Türkiye ekonomisi açısından büyük önem taşıyan tekstil sektörünün geleceğini ve gelişimini etkileyen temel faktörlerin başında ülkenin tekstil makineleri üretimi geliyor. Yıllar içinde gelişim gösteren Türk tekstil makineleri sektörü, tekstil imalatçısının elinin güçlendirilmesinde önemli roller üstleniyor.

Tekstil sektörü, Türk sanayisinin ve ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olarak kabul ediliyor. Türkiye ekonomisinin en büyük bileşenlerinden olan sektör, ülke ihracatının ana kalemleri arasındadır. Türkiye ekonomisi açısından hayati önem taşıyan tekstil sektörünün geleceğini ve gelişimini etkileyen temel faktör ise tekstil makineleri üretimidir. Türkiye, dünya tekstil üretiminde saygın bir konuma sahip olmasına karşın, tekstil makineleri imalatında ciddi adımlar atmakta geç kaldı. Türkiye’nin ilk tekstil makineleri ihracatı 1990’lardan sonra çok küçük ölçekli olarak gerçekleşti. Aradan geçen zaman zarfında, makineleşmeyi sağlamadan ekonomik açıdan büyümenin neredeyse imkansız olduğunun ve kendi makinelerini üretemeyen bir ülkenin de ekonomik olarak bağımlı kalacağının daha iyi anlaşılması ile tekstil makineleri sektörü hem gelişti, hem de ihracat yelpazesini genişletti. Günümüzde, Türk tekstil makineleri sektörü Ortadoğu’dan Avrupa ve Uzakdoğu’ya kadar yaklaşık 150 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Sektörün gelişen yapısına rağmen ithalat, halen en önemli sorunların başında geliyor. Uzmanlara göre yerli imalatçıların iç pazara hakim olamaması nedeniyle ülkemiz ihracatının çok üzerinde ithalat gerçekleştiriyor. Bu durum da yaratılan artı değerin ve ülkemize giren dövizin dışarı çıkmasına sebep oluyor. Günümüz insanı için giyinme, tıpkı beslenme gibi vazgeçilmesi mümkün olmayan temel bir ihtiyaç. Bu zorunluluk tekstil sektörünün hem üretim hem de istihdam açısından büyük kapasitelerle çalışmasına neden oluyor.

TEKSTİL MAKİNELERİ SEKTÖRÜNÜN YAPISI

Tekstildeki potansiyele bağlı olarak yıllar itibarıyla gelişim gösteren tekstil makineleri sektörü 2012 yılını 327 milyon dolarlık ihracatla kapattı. Tekstil makineleri ve ekipmanları üreticilerinin çoğu İstanbul ve İzmir’de faaliyet gösteriyor. Türkiye’de tekstil makineleri ve aksamı üretimi yapan yaklaşık bin üretici bulunuyor ve sektör yaklaşık 8 bin kişiye istihdam sağlıyor. Türk tekstil makineleri imalatçılarının büyük çoğunluğu, makine üretimlerine atölye tipi yerlerde küçük kapasiteler ile revizyon veya tamirat çalışmaları yaparak başlayan firmalardan oluşuyordu. Ancak günümüzde modern fabrikalarda, ileri teknoloji tezgahlar ve uzmanlaşmış personel ile firmalar tesislerinde, birçoğu karmaşık elektronik kontrol sistemleri içeren tekstil makineleri üretmeyi başarıyor. Sektörde, yaratılan katma değer ise makine ithalatı nedeniyle büyük oranda yurt dışına çıkıyor. Uzmanlara göre rekabet

yeteneği olumsuz yönde etkilenen sektör, giderek daha büyük ölçüde dışa bağımlı bir hale gelmeye devam ediyor. Bu nedenle imal edilen ürünlerin kalitesinin iyileştirilmesi, yurt içinde imal edilen ürünler konusunda yeterli düzeyde bilinçlenme sağlanması ve yurt dışında olduğu kadar, yurt içinde de sektörün imajının güçlendirilmesi; sektörün gelişimini sürekli kılmak için mutlaka atılması gereken adımların b

