İş ve istif makineleri sektörünün öncelikli sorununun nitelikli eleman açığı olduğunu belirten İSDER Yönetim Kurulu Başkanı Rızanur Meral, mevcut personellerin mesleki gelişimleri için teknik eğitimleri artırmanın yanında farklı projelerle genç nesli sektöre yöneltmeye çalıştıklarını söyledi.

Makine Sanayii Sektör Platformu (MSSP) üyesi dernek, birlik ve diğer sektörel kurumları tanıtarak yönetim kurulu başkanlarından; dernek faaliyetleri ve sektörün gelecek hedefleriyle ilgili bilgi almaya devam ediyoruz. Dergimizin Kasım sayısında İstif Makinaları Distribütörleri İmalatçıları Derneğinin (İSDER) Yönetim Kurulu Başkanı Rızanur Meral sorularımızı yanıtladı.

İSDER’in tarihçesi, yapısı ve son dönem çalışmalarıyla ilgili bilgi verir misiniz?
Derneğimiz sektörde faaliyet gösteren 15 firmanın bir araya gelmesiyle 2006 yılında kuruldu. İSDER’in 46 firmayı temsil eden 53 üyesi bulunuyor. Derneğimize üye firmalar ağırlıklı olarak; taşıma, depolama, kaldırma ekipmanları, mobil yükseltme, personel platformları, konveyör, kompresör, enerji ve güç sistemleri, imalat, intralojistik sistemler ile kiralama sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Son dönem sektörel eğitim çalışmalarına odaklanan derneğimiz, uluslararası eğitmenlerin Türkiye’de seminerler düzenlemesine aracılık ediyor. Özellikle depo raf sistemleri alanındaki eksikliği gidermek adına, yurt dışından prestijli eğitmenler getirtilerek, DRS Komitesi (Depo ve Raf Sistemleri Sektör Komitesi) ve Sema Derneği işbirliğiyle üyelerimize montaj eğitimi verildi. Ülkemizde bu eğitimi verebilecek branşlaşmış bir kurum bulunmadığından, üyemiz olan yedi firmanın desteğiyle hayata geçirilen proje sayesinde sektördeki boşluğu gidermeye yönelik çok ciddi ve önemli bir adım atıldı. Montaj eğitiminin diğer bir katkısı da, katılımcılara yeni iş kanunu ile ilgili bilgi verilmesine aracılık etmesiydi.
Derneğimiz 
sektörün en önemli tanıtım araçlarından biri olan fuarlar konusunda da çeşitli girişimlerde bulundu. WIN ve Lojist fuarları ile ortaklıklar gerçekleştirerek sektörün tanıtım ihtiyacını karşılamaya çalıştık. Yurt dışındaki sektörel örgütlerle de yakın işbirliği kuran İSDER, Uluslararası Personel Yükseltici Platform Federasyonu (IPAF) ile Yüksekte Çalışma Eğitimi (Palcard) konusunda özel anlaşmalar imzaladı. Özellikle ABD, Çin, Japonya, Güney Kore ve Avrupa ülkelerindeki sektörel derneklerle koordinasyon içerisinde olan derneğimiz, FEM’in (The Federation of Materials Handling) de yürütme kurulunda görev alıyor. İSDER, sektördeki eksiklikleri, komiteler aracılığıyla tespit edip çözmeye çalışıyor. Derneğimiz, Türk istifleme sektöründe faaliyet gösteren üyelerinin ihtiyaçlarına yönelik çalışmalarını ise aralıksız sürdürüyor. Devlet teşvikleri ile sektörel desteklerin üyelerimize en iyi şekilde aktarılması için de girişimlerde bulunuyoruz. Sektörümüz ile devlet kurumları arasındaki diyalogun
kurulmasını 
sağlayarak, çıkarılacak tüm resmi tebliğ, kanun, mevzuatlarla ilgili standartla hazırlanmasında aracı görevi üstlendik. İSDER bünyesinde oluşturulan sektörel komiteler, belli periyotlar ile toplanarak, kendi özellerinde sektörün problemlerini konuşarak, çözüm yolları arıyorlar. Bu zirveler belli aralıklarla yıl içerisinde tekrarlanıyor. İş ve istif makineleri sektörüne yönelik hizmet verecek bir test merkezi de kurmak istiyoruz. Üretim ve ihracat potansiyeli göz önüne alındığında, uluslararası geçerliliği olan böyle bir test merkezinin sektörümüz için son derece önemli olduğunu düşünüyoruz.

