri kullanılıyordu. Sonraki yıllarda ise sistem daha da geliştirilerek günümüzdeki halini aldı.

MAKİNELERİN SİSTEMİ VE ÇALIŞMA AŞAMALARI

Endüstriyel çamaşır yıkama-kurutma sistemleri, endüstriyel ütüleme-kurutma sistemleri, bardak ve tabak yıkama makineleri, şişe yıkama ve sterilizasyon sistemleri ile büyük mutfak malzemeleri temizleme makineleri endüstriyel yıkamada kullanılan başlıca teknolojilerdir. Bu sistemlerde kullanılan başlıca makine parçaları ise; yıkama motorları, programlayıcılar, rezistanslar, presostatlar, termostatlar, yıkama-durulama kolları ve parlatıcı pompalardır. Tüm püskürtmeli yıkama makineleri, bir deterjan solüsyonuyla kirleri yıkamak ve durulamak üzere tasarlanmıştır. Endüstriyel çamaşır makinesi; su alma, yıkama, ısıtma, su boşaltma ve sıkma sistemlerini bir program vasıtası ile yapan bir makinedir. Makine bu işlemleri artık bir program vasıtasıyla belirli sıra ve zaman içinde çalıştırıp durdurarak yıkama programlarını tamamlar. Çamaşır makinelerini oluşturan ana elektronik parçalar ise şöyle sıralanabilir:

Parazit Kondansatörü: Kondansatör DC sinyalleri geçirmez. AC sinyalleri ise üzerinden geçirir. Öte yandan kondansatör yüksek frekanslı sinyallere karşı düşük kapasitif reaktans (XC) gösterir. Çamaşır makinesinin içinde bulunan röle, motor bobini, açılıp-kapanan kontaklar çalışma anında kısa süreli de olsa yüksek frekanslı elektrik sinyalleri (parazitik sinyaller) üretir. Yüksek frekanslı sinyallerin yakın çevrede bulunan TV, radyo, CD çalar, bilgisayar vb. hassas yapılı elektronik cihazlara zarar vermesini önlemek için parazitik sinyalleri önleyen kondansatör kullanılır.

Açma-Kapama Anahtarı: Çamaşır makinesini çalıştırıp durdurmaya yarayan devre elemanıdır. Açma kapama anahtarında direkt 220 volt vardır. Anahtar direkt 220 Volt gibi bir gerilime temas ettiği için yapısının küçük olmasından dolayı çabuk zarar görebilir. Genellikle ani gerilim artmalarından dolayı kontaklar olumsuz etkilenir.

Program Cihazı: Piyasada program aygıtına “beyin” de denir. Elektromekanik ve elektronik olarak iki şekilde yapılır. 2000’li yıllardan itibaren üretilen makinelerin programlama ünitesi dijital elektronik yapılıdır. Mikro denetleyici ve mikroişlemci (entegrelerinin) ve diğer parçaların kullanımı yaygınlaşmasından ve fiyatının da düşmesinden dolayı üretici firmalar elektronik program aygıtlarını tercih etmektedir.

Kapı Emniyeti Kilidi: Çamaşır makinesinin çalışma anında kapağının açılmaması için bimetalli ve PTC’li kilit sistemi kullanılmaktadır. Bu düzenek makinede çalışma anında dalgınlıkla kapağın açılmasını önlemektedir. Makine durdurulduktan 1–2 dakika sonra bimetal soğuyup eski haline döndüğünden kapak kilidi işlevini yerine getirebilmektedir. Kapı kilit sistemi 220 V ile çalıştığından 220 V PTC üzerinden geçtiği zaman ısınmakta ve direnci yükselmektedir. PTC’ye yapışık olan bimetal bükülerek kilitleme işlemi gerçekleşir. PTC’nin akımı kesilince soğuma başlar. Bimetal soğuyunca eski konumuna döner ve yaylı dil mekanizması kapağın açılabilmesini sağlar.

