İngiliz Milletler Topluluğu’nun bir üyesi olmakla beraber, bağımsızlığını 1975’te Avustralya’dan alan Papua Yeni Gine, küresel ekonomi dinamiklerinin son derece hareketli olduğu bir bölgede bakir kalan; ekonomisi yoğun olarak tarım ve kakao üretimine bağlı, sanayisi gelişmemiş; bununla birlikte zengin yer altı kaynakları ve modern yaşamdan izole yerli kabileleriyle dikkat çeken bir ülke.

Hint ve Pasifik Okyanusları arasındaki Yeni Gine adasının doğusu ve beraberindeki irili ufaklı 600’e yakın adalar topluluğundan oluşan Papua Yeni Gine o kadar bakir ve dar bir ekonomik hayata sahip ki Ekonomi Bakanlığı’nın güncel verilerine göre PYG’nin GSYİH büyüklüğü ancak 20 milyar 670 milyon dolar olarak ölçülüyor. Kişi başı gayrisafi yurt içi hâsılası 2 bin 600 dolar seviyelerinde gerçekleşen PYG, yine de geçen yılki yüzde 9 ve 1995-2015 dönemindeki yıllık yüzde 3’ün üzerindeki ekonomik büyümesiyle küresel ekonomideki yerini yavaş adımlarla olsa da sağlamlaştırıyor.

KIVIRCIK SAÇLI İNSANLAR ÜLKESİ

Güneybatı Pasifik’te, Avustralya kıtasının kuzeyi ve ekvatorun güneyinde yer alan Papua Yeni Gine, üzerinde bulunduğu Yeni Gine Adası’nı Endonezya ile paylaşıyor. Yeni Gine Adası’nın doğu yarısı, Bismarck Adaları ve birçok bitişik ada gruplarını içine alan bağımsız bir ülke olan Papua Yeni Gine’nin ilk batılı kâşiflerle tanışması 16’ncı yüzyılda gerçekleşmiş. 1526 yılında Portekizli Jorge de Meneses Yeni Gine’ye ulaşan ilk Avrupalı olarak tanınıyor. Meneses adanın kuzey kıyılarına Malay dilinde “kıvırcık saçlı” anlamına gelen “Ilhas dos Popuas” adını verse de 1545’te bölge insanlarının Afrika Gine’si insanlarına çok benzediğini görerek, adanın ismini Yeni Gine olarak değiştirir. Bundan sonra bölgeye sırasıyla İspanyollar, İskoçlar, İngilizler ve Fransızlar gelir.

1884’te İngiliz ve Almanların sömürüsüne geçen Yeni Gine, I. Dünya Savaşı’ndan sonra Avustralya’ya bırakılır. 1942-1945 arasında Japon işgaline uğrayan ada, II. Dünya Savaşı’nın en sert çarpışmalarına da sahne olur ve Yeni Gine’de Japon, Avustralya ve ABD askerlerinden toplam 216 bin insan hayatını kaybeder. 1949’da “Papua Yeni Gine Toprakları” adıyla yeniden Avustralya’ya bağlanan bölge nihayet 1973’te kendi kendini yönetme hakkını elde eder ve Papua Yeni Gine ismiyle 16 Eylül 1975’te bağımsızlığını kazanır. Parlamenter demokratik sisteme sahip anayasal bir monarşi olan PYG’de, Devlet Başkanı Kraliçe II. Elizabeth, Genel Vali Sir Michael Ogio tarafından temsil ediliyor. PYG, 19 il ve bir özerk bölgeden (Bougainville) oluşur. 111 üyeli parlamentoda ise farklı ölçeklerde birçok parti temsil ediliyor. PYG’de bir partinin çoğunluğu sağlaması ise ender görülüyor. Genellikle bağımsız adayların seçim sonrası partiler arasında yer değiştirdiği ülkenin halen görevdeki hükümeti ise Başbakan Peter O’Neill liderliğindeki bir koalisyon hükümeti olarak dikkat çekiyor.

EN BÜYÜK ZORLUK: COĞRAFYA

PYG, küresel ekonomiye yön veren bir bölgede yer almasına rağmen, bölgenin en zayıf halkası konumunda. Zengin yer altı kaynaklarına rağmen ülkenin geri kalmışlığındaki en büyük etkenlerden biri hâkim güçlerce yüzyıllarca kontrol altında tutulması olduğu kadar adanın coğrafi yapısından da kaynaklanıyor. Geniş vadilerle parçalanmış dağlık yapının yanı sıra ülkenin yüzde 70’ine yakın bir bölümü tropikal ve sık ormanlarla kaplı.