Sektörünüzün üretim ve ihracat potansiyelini nasıl görüyorsunuz? Derneğiniz ihracatın artırılmasına yönelik ne tür çalışmalar yapıyor?
İstif makineleri sektörü Türkiye için son derece önemlidir. Ekonomideki gelişmelere paralel olarak istif makineleri kullanımının daha da artacağını tahmin ediyorum. Sektörün ihracatını yeterli bulmuyoruz. Bu konuda dernek olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Makine Sektörü Stratejik Eylem Planı toplantılarına katılıyor, yatırımların artması ve ihracat hedeflerimizin gerçekleştirilebilmesi için ilgili kurum ve kuruluşlarla birlikte hareket ediyoruz. Özellikle Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyelerinin üstün gayret ve destekleri ile oluşturulan

Makine Tanıtım Grubu 
(MTG) hem yurt içi, hem de yurt dışı tanıtım faaliyetleri ile sektörümüzün gelişmesine katkı sağlıyor. MTG’nin sağladığı desteklerle yurt içi ve yurt dışında önemli çalışmalara imza attık. Almanya başta olmak üzere İtalya, Fransa, ABD, Brezilya, Çin ve Güney Kore’de “Dünyanın Parlayan İncisi Türkiye” konferansları ve tanıtım toplantıları gerçekleştirdik. Pazar araştırma raporları hazırladık. Sektörümüzle ilgili fuar ve organizasyonlara katıldık. Uluslararası federasyon ve derneklere üye olduk. MTG desteği ile her geçen gün çalışmalarımızı artırarak devam ettiriyoruz. İSDER, ulusal ve uluslararası derneklerin katkısıyla dünya standartlarını Türk istifleme sektöründe yerleştirmek için çaba sarfediyor.


Sektörünüzün temel sorunları 
nelerdir? Sorunların çözümü noktasında kimlere, ne tür görevler düşüyor?
Sektörümüzün öncelikli sorunu eğitimdir. Nitelikli eleman ihtiyacı, sektörün yıllardır süregelen problemi olarak karşımıza çıkıyor. Çözüm arayışlarını sürdüren İSDER Eğitim Komitesi konuyu detaylı bir şekilde irdelenip, “7 Bölge 7 Okul Projesi” ile sektördeki nitelikli eleman açığını gidermek için çok ciddi bir adım attı. Haydarpaşa Endüstri Meslek Lisesinde İş Makineleri Bölümünün açılması için dernek adına girişimde bulunduk ve yaklaşık 2 milyon TL’lik bu yatırımı Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ve İmalatçıları Birliğiyle (İMDER) birlikte sektörümüze kazandırdık. İş ve istif makineleri sektörü yapısı itibariyle gençler arasında tercih edilmeyen bir alandır. Meslek liselerinden başlayarak, özellikle yükseköğrenimde sektörümüzü sevdirmek adına kamu spotları, afişler ve tanıtım etkinlikleri düzenlemeyi amaçlıyoruz. Bu sayede sektörü cazip hale getire - bilir, sektörün önemini gençlere doğru aktarabiliriz. Uluslararası belgesel kanalı Discovery Channel’dakine benzer formatta “operatörler yarışıyor” şeklinde bir yarışma programı sektöre olan ilgiliyi olumlu yönde etkileyebilir. Sektörün temel sorunlarından bir diğeri ise; piyasanın gözetimi denetimi konusudur. Bu konuda Bilim, Sanayi birimleriyle ortak eğitim programları düzenledik. Yeni dönemde de bu eğitimler devam edecek. Eğitimler sayesinde piyasa gözetimi denetimi yapan yetkililerin spesifik ürünler konusunda bilgilendirilmeleri sağlanıyor. İş ve istif makineleri sektörü, ağır ve tehlikeli iş grubunda olduğundan verilecek eğitimlerin niteliği çok önemlidir. Aslında sektörde çalışan herkesin mesleki yeterlilik belgesine sahip olması gerekiyor. Bu konuda çalışmalarını sürdüren derneğimiz, İMDER ile birlikte tek bir merkezden üyelerine hizmet vermeyi planlıyor. 

