Aydın Cömert tarafından 1974 yılında, inşaat ve sanayi sektörüne parça ve makine imal etmek amacıyla Dalca Mühendislik adıyla Ankara’da kurulan firma, 1997 yılında Oscar Makina ismiyle yeni bir yapılanmaya gitti. Bugün itibariyle hafif inşaat makineleri, endüstriyel tip elektrikli araçlar, A sınıfı çevre dostu şömineısı cihazları ile biokütle şömine yakıtı ve renkli yonga üreten firma dünyanın 60’tan fazla ülkesine ihracat yapıyor.

Üretiminizi nerede ve nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

Çalışmalarımızı Ankara’da, toplam 50 bin 900 metrekare arazi üzerine kurulu; 8 bin 900 metrekaresi kapalı, 2 bin 800 metrekaresi yarı açık alandaki üç ayrı üretim tesisimizde sürdürüyoruz. Ayrıca 1400 metrekare ilave kapalı alan inşaatımız da ağustos ayında kısmen hizmete alındı. Yeni robotlu boyama sistemi ve robotik kaynak sistemiyle imalat kapasitemizi iki yıl içinde yüzde 60 oranda artırmayı hedefliyoruz.

Ürün çeşitleriniz ve bunların özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

Firmamız bünyesinde hafif inşaat makineleri, elektrikli araçlar, A sınıfı şömineler, Biokütle yakıt, renkli yonga ve ayrıca Ankara Ostim’de bulunan lazer kesim tezgahımızda endüstriyel tip parça ile dekoratif ürün kesim işleri gerçekleştiriyoruz. Hafif inşaat makineleri ürün grubumuz inşaatın temelinden itibaren ihtiyaç duyulan bütün ürünleri kapsıyor. Ürünlerimiz temel olarak vibrasyonlu mastarlar, beton perdah makineleri, kompaktörler, derz ve asfalt kesme makineleri, beton vibratörleri ve zemin hazırlama ve parlatma sistemlerini içeriyor. Beton perdah makinelerinde dünyada en çok çeşide sahip olan firma olarak ürünlerimiz dünya çapında tanınırlığa sahiptir. Kalite odaklı çalışma anlayışımız çerçevesinde standart makina elemanları hariç bütün üretimimizi, 14’ü CNC olan 86 tezgahla firmamız bünyesinde gerçekleştiriyoruz. Elektrikli araçlar grubundaysa özellikle endüstriyel tip elektrikli araçların üretimine ağırlık veriyoruz. Yük ve yolcu taşıma, çekme ve itme özellikleri bulunan araçlarımızla ihtiyaç doğrultusunda ekonomik ve özel çözümler sunuyoruz. Fabrika, havaalanı, parklar ve AVM’ler gibi tüm üretim ve servis alanlarında işletmelerin çözüm ortağıyız. Kısa mesafe taşımacılık ana konseptiyle geleceğe dönük bir iş olan elektrikli araçlar; çevreci, ekonomik ve esnek çalışma özellikleriyle sorun giderici olmanın yanında maliyet düşürücü unsur olarak da kullanılıyor. İlk yüzde 100 yerli elektrikli aracımız trafiğe çıkmış bulunuyor. A sınıfı şöminelerimizle az yakıtla doğayı ve çevreyi koruyarak verimli ısınma imkanı sağlıyoruz. Biokütle yakıtlarımızsa atık paletlerden üretilen yüksek kalorili düşük kül oranına sahip yakıtlardır. “Her atıktan bir mamul!” sloganıyla yola çıkarak “Geriden ileri bir hareket!” adı altında başlattığımız biokütle yakıtı üretme tesisimizdeki üretimle parçalanabilecek her türlü tahta atık kullanılıp nihai ürün haline getiriliyor. Aynı zamanda bu tesisimizde biokütle yakıt yanında yan ürün olarak ürettiğimiz yongalar toprak rehabilitasyonunda kullanılabildiği gibi, organik boyayla renklendirilerek renkli yonga haline getirilip çime alternatif bir peyzaj ve dekorasyon ürün olarak satışa sunuluyor. İleri dönüşüm konseptimizle çevreye ve doğaya saygılı aynı zamanda ekonomiye katkı sağlayacak ürünler imal edip üreterek tüketmek ana felsefemizdir.

