Özel yetenekli çocuklara eğitim vermek amacıyla Niğde Milli Eğitim Müdürlüğü’nün girişimi ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayıyla üç yıl önce açılan Niğde Akşemseddin Bilim ve Sanat Merkezi, kısa sürede önemli başarıların altına imza attı. Öğrencilerin özel yetenekleri doğrultusunda; bilimsel çalışma disiplini kazanmaları, disiplinler arası düşünme, sorunları çözme ya da belirlenen ihtiyaçları karşılamaları doğrultusunda proje ve faaliyetler gerçekleştiren Niğde Akşemseddin Bilim ve Sanat Merkezi, “Robotlarla Bilim Öğreniyorum” projesiyle de robotları kullanarak ortaokul öğrencilerine bilim eğitimi veriyor.

Niğde Akşemseddin Bilim ve Sanat Merkezi’nin sadece teknolojiyi kullanan değil onu üreten nesiller yetiştirmek için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Fen Bilimleri Öğretmeni Cüneyt Akyol, “Robotlarla Bilim Öğreniyorum” projesi kapsamında ortaokul öğrencilerinin iki hafta boyunca robotları, sensörleri ve çeşitli program yazılımlarını kullanarak fizik ve kimya konularında deneyler yaptığını ve web 2.0 araçları, robotların inşası, temel bileşenleri, sensörler ve yazılım programlarıyla ilgili teorik ve uygulamalı eğitim aldığını kaydetti. Akyol ve projeye dahil olan öğrencilerden Halil Orhun Tüfekçi, ödüllü çalışmalarının detaylarını Moment Expo okurlarıyla paylaştı.

Eğitim kurumunuzun kuruluş amacı, yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

Cüneyt Akyol: Niğde Akşemseddin Bilim ve Sanat Merkezi, 2013 yılında özel yetenekli çocuklara eğitim vermek amacıyla Niğde Milli Eğitim Müdürlüğü’nün girişimi ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın onayıyla kurulmuş bir devlet kurumudur. Bilim ve Sanat Merkezleri (BİLSEM); ilkokul, ortaokul ve lise çağındaki özel yetenekli öğrencilerin, bireysel yeteneklerinin farkında olmalarını ve kapasitelerini geliştirerek en üst düzeyde kullanmaları amacıyla yerleşim biriminin özellikleri, ulaşım imkanları ve hizmet alması öngörülen öğrenci sayısı gibi hususlar da dikkate alınarak valiliklerin teklifi üzerine Bakanlık tarafından açılır. Kurumumuzda öğrencilerin özel yetenekleri doğrultusunda; bilimsel çalışma disiplini kazanmaları, disiplinler arası düşünme, sorunları çözme ya da belirlenen ihtiyaçları karşılamaları doğrultusunda proje ve faaliyetler gerçekleştiriyoruz.

“Robotlarla Bilim Öğreniyorum” projesi nedir? Proje nasıl hayata geçti, çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte ne gibi somut kazanımlar ortaya çıkacak?

Hikayemiz bundan üç yıl öncesine dayanıyor aslında. Göreve yeni atandığım kurumda “Neleri daha farklı ve eğlenceli yapabiliriz?, Özel yetenekli çocukların ilgileri doğrultusunda bir dersi nasıl tasarlayabiliriz?” sorularına cevap ararken ilgimi programlama eğitimleri ve robotik araçlar çekti. Araştırma yapmaya ve bütçe ayarlamaya çalışırken karşıma “TÜBİTAK 4004” proje çağrısı çıktı. Böylece gerçekleştirmeyi planladığım öğrenci eğitimleri için bütçe alabileceğimi anladım ve ekibi oluşturmaya karar verdim. Projede yer alacak eğitmenleri aramaya başladım. Kısa sürede ekip arkadaşlarımı oluşturdum ve beraberce projeyi şekillendirmeye başladık. 2013 yılında projenin büyük bir kısmını yazmıştım ve tam başvuru yapacağım sırada bir kaza geçirdiğim için başvurumuzu ertelemek zorunda kaldık. Projeyi hayata geçirmeyi bir kez kafama koymuştum. Çünkü; gelişmiş ülkelerin bilgiyi üreten, ürettikleri bilgiyi teknolojiye çeviren ve bu teknolojileri diğer ülkelere pazarlayan ülkeler olduğunu gördüm. “Neden biz de onların seviyesine çıkmayalım ki?” sorusuyla bu işin geleceğin mimarları olacak çocukların yazılım programlama ve robotik konularında eğitim almaları gerekliliğinden geçtiğini bilerek iyileşme dönemimde araştırmaya ve daha farklı neler yapabiliriz sorusuna cevap aramaya devam ettim. Bu arada web 2.0 araçları ve zaten öncesinde öğrenmeye çalıştığım robotik uygulamalarla fen bilimlerini de işin içine katarak “Robotlarla Bilim Öğreniyorum” projesinin temellerini atmaya başladım. Niğde Üniversitesi’nin desteği ve ekip arkadaşlarımın özverili çalışmalarıyla projeyi daha da zenginleştirip bir sonraki çağrı döneminde başvuruya hazır hale getirdik ve TÜBİTAK’ın da desteğini aldık. Öğrencilerimize iki hafta boyunca robotlar, robotik yazılımlar, robotik programlama, sensörler, sensörlerin yapısı ve robotik araçlarla fen etkinlikleri konularında eğitim verdik. Projemiz 2015 yılında tamamlandı. Bu aşamadan sonra eğitim alan öğrencilerimizi BİLSEM olarak izlemeye ve desteklemeye devam ettik. Eğitime katılan öğrencilerin okullarında robotik kulüpleri kurduğu ve çeşitli yarışmalara hazırlandıklarını gördük. Bir öğrencimiz TÜBİTAK’ın ulusal çapta düzenlediği bir yarışmada Türkiye ikincisi oldu ve bu bizi çok mutlu etti.

