Ermetal Otomotiv, Erkalıp, Bürosit, Plasmot ve Ergıda’yı da bünyesinde bulunduran Ermetal Şirketler Grubu; Ar-Ge merkezinin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı akreditasyonuyla 2011’de faaliyete başlamasıyla birbirinden bağımsız çalışmalar yürüten birimleri tek bir çatı altında topladı. Ar-Ge merkezinin kurulmasıyla, şirketler grubunda bir Ar-Ge ve yenilikçilik kültürünün oluşturulması ve grup bünyesinde faaliyet gösteren şirketlerin çalışmalarının koordine edilmesinin amaçlandığını söyleyen Ermetal Ar-Ge Müdürü Mehmet Gökçedağlıoğlu, “Ar-Ge merkezinin Ermetal’i ve diğer şirketler grubu üyelerini ileriye taşıması, rekabet gücümüzü artırarak sürdürülebilir kılması, firma imajı ve çekiciliğini artması ile uzun vadede müşterilerimizle birlikte ürün geliştirme konusunda da çalışmalarda bulunması; elde etmeyi istediğimiz kazanımlardan bazıları” dedi.

Ar-Ge Merkezinin yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi alabilir miyiz? Çalışmalarınızı ağırlıklı olarak hangi alana yönelik gerçekleştiriyorsunuz?

Ermetal Ar-Ge Merkezi, farklı disiplinlerde öğrenim görmüş mühendis, teknik öğretmen ve teknikerlerden oluşan yaklaşık 60 kişilik Ar-Ge ekibiyle Ermetal Şirketler Grubu çatısı altındaki Ermetal, Erkalıp, Plasmot, Bürosit ve Ergıda firmalarının teknolojik araştırma ve ürün geliştirme faaliyetlerini yürütüyor. Bu çalışmalar otomotiv sektörüne yönelik olarak sac şekillendirme, kaynak, kalıp teknolojileri, plastik enjeksiyon teknolojileriyle büro mobilyaları ve gıda teknolojisi gibi farklı sektörel alanları kapsıyor. İçerisinde tasarım ve proje ofisleri, polimer test laboratuvarı, koltuk- mobilya test laboratuvarı, metal ve döşeme atölyesinin yer aldığı Ar-Ge merkezimiz, 2 bin metrekarelik kapalı alanda faaliyet gösteriyor. Kurumumuzda doktora derecesine sahip iki ve yüksek lisans derecesine sahip de üç araştırmacı görev alıyor. Ayrıca lisansüstü öğrenimine devam eden yedi araştırma personelimiz daha mevcut. Uzman ve araştırmacı niteliği gelişmiş personel istihdamına önem veren Ermetal; personelinin araştırmacı niteliğini geliştirmek ve ön plana çıkarmak amacıyla “Lisansüstü Öğrenimi Teşvik Etme, Destekleme ve Başarıyı Ödüllendirme Sistemi”ni oluşturarak yürürlüğe koydu. Hayata geçirdiği bu teşvik ve ödül sistemiyle de lisansüstü öğrenimi teşvik edip destekliyor. Söz konusu uygulama yalnız Ar-Ge merkezimizin çalışanlarıyla da sınırlı kalmayarak Ermetal Şirketler Grubu bünyesindeki tüm personeli kapsıyor. Ar-Ge personelimiz proje faaliyetlerinde çok çeşitli bilgisayar destekli tasarım ve mühendislik programlarını kullanıyor. Ayrıca Ermetal Ar-Ge Merkezi’nde yer alan Plastik Test Laboratuvarı polimer malzeme testlerinin, Büro Mobilyaları Test Laboratuvarı ise geliştirilen mobilya ürünlerinin fiziksel doğrulama çalışmalarının gerçekleştirebilmesine olanak tanıyor.

Ermetal Ar-Ge Merkezi bünyesinde yürüttüğünüz proje çalışmalarından bahseder misiniz?