“KATMA DEĞER YARATAN AR-GE PROJELERİ YÜRÜTÜRÜYORUZ”

Hafif inşaat makineleri başlığı altında kesme, hafif perdah, masa tipi kesici ve beton silme ve parlatma makineleri olmak üzere 2015 yılında dört yeni ürünü pazara sunduklarını söyleyen Oscar Makine Genel Müdürü Aydın Cömert, “Yeni geliştirdiğimiz modüler çok amaçlı elektrikli aracımız sekiz kişi kapasiteli misafir-turist gezdirme amacına uygun olmanın yanında; düz kasa kamyonet, yarım kasa yük taşıyıcı, ambalaj atıkları toplama aracı, panelvan, ambulans ve damperli araç işlevini görecek şekilde tasarlanmıştır. Bu aracımız birkaç dakikada kullanma amacına uygun hale getirilebilen bir platforma sahiptir. İleri dönüşüm alanındaysa yongadan biokütle yakıt, peyzaj dekorasyon ve toprak rehabilitasyonu için de natürel ve renkli yonga olmak üzere iki yeni ürün geliştirdik” dedi. Son üç yıl içinde üç TÜBİTAK, bir KOSGEB ve bir tane de Ankara Kalkınma Ajansı projesini başarıyla sonuçlandırdıklarını belirten Cömert, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ayrıca devam eden üç projemiz bulunuyor. Ülkemizde ilkleri hayata geçiren bir firma olarak sürdürülebilir inovat

if ve çevre dostu çalışmalara önem veriyoruz. Ürün odaklı katma değer yaratan Ar-Ge projeleriyle ülkemizin bize verdiklerini insanımıza kazandırmak için gayret sarf ediyoruz.

Çalışanlarınızın gelişimi konusunda ne tür çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?

Kaynak ve boyada robotik uygulamalara başlamış olmakla birlikte eğitim ve organizasyonda süreklilik ve imalatta sürdürülebilirlik konularında sürekli çalışıyoruz. Ankara Akyurt’taki tesislerimiz çevreye ve doğaya saygılı, Türkiye’deki en yeşil makine üretim tesislerinden birisidir. Kurucusu ve sponsoru olduğumuz En Yeşil Ankara Derneği ile

çevre çalışmaları, ağaçlandırmalar, enerji ormancılığı, çevre farkındalık çalışmalarına devam ediyoruz.

Ulusal ya da uluslararası fuarlara katılıyor musunuz? Fuarların firmanız için öneminden

bahseder misiniz?

Almanya’da düzenlenen Bauma Fuarına ilk ve tek yerli firma olarak katıldığımızdan bu yana Amerika, Rusya ve Fransa gibi hedef ülkelerde gerçekleştirilen fuar organizasyonlarına sürekli olarak iştirak ediyoruz. Yurt içindeyse Ankara ve İstanbul’da olmak üzere iki farklı, inşaat makineleri ile yenilenebilir enerji ve cevre temalı fuarda yer alıyoruz. Bir fuar enflasyonu olduğunu düşünmekle birlikte yine de fuarları yeniliklerimizi ve ürünlerimizi tanıtmak için önemli bir araç olarak değerlendiriyoruz.

“MAKİNELERİMİZ 60’TAN FAZLA ÜLKEDE ÇALIŞIYOR”

Altı kıtada 60’tan fazla ülkede inşaat makinelerinin çalıştığını belirten Cömert, “Bu çerçevede Japonya’ya elektrikli araç satmış olmanın gururunu da yaşıyoruz. Özellikle hafif inşaat makineleri alanında Peru’dan Yeni Zelanda’ya k

adar yayılan geniş bir ihracat ağına sahibiz. Üretimimizi artırmadan önce ihracat oranımız yüzde 84 seviyesindeydi. Son üç yılda iç piyasadaki payımızı da yükselttik. Bugün itibariyle tesislerimiz yüzde 55 oranında ihracat ağırlıklı faaliyet gösteriyor. Orta vadede hedefimiz ihracatımızı yüzde 40 oranında artırmak” dedi.

İhracat konusunda yaşadığınız sorunlar var mı? Mevcut sorunların çözüm yolu sizce nedir?

Ciddi alıcılara makine satarken sorun yaşamıyoruz. Fiyatla satmıyoruz; bu noktada bizim için kalite ve

sürdürülebilirlik daha önemli. Ülkemizdeki enerji maliyetlerinin yüksekliği ve kalitesi önemli bir problem. Sıkça ve belirsiz sürelerde yaşanan elektrik kesilmeleri verimi düşürdüğü gibi maliyetleri de artırıyor. Ayrıca işveren üzerinde

ki vergi ve sosyal yükler oldukça fazla. Bu durum bizi fiyatla rekabet etmekten uzak tutuyor. Söz konusu olumsuzluklar giderildiğinde ihracat oranları çok daha fazla yükselebilir.

Türkiye makine üreticiliği bakımından sizce ne durumda?

Ülkemizin makine imalatı alanında kötü bir noktada bulunmadığını düşünüyorum fakat mevcut düzeyi Ar-Ge ve inovasyona daha fazla ağırlık vererek daha yüksek bir noktaya taşıyabiliriz. Katma değer bazında mekatronik- elektronik içeren makine grupları daha yüksek karlılıkla satılabilir durumda. Öte yandan sektörümüzü yabancı markalı ürün baskısından da kurtarmamız gerekiyor.