PYG, aynı zamanda yerkürenin en aktif jeolojik hareketliliğinin yaşandığı bölgelerden biri: Ülkede 40’tan fazla aktif yanardağ bulunuyor ve ülke yıkıcı depremleri sıkça yaşıyor. Ülkedeki zor coğrafi koşullar ve sık tropik ormanlar ulaşımı çoğu bölgede imkânsızlaştırırken, bu durum, modern yaşam ile karşılaşmamış ilkel kabilelerin PYG’de halen var olabilmelerini ise kolaylaştırıyor. Diğer yandan aynı zor coğrafi koşullar, insan topluluklarının da birbirinden kopuklaşmasına neden oluyor. Bunun en büyük göstergelerinden biri de ülkede 820’den fazla yerel dil konuşulması. Hatta PYG, dünya üzerinde konuşulan tüm dillerin yüzde 12’sine ev sahipliği yapmasıyla kendi alanında bir rekoru da elinde bulunduruyor. PYG’nin çok sayıda adadan oluşan zor coğrafi yapısı, bu nedenle kaynakların etkili biçimde kullanılmasını da güçleştiriyor. Ekonomisi büyük ölçüde maden cevheri, petrol, kahve, kakao ve kereste ihracatına dayanan ülke, küresel fiyat dalgalanmalarına da oldukça duyarlı. Ülkenin ilk başkanı olan ve 1988’e kadar görevde kalan Michael T. Somare, sağladığı bütçe disipliniyle giderleri kontrol altına alarak PYG ekonomisinin büyümesinde önemli bir rol oynarken, 2003’ten itibaren büyümeye başlayan ekonomi, 2011’de yüzde 9, 2012’de yüzde 8 büyüme sergiledi. Ancak, yasal sistemdeki sorunlar, arazi kiraları ve fiziksel altyapının yetersizliği, özel sektör ve ekonomik büyümenin önündeki en büyük engeller olmaya devam ediyor ve ülke, bölgede iş yapma kolaylığı ve maliyetler açısından en avantajsız ülke olarak değerlendiriliyor.

MODERN DÜNYADAN UZAK PAZAR

Ülkenin nüfusu 6,5 milyondan fazla olsa da bunun ancak yüzde 15’i şehirlerde yaşıyor. Ülkede yerli nüfusu olarak üç ana grup var: Güney ve iç bölgelerde Papuanlar, kuzey ve doğuda Malenezyalılar ve batı bölgelerde Pigmeler. Bunların dışında PYG’de Avustralyalı, Polinezyalı ve Çinli topluluklar da yer alıyor. Yerlilerin çoğunluğu siyah deriliyken, deri renkleri sarı ile siyah arasında değişebilen yuvarlak kafa yapılı Pigmeler, çok küçük boylu olmalarıyla tanınıyor. Papua Yeni Gine’de konuşulan 820 dilden 200’ü Malenezya dillerinin Mikronezya öbeğine bağlı. Bu diller, çoğunlukla kıtanın kıyılarında ve adalarda konuşuluyor. Halkın yüzde 85’inin konuştuğu (özellikle kıtanın iç kesimlerinde) 600’den fazla dil ise Papua dillerinin Avustralya-Malenezya öbeğinde yer alıyor. Ancak bu diller çok küçük toplulukların kendi aralarında konuştukları diller. Resmi dil İngilizce iken ticaret dili ise İngilizcenin bozulmuş bir hali olan Pidgin İngilizcesidir. Yine, ülkede, Motu Malenezyalıların dili olan Motu ve Tok Pisin dili de sıkça kullanılıyor.

Halkın çoğunluğunun kendi yerli inançlarına sahip olduğu PYG’de insanların yüzde 90’ı esas adada; çoğunluğu kıyı bölgelerde ve başkent Port Moresby’de yaşıyor. Yerel yaşamda ise çok sıkı bir aşiret, sülale sistemi hâkim: Aşiretlerin birbirleriyle ilişkisi çok az, ufak bir toprak tecavüzü ya da başka bir sorun çatışma nedeni olabiliyor ve bu çatışmaların şiddet dozu çok yükselebiliyor. Günümüzde terk edilmiş olsa da bu çatışmaların geçmişte yamyamlığa varan sonuçlar doğurduğu da biliniyor.

