DÜNYA MAKİNE SANAYİ BU YILA, GENEL OLARAK BÜYÜME İVMESİ İÇİNDE BAŞLAMIŞTI. SALGIN SONRASI ORTAYA ÇIKAN KOŞULLAR İÇİNDE DÜNYA GENELİNDE MAKİNE VE TEÇHİZAT YATIRIMLARI ARTARKEN, MAKİNE TALEBİNDE DE HIZLI BİR GENİŞLEME OLUŞTU. BU GELİŞMELERE BAĞLI OLARAK, 2021 YILININ İLK YARISINDA DÜNYA MAKİNE SANAYİ ÜRETİMİ YÜZDE 19,5 BÜYÜRKEN, YILIN İLK YARISINDA GELİŞMİŞ ÜLKELERDE MAKİNE SANAYİ ÜRETİMİ YÜZDE 14 ARTTI. SALGIN SONRASI ORTAYA ÇIKAN KOŞULLARLA MAKİNE SANAYİSİNDE ÖNGÖRÜLEN BU HIZLI BÜYÜMENİN DEVAM ETMESİ DE BEKLENEBİLİR.

Salgın sonrası ortaya çıkan yeni koşullar içinde dünya makine sanayisinde hızlı bir büyüme yaşanıyor. Üstelik, makine sanayisindeki hızlı büyüme, dünya ekonomisi ve ticaretindeki büyümenin de üzerinde gerçekleşirken, makine sanayisi birçok sektörden pozitif ayrışma gösteriyor. Küresel ölçekte makine sanayisi üretimi, 2020 yılının genelinde yüzde 6 küçülmüş; gelişmiş ülkelerdeki makine sanayisi üretimi yüzde 8,5 ve Çin hariç gelişen ülkelerde ise yüzde 6 gerilemişti. Çin’de makine sanayisi üretimi 2020 yılının genelinde yüzde 1,8 büyüme gösterirken, Çin ve Türkiye dışında makine sanayi üretiminde artış yaşanan önemli başka ülke bulunmuyordu. UNIDO verilerinden yola çıkılarak hazırlanan Tablo 1’de de izlenebileceği üzere, dünya makine sanayisi üretimi 2020 yılının genelinde küçülmekle birlikte, üçüncü çeyrekte yüzde 2,9 daralarak salgının etkisini azaltmış ve son çeyrekte ise yüzde 1,5 üretim artışıyla yeniden büyümeye başlamıştı. Yine Tablo 1’deki veriler, dördüncü çeyrekte Çin’in yanı sıra diğer gelişen ülkelerde de üretim artışının gerçekleştiğini gösteriyor. Türkiye’de ise makine sanayisi 2020 yılının üçüncü ve dördüncü çeyrek dönemlerinde yüksek büyümeler gerçekleştirmişti. 2021 yılına dünya makine sanayi genel olarak büyüme ivmesi içinde başladı. Salgın sonrası ortaya çıkan koşullar içinde dünya genelinde makine ve teçhizat yatırımları artarken, makine talebinde de hızlı bir genişleme oluştu. Bu gelişmelere bağlı olarak, 2021 yılının ilk yarısında dünya makine sanayisi üretimi, geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 11,2 daralmanın da üzerine çıkarak, yüzde 19,5 büyüme gösterdi. Yılın ilk yarısında gelişmiş ülkelerde makine sanayisi üretimi yüzde 14 artarken, büyümeler ilk çeyrekte yüzde 4,3 ve ikinci çeyrekte yüzde 23,7 oldu. Böylece gelişmiş ülkeler de dünya makine sanayisi üretim artışına önemli bir katkı sunmuş oldu. Bu dönemde Çin ise makine sanayisi üretimini yılının ilk yarısında yüzde 28,6 artırdı. Geçen yılın aynı döneminde yaşanan yüzde 6,8’lik daralmayla karşılaştırıldığında, Çin’in yüksek bir büyüme sağladığı görülüyor. Yılın ilk çeyreğinde makine sanayisi üretimini yüzde 46,1 artıran Çin, ikinci çeyrekte ise büyüme hızı yavaşlasa da yüzde 11 büyüme sergiledi. Çin hariç gelişen ülkelerde de makine sanayisi üretimi 2021 yılının ilk yarısında yüzde 42,3 büyüme gösterirken, bu büyüme geçen yılın aynı döneminde gerçekleşen yüzde 22,8’lik daralmanın oldukça üzerinde gerçekleşti. Yine gelişmiş ülkelerin makine sanayisi üretimi, yılın ilk çeyreğinde yüzde 12,3, ikinci çeyrekte ise yüzde 72,3 üretim artışına imza attı. Türkiye’nin makine sanayisi üretimi 2020 yılının ilk yarısında sadece yüzde 1,1 daralmıştı. 2021 yılının ilk yarısında ise üretim yüzde 44,6 arttı ve Türkiye makine sanayisi baz etkisi olmaksızın yüksek bir büyüme yaşadı. Dünya genlinde de 2021 yılının ilk yarısında baz etkisinin oldukça üzerinde bir büyüme gerçekleşti. Üretimde hızlı bir geri dönüş yaşanan bu dönemde, öncü göstergelere göre, yılın üçüncü çeyreğinde de dünya makine sanayisi üretiminde yüksek bir büyüme yaşandığı görülebiliyor. 

