Türkiye’nin Makinecileri, 15 Temmuz kalkışmasının ardından küresel alıcıların Türkiye’ye bakışında oluşan olumsuz algıyı kırmak için yoğun bir lobi faaliyeti başlattı.

Geçtiğimiz 15 Temmuz tarihinde yaşanan darbe girişiminin ardından küresel alıcıların Türkiye’ye yönelik endişeleri artarken, bu olumsuz algıyı kırmak ve Türkiye’nin güvenli bir iş ortağı olduğunun altını çizmek için tüm sektörler yoğun lobi faaliyetlerine başladı. 15 Temmuz kalkışması ve sonuçlanma şeklinin yurt dışında olumsuz karşılandığını söyleyen Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) ve Türkiye’nin Makinecileri Yönetim Kurulu Üyesi Sevda Kayhan Yılmaz, “Doğrusunu söylemek gerekirse, neden böyle algılandığını da anlamadım. Çünkü demokrasi adına halk tarafından verilen tepki olması, gerekendi. 15 Temmuz sonrasında ‘Bilim adamlarınızı Türkiye’ye geri mi çağırıyorsunuz, neden şirketlerinize el konuyor?’ gibi sorulara muhatap oldum” dedi. Türkiye’de yaşananları yurt dışındaki makine sektörüne anlatmak için bu çalışmayı başlattıklarını vurgulayan Yılmaz, ülkelerin ekonomik performansının ya da bir sektörün başarısının kısa dönemlerle değil uzun vadede irdelenmesi gerektiğini, Türkiye’nin Makinecileri’nin kuruluşundan bu yana gelişiminin de bu kapsamda hatırlanması gerektiğinin altını çizdi. “Yurt dışındaki paydaşlarımıza, tek tek Türkiye’deki herkesin demokrasiye bağlılığının öncekinden daha fazla olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Bu olumsuz algıyı değiştirmek önemli çünkü iş insanları hukukun egemen olduğu ortamlara yerleşmek ister. Eşit ve adil muameleyi burada bulacağına inanır. Ancak, bunu sadece bizim söylememiz yeterli değil. Cephe çok geniş, tüm kurumlar demokrasi ve hukukun Türk garantörü olduklarını her fırsatta dile getirmeli. Zaman içerisinde herkesin gerçekleri göreceğine inanıyorum” diyen Yılmaz, önemli noktanın bu süreçte hasar almamak olduğuna vurgu yaptı.

“DAHA ÇOK İNSANA ULAŞMAYA ÇALIŞACAĞIZ”

15 Temmuz darbe girişiminin yurt dışında Türkiye algısını olumsuz yönde etkilemesinin önüne geçmek için Produktion, MM, KeNext, O+P, SCOPE, MDA Magazine, Industrial Automation gibi prestijli yayınlarda basın çalışmalarının devam edeceği bilgisini veren Yılmaz, “Daha çok insana ulaşmaya çalışarak kendimizi daha detaylı anlatacağız. Ama asıl önemli olan işimize devam ettiğimizi göstermek. Bu nedenle basın faaliyetlerinin yanı sıra temel görevimiz olan Türkiye’nin makine ihracatını artırma, Endüstri 4.0 ile entegrasyonu ve teknolojik işbirliklerini geliştirme yolunda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Vemas, Fraunhofer Enstitüsü ve Polonyalı ortaklarımızla devam eden Erasmus projemizi tamamlayacağız, Almanya’da Türk ticaret merkezi kurulması yönündeki çalışmalarımız devam edecek. Fuarlarda tanıtım faaliyetlerimizi hız kesmeden sürdüreceğiz. 2016 yılı sonuna kadar Almanya’da ve diğer ülkelerde katılacağımız dokuz fuar var. Önümüzdeki yıl da aynı yoğun tempo içerisinde çalışmalarımız devam edecek” dedi.