Zor coğrafi şartlar nedeniyle hiç demir yolu ağının bulunmadığı ülkedeki 20 bin kilometrelik kara yolu ağında sadece 600 kilometre asfalt ile kaplanmış. Yani ülkede hareket etmek istiyorsanız büyük bir zorluğu da göğüslemeniz gerekiyor.

Okuma yazma oranı yüzde 30’lar seviyesinde olan ülkede genç nüfusun ne yazık ki üçte biri eğitim görebiliyor. İlginç bir başka bilgi ise PYG’nin ulaşımı zor, modern yaşama uyum sağlamamış bazı bölgelerinde halen para yerine mal değiş tokuşunun kullanılması. Yine PYG, biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın en zengin kabul edilen ve Filipinler, Endonezya ve Malezya arasında bulunan “Mercan Üçgeni” içerisinde yer alıyor: Son 10 yılda PYG’yi çevreleyen okyanuslarda 33 yeni balık türü keşfedilmiş.

ÜLKE, DOĞAL KAYNAKLARDAN BESLENİYOR

Ağırlıklı olarak bölgenin ekonomi devleri olan Avustralya, Çin ve Japonya ile ticari ilişkilerini güçlü tutan PYG, altın üretiminde de küresel öneme sahip bulunuyor. Son yıllarda diğer madenler ile petrol ve doğal gaz üretimine de ağırlık verilmesiyle maden ve petrol ürünleri satışının genel ihracat içindeki payı yüzde 60’lar seviyesine ulaşmış durumda. Madencilik sektörü, altın ve bakır ağırlıklıyken, PYG’nin sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) alanındaki potansiyeli de son dönemde dikkat çekiyor. Başta Avustralya ve ABD olmak üzere yabancı yatırımcılar, LNG sektöründeki yatırım olanaklarına yakın ilgi gösterirken, küresel analistler PYG’nin doğal gaz rezervini 227 milyar metreküp, kanıtlanmış petrol rezervini ise 170 milyon varil olarak öngörüyor. Diğer yandan, Avustralya’nın PYG’ye yönelik ekonomik yardım programı da halen devam ediyor. PYG bütçesinin yaklaşık yüzde 14’ünü oluşturan bu yardımlar iki ülke arasındaki ticari ilişkilerde de belirleyici rol oynasa da PYG hükümeti Avustralya ile ticarete ve Avustralya’nın yardımlarına olan bağımlılığı azaltmayı hedefleyerek, Çin ile yakınlaşmasını sürdürüyor.

Bu çerçevede PYG ekonomisi üst üste 11 yıldır büyümesini sürdürüyor ve küresel emtia fiyatlarındaki artışın ülkede devam eden LNG projeleri ve diğer sektörlere pozitif etkisiyle ekonomik büyümesini sürdürmesine kesin gözüyle bakılıyor. Bununla birlikte, ülkede rekor düzeydeki kamu ve özel sektör yatırımları sebebiyle inşaat, gemicilik ve liman hizmetleri gibi alanlar tam kapasiteye yakın çalışsa da PYG’deki fakirlik ve işsizlik halen yüksek seyrediyor. Bu çerçevede uzmanlar, sürdürülebilir büyümenin sağlanması için altyapının belirgin biçimde düzeltilmesi gerekliliğine işaret ederken, özel sektördeki büyümenin mevcut yasal sorunlar, yolsuzluk ve yüksek nakliye giderleri nedeniyle sınırlı kalabileceği uyarısında bulunuyor.

SANAYİ ÜRÜNLERİNDE İTHALATA BAĞIMLI

Ülkedeki hâkim ekonomik alan halen tarım ve hayvancılık olarak ilerliyor. GSYİH içerisindeki payı yüzde 32’ye ulaşan ve nüfusun yüzde 75’i tarım sektöründe istihdam edilen PYG’de ihracata yönelik üretim öne çıkıyor. Bu bağlamda tarım ürünleri ihracatının yüzde 90’ını kahve, kakao, palm yağı ve hindistan cevizi oluştururken, çay, kakule, kauçuk, kırmızı biber ve pire otu da ihracatta öne çıkan diğer tarımsal ürünler olarak dikkat çekiyor. PYG ekonomisi sanayi ürünleri konusunda ise ithalata bağımlı konumda bulunuyor. Madencilik hariç, sanayi sektörlerinin GSYİH’ye katkısının yüzde 9 civarında olduğu ülkede sanayi ürünleri ihracatı da oldukça düşük seyrediyor. Bira, sabun, beton, hazır giyim, kâğıt ürünleri, kibrit, dondurma, konserve et, meyve suyu, mobilya, kontrplak ve

