Yavuz Doğan, Selahattin Gökhan ve Lütfü Kırantay tarafından 1994 yılında İstanbul’da kurulan Sente Makina, 10 yılı aşkın bir süredir kare kanal ve kapatma makinesiyle havalandırma kanal makineleri alanında imalat gerçekleştiriyor. Plazma kesim makinesinin yanı sıra dikdörtgen ve yuvarlak kanal kesim makinelerinin de üretimini yapan firma bugün itibarıyla ürünlerinin yüzde 60’ını başta Avrupa ve Orta Doğu ülkeleri olmak üzere Rusya, Kuzey Afrika, Tunus, Libya, Cezayir, Fas gibi birçok pazara ihraç ediyor. Bugüne kadar toplam 470 farklı firmaya ürünlerinin satışını gerçekleştiren Sente Makina’nın 2015 yılı değerlendirme raporları ise firmanın 2 bin 370 adet makineyi ihracat ettiğini gösteriyor.

Geçtiğimiz üç yılda yüzde 30 oranında bir büyüme kaydettiklerini söyleyen Sente Makina Firma Ortağı Yavuz Doğan, yeni tesis yatırımlarıyla da üretim kapasitelerini iki katına çıkarmayı ve böylelikle ihracatı da aynı oranda artırmayı amaçladıklarını söylüyor.

Kalkınma Ajansı’nın 2015 Yılı Yenilikçi İstanbul Mali Destek Programı, KOSGEB KOBİ Proje Destek Programı, Teknolojik Ürün Yatırım Destek Programı, KOBİ Gelişim Destek Programı’ndan yararlandıklarını belirten Doğan, iki adet TÜBİTAK 1507 KOBİ Ar-Ge projesini de başarıyla tamamladıklarına vurgu yapıyor. Bunların yanı sıra bazı projeler üzerinde çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Doğan, “‘Endüstriyel Yuvarlak Kanal Makinesi’nin Geliştirilmesi’ adlı TÜBİTAK projemiz kapsamında Türkiye’de ilk kez yuvarlak kanal üretim sistemi geliştirdik” diyor.

Sektörde 22 yılı geride bırakan Sente Makina’nın geçen yıllar içinde ne gibi aşamalardan geçtiğini, gelecek hedeflerini ve Türk makine sektörünün bulunduğu yeri firmanın ortağı Yavuz Doğan ile enine boyuna konuştuk.

Şirketiniz hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Firmamız Avrupa’da kare ve yuvarlak kanal makinelerini aynı anda üretme kabiliyeti olan ve bunu yüksek kaliteden ödün vermeden gerçekleştiren sayılı firmalar arasında yer alıyor. Sente Makina olarak havalandırma kanal makineleri imalatının yanı sıra bu makinelerin gerekli tasarım, mühendislik, otomasyon ve Ar-Ge uygulamalarının da gerçekleştirildiği makineleri de üretiyoruz. Ürün yelpazemizi oluşturan makineleri başta İsviçre, İspanya, Almanya, Polonya, Rusya ve Orta Doğu ülkelerinin yanı sıra dünyanın çeşitli noktalarına ihraç ediyoruz.

Üretim faaliyetlerinizi nerede ve nasıl gerçekleştiriyorsunuz?

Yıllık yaklaşık 700 makinelik üretimimizi, Beylikdüzü’nde kurulu 5 bin metrekarelik tesisimizde gerçekleştiriyoruz. Kare kanal ve yuvarlak kanal makinesi başta olmak üzere; kapatma, santim, kenet, tel dikiş, flanş, kordon, iz ve Pitssburgh kapatma makinesinin de dahil olduğu toplam 20 farklı ürün imal ediyoruz. Makinelerin parçalarının üretimini de firma bünyesinde gerçekleştirdiğimiz için belirli kalite şartlarının sağlanmasına büyük bir özen gösteriyoruz.

Yeni geliştirdiğiniz bir ürün ve firmanız ile ürünleriniz konusunda yürüttüğünüz TÜBİTAK vb. gibi projeleriniz var mı?