Su Giriş Ventilleri (Selenoid Valf): Tek ve çift su girişli çamaşır makineleri bulunur. İki girişli olanlarda sıcak ve soğuk su girişini sağlayan iki elektrikli vana vardır. Bu vanaların bir ucu şehir şebekesi musluğuna diğer ucu deterjan kutusuna bağlıdır. Açma-kapama düğmesine basıldığında su giriş ventillerinin bobinlerine de enerji gelir. Bobinler pistonu çeker ve vanalar açılır. Makine yeteri miktar suyu aldıktan sonra su seviye anahtarının kontakları konum değiştirince ventil bobinlerinin enerjileri kesilerek piston bırakılır ve vanaların kapanması sağlanır. Enerjilendiğinde konum değiştiren kontakları sayesinde bağlı bulunduğu fonksiyonları gerçekleştiren elemandır (Çamaşır makinesinde valfler enerjilendiğinde su ve deterjan alımı başlar.

Enerji kesildiğinde ise su ve deterjan alımı vb. işlemler sona erer).

Hız Kontrol Ünitesi: Program aygıtı ve yıkama motorunun milinde bulunan takojenaratör bobininden aldığı sinyallerle çalışır. Yıkamasıkma motorunun devir sayısını, dönüş yönünü elektronik devreli kartlar ayarlamaktadır.

Yıkama-Sıkma Motoru: Çamaşır makinelerinde bir fazlı yardımcı sargılı asenkron ya da AC seri (üniversal) motor kullanılmaktadır. Makinede kullanılan motor bir fazlı yardımcı sargılı ise bunlar çift sargılı olmaktadır. Statorda bulunan çift sargı iki ayrı kutup sayısının meydana gelmesini sağlamaktadır. Motorlarda iki sargı bulunur. Bunlardan biri, yıkama sargısı diğeri de sıkma sargısıdır. Çamaşır makinesi yıkama işlemini yaparken çok kutuplu birinci sargılardan akım geçer ve rotor yavaş döner. Sıkma işlemi anında ise iki kutuplu ikinci sargılardan akım geçer ve rotor hızlı döner.

Termostat: Çamaşır makinesinde sabit değerli ve ayarlanabilen olmak üzere iki adet termostat bulunmaktadır. Bu elemanlar rezistansı devreye alarak yıkama suyunun istenen sıcaklığa kadar ısınmasını sağlar. Su sıcaklığı yeterli seviyeye ulaştığında termostatın kuyruk kısmında yer alan gaz genleşerek diyaframı itip kontakların konum değiştirmesini sağlar. Sabit değerli 12 termostat ön yıkama ve yünlü çamaşırların yıkanması anında gereken 30–40 °C’lık sıcaklığa sahip suyu temin etme işleminde görev alır. Ayarlı termostat ise suyun sıcaklığının 30–100 °C aralığında bir değere getirilmesini sağlamak için kullanılır.

Isıtıcı (Rezistans): Çamaşır makinesi içine alınan suyu termostatta ayarlanan sıcaklıkta ısıtan devre elemanıdır. Paslanmaz çelikten yapılmış ve kazan içerisine yerleştirilmiştir. Kazan içerisine yerleştirildiğinden dolayı yıkama suyunu dışarıya sızdırmaması için sızdırmaz conta ile yalıtımı yapılmıştır. Rezistans 220 volt ile çalışır. Bazı çamaşır makinelerinde iki rezistans bulunmaktadır. Böylece kullanım rahatlığı sağlamaktadır. Rezistansın en büyük sorunları kireçlenme ve kazanda su yok iken çalıştırılmasıdır.

Pompa Motoru: AC 220 Volt, 85–125 W güce sahip küçük boyutlu motordur. Görevi kazan içindeki kirli suyu dışarı atmaktır. Makine yıkama ve durulama programları sonunda ve sıkma işlemi yaparken program cihazından aldığı sinyal ile pompa motoru devreye girer. Endüstriyel bulaşık makineleri ise iki şekilde sınıflandırabilir. Birinde, bulaşıklar basketlere yerleştirilir ve basketler de nakledici üzerine konur. Diğerinde ise kirli bulaşıklar, bulaşığı tutacak şekilde tasarlanmış nakledici üzerine doğrudan konur. Püskürtme herhangi bir bulaşık makinesinin çalışması için gereklidir. Yıkamanın her aşamasında, püskürtme hareketi, yıkama ve durulama kollarının yardımı ile her yere ulaşmak üzere planlanmıştır. Her aşama (ön yıkama, yıkama, ana yıkama, durulama) genellikle plastik, bir dizi perde ile bölünür. Bu perdeler bir bölümden diğer bölüme sıçrama hareketini önler. Endüstriyel bulaşık makinesinin çalışmasında ön yıkama, yıkama, ana yıkama, ilk durulama, son durulama olmak üzere beş aşama bulunur.

