İnsanoğlu, avcı toplayıcılıktan yerleşik düzene geçtiğinde, ekonomik faaliyetlerde müthiş bir değişim de yaşanmaya başlandı. Tüketim dışında kalan artı değer ilk olarak takas yöntemiyle gerçekleşen bir ekonomi oluştururken, metallerin kullanımının artmasıyla birlikte, bugünkü anlamıyla ilk para, MÖ 7’nci yüzyılda Anadolu topraklarında, Lidyalılar tarafından kullanılmaya başlandı.

Sabit bir alt kalıp üzerine konan madeni pula hareketli bir üst kalıp yerleştirerek, bir çekiçle vurmak suretiyle elde edilen bu ilk madeni paralar, çoğunlukla bakır ve altın içeriyordu. Tarihteki ilk madeni para basım yerinin Anadolu olması, özellikle uygarlık gelişiminin göstergesi olarak oldukça önemli. Anadolu, bu üstünlüğünü sürekli devam ettirirken, dünyanın ilk büyük darphanesinin de 1463’te Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul Simkeşhane’de kurulmuş olduğunu söylemeliyiz.

KÂĞIT PARALAR İHTİYAÇTAN ORTAYA ÇIKTI

Banknot ya da kâğıt para ise büyük ölçekli madeni paraların taşınması ve üretiminde yaşanan zorluklarla ortaya çıktı. Tarihi kayıtlara göre, MÖ 118 yılında Çinlilerin deri para kullanmaya başladıklarını, MS 806 yılında da yine Çin’de ilk kâğıt banknotların, ödeme ve satın alma aracı olarak kullanıldığını görüyoruz. Batıda kâğıt paraların basılması ve kullanılması ise 17’nci yüzyılın sonlarına rastlıyor. Batı dünyasındaki ilk kâğıt para, 1690’lı yıllarda ABD’deki ilk 13 koloniden biri olan Massachusetts’te, İngiltere’de ise kuyumcular tarafından basıldı ve dolaşıma çıkarıldı. 1694 yılında İngiliz Merkez Bankası ve daha sonra diğer ülke merkez bankalarının kurulmasıyla da bu süreç giderek hızlanmaya başladı.

Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ilk banknotlar ise idari, sosyal ve yasal reformların gündeme geldiği Tanzimat Dönemi’nde tedavüle çıkarıldı. Banknotlar, bu dönemde esas olarak reformların finanse edilmesi amacıyla basılırken, ilk Osmanlı banknotları Sultan Abdülmecit tarafından 1840 yılında “Kaime-ı Nakdiye-ı Mutebere” adıyla, bir anlamda para olmaktan çok, faiz getirili borç senedi veya hazine bonosu niteliğinde olmak üzere çıkarıldı. Bu paralar matbaa baskısı olmayıp, elle yapılmış ve her birine de resmi mühür basılmıştı. Kaimelerin zaman içerisinde taklidinin kolayca yapılması ve kâğıt paraya olan güvenin azalması nedeniyle 1842 yılından itibaren matbaada bastırılmasına başlanarak, el yapımı olanlarla değişimi sağlanırken, bu ilk dönemde 160 bin Osmanlı altını karşılığında bastırılan kâğıt paraların en büyüğü 500, en küçüğü 10 kuruşluk olduğunu da tarihi belgelerden takip edebiliyoruz.

İNSAN HATASINI ÖNLEYEN MAKİNELER

Kâğıt paraların giderek ekonomi düzeninde daha fazla tercih edilmesi ve nakit ödeme aracı olarak kullanılması, piyasaların daha fazla banknot arzını da beraberinde getirdi. Ancak miktarı çoğalan madeni para ve banknotların sayımı, doğal olarak insan kaynaklı hataların da çoğalmasına neden oluyordu. Mekanik olarak ilk para sayma makinesi, işte bu gerekçeden hareketle, 1920’li yıllarda ABD’de geliştirildi. Washington’daki Federal Bill Counter Company tarafından üretilen bu ilk otomatik para sayma makinesi belirlenen para destesine ulaşıldığında duruyor, ancak desteleri ayırmak için makineye tahta bir çubuk sokmak gerekiyordu.