Bilimsel proje yarışmalarına katılmaya nasıl karar verdiniz? Ödüllü projenizle ilgili teknik bilgileri paylaşır mısınız?

Aslında bilimsel proje yarışmalarına uzun yıllardır öğrenci hazırlıyorum. Meslek hayatımın 10 yılı köylerde geçti. “Bu köyden proje çıkmaz Hocam!” diyen kişilere inat öğrencilerime bilimi, bilimsel düşünmeyi, sorgulamayı ve değerlerine sahip çıkmayı öğretmeyi ilke edindim. Proje çıkmaz denilen yerlerden onlarca proje sergisine katılan öğrencim oldu. Bunların hepsi öğrencilerimin azmiyle hayat buldu. Niğde Akşemseddin Bilim ve Sanat Merkezi’nde göreve başlamamla aslında işim daha da kolaylaştı. Çünkü burada eğitim alan, ülkemizin geleceği özel yetenekli çocuklar her an proje üretiyor ve ben de onlara sadece rehberlik yapıyorum. BİLSEM’in amacı öğrencilerin proje yapmaları ve bu projelerle bilimsel düşünme becerilerini geliştirmek. Bu amaç doğrultusunda birçok öğrencim proje geliştiriyor ve biz de bu projeleri çeşitli yarışmalara yönlendiriyoruz. “Robotlarla Bilim Öğreniyorum” projesinin amacı robotları kullanarak ortaokul öğrencilerine bilim eğitimi vermekti. Bu amaçla, ortaokul öğrencilerine iki hafta sürecek eğitimle robotları, sensörleri ve çeşitli program yazılımlarını kullanarak fizik ve kimya konularına ait deneyler yaptırdık. Eğitimin ilk haftasında Web 2.0 araçları, robotların inşası, temel bileşenleri, sensörler ve yazılım programlarıyla ilgili teorik ve uygulamalı eğitim verildi. Bu eğitimde çeşitli programlar (Scracth ve Small Basic vb.) ile öğrencilerin temel yazılım yapma becerilerinin geliştirilmesi hedeflendi.

“Robotlarla Bilim Öğreniyorum” projesi tamamen öğrencilerin hayal gücü ile mi ortaya çıktı? Proje üzerinde ekip olarak ne kadar bir süre çalıştınız?

“Robotlarla Bilim Öğreniyorum” projesi aslında tamamen öğrencilerin ihtiyaçları gözetilerek ortaya atılmış bir projedir. “Z kuşağı” ya da “Dijital Yerliler” diye de adlandırılan zamane çocukları, birilerinin kendilerine bir şeyleri anlatmasını sevmiyor. Onlar daha çok merak ettikleri şeylere kendileri ulaşıyor ve öğreniyor. Öğrenmeyi öğretirsek bu çocukların gelecekte harika işler yapacaklarına inanıyorum. Sonuç olarak bu projeyi aslında onlar şekillendirdi, kendilerinden çok şey öğrendik ve öğrenmeye de devam ediyoruz. Eğitimin ekip işi olduğuna inananlardanım. Bireysel çalışmalar bir ekiple bütünleşirse işiniz daha da kolaylaşıyor ve bir sinerji yakalıyorsunuz. Biz çok iyi bir ekibiz ve ekip arkadaşlarım bu fikri duyduklarında benden daha çok heyecanlandı ve piyasa araştırması yapmaya karar verdik. Görev dağılımlarını yaptıktan sonra proje yazım süreci de dahil altı aylık bir alan çalışması yaptık.