Ön Yıkama: Kirlilere püskürtülen su 45 °C civarındadır. Tabaklardan kolay kirlerin çoğunu çıkartır. Bu kir genelde yağlıdır. Su soğuk olursa kirlere etkili olmaz. Su fazla sıcak ise kirlerin pişmesine neden olur.

Yıkama: Kir ve lekeler yok edilmeye başlanır. Yıkama ısısı 55 °C civarında olmalıdır. Bu limit içindeki ısı kirleri yumuşatır, yağları eritir. Böylece etkin bir temizlik sağlanır.

Ana Yıkama: Bu aşamada kir ve lekeler tamamen yok edilir. Yıkama ısısı 65 °C civarındadır.

Eğer yıkama ısısı istenilen seviyede sağlanamıyor ise deterjan miktarını artırmak gerekebilir.

İlk Durulama: Bu aşamada, yıkama solüsyonunun tüm izleri yok edilir. Sterilizasyonun gerçekleşmesi ve kurumayı sağlamak için suyun ısısı 85 °C olmalıdır.

Son Durulama: Malzemenin çabuk kuruması ve leke yapmasını önlemek için son durulama suyuna, bir katkı malzemesi (parlatıcı olarak adlandırılır) ilave edilir. Kullanılan suyun sıcaklığı 85 °C’nin altında olmamalıdır. Böylece sterilizasyon işlemi de yapılır.

Endüstriyel bulaşık makinesinin iyi çalışması zaman, ısı, basınç, deterjan, parlatıcı katkı maddesi, su olmak üzere altı unsura bağlıdır.

Zaman: Bulaşık makinesinde yıkanan malzemeler ne kadar çok yıkama ve durulamaya maruz kalırsa temizlenme ve steril olma şansları o kadar yüksek olacaktır.

Isı: Deterjan solüsyonlarının temizlik etkileri artan ısı derecesiyle orantılı olsa da sıcak su pahalı olabilir. Ancak soğuk su da kötü sonuç verir. Bulaşık makineleri artık o kadar iyi tasarlanmıştır ki bir düğmeye basıldığı anda makineler otomatik olarak suyu kendisi almakta, dolduğu ve tanklardaki su yeterli ısıya ulaştığı anda da makine üzerindeki uyarıcı yeşil ışık bulaşık makinesinin su dolumunun tamam, ısılarının istenilen seviyeye geldiğini bildirmektedir.

Basınç: Bulaşık makinesinde bulaşığa alt ve üst durulama kollarında püsküren suyun etkisi temizleme işlemi için çok önemlidir. Bulaşık makinesinde, yıkama solüsyonundaki protein kirleri deterjan kimyasalları ile birleşir ve köpürmeye yol açabilir. Köpük su pompasını tıklayarak etkinliği yarıya düşürebilir. Bu sadece yıkama sonuçlarını kötü etkiler.

Köpürmeyen bir deterjanın kullanılması tavsiye edilir. Tabaklardaki atıkların iyi sıyrılması gereklidir. Yoksa alt ve üst durulama kollarındaki memeleri tıkayacak kirli bulaşıklara basınçlı suyun engel olmasına neden olacaktır. Bulaşık makinesinde görevli personelin bu konulara çok dikkat etmesi gerekir.

Su: Bulaşık yıkama işleminin en önemli öğesi olan yıkama suyudur. Yıkama işleminden önce yıkama suyunun sertliğinin istenilen seviyeye getirilmesi şarttır. Ana şebekeden bulaşık makinesine gelen su yumuşatılmış su olmalıdır. Yoksa bulaşık makinesi su girişine su yumuşatıcı cihazı takılmalıdır. Zira su içerisindeki minareller arttıkça (suyun sertlik derecesi yükseldikçe) yıkama neticesi bozulmaya başlar. Su yumuşatma işlemi tabak, bardak, çatal, bıçaklarda ve makinede kireç oluşumunu engelleyerek makinenin ömrünü uzatır.