Modern anlamdaki ilk para sayma makinesi ise 1962’de üretildi. Bu makinenin geliştiricileri ise o dönemde hesaplama ve bilgisayar teknolojisinin lideri olan Japonlardı. Tokyo Calculating Machine Works’ün geliştirdiği makine, 1920’li yıllarda geliştirilen ve 1960’lı yıllara kadar önemli bir geliştirme yapılmadan kullanılan ilk nesil para sayma makinesine göre çok daha hızlı ve doğru sonuçlar veriyordu. Bu nedenle ikinci nesil para sayma makinesi, piyasaya çıktıktan çok kısa süre sonra hızla dünya geneline yayıldı ve tüm bankacılık sistemi tarafından kullanılmaya başlandı.

PARA SAYMADA BİLGİSAYAR TEKNOLOJİSİ

Otomatik para sayma makinelerindeki üçüncü nesil atılım ise 1981’de bilgisayar tabanlı para sayma makinelerinin ortaya çıkmasıyla gerçekleşti. Bu makineler saatte 72 bin adede kadar banknot sayabiliyor, paraları değerine göre ayırabiliyor ve hasarlı/sahte olanları tespit edebiliyordu. Günümüzde de kullanılan son teknolojiye sahip para sayma makinelerinin temel özellikleri, bu üçüncü nesil para sayma makineleriyle ortaya konulurken, bugün kullanılan para sayma makinelerinin tercih edilirliklerindeki en önemli özellikleri ise manyetik imza, ultraviyole imza, manyetik bant ve kâğıt yoğunluğunu da analiz edebiliyor olmalarıdır.

TEMEL AMACI DOĞRU SAYIM YAPMAK

Para sayma makinesi, temel olarak banknot miktarını doğru olarak saymak için tasarlanmış bir makinedir. Buna ek olarak, bir banknot sayacı banknotları gruplar halinde sıralayabilir ve hasarlı veya sahte banknotları kontrol edebilir. Makinenin sayacı tamamen mekanik olabildiği gibi elektronik bileşenler de kullanabilir. Makineler, tipik olarak tüm paranın toplam sayımını sağlar veya ambalajlama ve depolama için belirli parti büyüklüklerini sayabilir.

Para sayma makineleri, bilinenin aksine, her bir banknot veya bozuk parayı ayrı ayrı incelemez; tek bir seferde bir dizi banknotu veya bozuk parayı değerlendirmek için iyi kalibre edilmiş yük hücreleri kullanılır ve sürekli güncellenen depolanmış ortalama ağırlığı baz alarak çalışır. Bu makineler genellikle, aşınma, nem ve üretim farklılıklarından doğan paranın durumundaki değişimi dikkate almak için karmaşık algoritmalara da sahip olabilir. Günümüzde para sayma makineleri, boyut olarak küçük, sessiz, hatta pille çalışan; çok hızlı ve doğruluğu son derece yüksek algoritmalara sahiptir. Yetenekleri modellere göre değişmekle birlikte, tipik olarak, hem banknotları hem de madeni paraları sayabilir ve standart banka demetlerini veya bozuk paraları/ torbalarını kontrol edebilirler.

Para sayma makinelerinin yerleşik taklit/sahte para önleme sistemleri de vardır. En yaygın olanları ultraviyole (UV) ve manyetik (MG) algılamadır. Bu sayede makine, belirli bir ülkenin parası/para biriminin ultraviyole özellikleri ve manyetik mürekkebini izleyerek; önyüklemeleri yapılmış kalınlık, ağırlık ve enboy ölçüleriyle karşılaştırarak paraların sahte olup olmadığını kontrol edebilir. Sahte ya da hasarlı bir banknot tespit edildiğinde para sayacı kullanıcıyı uyarır ve sayma işlemini durdurur.