aşında geliyor. Uzmanlar tarafından sektörün gelişimine engel olarak görülen, müşterilerin ve makine üreticilerinin uzun vadeli kredi ile finanse edilememelerine ve yeni pazarlarda bankacılık ve nakliye alanlarında yaşanan sorunlara çözüm bulunması, sektörün, uluslararası piyasalarda rekabet gücünün artırılması bakımından yaşamsal önem taşıyor. Son yıllarda üretimde ve ihracatta kazanmış olduğu ivme ile Türk tekstil makineleri sektörü, sektör temsilcilerinin talepleri ve beklentileri karşılandığı takdirde, uluslararası piyasalardaki konumunu güçlendirmeyi, ithal girdileri azaltarak iç pazarda da hakim olacağı ve bu alanda dış ticaret dengesini tersine çevirerek artı değer yaratan bir sektör haline geleceğinin sinyallerini veriyor.

SEKTÖRÜN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Tekstil makineleri grubuna dokuma maddelerinden lif imal eden, dokuyan, kesen makineler; lifleri hazırlayan, iplik üreten hazırlayan makineler; dokuma tezgahları (makineleri); örgü tezgahları, gipür, tül, dantela, file imali için makine, cihazları; yardımcı tekstil makine, cihazları ve parçaları; keçe, mensucat imal eden makinelerin aksam, parçaları; dokuma maddelerini yıkama, kurutma, boyama, ütüleme makine ve cihazları; dikiş makineleri, mobilyaları, iğneleri giriyor. Sektörün mevcut problemleri ise; kontrolsüz ithalat, ikinci el ürünlerden yaş sınırının kaldırılması, kalifiye eleman ve organize bölgelerdeki fiziki altyapı yetersizlikleri, Ar-Ge teşviklerinin beklentileri karşılayamaması olarak sıralanıyor. Güçlü bir tekstil makine imalat sanayisine sahip olmanın Türkiye gibi tekstil üretiminde liderliğe oynayan bir ülke için son derece önemli olduğunun altı çiziliyor. Özellikle taleplere cevap verebilen makinelerin üretilmesiyle ithalatta yurt dışına bağımlılığın azalacağı gibi, ortaya çıkacak fiyat rekabeti nedeniyle müşterilerin ve dolayısıyla da ülkenin ekonomik yönden zarar görmesinin önüne geçileceği düşünülüyor. Türk tekstil makineleri üreticileri tekstil imalatçısının elinin güçlendirilmesinde önemli roller üstleniyor. Bu sebeple ilk adım olarak tekstil sektörüne yönelik alınan ithalat koruma önlemlerinin benzerinin tekstil makine sektörüne uygulanması gerekiyor. Uzmanlar, bu dönemden verim alınabilmesi için birikmiş öz sermayeleri olmayan KOBİ’lerimize finansman yardımı yapılması görüşünde birleşiyor. Bu yardım ile belini doğrultmak isteyen üreticilere, eksikliklerini gidermeleri şartı konulması gerektiğini düşünen sektör temsilcileri; ürün ve hizmetlerini OAİB’nin TURQUM Kalite Standartlarına yükseltmesi, kalitesinden ödün vermiş üreticilerin strateji planının da yer alamayacaklarının net olarak anlatılmasından yana tavır koyuyor. Sektör temsilcileri, Türk tekstil makine sektörünün ihracat pazarlarında her türlü iç ve dış krize rağmen büyümesini istikrarlı bir şekilde sürdürmesine karşılık, makine ithalatında önemli iniş ve çıkışlar yaşandığını belirtiyor. İthalatın ne kadarının kullanılmış makine olduğu sorusuna net yanıt bulunamadığını vurgulayan sektör temsilcileri, ikinci el makine ithalatının Türkiye’nin geleceğine zarar verdiğini aktarıyor. GTİP bazında sektörün dışa bağımlı olduğu makinelerin açıkça tespit edilerek, bu bağımlılığı ortadan kaldırabilecek yerli üretimin teşvik edilmesi gerektiğinin altını çizen yetkililer; dünyanın en büyük dördüncü tekstil makine pazarı olan Türkiye’de, yerli üretime dönük gerçekleşecek ortak girişimlerin desteklenmesinin Türkiye ekonomisine ve sektöre olumlu katkılar yapacağını vurguluyor. Sektör temsilcileri, yerli tekstil sektörünü haksız rekabetten korumak için hükümetin uygulamaya koyduğu ithal tekstil ürünlerine ek gümrük vergisine benzer bir uygulamanın, makine sektörü için de gerekli olduğunu savunuyor. Sektör oyuncuları, koruma altına alınan üreticilerin rahat bir nefes alarak kendilerini geliştirme fırsatı yakalayacağını da söylüyor. Bu dönemden verim alınabilmesi için birikmiş öz sermayeleri olmayan KOBİ’lere finansman yardımı yapılmasını isteyen sektör temsilcileri, kalite standardını yükseltecek çalışmalar gerçekleştirilmesini öneriyor. Sektör temsilcileri, kalitesini standart haline getireceğini taahhüt eden şirketlere kalite belgelerini almalarında, kalifiye insan kaynağını istihdam etmelerinde, Ar-Ge faaliyetlerinde, sektörel organize sanayi bölgeleri inşa etmelerinde, enerji, hammadde ve benzeri girdi maliyetlerinin düşürülmesinde yardımlar yapılabileceğini belirtiyor.