Kurulduğu günden bu yana Ar-Ge merkezimizde 130’un üzerinde proje başlatıldı. Bunların içerisinde TÜBİTAK ve SANTEZ programlarınca desteklenen ve üniversite-sanayi işbirliğini amaçlayan projeler de yer alıyor. Yürüttüğümüz projelerin çoğunda firma personelinin lisansüstü tez çalışmaları süresince farklı öğretim üyeleri ve yardımcılarıyla çok sayıda üniversite-sanayi işbirliği çalışmasına imza atıldı. Atılım, Bursa Teknik, Dokuz Eylül, Ege, Hacettepe, ODTÜ, Sakarya, Uludağ, 19 Mayıs, Yıldız Teknik ve The Ohio State Üniversiteleri işbirliği yaptığımız üniversiteler arasında bulunuyor.

Ar-Ge merkezinizin ilgili devlet kurumlarıyla koordinasyonu hangi düzeydedir? Devlet kurumlarının Ar-Ge uygulamalarına yönelik destekleriyle ilgili düşüncelerinizi paylaşır mısınız?

Özel sektör Ar-Ge merkezleri sayısının yıldan yıla artması, Ar-Ge kültürünün yerleşmesi açısından önemli bir gelişme. Devletimizin de Ar-Ge faaliyetlerini teşvik, istisna ve hibeler yoluyla desteklemesinin olumlu sonuçlar doğuracağını düşünüyorum. Son olarak 6676 sayılı Ar-Ge Reform Paketi de, bugün Ar-Ge merkezlerinin yaşadığı pek çok sorunu çözecek bir yaklaşımla hazırlandı. Bu da bizler için sevindirici ve teşvik edici bir husus. Bu desteklerin özendirici ve motive edici bir şekilde artarak devam etmesinden yanayız. Ancak özellikle TÜBİTAK programları kapsamında yürütülen kamu destekli projelerdeki destek oranlarının giderek azaldığını ve kesinti oranlarının da arttığını gözlemliyoruz. Bununla birlikte Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın verdiği desteklerin etkisini; sektörün ve firmaların güncel şartlarını da çok dikkate almadan, kısa sayılabilecek zaman aralıklarında ölçme eğiliminin ve beklentisi ni ülke şartlarına göre yüksek tutmasının da çoğu zaman motive edici olmadığını söylemek isterim. Faaliyet gösteren bir Ar-Ge merkezinin çalışmalarını sürdürmesi yeni bir Ar-Ge merkezinin kurulmasından daha önemli ve daha zor bir süreçtir. Dolayısıyla kamunun, Ar-Ge merkezlerinin faaliyetlerini denetlerken ülke ve sektör şartlarını da göz önünde bulundurmasının; bu Ar-Ge merkezlerini denetim, bürokrasi, veri toplama, anket, dokümantasyon gibi yükler altında boğacak uygulamaları makul bir düzeyde tutmasının fayda sağlayacağını düşünüyorum.

Hizmet alanınız içinde patent ya da faydalı model başvuru sayılarında artış yaşandı mı? Kısa, orta ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?

Ermetal Ar-Ge Merkezi bünyesinde yürütülen projelerin çıktılarından beş patent ve bir de faydalı model başvurusu gerçekleştirildi. Patentlerden üçü tescil edildi ve diğer başvuruların inceleme-belgelendirme süreci de devam ediyor. “Somunların Ters Kaynak Yapılmasını Önleyen Projeksiyon Kaynak Elektrotu” (Tescil), “Oturma Gereçleri İçin Bir Üretim Metodu (Tescil)” ve “Yay Sertliği Ayarlanabilen Kendinden Kurmalı Bir Oturak Mekanizması”(Tescil) söz konusu patentlerimiz arasında yer alıyor. “Ahşap Malzeme Üzerine Kanal Açma Makinesi” ise faydalı model başvurumuz. Ayrıca 12 adet tasarım tescil başvurusunda da bulunduk. Bunlar arasında da belgelendirme süreci devam eden iki tanesi haricinde geri kalanları tescillendi. Ermetal Şirketler Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Bürosit firması adına da tescili devam eden iki patentimiz, 12 faydalı modelimiz, 56 adet de tasarım tescilimiz mevcut. Bu patentlerden biri Avrupa Patent Ofisi tarafından belgelendirilmeye hak kazanmış olup OHIM kapsamında da iki adet tasarım tescili bulunuyor.

Ar-Ge stratejileriniz kapsamında belirlediğiniz öncelikler nelerdir?