YENİ KOŞULLAR MAKİNE YATIRIMI VE TALEBİNDE SIÇRAMA YARATTI

Dünya makine sanayisi üretiminde hızlı büyüme yeni yıla da sarkacaktır. Görünen o ki, 2023 yılı ortasına kadar dünya makine ve teçhizat yatırımları ile makine talebi ve makine üretimi büyümesi ortalamaların üzerinde gerçekleşecektir. Beklentiler hem gelişmiş ülkeler hem de gelişen ülkelerde yüksek büyümelerin devam edeceği yönündeyken, bu öngörüyü olumsuz etkileyecek tek gelişme salgında yaşanacak kötüleşme olarak öne çıkıyor. Diğer yandan, salgın sonrası girilen yeni dönemde önemli eğilimler de ortaya çıktı ve bu eğilimler makine sanayisinin dinamiklerinde de önemli değişiklikler yaratmaya başladı. Küresel tedarik zincirlerinde yeniden yapılanma ve tedarik güvenliği, bölgeselleşme, yakından tedarik, sürdürülebilirlik uyumu, dijitalleşme, güvenli ve hijyen üretim ile elektronik ticaret olarak belirginleşen bu eğilimlerin makine sanayisi dinamiklerine etkileri özetleyeceğim sekiz başlıkta gerçekleşiyor. Bu etkilerle makine sanayisi talebi ve üretiminin de önemli ölçüde ivme kazandığını söyleyebiliriz. Sekiz unsurun ilki, tedarik güvenliği amaçlı olarak ülkelerin birçok sektörde üretimi kendi içlerine taşımaları ve bu amaçla kapasite yatırımlarını artırmalarıdır. İkinci olarak, yakından tedarik eğilimiyle yine yeni kapasite yatırımları yapılmaya başlandı. Asya’ya olan bağımlılığın azaltılması amacıyla yapılan gerçekleşen yeni kapasite yatırımları, önemli bir yeni makine talebini de gündeme getirdi. Bu eğilimin önümüzdeki orta vadede de süreceğini ve makine talebindeki artışta sürükleyici olacağını söyleyebiliriz. Üçüncü etken, sürdürülebilirlik uyumu amacıyla mevcut makine parklarının daha az emisyon sağlayan, enerji verimliliği yüksek, daha az su tüketen ve sessiz yeni makinelerle değiştirilmesidir. Özellikle AB’nin yayımladığı Yeşil Mutabakat düzenlemeleri ve sınırda karbon düzenleme mekanizması önerileri ile bu alandaki eğilim daha da hızlanıyor. Yine, Endüstri 4.0 uyumu ve dijitalleşme eğilimi de mevcut makine parklarında hızla dijital ve akıllı makineler ile değişim talebini güçlendiriyor. Güvenli ve hijyenik üretim eğilimi de mevcut üretim parklarının daha ileri teknolojili ve hijyen kapasiteleri yüksek makinelerle yenilenmesini gerektiriyor. Diğer yandan, tüm imalat sektörleri üretim süreçlerinde dijitalleşmeye yönelmiş durumda. Tüm iş süreçlerinin dijitalleşmesi ise süreçler arası uyumu zorunlu kılıyor. Bu nedenle iş süreçlerindeki tüm ekipmanlar birbirleriyle bağlantılı ve uyumlu olacak şekilde yenileniyor. Benzer şekilde, satışlarda artan oranda elektronik ticarete yer verilmesi de iş süreçlerinde elektronik ticaret uyumunu gerçekleştirecek bir altyapı dönüşümünü zorunlu kılıyor. Malzeme teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, yeni malzeme kullanımları, nadir elementlerin artan oranda kullanılmaya başlanması ve ürün teknolojilerindeki hızlı gelişmeler de bu gelişmelerle uyumlu makine ve ekipmanların kullanımını zorunlu hale getiriyor.