 

DÜNYADA TEKSTİL MAKİNELERİ İHRACATI GERİLİYOR

Birleşmiş Milletler (BM) İstatistik Bölümü verilerine göre, 2011 yılında 28,3 milyar dolar olan tekstil makineleri ihracatı, 2012 yılında yüzde 12,1 azalarak 24,9 milyar dolar seviyesine geriledi. İhracat listesinin ilk sırasında bulunan Almanya, 2011 yılında 5,5 milyar dolar değerinde tekstil makinesi ihraç ederken bu rakam, 2012 yılında yüzde 13,3 azalarak 4,7 milyar dolar olarak kaydedildi. Listenin ikinci sırasındaki Çin 2012 yılında 3,8 milyar dolar değerinde tekstil makinesi ihraç etti. 2011 yılında Çin’in ihraç ettiği tekstil makinelerinin değeri 3,9 milyar dolar seviyesindeydi. Çin’in 2012 yılı tekstil makinesi ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 1,3 azaldı. En fazla tekstil makinesi ihraç eden ilk 10 ülke listesinin üçüncü sırasındaki Japonya 2011 yılında 3,8 milyar dolar değerinde tekstil makinesi ihraç ederken bu rakam, 2012 yılında yüzde 24,3 azalarak 2,8 milyar dolar olarak kayda geçti. Türkiye, dünya genelinde tekstil makineleri ihracatında 18. sırada yer alıyor. 2011 yılında 291 milyon dolar değerinde tekstil makinesi ihraç eden Türkiye, 2012 yılında 281 milyon dolar değerinde ihracat gerçekleştirdi. Türkiye’nin tekstil makinesi ihracatında yüzde 3,2’lik azalma kaydedildi.

Dünya ölçeğinde tekstil makineleri ithalatı ise 2012 yılında bir önceki yıla göre yüzde 10,9 azaldı. 2011 yılında 29,7 milyar dolarlık tekstil makinesi ithal edilirken 2012 yılında bu rakam 26,4 milyar dolar oldu. Çin, tekstil makineleri ithalatında 2012 yılında 4,4 milyar dolar rakamıyla ilk sırada yer alıyor. Çin’in 2011 yılı tekstil makineleri ithalatı 5,7 milyar dolar olarak kaydedilmişti. Çin’in 2012 yılında ithalatı yüzde 22,5 azaldı. Listenin ikinci sırasında ise ABD yer alıyor. 2011 yılında ABD 2,4 milyar dolar değerinde tekstil makinesi ithal ederken bu rakam 2012 yılında, yüzde 2,5 azalarak 2,3 milyar dolar kaydedildi. Türkiye, dünya tekstil makineleri ithalatı listesinin üçüncü sırasında yer alıyor. 2012 yılında Türkiye’nin tekstil makineleri ithalatı yüzde 2,9 artış göstererek 1,8 milyar dolar oldu. En fazla tekstil makinesi ithal eden ilk 10 ülke listesinde, 2011 yılına göre ithalatını en fazla artıran ülke ise yüzde 11,9 artışla Endonezya oldu. Endonezya 2011 yılında 813 milyon dolarlık tekstil makinesi ithal ederken bu rakam 2012 yılında 910 milyon dolar seviyesine yükseldi.

