MAKFED’in temelleri neredeyse on yıl öncesine dayanıyor. Önce alt sektörde sivil inisiyatifler oluşturuldu ve bu inisiyatifler alt sektör dernekleri olarak kurumsallaştı ve güçlendi. Bilahare 14 alt sektör derneği bir araya gelerek bir araya gelme kültürünün zayıf olduğu ülkede bir federasyon haline geldi. Çok kısa sürede üye dernek sayısı 17’ye ulaştı ve federasyon üretim, istihdam, ihracat gibi temel parametreler göz önüne alındığında neredeyse sektörün yüzde 85’ini şemsiyesi altında toplayan bir yapıya kavuştu.

HEDEFLER YÜKSEK

MAKFED öncelikle sektör sorunlarına yenilikçi, sürdürülebilir, somut, yapılabilir çözüm önerileri sunmayı hedefliyor. Sadece kendi sektörü değil tüm imalat sanayi sorunlarına katkıda bulunmayı amaçlıyor. Biliyor ki makine sektörü tüm sektörlere girdi sağlayan, verimliliği, teknolojisi, servis ağı, kalitesi, standartlara uygunluğu, nihayet her alanda mükemmeliyeti tüm sanayi sektörlerini yakından etkileyen ve tüm sanayi sektörlerine ivme kazandıran kilit bir sektör. Bu nedenle tüm sektörlerin STK’larına, çalışmalarıyla ve üretimleriyle örnek olmak istiyor. Kamu ve özel sektörde tüm sorun alanları için çözüm ortağı olmak, aktif ve öncü rol oynamak istiyor. Birlikteliğin ve birlikte çalışmanın gücünü biliyor ve başarı için buna inanıyor. Bu alanda yeni bir şeyler söylemek, yeni ve özgün çalışmalara imza atmak istiyor. MAKFED, ülke öncelikli olmak üzere başta hedef ülkeler ve sonrasında tüm dünyayı çalışma alanı olarak görüyor.

MAKFED, TÜM SEKTÖRLER İÇİN KENDİNİ SORUMLU HİSSEDİYOR

MAKFED, güçlü makine sanayinin güçlü bir sanayi için, güçlü bir sanayinin de güçlü bir ekonomi için tek yol olduğunu biliyor. Bu nedenle sektörün Türkiye’de stratejik bir sektör olarak algılanması gerektiğine inanıyor. Bu yönüyle MAKFED kendini tüm sanayi sektörlerinin gelişmesi için sorumlu hissediyor. Biliyor ki, makine sektöründeki yenilik, verim artışı, teknolojik gelişmeler birkaç kat olarak girdi sağladığı diğer sektörlere de yansıyor. Daha iyi, verimli ve teknolojik tekstil makineleri tekstil sektöründe, daha verimli ağaç işleme makineleri mobilya sektöründe, daha teknolojik plastik makineleri plastik sektöründe, daha işlevsel ve tasarruflu tarım makineleri tarım sektöründe, iş makineleri inşaat sektöründe daha verimli ve daha rekabet edebilir, daha çok kazanabilir hale gelmemizi sağlıyor. Bu süreç tüm ekonomiye itici güç oluyor. Bugün çok konuştuğumuz ve gelecek günlerde de çok konuşacağımız, belki de önümüzdeki 5-10 yıl içinde sanayide üretim, istihdam, verimlilik gibi önemli alanları etkileyecek “Endüstri 4.0” da yazılım, elektronik ve diğer otomasyon teknolojileri yanında temelde makine odaklı olarak yürüyecek.

ZİHNİYET DEĞİŞİMİNE İHTİYACIMIZ VAR

MAKFED bu ülke insanının, kamu kuruluşunun, özel sektörünün kendi ürettiği makinesini kullanması gerektiğine inanıyor. Bu ülke sanayicisinin artık dünya standartlarında üretebildiğini biliyor. 78 milyonluk Türk pazarının bilinçli hareket etmesi “Türk Malı” etiketli ürünleri tercih etmesi gerektiğini düşünüyor. Bu tercihin ülkemizin kalkınmasına, gelişmesine, refahına ve toplumsal barışın sağlanmasına büyük katkı sağlayacağına inanıyor. 1933’de yasalaşan ve halen başarıyla pratikte uygulanan Amerikan Malı Al Yasası (Buy American Act) veya globalleşmenin öncülüğünü yapan ülkelerin “Buy Amerikan”, “Buy UK”, “Buy France” gibi kampanyalarının bizde de hayat bulması gerektiğine inanıyor. Bunun için toplu bir zihniyet değişmesine, kalplerin hep birlikte atmasına ihtiyaç var. Yine MAKFED, bu çalışmanın ülkenin ekonomik güvenliğini sağlama, dolayısıyla bir anlamda ülke güvenliğinin sağlanması anlamına geldiğini biliyor. BAŞARI İÇİN ODAKLANMAK ŞART

MAKFED, dost ve sürdürülebilir yatırım ve üretim ortamına katkı yapmak istiyor. İş yapma kolaylığı bakımından dünyada pek çok antidemokratik ülkenin gerisinde, 55’inci sırada olmamamız gerektiğine inanıyor. Hızlı işleyen bir hukuk, “zorlaştırmayan kolaylaştıran” bir mevzuat altyapısı istiyor. Ar-Ge ve yatırım teşviklerinde seçiciliğe ihtiyaç olduğunu düşünüyor. Bu ülkenin her yatırımı teşvik edecek kadar zengin olmadığını, dahası her yatırımın teşvik edilmemesi gerektiğini, başarı için odaklanmanın şart olduğunu biliyor. Yine sanayide başarı için kamu ve özel sektörün kol kola girmesi gerektiğini ve özel sektörün daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini, kamunun da karar süreçlerinde özel sektöre daha fazla inisiyatif alanı bırakması gerektiğini düşünüyor. Tüm faaliyetlerini de bu ihtiyaçlar doğrultusunda planlıyor.

MAKFED’İN HEDEFİ; SANAYİDE YENİ BİR ŞEY SÖYLEMEK

MAKFED bu ülkede de artık başarı hikâyeleri duyulsun istiyor. Sektörde daha fazla dünya markaları çıksın istiyor, Ar-Ge alanında büyüyen, dünya çapında patentleri olan insan hikâyeleri duymak istiyor. Bu hikayelerin en büyük motivasyon olduğunu da biliyor. Belki sanayide “yeni bir eşikte” olduğumuzu şu günlerde daha çok şey yapmaya ihtiyaç olabilir ve sanayi politikaları ile ilgili daha çok şey söylenebilir. Ancak esas söylemek istediğimiz şey; bu alanda yeni bir ufka, yeni bir bakış açısına ihtiyaç olduğudur. İşte bu noktada MAKFED’in hedefi; “sanayide yeni bir şey söylemek” tir. Yolu, yolumuz açık olsun.