Abdullah Karabulut tarafından 1994 yılında İstanbul Topçular’da kurulan Ekin Makina, yıllar içinde üretim kapasitesini artırarak sırasıyla Bayrampaşa ve ardından da Hadımköyde’ki tesislerine taşındı. 30 tondan 600 tona yatay ve 35 tondan 300 tona kadar da dikey plastik enjeksiyon (sabit tabla, döner tabla çift istasyon, kayar tabla çift istasyon ve öne kayar tabla tek istasyon) grupları ile isteğe bağlı üniteler ve makineler üreten Ekin Makina, bugün itibariyle ürünlerini dünyanın 30’dan fazla ülkesine ihraç ediyor.

Ekin Makina şirket yapılanması hakkında bilgi verir misiniz?

Ekin Makina, kurulduğu ilk günden itibaren Ar-Ge kültürünü sürekli geliştiren, teknolojik gelişmeleri yakından takip eden ve üretim hayatını bu doğrultuda sürdüren bir firma olageldi. Firmamızı yapılandırırken de bünyemize; teknik bilgisi yüksek, ufku geniş ve hayal kurabilme yetisine sahip personelleri katmaya özen gösterdik.

Üretim çalışmalarınızı nerede ve nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

Üretim faaliyetlerimizi İstanbul Hadımköy’de 3 bin 500 metrekarelik kapalı alandaki tesisimizde, yaptığı işe hakim teknik personelimizle CNC yatay işlem ve CNC torna tezgahlarıyla güçlendirmiş biçimde sürdürüyoruz. Ar-Ge altyapısı güçlü bir firma olmanın bilinciyle, dünya ve Türkiye için üreterek yolumuza devam ediyoruz.

Ürün çeşitleriniz ve bunların özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

Ekin Makina olarak seri olarak 30 tondan 600 tona yatay ve 35 tondan 300 tona kadar da dikey enjeksiyon (sabit tabla, döner tabla çift istasyon, kayar tabla çift istasyon ve öne kayar tabla tek istasyon) grupları ile isteğe bağlı üniteler ve makineler üretebilme kabiliyetine sahibiz. Makinelerimizde enerji tasarruf sistemlerini uyguluyoruz. Enerjinin pahalı olduğu günümüzde yüzde 50’yi aşan bir oranda enerji tasarrufu sağlıyoruz. Ayrıca bilgisayarla paralel robotla çalışma seçenekleri de mevcut. Üretim hattımızda da yüksek teknolojili son model yatay işlem merkezli makineler kullanıyoruz.

“TÜBİTAK PROJELERİMİZİ BAŞARIYLA SONUÇLANDIRDIK”

Firmalarının, üreticilerin ihtiyacı olan her türlü plastik enjeksiyon makinesini en son teknolojik yeterlilikle üretmeye, gerek teknik bilgi gerek alt yapı donanımıyla uygun olduğunu söyleyen Ekin Makina Dış Ticaret Müdürü Latife Karabulut, “Bu çerçevede, Kosova’daki bir müşterimiz için imal ettiğimiz yatay plastik enjeksiyona dik kauçuk enjeksiyon makinesi üretimimizi ve 300V-2C-3R çift renk üç istasyonlu döner tabla dik enjeksiyon makinemizi örnek olarak gösterebilirim” dedi.

Ekin Makina’nın yürüttüğü TÜBİTAK projeleri kapsamında da bilgi veren Karabulut şunları söyledi: “Süleyman Demirel Üniversitesiyle Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı San-Tez Desteği kapsamında, hidrolik ve servo motor uygulamasının bir arada çalışabildiği (hibrit) plastik enjeksiyon makinesi projesini ve TÜBİTAK KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı kapsamında da dikey döner tablalı çift istasyon plastik enjeksiyon makinesi projesini başarıyla tamamladık. Tamamlanan bu projelerin haricinde halen çalışmalarını sürdürdüğümüz TÜBİTAK KOBİ Ar-Ge projelerimiz de mevcut.”

Çalışanlarınızın gelişimi konusunda gerçekleştirdiğiniz çalışmalar var mı?

Firma olarak daha da iyiye ulaşma noktasında eğitimin her alanda daima temel bir unsur olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda da çalışanlarımızın üretim, gelişim ve güvenlikten yana tüm eğitimlere katılmasını sağlıyoruz. Firma olarak yurt içi ve yurt dışında düzenlenen fuarlara katılıyor musunuz? Yurt içinde, yalnızca Türkiye için değil tüm Avrupa ve Asya ülkeleri için artık çok önemli bir hal alan Plast Eurasia Fuarına firmamızın kurulduğu günden bu yana katılıyoruz. Yurt dışında ise katıldığımız başlıca fuarları: Almanya’daki K Trade, Çin’de düzenlenen China Plas, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Arab Plast, İran’daki İran Plast, Polonya’da düzenlenen Plast Pol, Rusya’daki InterPlastica ve Brezilya’daki FeiPlast olarak sıralayabilirim. Yılda en az yurt dışında düzenlenen üç fuara katılmaya çalışıyor ve katıldığımız her fuara tam sistem çalışır makinelerimizi götürüyoruz. Bu şekilde öncelikle marka bilinirliğimizi artırıyor ve misafirlerimiz makinelerimizi yakından incelemesine olanak sağlıyoruz.

