Haliç Üniversitesi Mühendislik Fakültesi bünyesinde 2015-2016 akademik yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başlayan Makine Mühendisliği Bölümü’nün, fakültede daha önce açılan bilgisayar, elektrik-elektronik ve endüstri mühendisliği bölümlerinin altyapı ve birikiminden de yararlandığını ifade eden Haliç Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Turan Şişman, genç ve dinamik bir bölüm olarak; Endüstri 4.0 devrimine uygun bir mühendislik kültürüne sahip, vizyoner, evrensel ilkeleri özümsemiş, problem çözme becerisi gelişmiş, takım çalışmasına yatkın, inovatif düşünce yapısına hakim, sosyal sorumluluk ve değerleri önemseyen mühendisler yetiştirmeyi amaçladıklarının altını çiziyor. Yrd. Doç. Dr. Turan Şişman’la; bölümün öğrencilere sağladığı olanaklar, üniversite-sanayi işbirliği çalışmaları ve hedefleri hakkında bir röportaj gerçekleştirdik.

Kuruluşundan bugüne bölümünüzde gelişim ve değişim yaşandı mı? Daha iyiye ulaşma noktasında önceliği hangi konulara verdiniz?

Bu yıl ikinci kez yeni öğrencilerimizle birlikte olacağız. Dünyadaki teknolojik gelişmeleri adım adım takip ediyoruz. Alanımızla ilgili gelişmelerin eğitim-öğretim planlarımıza yansıması ve gerekli çalışmaların yapılması hususuna özen gösteriyoruz. Özellikle evrensel ilkeleri önemseyen, toplumsal sorumluluk ve değerleri benimseyen, gelişmelere açık ve girişimciliği özümseyen kazanımların önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu kapsamda programımızın akredite olması çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.

Eğitim başlıklarınızı nasıl belirlediniz? Bu noktada sanayiden gelen talepler oldu mu?

Mühendislik kültürünün oluşturulması ve ihtiyaç duyulan alanlara teknik insanlar yetiştirilmesi en önemli arzumuz. Bu anlamda mezun öğrencilerimizin mühendis olarak hem ülkemizde hem de başka ülkelerde başarılı bir şekilde çalışabilmeleri için sanayinin ihtiyaçlarını dikkate alıyoruz. Staj planlarımızı sanayiyle iletişim içerisinde planlıyoruz. Bu sayede öğrencilerimiz bizzat uygulamanın içerisinde yer alıyor. Makine tasarım ve bitirme projelerimizi de sanayinin ihtiyaçları doğrultusunda kurgulamak ve uygulamalı projeler halinde gerçekleştirmeye yönelik çalışmalarımız devam ediyor.

Makine sektöründeki gelişmelere ve yeniliklere ayak uydurmak ve bu duruma öğrencilerinizi de hazırlamak için neler yapıyorsunuz?

Öncelikle teknolojik gelişmelerde büyük resmi çok iyi görebilmeyi sağlayacak, analiz ve sentez yetenekleri ortaya koyabilecek bir akademik yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Eğitim- öğretim faaliyetlerinin en önemli ayaklarından birisi de uygulama ortamlarıdır. Bu kapsamda ilgili sanayi kuruluşlarına yapılan teknik gezileri, katılım sağlanan fuar ve etkinlikleri önemsiyoruz. Böylece gelişmelere ve yeniliklere ayak uydurabilmek için öğrencilerimize; ürün geliştirme ve tasarım mantığı, Ar-Ge yapabilme teknikleri, bilişim teknolojilerinin analiz-tasarım ve üretimde kullanılabilmesi becerisi, projelerin yönetilebilmesi, gerekirse satın alma, satış-pazarlama konularının ve servis-bakım hususlarının öğrenilmesi ile faaliyete dönüştürülebilmesi yeteneğinin kazandırılması doğrultusunda çalışıyoruz.

Bölümde yer alan öğrenciler sanayiyle koordineli çalışma şansına sahip mi?

