Mimarlık - Mühendislik Fakültesi çatısı altında 2010 yılında eğitimöğretim hayatına başlayan Beykent Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü, teorik derslerin yanı sıra pratik eğitimlerle de öğrencilerine tam donanımlı bir program sunuyor. Makine mühendisliği eğitiminin temel amacı dört yıllık lisans programını tamamlayan mezunların makine mühendisliği ile ilgili teknik problemleri, yardıma gereksinim duymadan çözebilme becerileri kazanmalarını sağlamak. Bu nedenle makine mühendisliği lisans programında temel bilimler ve temel mühendislik dersleri yanında öğrencilerin seçmeli derslerle yeteneğine bağlı olarak ilgi alanına yönelik eğitim alabilmelerine imkan veriliyor. Öğretim kadrosunun büyük bir bölümü ulusal ve uluslararası kurumlarda deneyimi olan öğretim üyelerinden oluşuyor. Üniversitenin eğitim vizyonunu ve hedeflerini Beykent Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cihan Moment Expo’ya anlattı...

Beykent Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü eğitim hayatına ne zaman başladı? Eğitim programınızdan bahseder misiniz?

Beykent Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümüne 2010-2011 Eğitim-Öğretim yılında öğrenci almaya başladık. 2012-2013 EğitimÖğretim yılında Bologna Süreci’ne geçtik ve tüm öğrencilerimiz bu programa göre eğitim almaya başladı. Bu program çağımıza uygun, dünya üniversiteleri ile uyum içinde bir eğitim veriyor. Avrupa Birliği etiketi olan “Europass” ile dört yıllık eğitimini tamamlayan öğrenciler, diploma eki etiketi ile başarmış oldukları dersleri ve uzmanlıklarını, tüm dünyada geçerli olacak şekilde kullanma hakkına sahip oluyorlar. Eğitimi bir bütün olarak görüyoruz. Öğrencilerimizin sadece meslek derslerinde değil, hayatta karşılaşabilecekleri tüm zorlukları aşabilecek donanımlara sahip olmasını arzuluyoruz.

Türkiye’de devlet ve vakıf olmak üzere çok başarılı üniversiteler var. Böylesi bir bilim rekabeti ortamında üniversitenizin iddiası nedir?

Son yıllarda birçok vakıf üniversitesinin açılmış olmasına ve üniversite sayısının 193’e çıkmasına rağmen bu sayı Türkiye için yeterli değil. Üniversite kontenjanlarının 2.5 katı öğrenci, üniversiteye yerleşebilmek için bekliyor. Ayrıca her üniversitenin birbirine benzemesi de gerekmiyor. Kimi üniversitelerin değişik misyonlar yüklenmiş olması gerekiyor. Biz öğrencilerimizi eğitimleri esnasında iş hayatına da hazırlıyoruz, onların portfolyolarıyla iş hayatına geçişleri için ihtyaçları olan tüm kazanımları edinmelerini sağlıyoruz. Öğrencilerimiz, tüm toplu taşıma araçları ile İstanbul’un merkezinde bulunan dört ayrı yerleşkemize hızlı ve kolay bir şekilde ulaşabiliyor. Rekabetimiz kendimizle. Her yıl daha kaliteli ve çevreye uyumlu gençler yetiştirmeyi hedefliyoruz.

Beykent Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünün eğitim vizyonu nedir?

Makine Mühendisliği Bölümünün vizyonu, matematik ve fiziğin temel prensiplerinin yanı sıra mekanik, kinematik, termodinamik ve enerji gibi temel mühendislik konularını iyi bilen ve bu bilgilerini mekanik sistemler ile enerji dönüşüm sistemlerinin tasarımı, imalatı ve analiz edilmesinde etkin biçimde kullanan mühendisler yetiştirmek. Makine mühendisliği eğitimi eskiye göre çok kolaylaştı. Bizim öğrencilik yıllarımızda mühendislik hesaplarımızı sürgülü hesap makinesiyle yapıyorduk, şimdilerde tüm mühendislik problemleri bilgisayarla çözülüyor. Bu nedenle öğrencilerimizin, mühendisliğin temel konularını ve bilgisayar programlarını iyi bilmeleri gerekiyor. Biz de eğitimimizi çağın gerektirdiği teknik donanım ve yeni teknolojiye uyumlu yapımızla gerçekleştiriyoruz.

Eğitim başlıklarınızı nasıl belirlediniz? Anlatabilir misiniz?

Bizim eğitim programımızın yüzde 17’si yetkinlik tamamlayıcı derslerden, yüzde 22’si bilimsel hazırlık derslerinden, yüzde 22’si programın uzmanlık alanı derslerinden, yüzde 6’sı fakülte derslerinden, yüzde 35’i programın temel derslerinden oluşuyor. Süreç içerisinde eğitim programımızda değişiklikler yapmak zorundayız, çünkü eğitim programı canlı bir organizma. Ayrıca MÜDEK’den (Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği) akreditasyon alabilmek için de hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.

Bölümünüzün akademik kadrosu nasıl oluşturuldu? Kadroyu oluştururken hangi kriterleri gözettiniz?

Öğretim kadrosu ulusal ve uluslararası kurumlarda ve sanayide çalışmış deneyimli, tam zamanlı öğretim üyeleriyle bölgemizdeki üniversitelerimizden gelen yarı zamanlı öğretim üyelerinden oluşuyor.

Teorik eğitimler haricinde pratikte başarılı olabilmeleri adına öğrencilerinize ne gibi imkanlar sunuyorsunuz?

Bugüne kadar atölye stajını üniversitemizin imkanları ile yaptırdık. İkinci stajları için staj yeri bulmaları konusunda da öğrencilerimize yardımcı oluyoruz. Ayrıca en az yedi deneyi olan mekanik laboratuvarı dersi ve en az altı deneyi olan makina laboratuvarı dersi yaptırıyoruz. Üniversite-sanayi işbirliğinde üniversite ve bölümünüzün aldığı sorumluluklar nelerdir? Bir Ar-Ge merkeziniz var mı? Bu alandaki faaliyetlerinizden bahseder misiniz? Hocalarımızın çoğunluğu sanayi projesi yürütüyor. Bir ayağımız her zaman sanayinin içinde yer alıyor. Üniversitemizde Ar-Ge merkezi kurmak üzere çalışmalarımız devam ediyor.

Üniversite-sanayi işbirliğinde gelinen noktayı genel anlamda nasıl değerlendiriyorsunuz? Neler yapılmalı? Üniversitenizin bu alanda yapmak istedikleri var mı?

Son yıllarda Ar-Ge teşvikleri umduğumuzdan fazla arttı. Devlet Ar-Ge konusunda istekli, ancak üniversite-sanayi işbirliğinde bürokratik engeller çok fazla. Bu nedenle ilişki henüz istenilen seviyeye gelemedi. Ancak belli bir sayının üzerinde Ar-Ge mühendisi çalıştıran sanayi kuruluşlarına verilen teşvikle bu ilişkinin destekleneceğini düşünüyoruz.