boya küçük ölçekli üretimi olan ürünlerken, iç pazarın küçük olması, yüksek işçilik ücretleri ve yüksek nakliye maliyetleri sanayinin gelişmesinin önündeki engeller olarak dikkat çekiyor. Ülkedeki sanayi daha çok ülkenin sahip olduğu kaynaklar çerçevesinde şekillenirken, örneğin su altı zenginliklerinin bol olması sebebiyle su ürünleri işleme sektörü ve tarıma uygun bir ülke olması sebebiyle gıda işleme

sanayisi gelişim gösteriyor. Bunun dışında, mineral ve petrol kaynakların işlenmesi haricinde PYG sanayisinin varlık göstermediği söylenebilir. Bu çerçevede PYG, orta vadeli plan kapsamında, katma değeri yüksek, uzun süreli istihdam sağlayacak sektörlere yatırım çekme konusunda çaba gösterirken, petrol ve gaz sektöründe arıtım ve petrokimya işleme, kimya, ilaç, konserve balık tesisleri, mobilya ve ağaç ürünleri, biyoyakıt üretimine özel olarak ağırlık veriyor. Madencilikte ise PYG, altın üretim

inde önemli bir konuma sahip. Bununla birlikte diğer madenler ile petrol ve doğal gaz üretimine de son yıllarda ağırlık verme

ye başlayan ülkede, maden ve petrol ürünleri satışının genel ihracat içindeki payı yüzde 60 civarında seyrediyor.

PYG İstatistik Ofisi verilerine göre 2011 yılında mineral ve petrol vergi gelirleri ülke gelirlerinin üçte ikisini oluştururken, küresel altın fiyatlarındaki yükseliş sektöre olan ilgiyi de açıklıyor.

Son olarak, dünyanın egzotik bir bölgesinde yer almasına rağmen PYG’nin turizmde oldukça geride olduğunu da söylemeliyiz. Yılda 70 bin civarında turistin ziyaret ettiği ülkede turizm, hükümetin ekonomik gelişme ve istihdam için belirlediği öncelikli alanlardan biri olsa ve ülkenin para birimi olan Kina’nın diğer para birimlerine kıyasla düşük değeri ülkeyi turistler için cazip kılsa da ne yazık ki bu sektördeki altyapı yetersizliği, ulaşımda yaşanan ciddi sıkıntılar ve ülkenin büyük bölümünde devam eden güvensizlik, PYG’nin turizm gelirlerinin de sınırlı kalmasına neden oluyor.

MAKİNE İTHALATINDA AĞIR İŞ MAKİNELERİ ÖNDE

Papua Yeni Gine 2015 yılı verilerine göre 84. fasılda en fazla 8431 GTİP kodlu “Ağır iş makine ve cihazlarının aksamı, parçaları” ürün grubunda ithalat yaptı. 2014 yılında söz konusu ürün grubunda 131,5 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirilirken, bu rakam 2015 yılında yüzde 7,5 artarak 141,4 milyon dolar olarak kayda geçti. Listenin ikinci sırasında 8411 GTİP kodlu “Turbojetler, turbo-propeller, diğer gaz türbinleri” ürün grubu bulunuyor. Papua Yeni Gine, 2015 yılında söz konusu kalemde yüzde 32 artışla 71,4 milyon dolar değerinde makine ithal etti. 2014 yılında bu rakam 54 milyon dolardı. Papua Yeni Gine’nin 84. fasılda en fazla ithalat gerçekleştirdiği üçüncü kalem ise 8429 GTİP kodlu “Dozerler, greyder, skreyper, ekskavatör, küreyici, yükleyici vb.” ürün grubu oldu. 2014 yılında söz konusu ürün grubunda 68,3 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirilirken bu rakam 2015 yılında yüzde 6,2 azalarak 64 milyon dolar seviyesinde kaldı. Papua Yeni Gine’nin 2015 yılında makine ithalatında en fazla artış yüzde 62,7 ile 8483 GTİP kodlu “Transmisyon milleri, kranklar, yatak kovanları, dişliler, çarklar” ürün grubunda gerçekleşti. 2014 yılında söz konusu kalemde 21,7 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirilirken 2015 yılında bu rakam 35,3 milyon dolar oldu.