Kurum olarak üç yıllık bir geçmişe sahip olmanıza rağmen kısa zamanda uzun bir mesafe katettiğinizi görüyoruz. Geldiğiniz noktada ne gibi başarılara imza attınız?

Kurumumuz üç yıllık bir kurum. Daha çok yeni olmamıza rağmen ekip arkadaşlarımın desteği ve özverili çalışmalarıyla birçok yarışmada dereceler elde ettik. Uluslararası bilgisayar temelli bir yarışmada dünya ikinciliği, ulusal inovasyon haftası yarışmalarında Türkiye birinciliği, yine enerji verimliliği yarışmasında Türkiye birinciliği ve Türkiye üçüncülüğü, tanınmış bir markanın sponsorluğunda yapılan geleceğin mucitleri yarışmasında Türkiye ikinciliği ile çeşitli mansiyon ödülleri aldık.

Niğde Akşemseddin Bilim ve Sanat Merkezi olarak kendinize nasıl bir misyon edindiniz?

Niğde Akşemseddin Bilim ve Sanat Merkezi olarak 21. yüzyıl becerileriyle donatılmış, düşünen, araştıran, soran ve sorgulayan bireyler yetiştirmek istiyoruz. Aynı zamanda teknolojiyi kullanan değil teknolojiyi üreten nesiller yetiştirmek için çaba sarf ediyoruz. Aslında somut katkı diyebilir miyiz bilmiyorum ama öğrencilerimize elimizden geldiğince teknolojik ürünlerle tanıştırmak ve onların teknolojiyi doğru kullanan bireyler olmalarına destek olmak istiyoruz. Projemiz eğitim amaçlı bir projeydi, sanayi kuruluşları sponsor olarak bu gençleri destekleyebilir ve onların gelişimine katkı sağlayabilir. Çünkü birçok şeyi yapmak için araç ve gereçlerinizin olması gerekiyor ve bunlar maalesef bir bütçe gerektiriyor. Mesela bu seneki hayalim Cern’e, kırsalda eğitim gören başarılı en az 10 öğrenciyi götürmek ve orada yapılan çalışmaları yerinde görmelerini sağlamak. Temel bilimler ülkemizde maalesef tercih edilmiyor. Ülkenin gelişmesinin bir ayağının da temel bilimlerden geçtiğine inanıyorum. Cern’i ziyaret eden çocuklardan neden bir Aziz Sancar daha çıkmasın? Bunun için sanayi kuruluşlarının sponsorluğunu bekliyoruz.

Üniversite-sanayi işbirliği öncesi gençlerin ilk ve ortaöğretim düzeyinde bilim projelerinin içinde yer almasının ne gibi artılar kazandıracağını düşünüyorsunuz?

Eğitimin ekip işi olduğuna inanıyorum. Bu ekip sadece kişiler arasındaki işbirliğiyle sınırlı olmamalı. Sanayi, üniversite, sivil toplum kuruluşları gibi kurumların işbirliğiyle daha da ivme kazanacağına inanıyorum. Yıllardır proje sergilerine katılıyorum ve orada gerçekten harika fikirler görüyorum. Bu fikirlerin çoğu maalesef proje aşamasında kalıp yok oluyor. Üniversitelerin olanaklarıyla bilimsel temellere oturtulan bu fikirler sanayi kuruluşlarının desteğiyle ülkeye katma değer olarak dönebilir. Bilgiyi üretip ürettikleri bilgiyi de teknolojiye çevirme imkanı verilirse bu gençlerin neler yapabileceğini tahmin edebiliyorum. Bu amaç doğrultusunda sanayi kuruluşları ve üniversitelerin sistemin içerisinde yer alması gerektiğine inanıyorum.

Projenize kimler maddi destek sağladı? Yeni proje çalışmalarınız olacak mı?