Önceliklerimizi; verimli ve yenilikçi tasarım yöntemleri, sürdürülebilir üretimde verimli ve rekabetçi çözümler, insan ve çevre merkezli yaklaşımlarla özgün ürünler geliştirme konuları çerçevesinde belirledik. Birbirleriyle kesişen veya etkileşen yönleri olan bu önceliklerimiz kapsamındaki geliştirme faaliyetleriyle küresel otomotiv sektöründe maliyet ile kalitede rekabet gücümüzü iyileştirmeyi ve eş tasarım (co-design) yetkinliğimizi artırıp, otomotiv ana sanayisinin yalnız üretimde değil; ürün teknolojileri yönünden, tasarım ve doğrulama süreçlerine yönelik de ortağı olmak istiyoruz. Yenilikçi ürünlerle sektördeki rekabet ortamında “kendi göbeğimizi kesebilme” noktasında daha serbest durumda olduğumuz büro mobilyaları ve gıda teknolojileri alanında özgün ürünlerimizle iç pazara hakim olurken, dış pazar payımızı sürekli artırarak ihracata dayalı bir büyümeyi hedefliyoruz. Ürün ve üretim teknolojileri eksenindeki geliştirme çalışmalarında, insan ve çevre odaklı ilerleyip sürdürülebilirlik ilkesi kapsamında bu unsurlardan taviz vermeyeceğiz.

Ar-Ge merkezi yatırımları ve çalışmaları için ne kadar bütçe ayırdınız? Gelecek dönem içinde merkeze yönelik yatırımlarınız sürecek mi?

Ar-Ge merkezimiz beşinci faaliyet dönemini sürdürüyor. Geçtiğimiz dönemlere baktığımızda, Ar-Ge harcamalarımızın toplam ciromuza oranı 2011 yılında yüzde 0,64 düzeyindeyken 2012 yılında yüzde 1,72; 2013 yılında yüzde 1,59; 2014 yılında yüzde 2,34; 2015 yılındaysa 1,57 olarak gerçekleşti. 2016 yılı için yüzde 2-2,5 aralığında bir oran öngörülürken, 2017 yılından itibaren hedef Ar-Ge harcamaları/toplam ciro göstergesini yüzde 2,5-3 bandına çekmek olacak.

 

Üretimin katma değerini artırabilmek, pazara sunulan ürünlere değer katmak açısından Ar-Ge’nin önemi nedir? Türkiye’de firmaların daha fazla Ar-Ge’ye yönelmesini sağlamak için hangi adımlar atılmalıdır?

Sağlıklı ve istikrarlı bir büyüme kaydedebilmek için Ar-Ge çalışmalarına ihtiyacımız var. Firmaların ayakta durmasının formülü Ar-Ge ve inovasyondan geçiyor. Finansman, teşvikler, kalifiye eleman ve doğru işbirlikleri de çok önemli.

Firmaların Ar-Ge’ye daha fazla yönelmeleri için atılması gereken adımları şöyle sıralayabilirim: Ar-Ge ve inovasyon faaliyetleri için tüm girişimlerde olduğu gibi finansman gerekiyor. Ar-Ge ve inovasyon faaliyetleri teknik ve mali yönlerden riskler barındırdığı ve elde edilen kazanımların etkisi ülkeye de yansıdığı için girişimciler korunarak devletin teşvik politikalarıyla da desteklenmeli. Nitelikli insan kaynağının da geliştirilmesi gerekiyor. Burada sadece sayı değil, araştırmacının niteliği de göz önüne alınmalı. Dolayısıyla araştırmacı niteliğinin de gözetildiği bir istihdam politikası uygulanması gerekiyor. Bir firma Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerini sürdürebilmek için gerekli kaynakların ve altyapının tümüne sahip olamaz; olması da gerekmez ve beklenmez. Kamu araştırma kuruluşları, üniversiteler veya diğer şirketlerle doğru eksende tanımlanmış işbirliklerine giderek, faaliyetlerini daha etkin kılması ve bu yolla da yetkinliklerini artırması bir gerekliliktir. Bunun için de doğru işbirliği çalışmalarının yapılmasının şart olduğunu düşünüyorum.