Dersler, tasarım ve bitirme projeleri ve stajlar kapsamında sanayi ile koordineli çalışmalar yapılmasını önemsiyoruz. Sanayi bileşeni ve uygulaması olmadan teorik bilgilerin yeterli olamayacağı aşikardır. Birinci sınıftan itibaren teknik geziler sayesinde öğrencilerimizin sanayiyle iletişim kurmasını sağlıyoruz. Söz konusu teknik gezilerde sanayideki uygulamalar ve mühendislerin rolü analiz edilmeye çalışılıyor. Birinci sınıfta mühendisliğe giriş dersi kapsamında bizzat sanayide tasarımı ve üretimi yapılan bir takım projelerle ilgili ödev ve sunum çalışmaları da faydalı oluyor. Bunun yanında, sanayide çalışan ve alanında başarılı makine mühendislerini davet ederek çeşitli seminer ve etkinliklerle deneyimlerini paylaşmalarına zemin hazırlıyoruz.

Öğrencilere sağladığınız staj olanakları nelerdir?

Öğrencilerimizin sanayi tecrübelerinin artırılması ve diğer kazanımlar için iki staj zorunluluğu var. Bunlardan ilki olan atölye stajında üretim yöntemleri ve üretime yardımcı birimler inceleniyor. Bir fabrika veya işletmenin imalat veya montaj hattındaki üretim süreci, üretim yöntemleri, tornalama-delme-frezeleme- taşlama-planyalama, CNC tezgahlarının kullanımı, kaynak teknikleri, ısıl ve döküm işlemleri, kullanılan ölçü aletleri, havalandırma, klima, taşıma sistemleri, üretimde kullanılan malzemeler ve tezgahların özellikleri, iş güvenliği, otomatik kontrol ve robot sistemleri, uçak teknolojisi, tekstil endüstrisi ve makineleri, hassas cihazlar (ölçme cihazları, tıbbi cihazlar gibi), çeşitli ev alet ve makineleri (buzdolabı, çamaşır makinesi vb.), tarım alet ve makineleri üretimi ile tasarımı gibi konular değerlendiriliyor. Stajyerlerin üretim aşamalarında aktif olarak yer alarak katkıda bulunmaları sağlanırken aynı zamanda da bu işletmelerde makine mühendislerinin yapabilecekleri görevler konusunda görüş ve düşünceler paylaşılıyor. İkinci staj programındaysa, üretim ve projelendirme yerlerinde ürünlerin tasarımı, projelendirilmesi, işletmenin organizasyonu ve yönetimi inceleniyor. Bu stajda, işletmedeki (fabrikalar, enerji üretim tesisleri, projelendirme büroları, gibi) iş güvenliği, uygulanan kalite kontrol sistemleri, üretim planlama ve kontrolü, işletmedeki enerji sistemleri ve dağıtımları (ısı, elektrik), işletmenin yönetimi, organizasyonu, bakım ve onarım birimleri, bilgisayar destekli tasarım ve üretim (CAD-CAM) teknikleri ve varsa Ar- Ge bölümü detaylı olarak analiz ediliyor. Proje çalışmalarında da yine sanayiyle iletişim içerisinde konular belirleniyor ve gerekli kazanımlar elde ediliyor.

 

Makine mühendisliği eğitimi almak isteyen bir öğrencinin Haliç Üniversitesi’ni seçmesindeki temel nedenleri sıralayabilir misiniz? Kurulduğu günden bu yana birçok alanda başarıya imza atan, değişimi ve yenilikçiliği önemle vurgulayan Haliç Üniversitesi, “Hayata Hazırlayan Üniversite” sloganıyla sürekli girişimci gençler yetiştirmeye yönelik atılımlar atıyor. Bu kapsamda genç ve dinamik bir bölüm olarak biz de ülkemiz sanayisinin gelişmesinde önemli bir role sahip 21. yüzyılın yeterliliklerine sahip araştırmacı ve yetenekli mühendisler yetiştirmek istiyoruz. Üniversite ve fakültemizin vizyoner yönetim anlayışıyla bu kurguyu gerçekleştireceğimize olan inancımız tamdır.

Türkiye’deki sanayi kuruluşlarının üniversitelere bakışını nasıl yorumluyorsunuz? Gelişmiş ülkeler ile kıyaslandığında nasıl bir algı farklılığı gözlemliyorsunuz?

Yıllardır üniversite-sanayi işbirliği konusunda çalışmalar yapılıyor, gelinen aşamanın hedeflenen nokta olmadığını biliyoruz. Maalesef üniversitelerin eğitim-öğretim programları, sanayi problemleri ve beklentileri üzerine kurgulanamadığı için işbirliğinin yeterli bir düzeyde olduğu söylenemez. Dolayısıyla ortak çalışmalar yapmanın imkanlarını oluşturmak gerekiyor.