Deterjan: Etkili bir yıkama işleminde doğru deterjan çok önemli bir rol oynar. Doğru deterjanı bulmak için mevcut deterjanlardan yıkama suyunun sert veya yumuşak oluşuna göre en uygun olanının seçilmesi gerekir.

Parlatıcı: Son durulama suyu ile verilen parlatıcı, bulaşık makinesinden çıkan malzemenin daha çabuk kurumasını ve su lekesini önler. Deterjanlar gibi parlatıcı katkı maddesini de bulaşık makinesinde kullanılan suyun özelliğine göre seçilmesi gerekir.

TÜRKİYE’DE ENDÜSTRİYEL YIKAMA, KURUTMA VE TEMİZLİK SEKTÖRÜNÜN GELİŞİMİ

Türkiye’de 1980’ler ve 1990’lar, sektörün kendi dinamiklerini oluşturma ve özelikle yurt dışı orijinli markaların da ithal edilmeye başlanması ile uluslararası uygulamaları tanıma süreci olarak tanımlanıyor. Kamu kurumlarının yanı sıra, özellikle çok uluslu otel, alışveriş merkezi, perakende marketleri ve endüstriyel temizlik kuruluşlarının, kendi hizmet satın alma kültürleri doğrultusunda yapmaya başladığı çalışmalar, sektör geneline pozitif baskı unsuru olarak yansımış, sistem ve hizmet kalitesi bakımından gelişmeler yaşanırken bu alana yönelik yerli makine üretimlerinde gelişme gözlenmiştir. Sektör 2000’li yıllarda global firmaların rekabetine sahne oldu. Önemli gelişme kaydeden yerli üreticiler de sundukları teknolojik ürün ve çözümlerle yurt içi pazardan pay almaya başladı. Özellikle Türkiye’nin jeopolitik konumun avantajından faydalanmak isteyen yerli üreticiler, komşu ülkelere yönelik ihracata odaklandı. Günümüzde endüstriyel yıkama-kurutma ve temizlik sektörü, yerli ve yabancı üreticiler tarafından gelecek vaat eden, gelişime açık ve yatırım yapılabilir olarak tanımlanıyor. Uzmanlar sektörün gelişiminin, salt büyüyen inşaat sektörü, gelişen konaklama endüstrisi ya da özel sağlık kurumlarına bağlı olarak olumlu ya da olumsuz etkileneceğini belirtiyor. Ayrıca uzmanlar, sektörün istenen gelişim düzeyine ulaşabilmesi için devlet tarafından bir dizi önlem ve teşviklerin uygulamaya geçirilmesi konusunda birleşiyor.

SEKTÖRÜN BAŞLICA SORUNLARI

Sektörün sorunları makine sanayisinin genel sorunlarıyla benzerlik taşıyor. Hammaddede dışa bağımlılık, Ar-Ge’ye ayrılan bütçelerin istenilen düzeye çıkmaması, patent başvurularının azlığı, markalaşma olgusunun yerleşmemesi, kurumsallaşmanın sağlanamaması ve kayıt dışı üretimin yarattığı haksız rekabet sektörün başlıca sorunları olarak karşımıza çıkıyor.

DÜNYA GENELİNDE YIKAMA VE KURUTMA MAKİNELERİ İTHALATI ARTIYOR

Birleşmiş Milletler (BM) İstatistik Bölümü verilerine göre, 2013 yılında 17,5 milyar dolar olan dünya geneli endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ihracatı, 2014 yılında yüzde 5 artarak 18,4 milyar dolar seviyesinde kaydedildi. İhracat listesinin ilk sırasında bulunan Almanya, 2014 yılında 2,834 milyar dolar değerinde endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ihraç etti. 2013 yılında bu rakam 2,708 milyar dolar seviyesindeydi. Almanya’nın endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ihracatı yüzde 4,6 arttı. Listenin ikinci sırasındaki Çin 2013 yılında 2,076 milyar dolar değerinde endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ihraç ederken, 2014 yılında bu rakam yüzde 20,9 artarak 2,511 milyar dolar olarak kayda geçti. En fazla endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ihraç eden ilk 10 ülke listesinin üçüncü sırasındaki İtalya 2014 yılında 2,506 milyar dolar değerinde ihracat gerçekleştirdi. 2013 yılında İtalya’nın endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ihracatı 2,523 milyon dolar seviyesindeydi. İtalya’nın endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ihracatı 2014 yılında yüzde 0,7 azaldı. İhracat listesinin 12. sırasında yer alan Türkiye, 2013 yılında 331 milyon dolar değerinde endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ihraç ederken 2014 yılında bu rakam yüzde 8,5 azalarak 302,8 milyon dolar oldu. En fazla endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ihraç eden ilk 10 ülke listesinde, 2013 yılına göre ihracatını en fazla artıran ülke ise yüzde 34 ile Meksika oldu. Söz konusu ülke 2013 yılında 740,5 milyon dolar değerinde endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ihraç ederken 2014 yılında bu rakam 992,3 milyon dolar seviyesine yükseldi.