Firmamız, kuruluşundan bugüne kadar ürettiği ve en çok ilgi gören kare kanal makinesinin dünya standartlarına ulaşabilmesi ve müşteri ihtiyaçlarını karşılayabilmesi adına çeşitli Ar-Ge çalışmaları yürütüyor. Bu çerçevede makinemizi 0,5-1,2 milimetre kalınlığından 2 milimetreye yükselterek müşterilerimizin tüm taleplerine cevap verilebiliyoruz. Bugüne kadar: İstanbul Kalkınma Ajansı’nın 2015 Yılı Yenilikçi İstanbul Mali Destek Programı, KOSGEB KOBİ Proje Destek Programı, Teknolojik Ürün Yatırım Destek Programı, KOBİ Gelişim Destek Programı’ndan yararlandık ve iki adet TÜBİTAK 1507 KOBİ Ar-Ge projesini üstlenerek başarıyla tamamladık. Bunun yanında bazı projeler üzerinde çalışmalarımız halen sürüyor.

“Endüstriyel Yuvarlak Kanal Makinesi’nin Geliştirilmesi” adlı TÜBİTAK projemiz kapsamında Türkiye’de ilk kez yuvarlak kanal üretim sistemi geliştirdik. Yine bir diğer TÜ- BİTAK projemiz olan “Kendinden Flanşlı Havalandırma Kanalı İmalat Makinesi Geliştirilmesi” başlıklı çalışmayla Türkiye’de ilk kez farklı ebatlarda kare ve dikdörtgen kendinden flanşlı havalandırma kanalı üreten sistemi geliştirdik.

Tüm dünyada giderek artan Ar-Ge bilincine paralel olarak siz de firma olarak inovatif çalışmalara gereken yatırımları yapıyor musunuz?

Sektörümüzde süreklilik arz eden yenilikçi yaklaşımlara önem veriyoruz. Temel hedefimiz havalandırma sektöründe, Türkiye’de olduğu gibi dünyada da lider firmalar arasında yer almak. Bu amaç doğrultusunda da birçok proje yürütüyoruz. Söz konusu inovatif çalışmalar arasında yüksek frekans trafosuna haiz tel dikiş kaynak makinesi, flanşlı kaynak makinesini gösterebiliriz.

Kaliteli işgücü istihdamı konusunda ne tür çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?

Toplam kalite yönetim sistemini firmamız bünyesinde hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bu sisteme adapte olmak için çalışanları mesleki görevlerine hazırlamak ve eğitim düzeylerinin gelişimini sağlamak gerekiyor. Bu bağlamda çalışanların eğitimi, yetiştirilmesi ve motive edilmesi temel ilkelerimiz arasında.

Firmaların tanıtım ayaklarından biri olan yerli ve uluslararası fuarlara katılıyor musunuz?

Yurt içi ve yurt dışında düzenlenen fuarlara katılmaya büyük önem veriyoruz. Yılın ilk aylarında Cidde’de düzenlenen bir fuar organizasyonuna ve 2016 Mayıs ayında İstanbul’da gerçekleşen SODEX Fuarı’na katıldık. 2016 yılının sonunda Almanya ve İran’da düzenlenecek ısıtma ve soğutma sistemleriyle ilgili iki fuara daha katılmayı planlıyoruz. Böylelikle, halihazırda ürettiğimiz makineler ve geliştirdiğimiz yeni teknolojilerle pazardaki konumumuzu sağlamlaştırmaya devam edeceğiz.

Üretiminizin yüzde kaçı ihracata konu oluyor?

Ürünlerimizin yaklaşık yüzde 60’ını ihraç ediyoruz. Geçtiğimiz üç yılda yüzde 30 oranında bir büyüme gösterdik. Yeni tesis yatırımlarıyla birlikte üretim kapasitemizi en az iki katına çıkarmayı ve böylelikle ihracatımızın da aynı oranda artırmayı amaçlıyoruz. Başta Avrupa ve Arap ülkeleri olmak üzere Rusya, Kuzey Afrika, Tunus, Libya, Cezayir, Fas gibi birçok pazara ihracat gerçekleştiriyoruz. Bugüne kadar toplam 470 farklı firmaya ürünlerimizi gönderdik. 2015 yılı değerlendirme raporlarına göre de 2 bin 370 adet makineyi başarıyla ihraç ettik.

Sente Makina’yı sektördeki benzerlerinden ayıran özellikler nelerdir?

Makinelerdeki verimliliğin, parça aşınmaları nedeniyle zaman içerisinde azalması sektörde üretim gerçekleştiren tüm firmaların ortak problemi. Biz, Sente Makina olarak bu gibi aksaklıkları ortadan kaldırmak adına satış sonrası teknik destek ve yedek parça ihtiyacını firmamızdan karşılıyor ve dünyanın hangi noktasında olursa olsun sorunlara yerinde müdahale ediyoruz. Bu da bizi sektördeki firmalardan farklı kılıyor.

