BİLİM DÜNYASINI SON GÜNLERDE YÜKSEK DERECELİ ALARMA GEÇİREN MAYMUN ÇİÇEĞİ VİRÜSÜ (MONKEYPOX) TÜM DÜNYADA YENİ BİR SALGIN KORKUSUNA NEDEN OLDU. HAZİRAN AYININ SON GÜNÜNDE TÜRKİYE’DE DE VAKA BİLDİRİLMESİ VE YAZ DÖNEMİNDE SEYAHATLERİN SIKLAŞMASI İSE SALGIN KORKUSUNU KÖRÜKLÜYOR.

Atakent Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İftihar Köksal, halen Avrupa ülkeleri ve ABD’nin de aralarında olduğu birçok ülkede ortaya çıkan hastalığın, seyahatlerin devam etmesi ve solunum yolu damlacıkları ile bulaşabilmesinden dolayı  Türkiye’de de artan sayılarda görülebileceğini belirterek, dikkatli olunması gerektiğinin altını çiziyor. Ancak Prof. Dr. Köksal’a göre doğru kaynaklardan bilgilenerek ve tedbirli davranarak bu hastalıktan korunmak mümkün. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İftihar Köksal, Maymun Çiçeği virüsü hakkında bilinmesi gereken  beş noktayı anlatırken, önemli uyarılar ve önerilerde bulunuyor.


BU BELİRTİLERLE SEYREDİYOR
Maymun Çiçeği virüsü insana bulaştıktan sonra hastalık belirtileri ortaya çıkıncaya kadar geçen süre 5 ila 21 gün arasında değişiyor. Virüs kuluçka süresinde değil, belirtiler baş gösterdikten sonra  bulaşıyor. Hastalık öncelikle yüzde 85 oranında yüksek ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, lenf düğümlerinde şişme, titreme ve halsizlik ile kendini gösteriyor. Ateşin ortaya çıkmasından 1 ila 3 gün sonra (bazen daha uzun) hastaların yüzde 97’sinde, genellikle yüzde başlayan ve vücudun diğer bölgelerine yayılan bir kızarıklık gelişiyor. Lezyonlar önce deride döküntü, sonra  abarıklık (püstül) şeklinde oluyor. Püstül yaklaşık 7 gün devam edip ardından kabuklanıyor. Hastalık yaklaşık 2 ila 4 hafta içerisinde kendiliğinden iyileşiyor. Maymun Çiçeği virüsünün teşhisi derideki lezyonlardan alınan sıvılarda PCR testi ile konuyor. Tercihen birden fazla lezyondan örnek almak gerekiyor.


SOLUNUMDAN GÖZE BİRÇOK BULAŞ YOLU VAR

Maymun Çiçeği virüsünün bulaşması; virüsle enfekte olan maymun, sıçan veya sincap gibi hayvanlar ve kemirgenlerin derisi ve vücut sıvıları ile temas edilmesiyle oluyor. Virüs insandan insana da bulaşıyor. Özellikle tahriş olmuş deri, küçük çizikler, solunum damlacıkları veya mukoza (gözler, burun veya ağız) yoluyla bulaş gerçekleşiyor. Solunum damlacıkları genellikle birkaç metreden fazla hareket edemese de uzun süreli yüz yüze temas olduğunda bulaş riski artış gösteriyor. İnsandan insana bulaşması bu etkenlerin dışında vücut sıvıları ve cinsel ilişki yoluyla oluyor.

ANİ MUTASYONA UĞRAMIYOR
Covid-19’un RNA virüsü olduğunu yani çok fazla mutasyona uğrayarak çok fazla yayıldığını, Maymun Çiçeği virüsünün ise Covid-19’un aksine DNA virüsü olduğunu, bu nedenle çok fazla mutasyona uğramadığını belirten Prof. Dr. Köksal, “Maymun Çiçeği aniden mutasyona uğrayarak insanlara bulaşması Covid-19 gibi kolay olmadığından salgın beklentisi bulunmuyor.” diyor. Ayrıca Covid-19’un havada asılı kalan virüsler nedeniyle bulaş riskinin çok daha fazla olduğunu, Maymun Çiçeği virüsünün  ise havada asılı kalamadığından dolayı, bulaşması için uzun süre yüz yüze temas  gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Köksal, halen hastalığa karşı ilaçlar ve gerektiğinde devreye sokulabilecek aşısı olduğunu, bu nedenle paniğe kapılacak bir durum olmadığını vurguluyor.

ÖZEL TEDAVİSİ YOK

Hastalık özellikle bağışıklığı zayıf kişilerde ve çocuklarda şiddetli seyrederken, hayati riske de yol açabiliyor. Prof. Dr. Köksal, günümüzde Maymun Çiçeği enfeksiyonu için özel bir tedavi bulunmadığını, hastalığın genellikle yaklaşık 2 ila 4 hafta içinde kendiliğinden iyileştiğini belirterek şöyle konuşuyor: “Çiçek aşısı Maymun Çiçeğine karşı korumada en az yüzde 85 etkili. ABD’de uzmanlar ayrıca Maymun Çiçeğine maruz kaldıktan sonra aşılamanın hastalığı önlemeye veya daha az şiddetli hale getirmeye yardımcı olabileceğini ifade ediyor. Çiçek aşısı günümüzde rutin uygulamada yer almayan bir aşı ancak Maymun Çiçeği hastalığının dünyada atışı söz konusu olursa çiçek aşısı ile aşılama için yeni bir karar alınabilir.”


BU ÖNLEMLERLE KORUNMAK MÜMKÜN

Enfeksiyonun solunum ve temas yoluyla bulaşmasının önlenmesi için; şüpheli ve doğrulanmış vakalar için uygun solunum izolasyonunun şart olduğunu belirten Prof. Dr. İftihar Köksal, “Kabuklanmış döküntüler bile bulaşıcı olduğundan yatak takımları ve giysiler gibi temas yoluyla enfeksiyondan kaçınmak için özen gösterilmesi gerekli. Ellerin mutlaka sık sık yıkanması ve hijyen kurallarına özen gösterilmesi ise korunmada en etkili yöntemdir. Sağlık çalışanlarına bulaşı engellemek içinse şüpheli vakaların dikkatle değerlendirilmesi ve hastalara ait numunelerin uygun koşullarda çalışılması gereklidir.” diyor.