Mustafa Dereli tarafından İstanbul Bayrampaşa’da küçük bir atölyede kurulan firma, 1975 yılında Dermak Makina adını alarak sektördeki çalışmalarına hız verdi. 1995 yılında Esenyurt’taki modern üretim tesisine taşınan firma; PVC sektörüne yönelik imal ettiği mikser, otomatik tartım sistemleri, karışım depolama siloları ve ekstruder besleme sistemlerini dünyanın çok sayıda ülkesine ihraç ediyor.

Dermak Makina şirket yapılanması hakkında bilgi verir misiniz?

Sektörde faaliyet gösteren aile firmalarıyla aynı hiyerarşik yapıya sahibiz. Yönetim kademesinde benim ve kardeşimin bulunduğu firmamızda, diğer çalışanlarımız da görev tanımlamaları dahilindeki sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirir. Firmamızın üst yönetimini bir müdür, onun yardımcısı, üretim şefi ve satın alma yöneticisi biçiminde tanımlayabiliriz.

Üretiminizi nerede ve nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

İmalat çalışmalarımızı uzun süre İstanbul Güngören’de sürdürdükten sonra, fabrikamızı 1995 yılından bu yana faaliyetlerimize devam ettiğimiz Esenyurt’a taşıdık. Üretim süreçlerimizde modern teknolojinin gerektirdiği tüm makine ve ekipmanları kullanıyoruz. Bunun yanında güçlü bir teknik ofisimiz mevcut. Uluslararası kalite standartlarını mümkün olduğunca yerine getirmeye çalışıyoruz. Üretim proseslerimizi sipariş aşamasından imalat, montaj ve yükleme safhasına kadar belirli standartlar içinde gerçekleştiriyoruz.

Ürün çeşitleriniz ve bunların özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

Dermak Makine olarak PVC sektörüne yönelik mikser, otomatik tartım sistemleri, karışım depolama siloları ve ekstruder besleme sistemleri üretiyor ve ürün kalitemizle Avrupalı rakiplerle yarışıyoruz. Makinelerimiz PVC bazlı üretimlerde işin mutfağını oluşturuyor. Nihai ürünün imalatından önce gerekli olan formüller bizim makinelerimizde hazırlanır. Diğer bir deyişle PVC bazlı ürün imalatına yönelik ilk adımı biz atıyoruz. Ürünlerimizi ana hatlarıyla dokuz başlık altında sıralayabiliriz. DMIX serisi PVC Isıtıcı-Soğutucu Mikserlerimiz, V serisi (Dikey tip soğutucu) ve H serisi (Yatay tip soğutucu) olarak ikiye ayrılıyor. PVC mamuller ilk olarak mikserleme aşamasından geçer. Kaliteli ürün almak için son derece homojen bir formülasyon elde etmek gerekir. Firmamız uzun yılların getirdiği tecrübeyle PVC mikserleme konusunda lider konumdadır. Gravimetrik otomatik toz dozajlama sistemlerimiz de toz ve sıvı dozajlama olarak ikiye ayrılıyor. Geliştirdiğimiz gravimetrik otomatik dozajlama sistemiyle (DDSys) tüm PVC üretimlerinin en önemli gereksinimi olan kaliteli formülasyonları el değmeden otomatik olarak hazırlayabiliyoruz. Sistem, gerek plastifiye edilmemiş (PVC-U) gerekse plastifiye edilmiş (PVC-P) formülasyonlarını en mükemmel şekilde hazırlayarak mikserlenip ekstruzyona hazır hale getirir. Yumuşak PVC formülasyonlarında DLSys (Gravimetrik Sıvı Dozajlama) ile akuple çalışarak gerekli olan formülasyonu kullanıma hazır hale getirir. DMIX MB Serisi Metalik Bonding Mikserlerimizse metalik toz boya üretiminde kullanılan metalik kaplama mikserleridir. DMIX WPC Serisi Ahşap Polimer Kompozit Mikserlerimiz, ahşap ve plastiğin karışımıyla elde edilen WPC (Wood Polymer Composite) ürünlerle çevreci ve ekonomik çözümler sunuyor.

WPC olarak üretilen deck, pergola, çit ve siding gibi ürünler görsel olarak da doğayla uyum sağlıyor. Labmix Laboratuvar Mikserlerimiz, PVC üretimlerde yeni formülasyon denemeleri ve Ar-Ge çalışmaları için kullanılan 10-50 kilogram arası kapasitelerde ürettiğimiz makinelerdir. Planet Sıvı ve Macun Mikserlerimiz yüksek viskositeli sıvı malzemelerin karışımlarda kullanılan mikserlerdir. Dermak Makina olarak yüksek kaliteli bu mikserleri ihtiyaca göre farklı kapasitelerde üretiyoruz. PVC karışımların kalitesi kadar depolanması ve ekstruderlerin beslenmesi de önem taşır. Firmamız üretimini gerçekleştirdiği mikser hammadde yükleme ve ekstrüder besleme sistemleri ile mikserin yerden yüklenmesi ekstruder makinelerinin otomatik olarak el değmeden beslenmesi konusunda müşterilerinin yanında yer alıyor. PVC bazlı üretimlerde hammaddenin yapısı nedeniyle karışım esnasında nem ortaya çıkar. Bu nem nihai ürün kalitesinde olumsuz etkiler yapmakla birlikte, ekstruzyon aşamasında fazla elektrik sarfiyatı ve kullanılan kalıpların ömrünün kısa olması gibi istenmeyen durumlar meydana getirir. Geliştirdiğimiz Jet Filtre (DJSys) makinemiz sayesinde bu sorunları ortadan kaldırdık. Karışım esnasında oluşabilecek topaklanmaları gidermek için imal ettiğimiz PVC elek makinesiyle de ürün kalitesinde bir standart oluşturabiliyoruz.