 

TÜRKİYE’NİN TEKSTİL MAKİNELERİ İHRACATI YÜZDE 16,4 ARTTI

Türkiye’nin tekstil makineleri ihracatı 2013 yılında, bir önceki yıla oranla yüzde 16,4 artarak 327 milyon dolara yükseldi. 2012 yılında bu rakam 281 milyon dolardı. Türkiye 2013 yılında tekstil makineleri sektöründe en fazla İngiltere’ye ihracat gerçekleştirdi. 2012 yılında söz konusu ülkeye 28 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken bu rakam, 2013 yılında yüzde 14,3 artışla 32 milyon dolar seviyesine yükseldi. Listenin ikinci sırasında ise Bangladeş bulunuyor. Bangladeş’e 2013 yılında Türkiye’nin tekstil makinesi ihracatı 23 milyon dolar oldu. 2012 yılında bu rakam 17 milyon dolardı. Bangladeş’e yönelik ihracat artışı yüzde 35,3 olarak kayda geçti. Üçüncü sırada bulunan Almanya’ya 2012 yılında 26 milyon dolar değerinde tekstil makinesi ihraç edilirken bu rakam 2013 yılında yüzde 15,4 azalarak 22 milyon dolara geriledi. Türkiye’nin 2013 yılında tekstil makinesi ihracatını en fazla artırdığı ülke yüzde 100 ile Pakistan oldu. Pakistan’a 2012 yılında 5 milyon dolar değerinde tekstil makinesi ihraç edilirken bu rakam, 2013 yılında 10 milyon dolar seviyesine yükseldi. Türkiye 2013 yılında en fazla dokuma maddelerini yıkama, kurutma, ütüleme makine ve cihazları kaleminde ihracat gerçekleştirdi. 2012 yılında söz konusu kalemde 180 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken bu rakam, 2013 yılında yüzde 20,6 artışla 217 milyon dolar seviyesine yükseldi. Lisenin ikinci sırasında yer alan yardımcı tekstil makine, cihazları ve aksam-parçalar ürün grubunda 2013 yılında gerçekleştirilen ihracatın değeri 36 milyon dolar olarak kaydedildi. 2012 yılında bu rakam 27 milyon dolardı. Yardımcı tekstil makine, cihazları ve aksam-parçalar ürün grubunda yaşanan ihracat artış yüzde 33,3 oldu. Üçüncü sıradaki lifleri hazırlayan, iplik üreten-hazırlayan makineler kaleminde 2012 yılında 30 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirilirken bu rakam, 2013 yılında yüzde 33,3 oranında azalarak 20 milyon dolar olarak kaydedildi. 2013 yılında tekstil makineleri sektörü alt gruplar bazında en fazla ihracat artış oranı dokuma maddelerinden lif imal eden, dokuyan, kesen makineler kaleminde gerçekleşti. 