Biz katur kutur makineler yapalım,siz de bizden tıkır tıkır alın demiyoruz. Biz uluslararası standartlarda makineler üretiyoruz; ürettiğimiz makinelerin yüzde 60'ınıda gelişmiş ülkelere ihraç ediyoruz.Türkiye'nin 2023'de 500 milyar dolar ihracat ve kişi başına 30 bin dolar gelire ulaşma hedefine erişebilmesi için bunun altının makine sektörünün gelişimi ile doldurması gerektiği herkese anlatmaya çalışıyoruz.  

29 Mayıs 2010 tarihinde Gaziantep’te Türk Makine Sanayi ve Kamu Alıcıları Buluşması düzenledik. Sanayi ve Ticaret Ba- kanlığı’nın himayesinde ve Orta Anadolu Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği’nin katkısı ile gerçekleştirilen etkinliğimize büyük bir ilgi vardı. Bu etkinlikte önce kendi evimizde güçlü olmamız gerektiğini kamunun ve özel sektörün üst düzey yöneticileri ile diğer ilgililerine aktarmaya çalıştık. Kamu- nun ve özel sektörün alımlarında Türk makinelerini tercih et- mesini talep ettik. Çünkü bu konuda bazı psikolojik engellerin yıkılması gerektiğine inanıyoruz. Öncelikle Türk makine sanayisinin dünya standartlarında makineler ürettiğinin fark edilmesi gerekiyor. Çünkü sanayimiz, ürettiği makinelerin yüzde 60’nı dünyanın gelişmiş ülkelerine ihraç ediyor. Türki- ye’nin küresel bir güç olma, 2023’te 500 milyar dolar ihracat ve kişi başına 30 bin dolar gelire ulaşma hedefine erişebilme- si için bunun altının doldurulması gerekiyor. Bunun altını doldurmada birincil önemdeki sektörde makine sektörüdür. Ayrıca Türkiye’nin 25 milyar dolarlık makine ithalatının yüz- de 70’i Türkiye’de üretildiği halde ithal ediliyor. Bu da 17 mil- yar dolarlık bir dış ticaret açığı yaratıyor. Türkiye’nin dış tica- ret açığının ikinci en büyük kalemi makine ithalatından kaynaklanıyor. Bu nedenle özel sektörden evvel kamu sektörü- nün alımlarını yerli makine üzerinden yapması gerekir. Kamunun Türk makinelerini tercih etmesinin Türkiye için stratejik öneme sahip olduğu anlaşılmalı. Örneğin Çin’in 1992’de makine ihracatının 3 milyar dolarken 2008’de 270 milyar dolara çıktı ve dünyada birinci sıraya yükseldi. Çünkü teknoloji üretmenin önemini biliyorlardı ve ülkede seferberlik ilan ettiler. Türkiye’de Çin’de olduğu gibi makine sektörünü stratejik olarak görmeli ve buna göre planlar oluşturmalı. Ka- mu kurumları da alımlarında tıkır tıkır çalışan Türk makinelerini tercih etmeli.