“FARKLILAŞMAYI BAŞARDIK”

Sektördeki yenilikleri sürekli takip ederek, imal ettikleri ürünlerde enerji verimliliği de dahil olmak üzere standartları yukarıya çekmek için çalıştıklarını belirten Dermak Makina Genel Müdürü Murat Dereli, “Son dönemde mikserlerimizin soğutma hızını artırmak için farklı sistemler geliştirerek total kapasite anlamında rakiplerimizle aramızda fark yarattık” dedi.

Çalışanlarınızın gelişimi konusunda gerçekleştirdiğiniz çalışmalar var mı?

Bu kapsamda yılın belli dönemlerinde planladığımız çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Ayrıca çalışanlarımızın uzmanlık alanlarına yönelik eğitsel yayınları takip etmelerini de teşvik ediyoruz.

Ulusal ya da uluslar arası fuarlara katılıyor musunuz? Fuarların firmanız için öneminden bahseder misiniz?

Yurt içi ve yurt dışında kendi sektörümüzle alakalı fuarlara katılmaya özen gösteriyoruz. Günümüz dünyasında rekabet son derece çetin şartlarda gerçekleştiği için firmaların ayakta kalabilmesi de gün geçtikçe zorlaşıyor. Varlığınızı devam ettirmenin tek yolu daha fazla satış yapmak. Bu bağlamda fuarların, firmanın dünya vitrinine çıkması açısından son derece önemli olduğunu düşünüyorum.

Firmanızın ihracat potansiyeli hakkında bilgi verir misiniz?

İhracat firmamızın lokomotifidir. Bu kapsamda tüm çabamız makinelerimizi daha fazla ülkeye ihraç etmek için. İhracat sayesinde ülkemize döviz kazandırırken aynı zamanda firmamızın ekonomik olarak sağlam durmasını sağlıyoruz. Üretimimizin yaklaşık yüzde 80’ini başta Rusya olmak üzere Orta Asya, Orta Doğu ve Afrika ülkelerine ihraç ediyoruz. Ürün gamımızda yer alan tüm ürünlerde ihracatımız mevcut.

İhracat konusunda yaşadığınız sorunlar var mı? Mevcut sorunların çözüm yolu sizce nedir?

İhracata hazır hale getirdiğimiz makinelerimizi kolayca gönderebiliyoruz. Karşılaştığımız en büyük sorun fuar teşvikleri ve KDV iadelerinin elimize geç ulaşması olarak öne çıkıyor. Bu konudaki bürokratik trafik ihracat yapan tüm firm

aları olumsuz etkiliyor.

Türkiye makine üreticiliği bakımından sizce ne durumda?

Cumhuriyet sonrası ulusal sanayi hamlesi genç cumhuriyetin gelişiminde en önemli etkendi. Gelişen dünyayla entegrasyon ülkelerin var olma sebebidir. Makine sektöründe yurt dışına bağlı olan ülkemiz 1950’li yılların ikinci yarısından sonra kendi üretimini yapmaya başladı. Türkiye coğrafi konumu ve sahip olduğu genç nüfusla çok büyük bir potansiyel barındırıyor. Fakat eğitim kalitesinin yetersizliği ve üretim bazlı bir anlayışın yerleşmemiş olması sebebiyle maalesef söz konusu potansiyelin çok gerisinde kalıyor. Haritaya baktığınızda aktif pazarların tam ortasında yer aldığını gördüğünüz bu muazzam lokasyonun çok daha fazlasını hak ettiğini düşünüyorum. 2014 yılı sıkıntılı dönemlerin başlangıcıydı. 2015 yılı da maalesef geçen yılı aratır oldu. 2016’nın toparlanma yılı olmasını ümit ediyorum.

Sektöre bakıldığında size göre en büyük problem nedir?

Kalifiye eleman eksikliği makine sektörünün yaşadığı en büyük problem. Ne yazık ki meslek liselerine yapılan üvey evlat muamelesi, sektörün ihtiyacı olan yetişmiş kalifiye eleman açığının en büyük nedenidir. Tez elden gerçekleştirilecek milli bir üretim hamlesiyle bu doğrultudaki çalışmalara hızlıca başlanmalıdır. Üretimsiz bir ekonominin sürdürülebilir olması mümkün değildir. Devlet bu noktada üretim yapan, istihdam sağlayan firmaları baş tacı edip her türlü imkanı sağlamalıdır diye düşünüyorum.

İleriye yönelik projeleriniz ve gelecek hedeflerinizden bahseder misiniz?

Daha büyük bir üretim alanına taşınarak bu anlamdaki kalitemizi de daha yukarılara çekmek istiyoruz. Sektörümüz eğer kaliteli kalifiye eleman ihtiyacını karşılayabilir ve devletten de yeterli desteği görürse ülkemizin coğrafi konumunun avantajını da kullanarak çok ciddi bir büyüme gerçekleştirebilir.