2012 yılında söz konusu kalemde 2 milyon dolarlık ihracatgerçekleştirilirken bu rakam, 2013 yılında yüzde 200 artışla 6 milyon dolar seviyesine yükseldi. Türkiye’nin tekstil makineleri ithalatı 2012 yılında 1,8 milyar dolarken bu rakam, 2013 yılında yüzde 16,5 artışla 2,1 milyar dolar seviyesine yükseldi. Türkiye 2013 yılında 614 milyon dolarla en fazla Almanya’dan tekstil makinesi ithal etti. 2012 yılında söz konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın tutarı 530 milyon dolardı. Türkiye’nin 2012 yılında Almanya’dan gerçekleştirdiği ithalattaki artış yüzde 15,8 olarak kaydedildi. Listenin ikinci sırasında bulunan Belçika’dan 2012 yılında 319 milyon dolarlık tekstil makinesi ithal edilirken bu rakam, 2013 yılında yüzde 1,2 artışla 323 milyon dolara yükseldi. Üçüncü sırada bulunan İtalya’dan 2013 yılında 275 milyon değerinde tekstil makinesi ithal edildi. 2012 yılında Türkiye’nin söz konusu ülkeden gerçekleştirdiği tekstil makinesi ithalatı 248 milyon dolardı. İtalya’dan gerçekleştirilen ithalattaki artış 10,9 oldu. Türkiye’nin 2013 yılında tekstil makineleri ithalatını en fazla artırdığı ülke yüzde 79,4 ile Hindistan oldu. Hindistan’dan 2012 yılında 24 milyon dolarlık tekstil makinesi ithal edilirken bu rakam 2013 yılında 43 milyon dolar seviyesine yükseldi. Türkiye 2013 yılında 566 milyon dolarla en fazla lifleri hazırlayan, iplik üreten-hazırlayan makineler kaleminde ithalat gerçekleştirdi. 2012 yılında bu rakam 378 milyon dolardı. Söz konusu ürün grubunda gerçekleşen ithalat artışı 2012 yılında 49,6 olarak kaydedildi. Listenin ikinci sırasında ise dokuma tezgahları (makineleri) bulunuyor. Söz konusu kalemden 2012 yılında 413 milyon dolar değerinde tekstil makinesi ithal edilirken bu rakam, 2013 yılında yüzde 7,5 artışla 443 milyon dolar değerine yükseldi. Örgü tezgahları, gipür, tül, dantela, file imali makine, cihazları ise Türkiye’nin 2013 yılında en fazla ithal ettiği üçüncü mal grubu oldu. Söz konusu kalemde 2013 yılında gerçekleştirilen ithalatın değeri 398 milyon dolar olarak kaydedildi. 2012 yılında bu rakam 328 milyon dolardı. Örgü tezgahları, gipür, tül, dantela, file imali makine, cihazları kaleminde 2013 yılında, bir önceki yıla oranla yaşanan ithalat artışı 21,3 oldu. Türkiye’nin 2013 yılında tekstil makineleri sektörü alt gruplar bazında ithalatını en fazla artırdığı kalem ise yüzde 49,6 ile lifleri hazırlayan, iplik üreten-hazırlayan makineler oldu.