“TÜRKİYE’NİN MAKİNECİLERİ ALGISI OLDUKÇA GÜÇLÜ”

Darbe girişiminin ardından Alman basınında genel olarak Türkiye konusunda negatif haber ve yorumların fazlalığına dikkat çeken Türkiye’nin Makinecileri Almanya Danışmanı Ahmet Yılmaz, “Aslında bu süreç 15 Temmuz’dan önce başladı ve sonrasında da doruk noktasına ulaştı. Dikkat çekici yön, 15 Temmuz sonrası basında daha fazla Türkiye ekonomisi üzerine negatif değerlendirmelerin fazlalığı. Bu değerlendirmelerin büyük çoğunluğu ise çelişkili, yanlı haber ve yorumlarla gerçekliği yansıtmayan teknik rakamlardan oluşuyor” dedi. Ahmet Yılmaz Almanya’da gerçekleştirilen aktiviteleri ve etkisini anlamak için; Türkiye’nin Makinecileri’nin ticari ve teknolojik ilişkileri geliştirmek, sektörel lobi faaliyetlerde bulunmak üzere 2013 yılından beri bir nevi yerleşik olarak Almanya’da faaliyet gösterdiğini gözden kaçırmamak gerektiğini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Söz konusu faaliyetler nedeniyle ilgili Alman kamu kurum-kuruluşlarında ve de en önemlisi sektörde ‘Türkiye’nin Makinecileri’ algısı oldukça güçlü bir yerde duruyor. Almanya’daki tüm sektörel fuarlarda güçlü temsiliyetimizin yanında yaklaşık iki yıldır sektörün lider basın yayın organlarında editoryal yazı, haber ve tema oryantasyonlu reklam kampanyaları gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla Türkiye’nin Makinecileri’nin Almanya ile ilişkileri ‘oralı’ bir kurum gibi sürüyor. İşte bu durumun faydasını 15 Temmuz olaylarına karşı verdiğimiz tepkinin gerek Alman sektörel basında oldukça önemli bir yer tutmasında, gerekse de işbirliği içinde bulunduğumuz kurumların verdiği destekte gördük.”

“FAALİYETLERİMİZ ARTARAK SÜRECEK”

MAİB ve Türkiye’nin Makinecileri Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran ve Almanya ile İlişkilerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Sevda Kayhan Yılmaz ile yapılan değerlendirmeler neticesinde atak bir kampanya yürütmeye karar verdiklerini ifade eden Ahmet Yılmaz, İlk olarak darbe girişimini kınayan basın açıklamasının irtibatta ve işbirliğinde bulunulan kamu kurum-kuruluşları ile basına iletilerek yayın organlarında geniş yer bulduğunu kaydetti. Adnan Dalgakıran ve Sevda Kayhan Yılmaz ile Türkiye ekonomisi ve makine sektörü üzerine gerçekleştirilen röportajların da büyük bir ilgi gördüğünü sözlerine ekleyen Ahmet Yılmaz, önümüzdeki dönemde de Türkiye ekonomisi ve onun lokomotif sektörü olan makine sanayisi konusunda yazı, haber ve reklamların artarak devam edeceği bilgisini paylaştı. Ahmet Yılmaz sözlerini şöyle noktaladı: “Bilgi kirliliği ve yanlı haberlerin yoğunlaştığı konular arasında; Türkiye’nin cazip bir yatırım ülkesi olmaktan uzaklaştığı, Türkiye’den ürün satın alımlarında sevkiyat sorunları yaşanacağı ve Türkiye ekonomisinin artık geçmiş yıllarda gördüğü büyüme hızı ile rakamlarına ulaşamayacağı yer alıyor. Buradan hareketle Türkiye’nin Makinecileri’nin Almanya’da yapacağı kampanyaların içeriğini bu konular oluşturacak. Ama bu sadece Türkiye’nin Makinecileri’nin değil, diğer sektörel tanıtım gruplarının da benzer paydaşlarıyla yapacağı aktivitelerle çeşitlendirilerek zenginleştirildiğinde bir sonuca ulaşabilir.

Küreselleşen dünyada artık tanıtım, lobi çalışmalarını Türkiye’den değil de hedeflenen ülke ve coğrafyalarda ve orada geliştirilen işbirlikleri üzerinden yapılmasının önemi düne nazaran daha da arttı. Diğer önemli bir husus da, önceden başlatılan çalışmaların hız kesmeden devam ettirilmesi. Konjonktürel bazı gelişmeler nedeniyle stratejik yol haritasından ödün verilmemelidir.”