Papua Yeni Gine’nin makine ithalatındaki en sert düşüş ise 8471 GTİP kodlu “Otomatik bilgi işlem makineleri, üniteleri” ürün grubunda yaşandı. Bu ürün grubundaki ithalat, 2014’teki 38,7 milyon dolar seviyesinden 2015’te 27,5 milyon dolar seviyesine geriledi.

Aynı dönemde Türk makine üreticileri, TÜİK verilerine göre yüzde 75’lik ihracat düşüşü yaşadı ve bu ülkeye 2014’teki rekor seviye olan 758 bin 500 dolarlık ihracattan, 190 bin 500 dolar seviyesine kadar gerilendi. Türkiye’nin 84. fasılda Papua Yeni Gine’ye gerçekleştirdiği makine ihracatı içinde ilk sırada 8474 GTİP kodlu “Toprak, taş, metal cevheri vb. ayıklama, eleme vb. için makineler” ürün grubu yer alıyor. Söz konusu kalemde Papua Yeni Gine’ye 2014 yılında 363 bin 800 dolar değerinde ürün ihraç edilirken bu rakam 2015 yılında yüzde 60’lık kayıpla 147 bin dolar seviyesinde kaydedildi. Listenin ikinci sırasında bulunan 8471 GTİP kodlu “Otomatik bilgi işlem makineleri, üniteleri” ürün grubunda da 2015 yılında yüzde 58’lik kayıpla 25 bin 800 dolar değerinde ihracat yapıldı. 2014 yılında bu rakam 61 bin 700 dolardı. Türkiye’nin Papua Yeni Gine’ye makine ihracatında ilk 10 ürün grubu listesinin üçüncü sırasında ise 8432 GTİP kodlu “Toprağı hazırlamaya, işlemeye, ekmeye, ormancılıkta kullanılan makine ve cihazlar; çimen, spor sahaları” ürün grubu yer alıyor. 2014 yılında söz konusu kalemde 23 bin 400 dolarlık ihracat gerçekleştirilirken 2015 yılında bu rakam yüzde 66 azalışla 8 bin dolara geriledi.

Diğer yandan, Papua Yeni Gine, 84. fasıl itibarıyla 2015 yılında, en fazla ağır iş makine ve cihazlarının aksamı, parçaları kaleminde ihracat gerçekleştirdi. 8431 GTİP kodlu “Ağır iş makine ve cihazlarının aksamı, parçaları” ürün grubunun ihracatı 2015’te yüzde 139’luk artışla 10,2 milyon dolar olarak gerçekleşti. Benzer şekilde, 2015’te 8483 GTİP kodlu “Transmisyon milleri, kranklar, yatak kovanları, dişliler, çarklar” ürün grubu da yılı artışla kapadı ve Papua Yeni Gine’nin makine ihracatında artış yaşayan ikinci ürün grubu oldu. Bu ürün grubu ihracatını yüzde 71 artırarak, bir önceki yıl gerçekleştirilen 390 bin dolarlık ihracatını 2015’te 667 bin dolara yükseltti. Yine, 8430 GTİP kodlu “Toprak, maden, cevheri taşıma, ayırma, seçme vb. iş makineleri” de ihracatta artış yaşayan ürün grupları arasında yer aldı. 2014 yılında söz konusu ürün grubunda 372 bin dolarlık ihracat gerçekleştiren Papua Yeni Gine, geçtiğimiz yıl aynı ürün grubunda yüzde 24,5 oranında artış yaşayarak 463 bin dolarlık ihracat rakamına ulaştı. Ülkenin makine ihracatındaki diğer ürün grupları ise 2015’i, yüzde 18 ila yüzde 96 aralığında kayıplarla kapattı.

Papua Yeni Gine’nin makine ihracatı içerisinde dikkat çeken bir diğer ürün grubu ise 8408 GTİP kodlu “Dizel, yarı dizel motorlar (hava basıncı ile ateşlenen, pistonlu)” ürün grubuydu. Söz konusu kalemde, bir önceki yıla göre yüzde 42 kayıp yaşandı ve 1,6 milyon dolar ihracat gerçekleştirildi. 2014 yılında bu rakam 2,7 milyon dolar seviyesindeydi.