BM İstatistik Bölümü verilerine göre, dünya ölçeğinde endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ithalatı 2014 yılında bir önceki yıla göre yüzde 4,1 arttı. 2013 yılında 17,9 milyar dolarlık endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ithal edilirken 2014 yılında bu rakam 18,7 milyar dolar seviyesinde kaydedildi. ABD 2014 yılında 3,320 milyar dolar rakamıyla en fazla endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ithal eden ilk 10 ülke listesinin ilk sırasında yer aldı. ABD’nin 2013 yılı endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ithalatı 3,319 milyon dolar olarak kaydedilmişti. Söz konusu ülkenin 2014 yılındaki ithalatı yüzde 3,9 arttı. Listenin ikinci sırasında ise Almanya bulunuyor. 2013 yılında Almanya 1,244 milyar dolar değerinde endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ithal ederken bu rakam, 2014 yılında yüzde 4,5 artışla 1,300 milyar dolar olarak kaydedildi. Fransa, dünya geneli endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ithalatı listesinin üçüncü sırasında yer alıyor. Söz konusu ülke 2013 yılında 898,7 milyon dolar değerinde endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ithal ederken 2014 yılında bu rakam yüzde 0,7 artarak 904,7 milyon dolar olarak kayda geçti.

Türkiye, 2014 yılında dünya geneli endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ithalatı listesinin 21. sırasında yer aldı. Türkiye’nin 2014 yılında endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ithalatı bir önceki yıla göre yüzde 2,8 arttı. 2013 yılında 252,6 milyon dolar değerinde endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ithal edilirken, 2014 yılında bu rakam 259,6 milyon dolar oldu. En fazla endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ithal eden ilk 10 ülke listesinde, 2014 yılında bir önceki yıla oranla ithalatını en fazla artıran ülke ise yüzde 30,5 ile İspanya oldu. İspanya 2013 yılında 380,5 milyon dolarlık endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ithal ederken 2014 yılında bu rakam 496,5 milyon dolar oldu.

TÜRKİYE’NİN YIKAMA VE KURUTMA MAKİNELERİ İHRACATI 120 MİLYON DOLAR

TÜİK verilerine göre Türkiye’nin endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ihracatı 2014 yılında, bir önceki yıla oranla yüzde 12,2 azalarak 120,3 milyon dolar olarak kaydedildi. 2013 yılında bu rakam 137 milyon dolardı. Türkiye 2014 yılında en fazla Almanya’ya endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ihracatı gerçekleştirdi. 2013 yılında söz konusu ülkeye 10,7 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken bu rakam, 2014 yılında yüzde 10 azalarak 9,6 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. Listenin ikinci sırasında ise Polonya bulunuyor. Türkiye’nin Polonya’ya yönelik endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ihracatı 2014 yılında 8,1 milyon dolar oldu. 2013 yılında bu rakam 7,1 milyon dolardı. Polonya’ya yönelik endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ihracatı yüzde 13,1 arttı. Listenin üçüncü sırasında bulunan Azerbaycan’a 2013 yılında 3,5 milyon dolar değerinde endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ihraç edilirken 2014 yılında bu rakam yüzde 130,7 artarak 8,1 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. Türkiye’nin 2014 yılında endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ihracatını yüzde 219,5 ile en fazla artırdığı ülke ise Hindistan oldu. Söz konusu ülkeye 2013 yılında 1,6 milyon dolar değerinde endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ihraç edilirken 2014 yılında bu rakam 5,1 milyon dolar olarak kaydedildi.