İHRACATTA DA HIZLI BÜYÜME YAŞANIYOR

Dünya makine ve teçhizat yatırımlarında ve makine talebinde yaşanan hızlı büyüme, dünya makine ihracatına da olumlu yansıyor. Ancak tedarik zincirlerindeki değişimlerle Asya’ya olan bağımlılığın azaltılması eğilimi, makine sanayisi üretim ve tedarik zincirinde de hissedilecektir. Dünya Ticaret Örgütü’nün verilerine göre hazırlanan Tablo 2’den de izlenebileceği üzere, 2020 yılında dünya mal ticareti yüzde 7,4 daralmış ve 17 trilyon dolara inmişti. 2021 yılında ise dünya mal ticaretinde hızlı bir toparlanma yaşanıyor. Öncü göstergelere göre, küresel ihracatın 2021 yılında yüzde 15’e yakın artış göstererek 20 trilyon doları aşacağı bekleniyor. Dünya makine ihracatında ise 2020 yılında yüzde 8,4 daralma olmuş ve ihracat 1,3 trilyon dolara gerilemişti. 2021 yılında ise makine ihracatında hızlı bir toparlanma ve büyüme yaşanıyor. 2020 yılında Almanya’yı geçerek en büyük makine ihracatçısı haline gelen Çin, bu yılın ilk yarısında da makine ihracatını yüzde 12 büyüttü. Ancak Çin’in ihracat artışı ortalamanın altında kaldı ve Çin’den yapılan tedarik payının azaldığı da dikkat çekici bir veri olarak karşımıza çıkıyor. Dünyanın en büyük ikinci ihracatçısı Almanya’da ise zayıf ilk çeyrek sonrası ikinci çeyrekte hızlı bir toparlanma yaşanmaya başlandı. Almanya’nın makine ihracatı 2021 yılının ilk yarısında yüzde 17,2 artarak 99,5 milyar dolara yükselirken, bu dönemde makine ithalatı da yüzde 16,8 artarak 50,5 milyar dolara ulaştı. Dünyanın en büyük ithalatçısı ABD’nin makine dış ticareti de 2021 yılında hızlı büyüme gösteriyor. ABD’nin makine ithalatı 2021 yılının ilk yarısında yüzde 20 artarak 108,9 milyar dolar olurken, makine ihracatı ise yüzde 18,3 arttı ve 68,5 milyar dolar olarak kayda geçti. Diğer yandan, dünya makine dış ticaretindeki en büyük üç oyuncunun ilk yarı verileri, 2021 yılının makine ihracatında yüzde 20’ye yakın bir genişleme olacağını gösteriyor. Nitekim yılın üçüncü çeyreğine ilişkin işaretler de ihracattaki hızlı büyümenin sürdüğünü gösteriyor. Çin, Güney Kore ve Japonya’nın makine ihracatları, dördüncü dalgaya rağmen Temmuz ve Ağustos aylarında yüksek büyümeler gösterdi. Özetle, makine sanayisi salgın sonrası oluşan koşullar içinde uzun yıllar ortalamasının üzerinde bir büyüme patikasına girdi ve en erken 2023 yılının ortasına kadar da bu patikada kalınacağı öngörülüyor.