 

“TÜRK MALININ İMAJI ZEDELENMEMELİ” HAKAN GÜREL ENTEMA FİRMA ORTAĞI

“Entema, kumaş kurutma proses makineleri üretimi üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Entema, 20 yılı aşkın deneyimiyle Uzakdoğu, Türk Cumhuriyetleri, Rusya, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Güney Amerika ülkelerine gergisiz kumaş kurutma makineleri ve kontinu tambler makineleri ihraç ediyor. Patentli yeni ürünlerimizle tekstilin farklı alanlarına ve Avrupa pazarındaki nitelikli müşterilerimize hizmet vermeye hazırlanıyoruz. Son yıllarda sektörümüzde kalite anlayışının gelişme göstermesi, firmaların global pazarlama faaliyetlerine olumlu etkide bulundu. Fakat özellikle Uzakdoğu firmalarının fiyat odaklı ucuzcu yaklaşımı ve maalesef tekstil firmalarımızın da bu makinelere yönelmesi, gelişmekte olan kalite anlayışına zarar veriyor. Uzun yıllar sonunda varılan kalite seviyelerinden mali sebeplerle geri dönüş; hem makine üreticilerini, hem kullanıcılarını, hem de devletçe oluşturulmaya çalışan kaliteli Türk malı imajını zedeleyecektir. İyi ürünün bir bedeli olduğu doğrusundan hareketle bu değişime fırsat verilmemelidir. Zorlukları aşabilmemiz için devlet tarafından da tedbirler alınmalıdır. Türk tekstil sektörü konusunda uzun yıllara dayanan tecrübesi ile dünya piyasalarında kendine haklı bir yer edinmiştir ve Türkiye coğrafi yapısı da bunu hammadde, pazarlara yakınlık gibi etkenlerle desteklemektedir. Çevremize göre istikrarlı bir yapı sergileyen ülkemiz tekstil pazarını zaman zaman rakiplerine kaptırsa da, rakiplerde yaşanan çeşitli problemler nedeniyle kaçan işler geri dönmektedir. Bu da makine konusunda yeni yatırımları veya yenilenme yatırımlarını gündeme getirmektedir. Zira ekonomik olmayan eski teknoloji makineler ile rekabetçi olmak mümkün değildir. Türkiye’de İkinci el makine piyasası önceki kriz dönemlerinde satış anlamında hızlanmıştı ve yurt dışına çok sayıda ikinci el makine çıkışı oldu. Dolayısıyla ikinci el makinelerin gerek nitelik gerekse nicelik bakımından yeterli olamayacağı varsayımı ile tercih edilmeyeceğini düşünüyorum. Sektörün güncel hedef pazarları tekstilin batıdan göç ederek yerleştiği Orta Asya ve Asya Pasifik ülkelerdir. Bunu Güney Amerika ülkeleri izliyor. Siyasi krizler sona erdiğinde Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri de yeniden canlanabilir. Sektörün güçlü yanı; kalitesi ile Avrupa seviyesinde, fiyatları ile de Avrupa ve Uzakdoğu arasında konumlanmasıdır. Avrupalı rakiplerimizin müşterilerini uzun vadeli satışlarla finanse ederek çalışmalarına olanak sağlayan ve cirolarını artıran Hermes tipi imkanları kullanması, bunun yanında Uzakdoğulu firmaların arkalarına aldıkları devlet destekleri ile kazandıkları avantajlar maalesef bizlere sunulmuyor. Geçmiş yıllarda verilen KOSGEB kaynaklı sıfır faizli ihracat destekleme kredileri de kaldırıldı. Firmalarımız ihracat faaliyetlerinde sadece kendi imkanlarıyla mücadele etmek durumunda. Bu durum da mevcut potansiyel ihracat kapasitelerimizin kullanılamaması ve işlerin göz göre göre rakip ülke firmalarına terk edilmesi sonucunu doğuruyor.”

“TÜRK MARKALARI RÜŞTÜNÜ İSPATLADI” HALİL CIRPAN BALKAN MAKİNA İHRACAT MÜDÜRÜ

“Aydın’da 1960 yılından bu yana hizmet veriyoruz. Başlıca ihracat kalemlerimiz; tekstil geri dönüşüm hatları, elyaf temizleme hatları, yorgan-yastık doldurma üniteleri, tartım sistemleri, kondanser, box odaları ve muhtelif tip açıcı ile kesme makinelerinden oluşuyor. Balkan Makina olarak üretimimizin yüzde 50’sini ihraç ediyoruz. Küreselleşen dünyada büyüyen Türk sanayisi ve sanayicisi yeni pazarlar bulmak ve orada kalıcı olmak zorundadır. Uzakdoğu’dan Amerika’ya kadar tüm pazarları yakından takip etmeliyiz. Tekstil makineleri üreticileri olarak dünya pazarlarında rüştümüzü ispatladık. Daha verimli ve kalıcı olmak adına mücadele ediyoruz. Dünya pazarlarında aranılan ve önerilen Türk markaları mevcut. Öngörülerimiz doğrultusunda Türk tekstil makineleri üreticilerinin hedef pazarı olarak Hindistan, ABD, Brezilya ve Afrika ülkelerini belirlemeleri gerektiğini düşünüyoruz. Kendi çabamız ve mevcut gücümüz ile dünya pazarında Balkan markasını tanıttık ve talep gören bir konuma ulaştık. Sektörümüzde faaliyet gösteren tüm firmalar aynı gayreti gösteriyor. Eminim ki onlarda muvaffak olacaktır.”