Türkiye 2014 yılında en fazla çamaşır makinelerine ait aksam; parçalar kaleminde ihracat gerçekleştirdi. 2013 yılında söz konusu mal grubunda 46 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken bu rakam, 2014 yılında yüzde 7,8 artarak 49,6 milyon dolar seviyesinde kaydedildi. Listenin ikinci sırasında yer alan tekstil sektöründe kullanılan yıkama makineleri ürün grubunda 2014 yılında gerçekleştirilen ihracatın değeri 14,3 milyon dolar olarak kaydedildi. 2013 yılında bu rakam 12,5 milyon dolardı. Tekstil sektöründe kullanılan yıkama makineleri ürün grubundaki ihracat yüzde 14,4 arttı. Listenin üçüncü sırasındaki bulaşık yıkama makineleri; evlerde kullanılanlar hariç ihracatı 2013 yılında 9,4 milyon dolar seviyesindeyken, 2014 yılında bu rakam yüzde 39,4 artarak 13,1 milyon dolar oldu.

TÜİK verilerine göre Türkiye’nin endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ithalatı 2013 yılında 131,7 milyon dolarken bu rakam, 2014 yılında yüzde 6,7 artarak 140,6 milyon dolar olarak kaydedildi. Türkiye 2014 yılında 44,7 milyon dolarla en fazla Almanya’dan endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ithal etti. 2013 yılında söz konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın değeri 49,8 milyon dolardı. Türkiye’nin 2014 yılında Almanya’dan gerçekleştirdiği ithalat yüzde 10,4 azaldı. Listenin ikinci sırasında bulunan İtalya’dan 2013 yılında 22,8 milyon dolarlık endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ithal edilirken bu rakam, 2014 yılında yüzde 16,4 artarak 26,5 milyon dolar olarak kaydedildi. Üçüncü sırada bulunan Çin’den 2014 yılında 17,7 milyon dolar değerinde endüstriyel yıkama ve kurutma makinesi ithal edildi. 2013 yılında Türkiye’nin söz konusu ülkeden gerçekleştirdiği ithalat 14,8 milyon dolardı. 2014 yılında Türkiye’nin Çin’den gerçekleştirdiği endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ithalatı yüzde 19,5 arttı. Türkiye’nin 2014 yılında endüstriyel yıkama ve kurutma makineleri ithalatını en fazla artırdığı ülke yüzde 441,8 ile Fransa oldu. Fransa’dan 2013 yılında 700 bin dolarlık ithalat gerçekleştirilirken 2014 yılında bu rakam 3,9 milyon dolar olarak kaydedildi. Türkiye 2014 yılında en fazla bulaşık yıkama makinelerine ait aksam ve parçalar kaleminde ithalat gerçekleştirdi. Söz konusu ürün grubunda 2013 yılında 31,9 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirilirken bu rakam 2014 yılında, yüzde 3,3 artarak 33 milyon dolar oldu. Listenin ikinci sırasında bulunan çamaşır makinelerine ait aksam; parçalar kaleminde 2014 yılında 28 milyon dolar değerinde ithalat gerçekleştirildi. 2013 yılında bu rakam 21,2 milyon dolardı. Çamaşır makinelerine ait aksam; parçalar ürün grubundaki ithalat yüzde 32 arttı. Listenin üçüncü sırasındaki tekstil sektöründe kullanılan yıkama makineleri kaleminde 2013 yılında 15,1 milyon dolar değerinde ithalat gerçekleştirilirken bu rakam 2014 yılında yüzde 21,3 artarak 18,4 milyon dolar seviyesinde kaydedildi.

“YENİ NESİLLERE ÖRNEK BİR MARKA OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ”

