2023'TE SOSYAL GÜVENLİK KURUMU VERİLERİNE GÖRE TÜRKİYE'DE 681 BİN İŞ KAZASI YAŞANDI, 1.966 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ. ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ BÖLÜMÜ DR. ÖĞR. ÜYESİ SERTAÇ TEMUR, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN YALNIZCA İŞYERLERİYLE SINIRLI OLMADIĞINI SÖYLERKEN TOPLUMSAL BİLİNCE VURGU YAPIYOR.

Atölye zemininde sırtüstü yatan, kulak koruyucu ve koruyucu gözlük takmış işçi, yanında yere düşmüş beyaz baret ve ona doğru yaklaşan iş arkadaşı

Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü

DR. ÖĞR. ÜYESİ SERTAÇ TEMUR

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ FAKÜLTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ BÖLÜMÜ

İş sağlığı ve güvenliğinin amacı, insanların sağlıklı ve güvenli bir yaşam sürmesini sağlamaktır. Sağlıklı olma durumunun kişinin fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan sağlıklı olması anlamına geldiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, "İş sağlığı ise çalışma ortamında kişinin sağlıklı olma durumunu sağlaması adına yapılan uygulamaları; iş güvenliği ise çalışma ortamının kişinin güvende olması adına yapılması veya alınması gereken güvenlik önlemleri anlamına gelmektedir. Buradan iş sağlığı ve güvenliğinin temel amacı, en yalın haliyle, çalışanların ya da daha genel bir tabirle insanların sağlıklı ve güvenli bir yaşama sahip olmasıdır. İnsan hayatından daha değerli bir şey olmadığını düşündüğümüzde, işyerlerinde yürütülen her faaliyetin öncelikli hedefi; çalışanı olası kazalardan, meslek hastalıklarından, fiziksel ve ruhsal zararlardan korumak olmalıdır. Bu sadece işyerinin değil, toplumun genel refahı için de hayati öneme sahiptir." diyor.

6331 SAYILI KANUN ÖNEMLİ BİR DÖNÜM NOKTASI

"OYSA GÜVENLİ BİR ÇALIŞMA ORTAMI İÇİN MEVZUATLARIN İÇSELLEŞTİRİLMESİ, BİR ALIŞKANLIK HÂLİNE GETİRİLMESİ GEREKİYOR."

2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun alandaki en önemli adımlardan biri olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, "Bu yasa ile her işyerinde risk değerlendirmesi yapılması, çalışanlara eğitim verilmesi ve iş güvenliği uzmanlarının görevlendirilmesi gibi zorunluluklar getirildi. 2012 yılından günümüze 6331 sayılı İSG Kanunu'nun üzerinde günümüz şartlarına ve Türk çalışma kültürüne uyumluluk sağlanması adına birçok düzenleme de yapıldı. Mevzuatsal açıdan yapılan bu yenilikler ve gelişmeler ülkemizde işyerlerinde güvenlik kültürünün oturtulması adına önemli birer adım ve sistemli bir yapıya dönüştürmekte yol gösterici niteliktedir." ifadesinde bulunuyor.

Mevzuatta yapılan güncellemelerin işyerlerinde güvenlik kültürünün oluşturulmasına katkı sağladığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, "Ancak mevzuatlar kâğıt üzerinde kaldığında, bu kazanımlar gerçek hayatta karşılık bulamayabiliyor. Uygulamada, denetimlerin yetersizliği, işverenlerin sadece yasal zorunlulukları yerine getirme motivasyonuyla hareket etmesi ve bazı çalışanların farkındalık düzeyinin düşük olması gibi nedenlerle sistem tam anlamıyla işlemez hâle geliyor. Oysa güvenli bir çalışma ortamı için mevzuatların içselleştirilmesi, bir alışkanlık hâline getirilmesi gerekiyor." diyor.

GÜVENLİK KÜLTÜRÜ YAŞAM TARZI HALİNE GELMELİ

"TOPLUMUN GENELİNE YAYILAN BİR GÜVENLİK BİLİNCİ, YALNIZCA BUGÜNÜ DEĞİL, YARINI DA GÜVENCE ALTINA ALIR."

İş sağlığı ve güvenliğinde kalıcı başarının "güvenlik kültürü" ile mümkün olabileceğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, şöyle devam ediyor: "Güvenlik kültürü, iş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca bir prosedür değil, yaşam tarzı hâline gelmesini ifade eder. Bu kültürün oluşması ise yalnızca işyerlerinde değil, okullarda, evlerde hatta toplu taşımalarda dahi güvenli davranış biçimlerinin benimsenmesiyle mümkündür. Toplumun geneline yayılan bir güvenlik bilinci, yalnızca bugünü değil, yarını da güvence altına alır. Güvenlik kültürünün yaygınlaştırılması yönünde bugünden atılacak adımlar ancak 10-15 yıl içinde çok daha güvenli bir toplum yapısının temellerini atmamıza imkân sağlayacaktır."

İSG ÖNLEM DEĞİL, YAŞAM DEĞERİDİR

İş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca bir önlem paketi olarak görülmemesi gerektiğini de vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Sertaç Temur, "Uzun vadeli hedefe ulaşabilmek için tümevarım yönteminin izlenmesi önemli bir strateji olacaktır. Küçük yaştaki çocuklar yeni alışkanlıkları daha kolay kazandıkları için, güvenlik kültürü eğitimlerinin erken yaşlarda verilmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, bireylerin lise ve üniversite mezuniyetlerinden sonra büyük bir kısmını işyerlerinde geçirmeleri nedeniyle, işyerlerinde kazanılan güvenli davranışlar zamanla bireyin genel yaşamına da sirayet eder. Bu da güvenlik kültüründe toplumsal bir dönüşümün başlamasında etkili olacaktır. Eğitim, iletişim, katılım ve örnek davranışlar, bu sürecin temel bileşenleridir. İSG yalnızca bir önlem paketi değil, yaşamı önceleyen bir değerdir." diyerek sözlerini noktalıyor.