2015 yılı ve 2016’nın ilk yarısı firmanız açışından nasıl geçti?

2015 yılını fuarlar ve TÜBİTAK, KOSGEB gibi devlet destekli yeni tasarım ve sorumluluk projeleriyle yoğun bir şekilde geçirirken aynı yoğunluk bu yılda devam ediyor. Kurumsallaşma adına atılan büyük adımlarla ve fuar yardımlarıyla hedef pazarlara ulaşarak istihdamımızı da yaklaşık yüzde 20 seviyesinde artırdık.

İleriye yönelik projelerimiz ve gelecek hedefleriniz hakkında neler söylemek istersiniz?

Lazer makineleri, paslanmaz boru üretim hattı, mevcut makinelerin iyileştirilmesi ve performanslarının artırılması ile daha büyük bir tesise taşınarak kurumsallaşma yolunda daha hızlı ilerlemek, gelecek hedeflerimiz arasında bulunuyor.

Genel tabloya baktığınızda Türkiye makine sektörünü üretim bakımından nasıl yere konumlandırıyorsunuz?

2005’ten sonra üretimimizi Avrupa’daki bazı firmaları örnek alarak gerçekleştirmeye başladık. Bugün geliştirdiğimiz bu makinelerin patent ve faydalı model belgelerini alacak duruma geldik. Eskiden kendimize rol model olarak seçtiğimiz makine üreticilerine, şu anda daha kaliteli ve gelişmiş ürünler ihraç ediyoruz. Üretim hayatımızdaki bu başarıları TÜBİTAK, KOSGEB vb. kuruluşların destekleriyle yürüttüğümüz projelerin yanı sıra nitelikli işgücümüz ve özverili çalışmalarımızla elde ettik. Buradan hareketle söylemek isterim ki, eskiden bizim gibi Avrupa’yı örnek almış birçok firma bugün sektöre yön verebilecek bir konuma geldi. Türkiye olarak artık ileri teknoloji ve kaliteye sahip makineler üretip dünyaya ihraç ediyoruz. Bu başarıyı sürdüreceğimize inanıyorum.

Makine sektörünün en büyük problemi ya da problemleri neler?

Teknik ve kalifiye eleman eksikliği karşılaştığımız en önemli sorunların başında geliyor. Ayrıca Uzakdoğu’dan ithal edilen kalitesiz ürünler de haksız rekabet ortamını beraberinde getiriyor. Söz konusu kalitesiz ürünlerin piyasaya girişinin önünü kesmek adına son zamanlarda uygulanan gözetim vergisi, olumlu yönde büyük bir etki yarattı.

Türk makine sektörü için bir değerlendirme yaptığınızda ihracatın önünde duran temel engellerin neler olduğunu söyleyebiliriz?

Öncelikli olarak; gümrük işlemlerinde gerekli kontrol ve lisanslarla ilgili problemleri, kullanılmış eşyaların ihraç ya da ithal edilmeye çalışılması sonucu oluşan sıkıntıları, kambiyo uygulamaları sırasında yaşanan ve ekonomik etkili gümrük rejimlerinin uygulanması aşamasında gerekenlerin yapılması konusunda karşılaşılan sorunları sıralayabiliriz. Günlük gümrük incelemeleriyle bu sorunların önlenmesi ya da en aza indirgenmesi mümkün. Gümrük kıymeti, ithalat kontrolleri ile izinleri, fiyat farkı faturaları ve KDV gibi başlıklar da bu incelemelere dahildir.

Sente Makina olarak sektörün geleceği hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Her geçen gün büyüyen havalandırma ve iklimlendirme sektörü, insan yaşamının olmazsa olmaz bir parçası haline geldi. İnşaat alanındaki gelişmeler ve yurt içi ile yurt dışındaki önemli başarılara imza atılması sektörümüzü de olumlu etkiliyor. Türk havalandırma ve iklimlendirme sektörü global pazarda itibar gören, ürünlerinin kalitesine güvenilen bir sektör haline geldi. Sahip olduğumuz potansiyelin yanında, teknolojiyi yakından takip eden ve çağa çok çabuk adapte olan bir yapımız da var. Bu durum ürünlerimizin kabul görme oranını da büyük ölçüde artırıyor.