Türkiye sanayisinin lokomotif sektörleri arasında yer alan makine sektörü, ihracat odaklı büyümesini sürdürdü ve yılın ilk yarısında yüzde 4 ihracat artışı yakaladı.

Türkiye’nin dış ticaret açığının azalmasına büyük katkı sağlayan Türk makine sektörü, yılın ilk altı ayında güçlü bir performans sergiledi ve ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 oranında artırmayı başardı. Türkiye’nin toplam ihracatının azaldığı bu dönemde yurt dışındaki etkinliklerini yoğun olarak sürdüren makine sektör temsilcileri, stratejik pazarlarımız arasında yer alan Rusya ile yılın ilk yarısında yaşanan sıkıntılardan da etkilenmelerine rağmen, sektörün tümü itibarıyla toplamda 6,8 milyar dolarlık ihracata imza attı.

Makine ihracatının Türkiye ortalamasının üzerindeki artışının sürdüğünü belirten Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, sektör ihracatındaki bu olumlu görünümü “Türkiye’nin istikrarı ve ekonomik potansiyeline zarar vermek isteyenlere verebileceğimiz en güzel cevap, daha fazla üretmek ve uluslararası rekabette söz sahibi olmaktır” diyerek değerlendirirken, 15 Temmuz girişimi sonrasında alınan tedbirlerle hızlı bir normalleşme sürecinin başlayacağına; yurt dışındaki iş ortaklarıyla bir kez daha güven tazeleyerek atılacak her adımın, yıl sonu rakamlarına olumlu yansıyacağına inandığını dile getirdi.

SEKTÖR RUSYA İLE YENİDEN CANLANAN İLİŞKİLERDEN MEMNUN

Sektörün ihracat artışında, Türkiye’nin Makinecileri’nin hedef pazarlara yönelik sürdürdüğü çalışmalarının önemli bir payı olduğunun da altını çizen Dalgakıran, küresel ticaretteki daralma ile Rusya pazarındaki sıkıntıların, yılın ilk yarısında dikkatle yürütülen hedef odaklı pazar stratejisiyle aşılmaya başlandığını ifade etti. Yılın ilk yarısında, Almanya’ya 1 milyar doların üzerinde makine satışı gerçekleştirildiğini, dünyanın en güçlü ülkelerinden ABD’nin ise yılın ilk yarısında 500 milyon dolar değerinde Türk makinesi ithal ettiğine dikkat çeken Dalgakıran, “Pazar payımızı devamlı artırdığımız bu iki ülkeye, son dönemde ikili ilişkilerimizin yeniden düzeldiği Rusya da eklendi. Yılın ikinci yarısında bu ülkeyle geliştireceğimiz ekonomik işbirliğinin, makine sektörünün ihracat artışını daha da yukarı taşıyacağını düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“İHRACATÇILARIMIZIN GÖSTERDİĞİ ÇABAYI TAKDİR EDİYORUM”

Makine sektörünün, ihracatçı birlikleri sektörel yapılanmasına göre ise 2015’in ilk altı ayında gerçekleştirdiği 2,72 milyar dolar ihracatının, bu yılın ilk altı ayında yüzde 0,5 oranında düşüş yaşadığını ifade eden Dalgakıran, 2016 yılı Ocak-Haziran döneminde 2,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini söyledi. Çevresel etkenler ve siyasi sıkıntıların etkisine rağmen ihracatta güç kaybedilmediğinin altını çizen Dalgakıran, kilo başına ihracatta da yüzde 0,5’lik bir düşüş gerçekleştiğini, ancak makine sektörünün ihracattaki payının yüzde 4 seviyelerinde devam ettiğini vurguladı.

“Makine sektörümüzün ihracatında düşme yok, büyüme de yok. Ancak tüm sektörler içerisindeki makine sektörünün ihracatını incelersek, yüzde 4’lük bir artış ve 7 milyar dolara yaklaşan bir ihracat izliyoruz” diyerek devam eden Dalgakıran, “Bu konjonktürde ihracatçılarımızın gösterdiği yüksek çaba ve iştahı takdir ediyorum. Yaşanan iç ve dış olaylar, pazarlarla yaşanan sıkıntılara rağmen makine sektörümüz büyümeye devam edecek” değerlendirmesinde bulundu.

