MAKİNE İHRACATÇILARI BİRLİĞİ (MAİB) YILIN İLK YARISINDA 7,6 MİLYAR DOLARLIK MAKİNE İHRACATI YAPILDIĞINI AÇIKLARKEN, MAKİNE İHRACATI SALGIN NEDENİYLE BİR ÖNCEKİ YILIN AYNI DÖNEMİNE GÖRE YÜZDE 13,6 GERİLEMİŞ OLDU. AB ÜLKELERİNİN, ABD VE ÇİN İLE EKONOMİK REKABETE DEVAM ETMEK İSTİYORLARSA ALMANYA ÖNDERLİĞİNDE EKONOMİK BİR ATILIM YAPMAK ZORUNDA OLDUKLARINA DİKKAT ÇEKEN MAİB YÖNETİM KURULU BAŞKANI KUTLU KARAVELİOĞLU, “DÜNYANIN EN GÜÇLÜ MAKİNE ÜRETİCİLERİNDEN ALMANYA’NIN AB DÖNEM BAŞKANLIĞINI BİR FIRSAT OLARAK DEĞERLENDİRİP, SEKTÖREL DİPLOMASİYİ SÜRDÜREREK OLUMLU SONUÇLAR ELDE EDECEĞİZ” DEDİ.

Küresel ticaretin duraksama noktasına geldiği yılın ikinci çeyreğinde ihracatı önceki yılın ikinci çeyreğine göre yüzde 27 daralan Türk makine sektörü, yılın ilk yarısını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13,6 düşüş ve 7,6 milyar dolar ihracatla tamamladı. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın dünya makine ticaretinde ilk çeyrekte yüzde 20, ikinci çeyrekte yüzde 27 daralma öngördüğüne ve ilk çeyrekte ayrışarak yüzde 0,4 artan Türkiye’nin makine ihracatının ikinci çeyrekte küresel gidişata mahkûm olduğuna dikkat çeken MAİB Yönetim Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “OECD’nin yıl sonunda küresel ekonominin yüzde 6 daralacağına ilişkin öngörüsü gerçekleşirse, küresel makine sektörü yılı yüzde 20 civarında bir daralmayla kapatabilir” dedi. Bu durumda, kriz öncesi rakamlara ancak iki yıl sonra dönülebileceğini kaydeden Karavelioğlu, “Bizim bu süreyi kısaltabilmek için AB ile güçlü iş birliğine ihtiyacımız var. Fakat şu da bir gerçek ki ikinci dalga beklentisinin ya- rattığı huzursuzluk nedeniyle sanayi üretimi hızlanamayan AB’nin de bize ihtiyacı var” değerlendirmesinde bulundu.

“EN GÜÇLÜ ÇÖZÜM ORTAKLARINDAN BİRİ TÜRKİYE”

Euro Bölgesi’nde son iki ayda, ekonomide olumlu kıpırdamalar olsa da özellikle İtalya, İspanya ve Fransa’da iyileşmenin çok yavaş ilerlediğine dikkat çeken Karavelioğlu şunları söyledi: “Salgın sürecinde siyasi bir güven bunalımı yaşayan AB ülkeleri, ABD ve Çin ile ekonomik rekabete devam etmek istiyorsa Almanya önderliğinde sınai bir atılım yapmak zorunda. Bunun için de en stratejik sektörlerden biri, üretim teknolojilerinin geliştirildiği alan olan makinedir. AB’nin ortak inovasyon ve yatırımlar politikası geliştirmesi ve bölgede 3 milyon insanın geçimini sağlayan makine sektöründe yakın coğrafya ile iş birliklerinin pekiştirilmesi gerekiyor. Bu konuda en güçlü çözüm ortaklarından biri Türkiye’dir. Dünyanın en güçlü makine üreticilerinden Almanya’nın AB dönem başkanlığını bu yönde bir fırsat olarak değerlendirip, sektörel diplomasiyi sürdürerek olumlu sonuçlar elde edeceğiz.”

“TİCARİ VE TEKNOLOJİK VİZYONUMUZLA AYRIŞIYORUZ”


Makine İhracatçıları Birliği, Türkiye Makina Federasyonu ve TOBB iş birliğiyle düzenli aralıklarla yapılan, Covid-19’un etkilerini ve tedbirleri değerlendirme anketinin üçüncüsünün Haziran ayı sonunda tamamlandığını da anımsatan Karavelioğlu, farklı ölçeklerden 211 firmanın yanıt verdiği ankette firmalara normalleşme sonrası yeni döneme yönelik iş planlarında önemli değişimler gözlendiğini de vurguladı: “Makineciler ticari ve teknolojik vizyonlarıyla, bu konuda verdikleri yanıtlarda da ayrışıyor. Firmalarımızın yüzde 31,5’i ihracat pazarlarını çeşitlendireceğini, yüzde 22,2’si dijital altyapısındaki eksiklerini gidereceğini, yüzde 20,5’i ise verimliliği arttırmak üzere ürün konsolidasyonu yapacağını söylüyor. Küresel ticarette talep tarafının nasıl gelişeceğini, hangi dallarda ek ve acil yatırımların gündeme geleceğini ve pazar takibini çok iyi analiz ediyoruz. Ticari sınırların ileri teknoloji alanında yeni iş birliklerine açık olacağı bu yeni dönemi, en iyi şekilde değerlendireceğiz.”

“YERLİ İMALATÇILARIN GERÇEK POTANSİYELİ ISKALANIYOR"


“Ankete katılan firmaların yüzde 60’ı yılın ilk beş ayında cirolarının azaldığını bildiriyor. Firmalarının yüzde 83’ü ise teslimatlarını üç aya kadar tamamlayacağını, sonrası için yeni sipariş beklediklerini belirtiyor” diyerek devam eden Karavelioğlu, makine ihracatının yüzde 18,5 düştüğü yılın ilk beş ayında makine ithalatı sadece yüzde 1,3 düşerken yurt içi siparişleri normal seyrinde giden firmaların oranının sadece yüzde 22 olduğunun da altını çiziyor: “Maalesef hem kaynaklarımız boşa harcanıyor hem de yerli imalatçıların gerçek potansiyeli ıskalanıyor. Biz nitelikli kadrolarımızı korumak, mümkün olan en yüksek kapasite kullanım oranıyla üretime devam etmek için uluslararası pazarda kılı kırk yararak sipariş topluyoruz ki bu oran Haziran ayı sonunda yüzde 60’ı ancak bulabildi. En kaliteli makineleri rekabetçi fiyatlarla yurt içinde üretebilirken, yerli sanayicinin küresel kriz yokmuş gibi makine ithal etmesine bir anlam veremiyoruz.”

“İNOVASYON > PANDEMİ” YARIŞMASINDA SON VİRAJ


Diğer yandan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından, Türkiye’nin Makinecileri ana sponsorluğunda “İnovasyon > Pandemi” temasıyla üniversite öğrencilerine yönelik düzenlenen İnovaTİM İnovasyon Yarışması’nda da son viraja girildi. Yarışmada salgın öncesi, sırası ve sonrasında oluşan ihtiyaçlara çözüm sunacak inovatif projeler aranırken, yarışmaya başvuran 4000’e yakın üniversite öğrencisinden oluşturulan dörder kişilik takımlardan 326’sı aşamaları başarıyla geçerek yarışmaya devam etmeye hak kazandı. Son aşamada 30 takımın projeleri jüriye sunulacak ve üç ana kategoride üçer takımın dereceye gireceği yarışmanın sonuçları Ağustos ayında açıklanacak. Kazanan takımlara ise toplam 180 bin TL para ödülü dağıtılacak.