Projemiz TÜBİTAK tarafından mali olarak desteklendi. Aynı zamanda Niğde İl Milli Eğitim Müdürlüğümü ve Niğde Üniversitesi’nin desteğiyle hayata geçirildi. Yeni projemiz yine TÜBİTAK tarafından desteklenen “Doğanın Sanatla Stemi” projesiydi ve onu da geçtiğimiz hafta tamamladık. STEM (Science, Technology, Engineering, Mathematichs) eğitimi fen, teknoloji, mühendislik ve matematiğin birbiriyle entegre bir şekilde öğretilmesini içeren ve okul öncesinden yüksek öğretime kadar tüm süreci kapsayan bir eğitim yaklaşımıdır. Aslında “Doğanın Sanatla Stemi” projesi “Robotlarla Bilim Öğreniyorum” projesinin eksik yanı dediğimiz “doğa” kısmını tamamladı diyebilirim. Çünkü projede şunu gördük; teknolojinin, bilimin ve sanatın ilham kaynağı doğa. Fakat biz bu çocukları maalesef doğayla buluşturamıyoruz. İşte bu sorundan yola çıkarak yine TÜBİTAK desteğiyle hayata geçirilen projede Niğde BİLSEM öğretmenleri ve Niğde Üniversitesi öğretim elemanları eğitim verdi. Proje çerçevesinde öğrenciler altı gün boyunca doğada var olan sanatsal olguları bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarıyla keşfetti. Fen, teknoloji, matematik ve mühendislikle ilgili etkinlikleri doğada var olan sanatsal olgularla birleştirerek öğrencilerin keşfetmelerine yardımcı olmak amacıyla 41 ortaokul öğrencisi doğada etkinlik yapma imkanı buldu.

Sizi bu projenin içinde yer almaya iten sebepler neler oldu?

Halil Orhun Tüfekçi: Yazılım ve bilim alanında temel olacak bilgileri öğrenme imkanı sunması ile robotik yazılım ve bilim alanlarına özel bir ilgi duyduğum için projede yer almak istedim. Cüneyt Akyol öğretmenimin hayatımda çok özel bir yeri olduğu için kendisiyle aynı projede yer alarak bilgilerinden de faydalanmak istedim. Bunların yanında TÜ- BİTAK projelerinin öğrencilere yeni bir ufuk açması ve yeni bilgiler öğrenme, farklı kişiler tanıma olanağı sunması da kararımda etkili oldu. Gelecekte bilimsel çalışmalar yaparak ülkeme ve insanlığa katkı sağlamak istiyorum.

Proje süresince kimlerden destek aldınız?

Proje öğretmenlerimiz Cüneyt Akyol, Yusuf Önder Akyol, Doç. Dr. Murat Özel, Yrd. Doç. Dr. Emin İbili, Araştırma Görevlisi Recai Sinekli, Ali Çetinkaya, Burcu Esin İliş, Ertuğrul Özar, Mehmet Özel, Zehra Sayın ile Niğde Üniversitesi öğrencileri Esat Çimentepe, Ali Akkuş, Ali Gündüz, Muhammed Tuğra Gür ve ailem proje süresince desteğini esirgemedi.

Bu projede bilimsel çalışmaları yaşam biçimi haline getirmiş isimlerle çalıştınız. Bu deneyimin eğitim hayatınızda size neler kazandırdığını düşünüyorsunuz?

Öncelikle teknolojik gelişmeler hakkında daha farklı bir bakış açısı edindim. Gelecekte iyi bir bilim adamı olabilmek için kendime olan inancım ve özgüvenim arttı. Bundan sonraki eğitim hayatımda karşıma çıkacak bu tür bilimsel çalışmalarda yer almak ve kendimi daha da geliştirmek istiyorum. Proje boyunca farklı öğretmenler ve farklı arkadaşlar tanıma ve onlarla sohbet etme olanağı buldum. Projede edindiğim bilgilerle kendim de Arduino Uno R3 programlamaya başladım. Diğer taraftan bu proje boş zamanlarımı daha kaliteli geçirmemi sağladı. TÜBİTAK çalışması olarak hayat bulan bu projeyle pek çok kazanım elde ettiğimi söyleyebilirim. Bundan sonraki eğitim hayatımda yine benzer projelerde yer almak ve hatta bilimle uğraşmayı yaşam biçimim haline getirmek istiyorum. Çünkü bu projede bilimsel çalışmaları yaşam biçimi haline getirmiş öğretmenlerimle çalıştım ve bilimsel alanlara yatkınlığı olan arkadaşlar edindim. Hayal edilen hiçbir şeyin imkansız olmadığını ve çalışarak daha da başarılı olunacağını öğrendim. O nedenle geçtiğimiz günlerde “Doğanın Sanatla Stemi” adlı projede de yer aldım. Yaklaşık bir hafta doğada deney, gözlem ve incelemeler yaptık. Bitkiler ve böcekler üzerinde doğal ortamda çalışma fırsatı bulduk. Bununla ilgili yeni bilgiler öğrendim, yeni deneyler yaptım, farklı materyaller tanıdım. Ailemden uzakta geçirdiğim bu süreç unutamayacağım bir deneyimdi. TÜBİTAK projelerini hazırlayan başta Cüneyt Akyol öğretmenime ve projede görev almış olan herkese çok teşekkür ederim.