Yılın ilk altı ayında, tüm sektörler içerisindeki makine ve aksamlar dâhil olmak üzere Türk makine sektörünün ihracat rakamları incelendiğinde, deri işleme ve imalat makineleri alt sektörünün, geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 28,1’lik bir ihracat artışı yakalaması dikkat çekiyor. Bu artıştaki en büyük etken, kuşkusuz, deri işleme ve imalat makineleri alt sektörünün kilo başı ihracat değerini geçen yılki 4,5 dolardan bu yıl 6 dolara çıkarmış olması. Aynı dönemde silah ve mühimmat alt sektörü değer bazında yüzde 27,3 ihracat artışı gerçekleştirirken, tekstil ve konfeksiyon makineleri değer bazında yüzde 25,3; kauçuk, plastik, lastik işleme ve imalatına ait makineler değer bazında yüzde 19,2; motorlar ise değer bazında yüzde 18,5 ihracat artışı yakaladı.

Benzer şekilde, 2016’nın ilk altı ayında, Türk makine sektöründe en fazla ihracat gerçekleştiren alt sektör ise 65 bin ton ve 1 milyar 48 milyon dolarlık ihracatla motorlar oldu. Bu sektörü 248 bin ton ve 1 milyar 19 milyon dolarlık ihracatla klimalar ve soğutma makineleri; 227 bin ton ve 638,7 milyon dolarlık ihracatla diğer yıkama ve kurutma makineleri; 79 bin ton ve 548,3 milyon dolarlık ihracatla diğer makineler ile 118 bin ton ve 454,5 milyon dolarlık ihracatla inşaat ve madencilikte kullanılan makineler alt sektörü takip ediyor.

MİKTAR BAZLI İHRACAT DA YÜKSELİŞTE

Bu dönemde silah ve mühimmat alt sektörü, miktar bazında yüzde 59,4’lük ihracat artışı gerçekleştirirken, tekstil ve konfeksiyon makineleri miktar bazında yüzde 22,8; türbinler, turbojet, turbopropeller miktar bazında yüzde 19,9; motorlar miktar bazında yüzde 18,5 ve kauçuk, plastik, lastik işleme ve imalatına ait makineler alt sektörü ise miktar bazında yüzde 18,5 ihracat artışına imza attı.

Aynı dönemde büro makineleri alt sektörü miktar bazında yüzde 8,5 ihracat artışı yakalamasına rağmen kilo başına ihracat değerinin geçen yılki 53,7 dolardan bu yıl 42 dolara düşmesi nedeniyle değer bazında yüzde 15 düşüş yaşadı.

İHRACATÇI IKINCI YARIDAN UMUTLU

Diğer yandan, Türkiye toplam ihracatı yılın ilk altı ayında değer bazında yüzde 2,2 değer kaybederken, miktar bazında ise yüzde 6’ya ulaşan bir yükseliş yaşadı. Küresel ihracatın yüzde 6 düştüğü 2016’nın ilk altı ayında sürdürülen bu performans, ekonomi çevrelerince de olumlu karşılanıyor. Yılın ilk yarısında Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı yine AB 28 olurken, 2009’de yüzde 38’e kadar gerileyen AB 28 ihracatı, 2016’nın ilk altı ayında yüzde 49 seviyesine kadar çıktı. Türkiye ihracatının ilk altı ayına ilişkin bir değerlendirme yapan Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türk ihracatçısının dünyada yaşanan gelişmelere karşı esnek davranma kabiliyeti kazandığına dikkat çekerken, “AB’ye ihracat 2009 yılında yüzde 38,5’e düştüğünde AB haricindeki Afrika ve Orta Doğu ülkelerine ihracatımızı yüzde 36’ya çıkarmıştık. Bu yıl AB’ye ihracat yine yüzde 49,3’e çıktı. Türk ihracatçısı kriz dönemlerinde nasıl bir aksiyon alacağını artık biliyor.

 

Türkiye’nin son çeyrekteki büyümesiyle birlikte, son 26 çeyrektir ortalama yüzde 5,1 büyüme yakaladık. Önümüzdeki dönemde büyümede daha düşük olsa da yine pozitif büyüme öngörüyoruz. Küresel piyasalarda; küresel büyüme beklentileri geriliyor.

FED’in faiz artırım ihtimali 2016 için giderek düşüyor. Doların değer kazancı süreci durdu. Petrol ve emtia fiyatlarındaki baz etkisi ikinci yarıda ortadan kalkacak. Küresel ticaret ilk yarıda petrol ve emtia fiyatlarındaki düşük seyir sebebiyle gerilese de ikinci yarıda küresel ticarette artış başlayacak. Ancak küresel ticaretteki düşüş eğilimi devam ediyor. Yılın ilk dört ayında küresel ihracat yüzde 6,1 geriledi. Şu an küresel ticaretin yıllıklandırılmış bazda 16,2 trilyon dolar seviyesinde ilerlediğini görüyoruz. 2023 yılında ise bu rakamın 34,5 milyar dolara ulaşması bekleniyor” dedi.