MEHMET KARALI

TOLKAR MAKINE İHRACAT MÜDÜRÜ

“İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesinde bulunan ve son teknolojiyle üretim yapan iki fabrikamız, 300’den fazla çalışanımız ve sektörün en kaliteli tamamlayıcı ürünlerinin distribütörlüğü ile Türkiye’nin en büyük üreticisi ünvanını alarak pazar lideri konumuna ulaşmış bulunmaktayız. Çeşitli modellerden yılda ortalama olarak 3 bin 500 makine üretme kapasitesine sahip olan Tolkar, bu ürünlerini 80’den fazla ülkeye de ihraç ederek, dünyada tanınan bir marka konumundadır. Yurt içinde yer alan 19 bölgede satış ve servis müdürlükleri, yurt dışında da yer alan 20 den fazla distirübitörü ve servis noktasıyla müşterilerine zamanında satış ve servis hizmetini profesyonel olarak vermektedir. Tüm gelişimi boyunca teknolojik, ekolojik ve ekonomik farklar yaratmayı kendine misyon edinmiş olan Tolkar, en son üretim tekniklerinin ve araçlarının kullanıldığı üretim tesislerinde, sürekli olarak Ar- Ge ve Ür-Ge çalışmaları ile ürünlerinin dizayn aşamasından itibaren prototip üretim, fabrika testleri, saha testleri ve seri üretimine kadar bu üçlü misyonu tamamlayarak ürünlerini tüketicilerle ve müşterileriyle buluşturan bir kurum olmuştur. Teknolojik, ekolojik ve ekonomik olarak açık ara fark yaratan buluşlarını patentlerle koruma altına alan Tolkar, bir yandan bu ürünlerini kullanan müşterilerine rekabet edilemez tasarruflar sunarken, diğer yandan da doğaya ve çevreye verilen zararları minimize ederek gelecek kuşaklara daha temiz bir dünya bırakmayı hedeflemektedir. “Smart Balans Sistemi” sayesinde her kapasitede 400 G sıkmalı makine üretimi yapabilen dünyadaki tek şirket konumunda olmakla beraber, yine patentli Smartex “PolyRib ECO Drum” sistemi sayesinde tüm dünyada bir ilk olan Miracle modeli ile su, atık su, kimyasal ve enerji tüketimlerini yarı yarıya azaltmayı başardık. 2011 yılında dünyanın ilk ve tek gaz ısıtmalı yıkama makinesini üreterek teknolojik gelişmelerine yenisini ekledik ve bu alanda bir devrim yaptık. 2015 yılında ise dünyanın öne devirmeli ilk hijyenik bariyerli yıkama sıkma makinesini üretmiş bulunmaktayız. Dünyada değişmeyen tek şeyin değişim olduğu bilinci ile Tolkar, günümüzde sürdürdüğü misyonu doğrultusunda gelecekte de yeni nesillere örnek bir marka olmaya devam edecektir.”

“AR-GE YATIRIMLARIMIZ DEVAM EDİYOR”

NIYAZI DILMEN

DILMENLER MAKINA YÖNETIM KURULU BAŞKANI

“DMS Dilmenler Makina 1982 yılından bu yana makine sektöründe başarılı çalışmalarıyla tanınıyor. Alanında lider konumda bulunan DMS Dilmenler Makina, müşterilerin talep ettiği teknolojik esnekliği ve maliyet avantajını birlikte sunuyor. Üretim alanımızda gerek hammadde fiyatları gerekse enerji tüketimi açısından önemli avantajlar sağlayan çözümler üretiyoruz. Günümüzde sürekli artan hammadde fiyatları ile birlikte su, doğalgaz, ve elektrik gibi enerji maliyetleri müşterilerimizin kar marjlarını belirleyen önemli kriterlere dönüştü. DMS Dilmenler Makina geliştirdiği ve ürettiği teknolojileriyle iş ortaklarına bu konularda avantajlı çözümler sunmanın mutluluğunu yaşıyor. Kurulduğu günden bu yana sürekli gelişimini sürdüren firmamız, Ar-Ge çalışmaları kapsamında yatırımlarını sürdürüyor. Yenilikçi çalışmalarımızla hedefimiz; enerji maliyetini düşüren makineler ve sürdürülebilir bir üretim için çevre dostu teknolojiler konseptlerinde, rekabet gücünün teknik altyapısını hazırlamaktır. Müşterilerimizle iş partneri olarak sürdürdüğümüz ilişkilerimiz yeni dönemde de yoğunlaşarak devam edecek. DMS Dilmenler Makina olarak, pazar ihtiyaçlarını, müşterilerimizle birlikte geliştirdiğimiz yeni teknolojiler ile yanıtlama misyonumuz artarak devam edecek. Firma olarak değer zinciri içinde, sadece makine parkuru değil, rekabetçi üretim gücü sunmayı da garanti ediyoruz.”