“MAKİNELERİMİZİ DÜNYANIN 30’DAN FAZLA ÜLKESİNE İHRAÇ EDİYORUZ”

Yatay ve dik enjeksiyon başta olmak üzere, ihtiyaca uygun olarak özel üretim full otomasyona sahip çok sayıda makineyi bugün itibariyle dünyanın 30’tan fazla ülkesine ihraç ettiklerini vurgulayan Karabulut, “2015 yılı itibariyle üretimimizin yüzde 40’ını ihraç ettik.

Bulgaristan, Kosova, Romanya, Arnavutluk, Ermenistan, Rusya, İran, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas, Ürdün, Tanzanya, Cezayir, Türkmenistan, Yunanistan, Libya ve Gürcistan makinelerimizi gönderdiğimiz başlıca ülkeler arasında yer alıyor” dedi.

İhracat konusunda yaşadığınız problemler var mı? Sizce mevcut problemlerin çözüm yolu nedir?

Problemden ziyade, KDV iadesi uygulaması ihracatın artırılması için bir yöntem olarak uygulanabilir. Bunun yanında başarılı ihracatın sırlarından biri de yurt dışında düzenlenen fuarlarda daha çok yer almakta yatıyor. Ancak fuar nakliye ücretleri çok yüksek oranlara karşılık geliyor. Bu noktada firmalara verilecek daha güçlü maddi desteklerin ihracatı artırmada etkisi olabilir.

Türkiye makine üreticiliği bakımından sizce ne durumda?

Plastik enjeksiyon makinesi imalatı hakkında k onuşmak gerekirse, ülkemizin bu alandaki yıllık makine ihtiyacı 2 bin adedin üzerinde. Ekin Makina olarak ayda 15 makine üretme kapasitesine sahibiz. Yerli üretici desteklenmediği sürece de ithalata bağımlılığımız daha çok artacaktır diye düşünüyorum.

Firmanız açısından 2015 yılı nasıl geçti ve 2016 yılına dair beklentileriniz nedir?

2015 yılında üretim kapasitemizi artıramadık. Bunun nedeni de mevcut tesisimizin yetersizliği. 2016 yılında öncelikli amacımız mevcut kapasitemizi korumak olacak. Tesis yetersizliği sorunumuzu çözdüğümüzde kapasitemizi en az yüzde 40 oranında artırmayı planlıyoruz.

Sektöre bakıldığında size göre en büyük problem nedir?

Plastik enjeksiyon makinesi üreticisi bir firma olarak çok yüksek ithalat baskısı altındayız. Bu sorunun çözümü noktasında, yerli üreticiyi korumak için bir dizi tedbir alınması gerekiyor. En büyük sorunumuz üretim alanımızın yetersizliği. İstanbul ya da yakın çevresinde olmamız gerekiyor ancak bu lokasyonlarda arazi fiyatları çok yüksek. Kendi fabrikamızı kendimiz yapmaya kalkarsak borçlanacağımızdan tesisin içini dolduramayacağız. Bunun yerine imalatçıların teknolojiye yatırım yapması gerekiyor. İşimizi ancak bu şekilde geliştirebiliriz. TOKİ, konutta yaptığı gibi fabrika projelerini de bir an evvel uygulamaya koyarsa inanıyorum ki imalat sektörü de hızlı ve başarılı bir büyüme eğrisi yakalayacaktır.

İleriye yönelik projeleriniz ve gelecek hedeflerinizden bahseder misiniz?

Geçmiş yıllarda olduğu gibi 2016 yılında da TÜBİTAK projelerimize, inovatif makine üretim çalışmalarımıza devam edeceğiz. 2015 yılının ikinci yarısında yeni bir yatırım yaparak CNC borwerk işleme merkezi aldık. Üretim hattımız artık çok daha iyi durumda. Bu noktadan sonra ana hedefimizi, imalatımızı artırmak için daha büyük bir tesise geçmek oluşturuyor.

Ekin Makina olarak sektörün geleceği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Plastik her alanda kullanılan ve şekillendirmesi kolay bir madde olduğundan sektör sürekli büyüme grafiği göstermeye devam edecektir. Bu duruma paralel olarak da üretime yönelik büyüme grafiği de yüksek olacaktır diye düşünüyorum.