Derneğinizin üye olduğu uluslararası kuruluşlar hangileridir? Bu sivil toplum yapılanmaları içinde ne tür çalışmalar gerçekleştiriyorsunuz?
İSDER, FEM’e üyedir. Ayrıca; Avrupa Yatırımlar ve Sanayi Genel Müdürlüğü Makine Sektör Komisyonu (EU-DG), Avrupa Kiralama Derneği ve ERF- Avrupa Depo ve Raf Sistemleri Federasyonu (ERA) üyesidir. FEM standartlarını Türkiye’ye getirerek yerleştirmeyi birincil görevimiz olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, her türlü iş makinesi operatörü ve satış sonrası hizmet personelinin, dernek üyesi firmalar tarafından belirlenen standartlarda yetkinlik kazanarak, mesleki yeterlilik belgeleri almalarına aracılık ediyoruz. Böylece Avrupa Birliği üyesi 27 ülkede geçerliliği kabul edilen belgelendirmenin sektörümüzde yaygınlaşmasını sağlıyoruz.

 

 

Üyelerinizin katıldığı ulusal ve uluslararası ihtisas fuarları hangileridir? Derneğinizin fuarlara bakışını öğrenebilir miyiz?
Üyelerimiz yurt içinde; WIN-Materials Handling, Marble, Komatek, Logist fuarlarına katılıyor. Yurt dışında ise, Bauma-Münih, Conex, İntermat, Cemat, M&T Expo, Bices ve Conexpo- Las Vegas gibi sektörümüz açısından önemli olan organizasyonlara iştirak ediyor. Artarak devam eden talebi karşılamak adına derneğimiz, uluslararası fuarları yakından takip ediyor.

 

Yeni teşvik sistemi ve üniversite-sanayi işbirliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaları nasıl buluyorsunuz?
SANTEZ, bu tarz çalışmaların İSDER üyelerine katkı sağlayacağını düşünüyor. Yapılan bu çalışmaların üyelerimize ve sektördeki tüm firmalara daha detaylı ve açık bir şekilde anlatılmasının, uygulanabilirliğini kolaylaştıracağını kanaatindeyiz. Ankara’da gerçekleşen ve İSDER olarak katıldığımız 3. Sanayi Şurası’nda da, sıkça dile getirdiğimiz üniversite-sanayi işbirliği konusu, ciddi anlamda tartışmaya açıldı. Şura’dan çıkan sonuçlar oldukça ümit vericiydi. Akademisyen ve sanayicilerin artık rakip olmaktan çıkıp, ulusal çıkarlar doğrultusunda el birliği ile çalışan ortaklara dönüşmeleri sağlanacak. Toplantıda gerek akademisyenler gerekse de sanayiciler artık bu ortaklık doğrultusunda yol almak istediklerini açıkça ifade ettiler.

Bu bağlamda, devlet desteklerinin tek bir platformda izlenmesi için kamu, özel sektör ve STK işbirliğinde bir koordinasyon modelinin oluşturulması kararı alındı. Devlet desteklerinde, istihdam sağlayan veya yüksek katma değerli sektörlere öncelik verilmesi, üniversitelerdeki araştırma merkezleri ile özel sektör Ar-Ge merkezlerinin birlikte hareket edebileceği bir mekanizmanın geliştirilmesi, ülkemizin meslek haritalarının oluşturulması ve bu çerçevede istihdam politikalarının belirlenmesi konularında ortak paydada buluşuldu. Dolayısıyla, yeni teşvik sistemi doğrultusunda, üniversite-sanayi işbirliğinde köprü görevi gören derneğimiz, sektör bazında çıtanın yükselmesi, yeni istihdam alanlarının oluşturulması ve bu alanların özendirilmesi için üzerine düşeni yapmaya hazırdır. Dernek olarak sektörle birlikte kalkınan ülke ekonomisinin geleceğinden umutluyuz.

 


Makine Tanıtım Grubunun gerek 
yurt içi, gerekse de yurt dışında gerçekleştirdiği reklam ve tanıtım çalışmalarını nasıl buluyorsunuz? Tanıtım çalışmalarının Türkiye’nin imajına neler kattığını düşünüyorsunuz?
Makine Tanıtım Grubunun uluslararası fuarlarda ve sektörümüzün ihracat yaptığı ülkelerdeki çalışmalarını takdir ediyor ve üyelerimizin seslerini tüm dünyaya duyurabilmeleri adına bu desteklerinin artarak devam etmesini arzuluyoruz.