Bu dönemde Türkiyeli alıcılar Papua Yeni Gine’den 6 bin dolarlık makine alımı yaptı. Bunun 5 bin 300 doları 8471 GTİP kodlu “Otomatik bilgi işlem makineleri ve bunlara ait birimler; manyetik veya optik okuyucular, verileri koda dönüştüren makineler” ürün grubundan gerçekleşirken, 400 doları ise 8413 GTİP koduyla“Sıvılar için pompalar (ölçü tertibatı olsun olmasın) ve sıvı elevatörleri” ürün grubundan yapıldı.

 

Türkiye’nin 84. fasıl bazında Papua Yeni Gine’ye makine ihracatı 2015 yılında yüzde 75’lik kayıpla 190 bin 500 dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu rakam 2014’te 758 bin 500 dolar seviyesindeydi. Türkiye’nin 84. fasıl bazında Papua Yeni Gine’den makine ithalatı ise 2015 yılında toplamda 6 bin dolar olarak gerçekleşti. Bunun 5 bin 300 doları 8471 GTİP kodlu “Otomatik bilgi işlem makineleri ve bunlara ait birimler; manyetik veya optik okuyucular, verileri koda dönüştüren makineler” ürün grubundan gerçekleşirken, 400 doları ise 8413 GTİP koduyla “Sıvılar için pompalar (ölçü tertibatı olsun olmasın) ve sıvı elevatörleri”‘ ürün grubundan yapıldı. Bu anlamda iki ülke arasındaki makine sektöründeki dış ticaret, 2015’te 196 bin dolar seviyesinde kaldı. Bu rakamlar ışığında, 2015’te, Türkiye’nin Papua Yeni Gine’ye ihracatından makine sektörünün yüzde 7,4 pay aldığı söylenebilir.

TİCARETİ ETKİLEYEN KÜLTÜREL FAKTÖRLER

Ekonomi Bakanlığı ve Dış İşleri Bakanlığı’nın yayımladığı güncel bilgilere göre, PYG’ye gidecek iş insanlarının yanlarında çok sayıda kartvizit bulundurmalarında fayda bulunuyor. Kartvizit değişiminde karşı tarafın kartvizitine saygılı davranılması konusu da altı kalın çizgilerle çizilen bir konu… Ülkede sıklıkla duyulabilecek “tek dil” anlamına gelen “Wantok” aynı aileden, gruptan, çevreden olmak benzeri bir anlama sahip. Kişiler bazen kendi zararlarına bile olsa wantoklarını korumak ve kollamakla sorumlu. Bu anlamda, diplomatik kaynaklar, iş hayatında sorun yaratabilen bu hususla ilgili dikkatli olunması gerekliliğini hatırlatıyor. Diğer yandan, PYG’de iş yaparken devamlılık önem arz ediyor. İş ziyaretlerinde firmayı aynı insanın temsil etmesi ve satış sonrası servis, garanti gibi konular pazara giriş stratejisinin bir parçası olarak yapılandırılmalı. İş hukukunun İngiliz yasal prensiplerine dayandığı ülkede işle ilgili konularda ihtiyatlı davranmakta da fayda var. Alacakların sigortalanması ise risklere karşı koruma amacıyla tavsiye ediliyor.

İş görüşmelerinde hediye alışverişi âdetinin olmadığı ülkede erkekler için uygun giyim, tropik informal olarak adlandırılan uzun, hafif pantolon ve gömlekken, resmi giyim ise pantolon, uzun kollu gömlek ve kravat gerektiriyor. Kadın ziyaretçilere ise muhafazakâr ancak sıcak iklim nedeniyle hafif kıyafetler öneriliyor. Papua Yeni Gine’ye seyahat edecek diplomatik, hizmet, hususi ve umuma mahsus pasaport hamili Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları vizeye tabi. Türkiye-Papua Yeni Gine arasında diplomatik ilişkiler, ülkenin bağımsızlığını kazanmasının hemen ardından 1979’da kurulmuş ve halen ülkedeki diplomatik ilişkileri Avustralya’daki Kanberra Büyükelçiliği takip ediyor.